حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، حَدَّثَنَا سَالِمٌ، قَالَ سَمِعْتُ عُمَيْرًا، مَوْلَى أُمِّ الْفَضْلِ عَنْ أُمِّ الْفَضْلِ، شَكَّ النَّاسُ يَوْمَ عَرَفَةَ فِي صَوْمِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَبَعَثْتُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِشَرَابٍ فَشَرِبَهُ.
Ümmü'l-Fadl'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "İnsanlar, Hz.Nebi'in arefe günü oruç tutup tutmadığı konusunda şüpheye düştü. Ben Resulullah'a (arefe günü) bir İçecek gönderdim, o da içti." Tekrar: 1661, 1988, 5604, 5618, 5636 باب: التلبية والتكبير، إذا غدا من منى إلى عرفة. 86- Mina Dan Arafat'a Doğru Giderken Tebiye Ve Tekbir Getirmek
Enes b. Malik (r.a.)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Ramazan da Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanıma gelerek şöyle buyurdu: "Ramazanın bu gecesinde bana kadir gecesi gösterildi. O gece iki kişi münakaşa edip kavga ediyorlardı. Ben de onlarla meşgulolacağım derken bu gecenin hangi gecede olduğu bana unutturuldu. Siz o geceyi Ramazanın yirmi dokuz yirmi yedi veya yirmi beşinci gecelerinde arayın." Diğer tahric: Buharı, Fadl'u Leylet'il Kadr
قال النبي صلى الله عليه وسلم: «من صام يومًا في سبيل الله، حفر الله بينه وبين جهنم ثقبًا كما بين السماء والأرض». (الترمذي رقم 1624، حسن صحيح)
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa, Allah onunla cehennem arasında göklerle yer arası mesafe kadar bir delik kazar." (Tirmizi No. 1624, Hasan Sahih)
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ سَهْلٍ التَّمِيمِيُّ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ إِسْحَاقَ قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ،
حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، - وَهُوَ ابْنُ مُطَرِّفٍ أَبُو غَسَّانَ - حَدَّثَنِي أَبُو حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ
أُتِيَ بِالْمُنْذِرِ بْنِ أَبِي أُسَيْدٍ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ وُلِدَ فَوَضَعَهُ النَّبِيُّ
صلى الله عليه وسلم عَلَى فَخِذِهِ وَأَبُو أُسَيْدٍ جَالِسٌ فَلَهِيَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِشَىْءٍ
بَيْنَ يَدَيْهِ فَأَمَرَ أَبُو أُ
Abdullah b. Ebu Mulayka şöyle rivayet etmiştir: İbn Ömer'in yanında oturuyordum ve Osman'ın kızı Ümmü Aban'ın cenazesini bekliyorduk. Amr b. Osman da oradaydı. Bu sırada İbn Abbas bir rehber eşliğinde geldi. Sanırım İbn Ömer'in yerini biliyordu. Yanıma kadar geldi ve oturdu. Ben onların (İbn Abbas ve İbn Ömer'in) arasındayken evden (ağlama) sesleri geldi. Bunun üzerine İbn Ömer (yani Amr'a kalkıp onları susturmasını işaret ederek) şöyle dedi: Allah Resulü'nün (ﷺ) şöyle buyurduğunu işittim: Ölü,