Said İbn Cübeyr'in şöyle söylediği rivayet edilmiştir: İbn Abbas'ın evinde onunla birlikte idik. Bize; "Haydi bana sorun" dedi. Ben de; "Ey Abbas'ın babası! Allah beni sana feda etsin. Kufe'de Nevf adında bir kıssacı var. [Hızır ile arkadaşlık eden Musa'nın,] İsrailoğullarına gönderilen Musa Nebi olmadığını iddia ediyor. [Ne dersin?]" diye sordum. [Hadisin ravilerinden İbn Cüreyc,] Amr'ın kendisine İbn Abbas'ın şöyle söylediğini aktardığını belirtmiştir: Allah'ın düşmanı yalan söylemiş! [Hadisin
Said İbn Cübeyr'den rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: İbn Abbas'a; "Nevfen Bikalı, Hızır ile arkadaşlık eden Musa'nın, İsrailoğullarına Nebi olarak gönderilen Musa olmadığını iddia ediyor," dedim. Bunun üzerine İbn Abbas şöyle dedi: Allah'ın düşmanı yalan söylüyor! Zira Übey İbn Ka'b Hz. Nebi'in şöyle buyurduğunu bana anlattı: Hz. Musa ayağa kalkıp İsrailoğullarına hitap etti. O esnada kendisine "İnsanların en bilgilisi kim?" diye soruldu. O da "Benim," diye cevap verdi. Bunun üzerine A
Mahmud bin Geylan anlattı, Ebu Usame bize Hişam bin Urve'den rivayet etti, babam bana Aişe'den haber verdi, o benim için As'tan bahsedilenleri, bahsedilenleri ve benim bildiklerimi anlattı, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah onu bereketlesin ve ona huzur versin, bana vaiz vermek için ayağa kalktı ve şahitlik ederek Allah'a hamd etti ve onu hak ettiği şekilde övdü, sonra şöyle dedi: “Ama bana ailemi suçlayanları anlattıktan sonra, Allah'a yemin ederim ki, aileme hiçbir kötülük yapıldı
فقال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: لا يحل لغني صحيح سليم الأعضاء أن يسأل أحدا شيئا. ولكن يحل للفقير الذي وقع على الأرض من الجوع والعطش. هذه هي الطريقة التي يكون بها هات باتا حلالًا مسموحًا به أيضًا للمدين المثقل بالديون الثقيلة. وتذكر أن من طلب قرضاً من الناس ليزداد ماله الطيب، فإن طلبه سيظهر على وجهه علامة الأذى يوم القيامة. علاوة على ذلك، سيتم إعطاء الحجارة الساخنة كطعام له في الجحيم. لذلك، من يريد، فليلمس أقل أو يلمس أكثر. (الترمذي) [1]
Dedi ki: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: Zengin, sıhhatli, uzuvları sağlam olan kimsenin, kimseden bir şey istemesi caiz değildir. Fakat açlık ve susuzluktan yere düşen fakire helaldir. İşte böyledir Haat Pata Ağır borç yükü altındaki borçluya da helaldir. Biliniz ki, temiz malının artması için insanlardan borç isteyen kimsenin bu isteği, kıyamet gününde bir yara alameti olarak yüzüne yansıyacaktır. Üstelik ona cehennemde yiyecek olarak da sıcak taşlar verilecek. Onun için k
(Sehl bin Ebu Hatme ve Rafi bin Hadic'den rivayet edilmiştir ki: Muhayysa bin Mes'ud ve Abdullah bin Sehl, Hayber'de bir ihtiyaç için gittiler ve hurma ağaçlarının arasında ayrıldılar. Abdullah bin Sehl öldürüldü, Abdullah bin Sehl öldürüldü ve kardeşi Abdurrahman bin Şi, Huveyyse ve amca amcası Müseyye Resul'e geldiler. Abdurrahan, kardeşinin durumunu anlattı, fakat o onların en küçüğüydü, bunun üzerine Allah Resulü şöyle buyurdu: "Önce büyükler konuşsun." Bunun üzerine onlar da arkadaşları hak
Yahya bin Habib bin Arabi anlattı, Musa bin İbrahim bin Kesir El-Ensari anlattı, dedi ki, Talha bin Kharash'ı duydum, dedi, Cabir bin Abdullah'ı duydum. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in benimle buluştuğunu ve bana şöyle dediğini söyledi: "Ey Cabir, seni neden kırık görüyorum?" “Ya Rasul” dedim. Babam şehit oldu. Uhud günü, arkasında çocuklar ve bir borç bırakarak öldürüldü. "Allah'ın babanı karşıladığı şeyi sana müjdeleyeyim mi?" dedi. "Evet, ah" dedi. Allah'ın Elçisi. Dedi ki: "Allah
Aişe r.anha'dan, dedi ki: "Bir zamanlar on bir kadın bir yerde oturmuş ve birbirleriyle kocalarına dair haberlerden hiçbir şey gizlemeyeceklerine dair ahitleşip, akitleştiler. Birincisi dedi ki: Benim kocam çıkılması pek kolay olmayan bir dağın başındaki zayıf bir devenin eti gibidir. Üstelik semiz de değildir ki, oradan alınıp getirilsin. İkincisi dedi ki: Ben kocama ait haberi etrafa yayamam. Çünkü ben onu sözkonusu edecek olursam, gizli açık, abur cubur zikretmedik hiçbir halini bırakmamaktan