Gece Namazı
Bölümlere Dön
01
Sünen Nesâî # 20/1598
أَخْبَرَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَسْمَاءَ، قَالَ حَدَّثَنَا جُوَيْرِيَةُ بْنُ أَسْمَاءَ، عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ أَبِي هِشَامٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
" صَلُّوا فِي بُيُوتِكُمْ وَلاَ تَتَّخِذُوهَا قُبُورًا " .
" صَلُّوا فِي بُيُوتِكُمْ وَلاَ تَتَّخِذُوهَا قُبُورًا " .
Abdullah bin Ömer'in Nafi'den rivayet ettiğine göre: "Evlerinizde namaz kılın ve onları kabirlere çevirmeyin."
02
Sünen Nesâî # 20/1599
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَفَّانُ بْنُ مُسْلِمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، قَالَ سَمِعْتُ مُوسَى بْنَ عُقْبَةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا النَّضْرِ، يُحَدِّثُ عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم اتَّخَذَ حُجْرَةً فِي الْمَسْجِدِ مِنْ حَصِيرٍ فَصَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِيهَا لَيَالِيَ حَتَّى اجْتَمَعَ إِلَيْهِ النَّاسُ ثُمَّ فَقَدُوا صَوْتَهُ لَيْلَةً فَظَنُّوا أَنَّهُ نَائِمٌ فَجَعَلَ بَعْضُهُمْ يَتَنَحْنَحُ لِيَخْرُجَ إِلَيْهِمْ فَقَالَ
" مَا زَالَ بِكُمُ الَّذِي رَأَيْتُ مِنْ صُنْعِكُمْ حَتَّى خَشِيتُ أَنْ يُكْتَبَ عَلَيْكُمْ وَلَوْ كُتِبَ عَلَيْكُمْ مَا قُمْتُمْ بِهِ فَصَلُّوا أَيُّهَا النَّاسُ فِي بُيُوتِكُمْ فَإِنَّ أَفْضَلَ صَلاَةِ الْمَرْءِ فِي بَيْتِهِ إِلاَّ الصَّلاَةَ الْمَكْتُوبَةَ " .
" مَا زَالَ بِكُمُ الَّذِي رَأَيْتُ مِنْ صُنْعِكُمْ حَتَّى خَشِيتُ أَنْ يُكْتَبَ عَلَيْكُمْ وَلَوْ كُتِبَ عَلَيْكُمْ مَا قُمْتُمْ بِهِ فَصَلُّوا أَيُّهَا النَّاسُ فِي بُيُوتِكُمْ فَإِنَّ أَفْضَلَ صَلاَةِ الْمَرْءِ فِي بَيْتِهِ إِلاَّ الصَّلاَةَ الْمَكْتُوبَةَ " .
Zeyd bin Sabit'ten rivayet edildiğine göre: Peygamber (s.a.v.), mescidde küçük bir alanı kesmek için hurma lifinden hasırlar kullanmıştı. Resûlullah (s.a.v.) insanlar etrafında toplanıncaya kadar birkaç gece orada namaz kıldı. Derken bir gece onun sesini duymadılar ve onun uyuduğunu sanıp boğazlarını temizleyip yanlarına çıkmasını sağladılar. Şöyle buyurdu: 'Sen bunu yapmaya devam ettin, ta ki ben bunun sana farz kılınacağından ve eğer farz kılınırsa onu yapamayacağından korkana kadar. Ey insanlar, namazlarınızı evinizde kılın, çünkü bir insanın kıldığı namazların en hayırlısı, farz namazlar dışında evindedir.
03
Sünen Nesâî # 20/1600
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ أَبِي الْوَزِيرِ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُوسَى الْفِطْرِيُّ، عَنْ سَعْدِ بْنِ إِسْحَاقَ بْنِ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْمَغْرِبِ فِي مَسْجِدِ بَنِي عَبْدِ الأَشْهَلِ فَلَمَّا صَلَّى قَامَ نَاسٌ يَتَنَفَّلُونَ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم
" عَلَيْكُمْ بِهَذِهِ الصَّلاَةِ فِي الْبُيُوتِ " .
" عَلَيْكُمْ بِهَذِهِ الصَّلاَةِ فِي الْبُيُوتِ " .
Sa'd bin İshak bin Ka'b bin Ucre'den, babasından şöyle dediği rivayet edilmiştir: Dedesi şöyle dedi: "Resûlullah (s.a.v.) akşam namazını Benî Abdul-eşhal mescidinde kıldı ve o namazı bitirince bazı insanlar ayağa kalkıp nafile namaz kıldılar. Peygamber (ﷺ) şöyle buyurdu: 'Bu namazı evlerinizde kılın.
04
Sünen Nesâî # 20/1601
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ زُرَارَةَ، عَنْ سَعْدِ بْنِ هِشَامٍ، أَنَّهُ لَقِيَ ابْنَ عَبَّاسٍ فَسَأَلَهُ عَنِ الْوَتْرِ، فَقَالَ أَلاَ أُنَبِّئُكَ بِأَعْلَمِ أَهْلِ الأَرْضِ بِوِتْرِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ نَعَمْ . قَالَ عَائِشَةُ ائْتِهَا فَسَلْهَا ثُمَّ ارْجِعْ إِلَىَّ فَأَخْبِرْنِي بِرَدِّهَا عَلَيْكَ فَأَتَيْتُ عَلَى حَكِيمِ بْنِ أَفْلَحَ فَاسْتَلْحَقْتُهُ إِلَيْهَا فَقَالَ مَا أَنَا بِقَارِبِهَا إِنِّي نَهَيْتُهَا أَنْ تَقُولَ فِي هَاتَيْنِ الشِّيعَتَيْنِ شَيْئًا فَأَبَتْ فِيهَا إِلاَّ مُضِيًّا . فَأَقْسَمْتُ عَلَيْهِ فَجَاءَ مَعِي فَدَخَلَ عَلَيْهَا فَقَالَتْ لِحَكِيمٍ مَنْ هَذَا مَعَكَ قُلْتُ سَعْدُ بْنُ هِشَامٍ . قَالَتْ مَنْ هِشَامٌ قُلْتُ ابْنُ عَامِرٍ . فَتَرَحَّمَتْ عَلَيْهِ وَقَالَتْ نِعْمَ الْمَرْءُ كَانَ عَامِرًا . قَالَ يَا أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ أَنْبِئِينِي عَنْ خُلُقِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَتْ أَلَيْسَ تَقْرَأُ الْقُرْآنَ قَالَ قُلْتُ بَلَى . قَالَتْ فَإِنَّ خُلُقَ نَبِيِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْقُرْآنُ . فَهَمَمْتُ أَنْ أَقُومَ فَبَدَا لِي قِيَامُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ أَنْبِئِينِي عَنْ قِيَامِ نَبِيِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَتْ أَلَيْسَ تَقْرَأُ هَذِهِ السُّورَةَ { يَا أَيُّهَا الْمُزَّمِّلُ } قُلْتُ بَلَى . قَالَتْ فَإِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ افْتَرَضَ قِيَامَ اللَّيْلِ فِي أَوَّلِ هَذِهِ السُّورَةِ فَقَامَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَصْحَابُهُ حَوْلاً حَتَّى انْتَفَخَتْ أَقْدَامُهُمْ وَأَمْسَكَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ خَاتِمَتَهَا اثْنَىْ عَشَرَ شَهْرًا ثُمَّ أَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ التَّخْفِيفَ فِي آخِرِ هَذِهِ السُّورَةِ فَصَارَ قِيَامُ اللَّيْلِ تَطَوُّعًا بَعْدَ أَنْ كَانَ فَرِيضَةً فَهَمَمْتُ أَنْ أَقُومَ فَبَدَا لِي وِتْرُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ يَا أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ أَنْبِئِينِي عَنْ وِتْرِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَتْ كُنَّا نُعِدُّ لَهُ سِوَاكَهُ وَطَهُورَهُ فَيَبْعَثُهُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ لِمَا شَاءَ أَنْ يَبْعَثَهُ مِنَ اللَّيْلِ فَيَتَسَوَّكُ وَيَتَوَضَّأُ وَيُصَلِّي ثَمَانِيَ رَكَعَاتٍ لاَ يَجْلِسُ فِيهِنَّ إِلاَّ عِنْدَ الثَّامِنَةِ يَجْلِسُ فَيَذْكُرُ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ وَيَدْعُو ثُمَّ يُسَلِّمُ تَسْلِيمًا يُسْمِعُنَا ثُمَّ يُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ وَهُوَ جَالِسٌ بَعْدَ مَا يُسَلِّمُ ثُمَّ يُصَلِّي رَكْعَةً فَتِلْكَ إِحْدَى عَشْرَةَ رَكْعَةً يَا بُنَىَّ فَلَمَّا أَسَنَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَخَذَ اللَّحْمَ أَوْتَرَ بِسَبْعٍ وَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ وَهُوَ جَالِسٌ بَعْدَ مَا سَلَّمَ فَتِلْكَ تِسْعُ رَكَعَاتٍ يَا بُنَىَّ وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا صَلَّى صَلاَةً أَحَبَّ أَنْ يَدُومَ عَلَيْهَا وَكَانَ إِذَا شَغَلَهُ عَنْ قِيَامِ اللَّيْلِ نَوْمٌ أَوْ مَرَضٌ أَوْ وَجَعٌ صَلَّى مِنَ النَّهَارِ اثْنَتَىْ عَشْرَةَ رَكْعَةً وَلاَ أَعْلَمُ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَرَأَ الْقُرْآنَ كُلَّهُ فِي لَيْلَةٍ وَلاَ قَامَ لَيْلَةً كَامِلَةً حَتَّى الصَّبَاحِ وَلاَ صَامَ شَهْرًا كَامِلاً غَيْرَ رَمَضَانَ فَأَتَيْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ فَحَدَّثْتُهُ بِحَدِيثِهَا فَقَالَ صَدَقَتْ أَمَا أَنِّي لَوْ كُنْتُ أَدْخُلُ عَلَيْهَا لأَتَيْتُهَا حَتَّى تُشَافِهَنِي مُشَافَهَةً . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ كَذَا وَقَعَ فِي كِتَابِي وَلاَ أَدْرِي مِمَّنِ الْخَطَأُ فِي مَوْضِعِ وِتْرِهِ عَلَيْهِ السَّلاَمُ .
Sa'd bin Hişam'dan şöyle rivayet edilmiştir: İbn Abbas'la karşılaştı ve ona Vitir'i sordu. Şöyle dedi: "Seni, Resûlullah'ın (s.a.v.) vitrini dünya ehli arasında en iyi bilene yönlendireyim mi?" "Evet" dedi. (İbn Abbas) şöyle dedi: "Bu, Aişe'dir. O halde ona git ve ona (vitr hakkında) sor, sonra bana gel ve onun sana verdiği cevabı bana bildir." Bunun üzerine Hakim bin Aflah'ın yanına gittim ve ondan bana eşlik etmesini istedim. Dedi ki: "Ona gitmeyeceğim, çünkü ona bu iki (çatışan) grup hakkında hiçbir şey söylememesini söyledim, ama o (tavsiyemi kabul etmeyi) reddetti ve (çatışmaya katılmaya) devam etti." Yemin ettim ve ona (beni ona götürmesi için) yalvardım. O da benimle geldi ve onun yanına gitti. Hakim'e şöyle dedi: "Yanındaki kim?" "O, Sa'd bin Hişam'dır" dedi. "Hangi Hişam?" dedi. "İbn Amir" dedi. Onun için rahmet diledi ve şöyle dedi: "Emir ne kadar iyi bir adamdı." Dedi ki: "Ey Mü'minlerin Annesi, bana Resûlullah'ın ahlâkını anlat." "Sen Kur'an okumuyor musun?" dedi. "Evet" dedim. "Resûlullah (s.a.v.)'in ahlâkı Kur'an'dı" dedi. Dedi ki: "Kalkmak (ve gitmek) istedim, sonra aklıma Resûlullah'ın (ﷺ) kıyamı geldi ve şöyle dedi: "Bana Resûlullah'ın (ﷺ) kıyamını anlat." Dedi ki: "Ey elbiselere bürünmüş durumdasın, şu sûreyi okumuyor musun?" "Evet" dedim. Şöyle dedi: "Aziz ve Yüce Allah, bu surenin başında Leyla Kıyamını farz kıldı, bunun üzerine Rasulullah (s.a.v) ve ashabı Bir yıl boyunca Kıyam-ı Leyl namazını kıldı. Allah (svt) bu surenin son kısmını on iki ay boyunca men etti, sonra bu surenin sonunda (bu görevin) azaltılmasını vahyetti, böylece Leyl farzından sonra nafile oldu." İçimden ayağa kalkmak (ve daha fazla bir şey sormamak) geldi, sonra Resûlullah'ın (s.a.v.) vitri aklıma geldi. Şöyle dedim: "Ey Mü'minlerin Annesi, bana Resûlullah'ın vitrini anlat." (ﷺ)." Dedi ki: "Biz onun abdesti için misvakını ve suyunu hazırlardık ve Allah (cc) gece onu dilediği zaman uyandırırdı. Misvak kullanır, abdest alır, sonra sekiz rek'at namaz kılar, sekiz rekâta ulaşana kadar da oturmazdı. Sonra oturup Allah'ı anar, dua eder, sonra da bizim duyabildiğimiz selâmı okurdu. Sonra oturarak iki rek'at namaz kılar, sonra bir rek'at namaz kılardı, bu da on bir rek'at eder, ey oğlum! Resûlullah (s.a.v.) yaşlanıp kilo alınca yedi rek'at vitir kıldı, sonra oturarak iki rek'at namaz kıldı ve bu da dokuz rek'at oldu. Ey evladım, Resûlullah (s.a.v.) namaz kıldığı zaman onu kılmaya devam etmeyi severdi; uyku, hastalık veya ağrı onu Leyl Kıyamını kılmaktan alıkoyduğu zaman da gündüzleri on iki rekat namaz kılardı. Ben Rasulullah (s.a.v.)'in bir gecede Kur'an'ın tamamını okuduğunu, gecenin tamamını sabaha kadar namaz kıldığını veya Ramazan hariç bir ayın tamamını oruç tuttuğunu bilmiyorum." İbn Abbas'ın yanına gittim ve söylediklerini ona anlattım, o da şöyle dedi: "O, doğruyu söyledi. Eğer ona gidebilseydim (ve onunla yüz yüze görüşebilseydim), bana tüm bunları sözlü olarak anlatabilmesi için giderdim.
05
Sünen Nesâî # 20/1602
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ
" مَنْ قَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ " .
" مَنْ قَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ " .
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim inanarak ve sevabını umarak Ramazan'ı ibadetle geçirirse onun geçmiş günahları bağışlanır.
06
Sünen Nesâî # 20/1603
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ أَبُو بَكْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَسْمَاءَ، قَالَ حَدَّثَنَا جُوَيْرِيَةُ، عَنْ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ الزُّهْرِيُّ أَخْبَرَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَحُمَيْدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ
" مَنْ قَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ " .
" مَنْ قَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ " .
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim inanarak ve sevabını umarak Ramazan'ı ibadetle geçirirse onun geçmiş günahları bağışlanır.
07
Sünen Nesâî # 20/1604
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى فِي الْمَسْجِدِ ذَاتَ لَيْلَةٍ وَصَلَّى بِصَلاَتِهِ نَاسٌ ثُمَّ صَلَّى مِنَ الْقَابِلَةِ وَكَثُرَ النَّاسُ ثُمَّ اجْتَمَعُوا مِنَ اللَّيْلَةِ الثَّالِثَةِ أَوِ الرَّابِعَةِ فَلَمْ يَخْرُجْ إِلَيْهِمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا أَصْبَحَ قَالَ
" قَدْ رَأَيْتُ الَّذِي صَنَعْتُمْ فَلَمْ يَمْنَعْنِي مِنَ الْخُرُوجِ إِلَيْكُمْ إِلاَّ أَنِّي خَشِيتُ أَنْ يُفْرَضَ عَلَيْكُمْ " . وَذَلِكَ فِي رَمَضَانَ .
" قَدْ رَأَيْتُ الَّذِي صَنَعْتُمْ فَلَمْ يَمْنَعْنِي مِنَ الْخُرُوجِ إِلَيْكُمْ إِلاَّ أَنِّي خَشِيتُ أَنْ يُفْرَضَ عَلَيْكُمْ " . وَذَلِكَ فِي رَمَضَانَ .
Aişe (r.a.)'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: Rasulullah (s.a.v.) bir gece mescidde namaz kıldı, bazı insanlar da onun namazına uydular. Sonra ertesi gece dua etti ve daha çok insan geldi. Daha sonra üçüncü veya dördüncü gecede toplandılar ve Resûlullah (ﷺ) yanlarına çıkmadı. Sabah olunca şöyle dedi: "Yaptıklarını gördüm ve sana gelmekten beni alıkoyan şey, bunun sana farz kılınmasından korkmamdı." Bu Ramazan ayındaydı.
08
Sünen Nesâî # 20/1605
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْفُضَيْلِ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ أَبِي هِنْدٍ، عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ صُمْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي رَمَضَانَ فَلَمْ يَقُمْ بِنَا حَتَّى بَقِيَ سَبْعٌ مِنَ الشَّهْرِ فَقَامَ بِنَا حَتَّى ذَهَبَ ثُلُثُ اللَّيْلِ ثُمَّ لَمْ يَقُمْ بِنَا فِي السَّادِسَةِ فَقَامَ بِنَا فِي الْخَامِسَةِ حَتَّى ذَهَبَ شَطْرُ اللَّيْلِ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَوْ نَفَّلْتَنَا بَقِيَّةَ لَيْلَتِنَا هَذِهِ . قَالَ
" إِنَّهُ مَنْ قَامَ مَعَ الإِمَامِ حَتَّى يَنْصَرِفَ كَتَبَ اللَّهُ لَهُ قِيَامَ لَيْلَةٍ " . ثُمَّ لَمْ يُصَلِّ بِنَا وَلَمْ يَقُمْ حَتَّى بَقِيَ ثَلاَثٌ مِنَ الشَّهْرِ فَقَامَ بِنَا فِي الثَّالِثَةِ وَجَمَعَ أَهْلَهُ وَنِسَاءَهُ حَتَّى تَخَوَّفْنَا أَنْ يَفُوتَنَا الْفَلاَحُ . قُلْتُ وَمَا الْفَلاَحُ قَالَ السُّحُورُ .
" إِنَّهُ مَنْ قَامَ مَعَ الإِمَامِ حَتَّى يَنْصَرِفَ كَتَبَ اللَّهُ لَهُ قِيَامَ لَيْلَةٍ " . ثُمَّ لَمْ يُصَلِّ بِنَا وَلَمْ يَقُمْ حَتَّى بَقِيَ ثَلاَثٌ مِنَ الشَّهْرِ فَقَامَ بِنَا فِي الثَّالِثَةِ وَجَمَعَ أَهْلَهُ وَنِسَاءَهُ حَتَّى تَخَوَّفْنَا أَنْ يَفُوتَنَا الْفَلاَحُ . قُلْتُ وَمَا الْفَلاَحُ قَالَ السُّحُورُ .
Ebu Zerr şöyle demiştir: "Biz, Resulullah (s.a.v.) ile birlikte Ramazan ayında oruç tuttuk, o ayda yedi gün kalana kadar bize kıyam kıldırmadı, gecenin üçte biri geçinceye kadar bize kıyam kıldırdı. Sonra altı gün kaldığında bize kıyam kıldırmadı. Sonra beş gün kala gecenin yarısı geçinceye kadar bize kıyam kıldırdı. Ben şöyle dedim: "Ey Allah'ın Resulü! Peki ya bu gecenin geri kalanını nafile namaz kılarak geçirirsek?" Dedi ki: "Kim imamla birlikte kıyam namazını bitirinceye kadar kılarsa, Allah ona bir gecenin kıyamını yazar." Sonra ayın üç günü kalana kadar bize ne namaz kıldırdı, ne de kıyam kıldı. Sonra üç gün kaldığında bize kıyam kıldırdı. Ailesini ve eşlerini topladı (ve bize namaz kıldırdı), ta ki biz, biz, biz korkarız. Ben (râvilerden biri) "Felah nedir?" diye sordum. "Sahur" dedi.
09
Sünen Nesâî # 20/1606
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، قَالَ أَخْبَرَنِي مُعَاوِيَةُ بْنُ صَالِحٍ، قَالَ حَدَّثَنِي نُعَيْمُ بْنُ زِيَادٍ أَبُو طَلْحَةَ، قَالَ سَمِعْتُ النُّعْمَانَ بْنَ بَشِيرٍ، عَلَى مِنْبَرِ حِمْصَ يَقُولُ قُمْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي شَهْرِ رَمَضَانَ لَيْلَةَ ثَلاَثٍ وَعِشْرِينَ إِلَى ثُلُثِ اللَّيْلِ الأَوَّلِ ثُمَّ قُمْنَا مَعَهُ لَيْلَةَ خَمْسٍ وَعِشْرِينَ إِلَى نِصْفِ اللَّيْلِ ثُمَّ قُمْنَا مَعَهُ لَيْلَةَ سَبْعٍ وَعِشْرِينَ حَتَّى ظَنَنَّا أَنْ لاَ نُدْرِكَ الْفَلاَحَ وَكَانُوا يُسَمُّونَهُ السُّحُورَ .
Nu'aym bin Ziyad Ebu Talha şöyle dedi: "Nu'man bin Beşir'i Hıms'taki minberde şöyle derken işittim: "Ramazan ayının yirmi üçüncü gecesi gecenin üçte biri geçinceye kadar Resûlullah (s.a.v.) ile birlikte kıyam kıldık, sonra yirmi beşinci gecesi gecenin yarısı geçinceye kadar onunla birlikte kıyam kıldık, sonra da onunla birlikte kıyam kıldık. yirmi yedinci, ta ki Falah'ı kaçıracağımızı düşünene kadar - buna sahur diyorlardı
10
Sünen Nesâî # 20/1607
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
" إِذَا نَامَ أَحَدُكُمْ عَقَدَ الشَّيْطَانُ عَلَى رَأْسِهِ ثَلاَثَ عُقَدٍ يَضْرِبُ عَلَى كُلِّ عُقْدَةٍ لَيْلاً طَوِيلاً أَىِ ارْقُدْ فَإِنِ اسْتَيْقَظَ فَذَكَرَ اللَّهَ انْحَلَّتْ عُقْدَةٌ فَإِنْ تَوَضَّأَ انْحَلَّتْ عُقْدَةٌ أُخْرَى فَإِنْ صَلَّى انْحَلَّتِ الْعُقَدُ كُلُّهَا فَيُصْبِحُ طَيِّبَ النَّفْسِ نَشِيطًا وَإِلاَّ أَصْبَحَ خَبِيثَ النَّفْسِ كَسْلاَنَ " .
" إِذَا نَامَ أَحَدُكُمْ عَقَدَ الشَّيْطَانُ عَلَى رَأْسِهِ ثَلاَثَ عُقَدٍ يَضْرِبُ عَلَى كُلِّ عُقْدَةٍ لَيْلاً طَوِيلاً أَىِ ارْقُدْ فَإِنِ اسْتَيْقَظَ فَذَكَرَ اللَّهَ انْحَلَّتْ عُقْدَةٌ فَإِنْ تَوَضَّأَ انْحَلَّتْ عُقْدَةٌ أُخْرَى فَإِنْ صَلَّى انْحَلَّتِ الْعُقَدُ كُلُّهَا فَيُصْبِحُ طَيِّبَ النَّفْسِ نَشِيطًا وَإِلاَّ أَصْبَحَ خَبِيثَ النَّفْسِ كَسْلاَنَ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Sizden biriniz uyuduğu zaman şeytan başına üç düğüm atar ve her defasında: "Uzun bir gece uyu" der. Uyanıp Allah'ı zikrederse bir düğüm çözülür. Abdest alırsa bir düğüm daha çözülür. Dua ederse tüm düğümler çözülür ve güne iyi bir ruh hali ve enerjik olarak başlar. Aksi takdirde güne kötü bir ruh hali ve uyuşukluk içinde başlar.
11
Sünen Nesâî # 20/1608
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ ذُكِرَ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَجُلٌ نَامَ لَيْلَةً حَتَّى أَصْبَحَ قَالَ
" ذَاكَ رَجُلٌ بَالَ الشَّيْطَانُ فِي أُذُنَيْهِ " .
" ذَاكَ رَجُلٌ بَالَ الشَّيْطَانُ فِي أُذُنَيْهِ " .
Abdullah'tan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.)'in huzurunda, bütün gece sabaha kadar uyuyan bir adamdan söz edildi. Şöyle dedi: 'Bu, kulağına şeytanın idrarını yaptığı adamdır.
12
Sünen Nesâî # 20/1609
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ الصَّمَدِ، قَالَ حَدَّثَنَا مَنْصُورٌ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَجُلاً، قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ فُلاَنًا نَامَ عَنِ الصَّلاَةِ الْبَارِحَةَ حَتَّى أَصْبَحَ . قَالَ
" ذَاكَ شَيْطَانٌ بَالَ فِي أُذُنَيْهِ " .
" ذَاكَ شَيْطَانٌ بَالَ فِي أُذُنَيْهِ " .
Abdullah'tan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Bir adam şöyle dedi: 'Ya Resulullah (ﷺ). Falan kişi dün sabaha kadar uyudu ve namazı kaçırdı.' Şöyle dedi: 'Şeytan o kişinin kulağına idrarını yaptı.
13
Sünen Nesâî # 20/1610
أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، قَالَ حَدَّثَنِي الْقَعْقَاعُ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
" رَحِمَ اللَّهُ رَجُلاً قَامَ مِنَ اللَّيْلِ فَصَلَّى ثُمَّ أَيْقَظَ امْرَأَتَهُ فَصَلَّتْ فَإِنْ أَبَتْ نَضَحَ فِي وَجْهِهَا الْمَاءَ وَرَحِمَ اللَّهُ امْرَأَةً قَامَتْ مِنَ اللَّيْلِ فَصَلَّتْ ثُمَّ أَيْقَظَتْ زَوْجَهَا فَصَلَّى فَإِنْ أَبَى نَضَحَتْ فِي وَجْهِهِ الْمَاءَ " .
" رَحِمَ اللَّهُ رَجُلاً قَامَ مِنَ اللَّيْلِ فَصَلَّى ثُمَّ أَيْقَظَ امْرَأَتَهُ فَصَلَّتْ فَإِنْ أَبَتْ نَضَحَ فِي وَجْهِهَا الْمَاءَ وَرَحِمَ اللَّهُ امْرَأَةً قَامَتْ مِنَ اللَّيْلِ فَصَلَّتْ ثُمَّ أَيْقَظَتْ زَوْجَهَا فَصَلَّى فَإِنْ أَبَى نَضَحَتْ فِي وَجْهِهِ الْمَاءَ " .
Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'Geceleyin kalkıp namaz kılan, sonra karısını uyandıran, o da namaz kılan, eğer reddederse yüzüne su serpen adama Allah (cc) rahmet etsin. Gece kalkıp namaz kılan, sonra kocasını uyandırıp namaz kılan, eğer reddederse yüzüne su serpen kadına da Allah (cc) rahmet etsin.
14
Sünen Nesâî # 20/1611
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ حُسَيْنٍ، أَنَّ الْحُسَيْنَ بْنَ عَلِيٍّ، حَدَّثَهُ عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم طَرَقَهُ وَفَاطِمَةَ فَقَالَ " أَلاَ تُصَلُّونَ " . قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّمَا أَنْفُسُنَا بِيَدِ اللَّهِ فَإِذَا شَاءَ أَنْ يَبْعَثَهَا بَعَثَهَا فَانْصَرَفَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ قُلْتُ لَهُ ذَلِكَ ثُمَّ سَمِعْتُهُ وَهُوَ مُدْبِرٌ يَضْرِبُ فَخِذَهُ وَيَقُولُ " { وَكَانَ الإِنْسَانُ أَكْثَرَ شَىْءٍ جَدَلاً } " .
Ali bin Ebu Talib'den rivayet edildiğine göre: Peygamber (s.a.v.) geceleyin ona ve Fatıma'ya geldi ve şöyle dedi: "Dua etmez misiniz?" Dedim ki: "Ya Rasulullah (ﷺ), ruhlarımız Allah'ın elindedir ve eğer O bizi kaldırmak isterse kaldırır." Ben bunu ona söyleyince Resûlullah (s.a.v.) gitti. Sonra ayrılırken onun uyluğuna vurduğunu ve şunu söylediğini duydum: Ama insan her şeyden daha kavgacıdır.
15
Sünen Nesâî # 20/1612
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَمِّي، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنِ ابْنِ إِسْحَاقَ، قَالَ حَدَّثَنِي حَكِيمُ بْنُ حَكِيمِ بْنِ عَبَّادِ بْنِ حُنَيْفٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ مُسْلِمِ بْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ حُسَيْنٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ قَالَ دَخَلَ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَعَلَى فَاطِمَةَ مِنَ اللَّيْلِ فَأَيْقَظَنَا لِلصَّلاَةِ ثُمَّ رَجَعَ إِلَى بَيْتِهِ فَصَلَّى هَوِيًّا مِنَ اللَّيْلِ فَلَمْ يَسْمَعْ لَنَا حِسًّا فَرَجَعَ إِلَيْنَا فَأَيْقَظَنَا فَقَالَ " قُومَا فَصَلِّيَا " . قَالَ فَجَلَسْتُ وَأَنَا أَعْرُكُ عَيْنِي وَأَقُولُ إِنَّا وَاللَّهِ مَا نُصَلِّي إِلاَّ مَا كَتَبَ اللَّهُ لَنَا إِنَّمَا أَنْفُسُنَا بِيَدِ اللَّهِ . فَإِنْ شَاءَ أَنْ يَبْعَثَنَا بَعَثَنَا - قَالَ - فَوَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَقُولُ وَيَضْرِبُ بِيَدِهِ عَلَى فَخِذِهِ " مَا نُصَلِّي إِلاَّ مَا كَتَبَ اللَّهُ لَنَا { وَكَانَ الإِنْسَانُ أَكْثَرَ شَىْءٍ جَدَلاً } " .
Ali bin Hüseyin'den babasından rivayet edilmiştir: Dedesi Ali bin Ebi Talib şöyle dedi: "Resûlullah (s.a.v.) bir gece Fatıma'nın ve benim yanımıza geldi ve bizi namaz kılmak için uyandırdı, sonra evine dönüp gecenin bir kısmında namaz kıldı, bizden hiçbir hareket duymadı. Bize geri geldi ve bizi uyandırdı ve şöyle dedi: 'Kalk ve namaz kıl.' Gözlerimi ovuşturarak doğruldum ve şöyle dedim: 'Vallahi biz ancak hakkımızda takdir edileni kılacağız. Ruhumuz Allah (cc)'ın elindedir ve eğer O bizi kaldırmak isterse kaldırır.' Resûlullah (s.a.v.) arkasını döndü ve elini uyluğuna vurarak şöyle dedi: 'Biz ancak Allah'ın bizim için takdir ettiği şeyleri kılacağız! Ama insan her şeyden çok daha kavgacıdır
16
Sünen Nesâî # 20/1613
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، - هُوَ ابْنُ عَوْفٍ - عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
" أَفْضَلُ الصِّيَامِ بَعْدَ شَهْرِ رَمَضَانَ شَهْرُ اللَّهِ الْمُحَرَّمُ وَأَفْضَلُ الصَّلاَةِ بَعْدَ الْفَرِيضَةِ صَلاَةُ اللَّيْلِ " .
" أَفْضَلُ الصِّيَامِ بَعْدَ شَهْرِ رَمَضَانَ شَهْرُ اللَّهِ الْمُحَرَّمُ وَأَفْضَلُ الصَّلاَةِ بَعْدَ الْفَرِيضَةِ صَلاَةُ اللَّيْلِ " .
Humaid bin Abdurrahman'dan yani İbn Avf'tan, Ebu Hureyre'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: 'Ramazan ayından sonra tutulan oruçların en faziletlisi, Allah'ın ayı olan Muharrem ayıdır ve en faziletli namaz, gece namazıdır.
17
Sünen Nesâî # 20/1614
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، جَعْفَرِ بْنِ أَبِي وَحْشِيَّةَ أَنَّهُ سَمِعَ حُمَيْدَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
" أَفْضَلُ الصَّلاَةِ بَعْدَ الْفَرِيضَةِ قِيَامُ اللَّيْلِ وَأَفْضَلُ الصِّيَامِ بَعْدَ رَمَضَانَ الْمُحَرَّمُ " . أَرْسَلَهُ شُعْبَةُ بْنُ الْحَجَّاجِ .
" أَفْضَلُ الصَّلاَةِ بَعْدَ الْفَرِيضَةِ قِيَامُ اللَّيْلِ وَأَفْضَلُ الصِّيَامِ بَعْدَ رَمَضَانَ الْمُحَرَّمُ " . أَرْسَلَهُ شُعْبَةُ بْنُ الْحَجَّاجِ .
Ebu Bişr Cafer bin Ebi Vahşiyye'den rivayet edilmiştir: Humaid bin Abdurrahman'ın şöyle dediğini işitmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Farz namazlarından sonra en faziletli namaz gece namazıdır ve Ramazan ayından sonra en faziletli oruç Muharrem orucudur." Şu'be bin Haccac bunu mürsel olarak rivayet etmiştir.
18
Sünen Nesâî # 20/1615
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مَنْصُورٍ، قَالَ سَمِعْتُ رِبْعِيًّا، عَنْ زَيْدِ بْنِ ظَبْيَانَ، رَفَعَهُ إِلَى أَبِي ذَرٍّ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ
" ثَلاَثَةٌ يُحِبُّهُمُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ رَجُلٌ أَتَى قَوْمًا فَسَأَلَهُمْ بِاللَّهِ وَلَمْ يَسْأَلْهُمْ بِقَرَابَةٍ بَيْنَهُ وَبَيْنَهُمْ فَمَنَعُوهُ فَتَخَلَّفَهُمْ رَجُلٌ بِأَعْقَابِهِمْ فَأَعْطَاهُ سِرًّا لاَ يَعْلَمُ بِعَطِيَّتِهِ إِلاَّ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ وَالَّذِي أَعْطَاهُ وَقَوْمٌ سَارُوا لَيْلَتَهُمْ حَتَّى إِذَا كَانَ النَّوْمُ أَحَبَّ إِلَيْهِمْ مِمَّا يُعْدَلُ بِهِ نَزَلُوا فَوَضَعُوا رُءُوسَهُمْ فَقَامَ يَتَمَلَّقُنِي وَيَتْلُو آيَاتِي وَرَجُلٌ كَانَ فِي سَرِيَّةٍ فَلَقُوا الْعَدُوَّ فَانْهَزَمُوا فَأَقْبَلَ بِصَدْرِهِ حَتَّى يُقْتَلَ أَوْ يُفْتَحَ لَهُ " .
" ثَلاَثَةٌ يُحِبُّهُمُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ رَجُلٌ أَتَى قَوْمًا فَسَأَلَهُمْ بِاللَّهِ وَلَمْ يَسْأَلْهُمْ بِقَرَابَةٍ بَيْنَهُ وَبَيْنَهُمْ فَمَنَعُوهُ فَتَخَلَّفَهُمْ رَجُلٌ بِأَعْقَابِهِمْ فَأَعْطَاهُ سِرًّا لاَ يَعْلَمُ بِعَطِيَّتِهِ إِلاَّ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ وَالَّذِي أَعْطَاهُ وَقَوْمٌ سَارُوا لَيْلَتَهُمْ حَتَّى إِذَا كَانَ النَّوْمُ أَحَبَّ إِلَيْهِمْ مِمَّا يُعْدَلُ بِهِ نَزَلُوا فَوَضَعُوا رُءُوسَهُمْ فَقَامَ يَتَمَلَّقُنِي وَيَتْلُو آيَاتِي وَرَجُلٌ كَانَ فِي سَرِيَّةٍ فَلَقُوا الْعَدُوَّ فَانْهَزَمُوا فَأَقْبَلَ بِصَدْرِهِ حَتَّى يُقْتَلَ أَوْ يُفْتَحَ لَهُ " .
Bunu Ebu Zer'e izafe eden Zeyd bin Zabyan'dan rivayet edilmiştir: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın (s.v.t) sevdiği üç kişi vardır: Bazı insanlara gelir ve aralarındaki akrabalık ilişkisi için değil, Allah rızası için (bir şey verilmesini) isteyen, fakat onlar ona vermezler. Bunun üzerine bir adam geride kaldı ve onu gizlice ona verdi. Onun verdiğini Allah'tan ve verdiği kişiden başka kimse bilmiyordu. Gece boyunca uyku onlara eşdeğer olan her şeyden daha sevimli oluncaya kadar başlarını eğdiler (ve uyudular), sonra içlerinden bir adam kalktı ve bana dua etmeye ve ayetlerimi okuyarak bana yalvarmaya başladı.
19
Sünen Nesâî # 20/1616
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْبَصْرِيُّ، عَنْ بِشْرٍ، - هُوَ ابْنُ الْمُفَضَّلِ - قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَشْعَثَ بْنِ سُلَيْمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ مَسْرُوقٍ، قَالَ قُلْتُ لِعَائِشَةَ أَىُّ الأَعْمَالِ أَحَبُّ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَتِ الدَّائِمُ . قُلْتُ فَأَىُّ اللَّيْلِ كَانَ يَقُومُ قَالَتْ إِذَا سَمِعَ الصَّارِخَ .
Mesruk'un şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Aişe'ye dedim ki: 'Resulullah (ﷺ)'ın en sevdiği amel hangisiydi?" Şöyle dedi: 'İsrarla yapılan şey.' Ben: 'Gecenin hangi saatinde kıyam namazını kıldı?' dedim. Dedi ki: 'Horoz sesini duyunca
20
Sünen Nesâî # 20/1617
أَخْبَرَنَا عِصْمَةُ بْنُ الْفَضْلِ، قَالَ حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ صَالِحٍ، قَالَ حَدَّثَنَا الأَزْهَرُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ حُمَيْدٍ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ بِمَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَسْتَفْتِحُ قِيَامَ اللَّيْلِ قَالَتْ لَقَدْ سَأَلْتَنِي عَنْ شَىْءٍ مَا سَأَلَنِي عَنْهُ أَحَدٌ قَبْلَكَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُكَبِّرُ عَشْرًا وَيَحْمَدُ عَشْرًا وَيُسَبِّحُ عَشْرًا وَيُهَلِّلُ عَشْرًا وَيَسْتَغْفِرُ عَشْرًا وَيَقُولُ
" اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي وَاهْدِنِي وَارْزُقْنِي وَعَافِنِي أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْ ضِيقِ الْمَقَامِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ " .
" اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي وَاهْدِنِي وَارْزُقْنِي وَعَافِنِي أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْ ضِيقِ الْمَقَامِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ " .
Asım bin Humeyd şöyle demiştir: "Aişe'ye -Peygamber Efendimiz (ﷺ)'i kastederek- Leyl kıyamını neyle başlattığını sordum? Dedi ki: Sen bana, senden önce kimsenin sormadığı bir şey sordun. Resûlullah (s.a.v.), on defa tekbir getirir, on defa tahmid, on defa tesbih, on defa tesbih okur, on defa istiğfar eder ve şöyle derdi: Allahümmeğfirli, vahdini, verzukni ve afini. Euzhu billahi min dikil-makami yevmel-kıyamet (Allahım, beni bağışla, bana hidayet ver, bana rızık ve afiyet ver. Kıyamet gününde ayakta durmanın zorluğundan Allah'a sığınırım)
21
Sünen Nesâî # 20/1618
أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ مَعْمَرٍ، وَالأَوْزَاعِيِّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ كَعْبٍ الأَسْلَمِيِّ، قَالَ كُنْتُ أَبِيتُ عِنْدَ حُجْرَةِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَكُنْتُ أَسْمَعُهُ إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ يَقُولُ " سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ " . الْهَوِيَّ ثُمَّ يَقُولُ " سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ " . الْهَوِيَّ .
Rabi'ah bin Ka'b Al-Aslami şöyle dedi: "Geceyi Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) dairesinde geçirirdim ve onun geceleyin kıyam namazını uzun süre şöyle kıldığını duyardım: 'Sübhanallahi Rabil-alemin (Âlemlerin Rabbi olan Allah'ı tesbih ederim)', sonra da uzun bir süre 'Sübhanallahi ve bi hamdih' (Allah'ı tesbih ederim) diye dua ederdi.
22
Sünen Nesâî # 20/1619
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَحْوَلِ، - يَعْنِي سُلَيْمَانَ بْنَ أَبِي مُسْلِمٍ - عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ يَتَهَجَّدُ قَالَ " اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ نُورُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ وَلَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ قَيَّامُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ وَلَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ مَلِكُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ وَلَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ حَقٌّ وَوَعْدُكَ حَقٌّ وَالْجَنَّةُ حَقٌّ وَالنَّارُ حَقٌّ وَالسَّاعَةُ حَقٌّ وَالنَّبِيُّونَ حَقٌّ وَمُحَمَّدٌ حَقٌّ لَكَ أَسْلَمْتُ وَعَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ وَبِكَ آمَنْتُ " . ثُمَّ ذَكَرَ قُتَيْبَةُ كَلِمَةً مَعْنَاهَا " وَبِكَ خَاصَمْتُ وَإِلَيْكَ حَاكَمْتُ اغْفِرْ لِي مَا قَدَّمْتُ وَمَا أَخَّرْتُ وَمَا أَعْلَنْتُ أَنْتَ الْمُقَدِّمُ وَأَنْتَ الْمُؤَخِّرُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ " .
İbni Abbas'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) gece teheccüd namazı için kalktığında şöyle buyurdu: Allahümme, lekel-hamdü ente nurus-semevâti ve'r-ardi ve men fihinne ve leke'l-hamdü ente kayyamü's-semevâti ve'l erdi ve men fihinne ve leke'l-hamdü, ente hakkun ve ve'duka hakkun vel cennatü hakkun venuru hakkun ve nebiyyûne hakkun ve Muhammeden hakkun, leke aslant ve aleyke tevekkeltü ve bike amant. ( Allah'ım, hamd sana mahsustur, sen göklerin, yerin ve bunlarda bulunanların nurusun. Hamd sanadır, sen göklerin, yerin ve bunlarda bulunanların Rabbisin. Hamd sanadır; Sen haktır, vaadin haktır, Cennet haktır, Cehennem haktır, Peygamberler haktır, Muhammed haktır, sana teslim oldum, sana tevekkül ettim ve sana inandım." Sonra (anlatıcılardan biri) Kuteybe, manası şu olan bazı sözler söyledi: "Ve bika khasamtu wa ileikamtu, ighfirli ma quadrate wa ma. ahhartu ve ma a'lantu entel-mukaddimu ve entel-mu'khhir, lâ ilahe illa ente ve lâ havle ve lâ kuvvete illa billah (Ve Senin yardımınla (muhaliflerimle, kafirlerle) tartışırım ve seni [aramızda hakem olarak hakem yaparım. Benim geçmiş, gelecek ve açıkça işlediğim günahlarımı bağışla. Sen, [bazı insanları] geri çeviren ve geri getirensin. (diğerleri) Senden başka ilah yoktur ve Allah'tan başka güç ve kuvvet yoktur.
23
Sünen Nesâî # 20/1620
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ الْقَاسِمِ، عَنْ مَالِكٍ، قَالَ حَدَّثَنِي مَخْرَمَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ كُرَيْبٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، بَاتَ عِنْدَ مَيْمُونَةَ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ - وَهِيَ خَالَتُهُ - فَاضْطَجَعَ فِي عَرْضِ الْوِسَادَةِ وَاضْطَجَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَهْلُهُ فِي طُولِهَا فَنَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى إِذَا انْتَصَفَ اللَّيْلُ أَوْ قَبْلَهُ قَلِيلاً أَوْ بَعْدَهُ قَلِيلاً اسْتَيْقَظَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَلَسَ يَمْسَحُ النَّوْمَ عَنْ وَجْهِهِ بِيَدِهِ ثُمَّ قَرَأَ الْعَشْرَ الآيَاتِ الْخَوَاتِيمَ مِنْ سُورَةِ آلِ عِمْرَانَ ثُمَّ قَامَ إِلَى شَنٍّ مُعَلَّقَةٍ فَتَوَضَّأَ مِنْهَا فَأَحْسَنَ وُضُوءَهُ ثُمَّ قَامَ يُصَلِّي قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبَّاسٍ فَقُمْتُ فَصَنَعْتُ مِثْلَ مَا صَنَعَ ثُمَّ ذَهَبْتُ فَقُمْتُ إِلَى جَنْبِهِ فَوَضَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى رَأْسِي وَأَخَذَ بِأُذُنِي الْيُمْنَى يَفْتِلُهَا فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ أَوْتَرَ ثُمَّ اضْطَجَعَ حَتَّى جَاءَهُ الْمُؤَذِّنُ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ .
Kureyb'den, Abdullah bin Abbas'ın ona şöyle dediği rivayet edilmiştir: Peygamber'in (s.a.v.) hanımı olan teyzesi Meymune'nin evinde uyuyordu. Şöyle dedi: "Ben yatağın üzerine uzandım, Resûlullah (s.a.v.) ve eşi de onun yanında uzandılar. Peygamber (s.a.v.) gece yarısına kadar veya biraz önce veya biraz sonra uyudu. Peygamber (s.a.v.) uyandı ve eliyle uykuyu yüzüne sürmeye başladı. Sonra Al-i İmran Suresi'nin son on ayetini okudu. Sonra kalktı, asılı bir su tulumunun yanına gitti ve ondan abdest aldı ve güzelce abdest aldı. ayağa kalktı ve dua etti." Abdullah bin Abbas şöyle dedi: "Ben de ayağa kalktım, onun yaptığını yaptım, sonra gidip onun yanına durdum. Resûlullah (s.a.v.) sağ elini boynuma koydu, sağ elimi tuttu ve onu büktü. Sonra iki rek'at, sonra iki rek'at, sonra iki rek'at, sonra iki rek'at, sonra iki rek'at, sonra iki rek'at, sonra vitir namazını kıldı. Sonra vitir namazını kıldı. Sonra da namaz kılıncaya kadar yattı. Muazhin yanına geldi ve iki kısa rekat namaz kıldı.
24
Sünen Nesâî # 20/1621
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مَنْصُورٍ، وَالأَعْمَشِ، وَحُصَيْنٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ يَشُوصُ فَاهُ بِالسِّوَاكِ .
Huzeyfe'den rivayet edilmiştir: Peygamber (s.a.v.) gece namaza kalktığında misvak ile dişlerini fırçalardı.
25
Sünen Nesâî # 20/1622
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ حُصَيْنٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا وَائِلٍ، يُحَدِّثُ عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ يَشُوصُ فَاهُ بِالسِّوَاكِ .
Huzeyfe'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) gece teheccüd namazına kalktığı zaman misvakla dişlerini fırçalardı.
26
Sünen Nesâî # 20/1623
أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَبِي سِنَانٍ، عَنْ أَبِي حُصَيْنٍ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ كُنَّا نُؤْمَرُ بِالسِّوَاكِ إِذَا قُمْنَا مِنَ اللَّيْلِ .
Huzeyfe'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Gece namaza kalktığımızda misvak kullanmamız emrolundu.
27
Sünen Nesâî # 20/1624
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، قَالَ أَنْبَأَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ أَبِي حَصِينٍ، عَنْ شَقِيقٍ، قَالَ كُنَّا نُؤْمَرُ إِذَا قُمْنَا مِنَ اللَّيْلِ أَنْ نَشُوصَ أَفْوَاهَنَا بِالسِّوَاكِ .
Şakik'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Gece namaza kalktığımızda ağzımızı misvak ile temizlememiz emrolundu.
28
Sünen Nesâî # 20/1625
أَخْبَرَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ، قَالَ أَنْبَأَنَا عُمَرُ بْنُ يُونُسَ، قَالَ حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ بْنُ عَمَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ بِأَىِّ شَىْءٍ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَفْتَتِحُ صَلاَتَهُ قَالَتْ كَانَ إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ افْتَتَحَ صَلاَتَهُ قَالَ
" اللَّهُمَّ رَبَّ جِبْرِيلَ وَمِيكَائِيلَ وَإِسْرَافِيلَ فَاطِرَ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ أَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ فِيمَا كَانُوا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ اللَّهُمَّ اهْدِنِي لِمَا اخْتُلِفَ فِيهِ مِنَ الْحَقِّ إِنَّكَ تَهْدِي مَنْ تَشَاءُ إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ " .
" اللَّهُمَّ رَبَّ جِبْرِيلَ وَمِيكَائِيلَ وَإِسْرَافِيلَ فَاطِرَ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ أَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ فِيمَا كَانُوا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ اللَّهُمَّ اهْدِنِي لِمَا اخْتُلِفَ فِيهِ مِنَ الْحَقِّ إِنَّكَ تَهْدِي مَنْ تَشَاءُ إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ " .
Ebu Seleme bin 'Abdur-Rahman şöyle dedi: "Aişe'ye sordum: 'Peygamber (ﷺ) namaza neyle başladı?' Şöyle dedi: 'Gece namaza kalktığında şu sözlerle namaza başlardı: Allahümme Rabba Cibril ve Meika'il ve İsrafil; Fatirus-semavati vel-arz, 'alim el-gaybi ves-şehadeti, ente tahkumu beyne 'ibadika fima kanu fihi yeftalifun, Allahumme ihdini limakktulifa fihi min el-hak inneke tahdi men teşa'ile siratin müstakim (Ey Allah, Cebrail'in, Mika'il'in ve İsrafil'in Rabbi, gökleri ve yeri yaratan, Görüneni de, görülmeyeni de bilen, ihtilafa düştükleri hususlarda kulların arasında sen hükmet Allah'ım, ihtilaflı konularda beni doğru yola ilet, çünkü Sen doğru yola iletensin.
29
Sünen Nesâî # 20/1626
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ حَدَّثَنِي حُمَيْدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، أَنَّ رَجُلاً، مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ قُلْتُ وَأَنَا فِي سَفَرٍ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَاللَّهِ لأَرْقُبَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِصَلاَةٍ حَتَّى أَرَى فِعْلَهُ فَلَمَّا صَلَّى صَلاَةَ الْعِشَاءِ - وَهِيَ الْعَتَمَةُ - اضْطَجَعَ هَوِيًّا مِنَ اللَّيْلِ ثُمَّ اسْتَيْقَظَ فَنَظَرَ فِي الأُفُقِ فَقَالَ { رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَذَا بَاطِلاً } حَتَّى بَلَغَ { إِنَّكَ لاَ تُخْلِفُ الْمِيعَادَ } . ثُمَّ أَهْوَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى فِرَاشِهِ فَاسْتَلَّ مِنْهُ سِوَاكًا ثُمَّ أَفْرَغَ فِي قَدَحٍ مِنْ إِدَاوَةٍ عِنْدَهُ مَاءً فَاسْتَنَّ ثُمَّ قَامَ فَصَلَّى حَتَّى قُلْتُ قَدْ صَلَّى قَدْرَ مَا نَامَ ثُمَّ اضْطَجَعَ حَتَّى قُلْتُ قَدْ نَامَ قَدْرَ مَا صَلَّى ثُمَّ اسْتَيْقَظَ فَفَعَلَ كَمَا فَعَلَ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَقَالَ مِثْلَ مَا قَالَ فَفَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثَلاَثَ مَرَّاتٍ قَبْلَ الْفَجْرِ .
İbn Şihab şöyle demiştir: "Humaid bin Abdurrahman bin Avf bana, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in ashabından bir adamın şöyle dediğini anlattı: "Resûlullah (s.a.v.) ile yolculuktayken dedim ki: Vallahi, Resûlullah (s.a.v.)'in namazını kılacağım ve ne yaptığını göreceğim. Yatsı namazını kıldığı zaman uzun bir süre uzandı. Sonra uyandı. ufka doğru baktı ve şöyle dedi: "Rabbimiz! Sen bütün bunları boş yere yaratmadın" ta ki "Sen, verdiğin sözden asla dönmezsin." noktasına gelinceye kadar: Rasûlullah (s.a.v.) yatağının karşı tarafına uzandı, ondan bir misvak aldı, sonra bir kaptan su döktü ve dişlerini temizledi. Sonra ayağa kalktı ve ben: "Uyuduğu kadar namaz kıldı" diyene kadar namaz kıldı. Sonra ben: "Namaz kıldığı kadar uyudu" diyene kadar uzandı. Sonra uyandı ve ilk defa yaptığının aynısını yaptı. Resûlullah (s.a.v.) sabah namazından önce bunu üç defa söyledi.
30
Sünen Nesâî # 20/1627
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا يَزِيدُ، قَالَ أَنْبَأَنَا حُمَيْدٌ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ مَا كُنَّا نَشَاءُ أَنْ نَرَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي اللَّيْلِ مُصَلِّيًا إِلاَّ رَأَيْنَاهُ وَلاَ نَشَاءُ أَنْ نَرَاهُ نَائِمًا إِلاَّ رَأَيْنَاهُ .
Enes'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ne zaman Resulullah (s.a.v.)'i gece namaz kılarken görmek istesek onu görürüz, ne zaman uyurken görmek istersek onu görürüz."
31
Sünen Nesâî # 20/1628
أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ عَنْ أَبِيهِ، أَخْبَرَنِي ابْنُ أَبِي مُلَيْكَةَ، أَنَّ يَعْلَى بْنَ مَمْلَكٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَأَلَ أُمَّ سَلَمَةَ عَنْ صَلاَةِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ كَانَ يُصَلِّي الْعَتَمَةَ ثُمَّ يُسَبِّحُ ثُمَّ يُصَلِّي بَعْدَهَا مَا شَاءَ اللَّهُ مِنَ اللَّيْلِ ثُمَّ يَنْصَرِفُ فَيَرْقُدُ مِثْلَ مَا صَلَّى ثُمَّ يَسْتَيْقِظُ مِنْ نَوْمِهِ ذَلِكَ فَيُصَلِّي مِثْلَ مَا نَامَ وَصَلاَتُهُ تِلْكَ الآخِرَةُ تَكُونُ إِلَى الصُّبْحِ .
Ya'la bin Memlak, Ümmü Seleme'ye Rasûlullah (s.a.v.)'in namazını sorduğunu ve şöyle dediğini söyledi: "Yatsı namazını kılar, sonra tesbih okur, sonra Allah'ın dilediği gibi yatsı namazını kılardı. Sonra gidip namaz kıldığı kadar uyurdu. Sonra uykudan kalkıp uyuduğu kadar namaz kılardı ve bu son namazı sabaha kadar devam ederdi.
32
Sünen Nesâî # 20/1629
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، عَنْ يَعْلَى بْنِ مَمْلَكٍ، أَنَّهُ سَأَلَ أُمَّ سَلَمَةَ زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَنْ قِرَاءَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَعَنْ صَلاَتِهِ فَقَالَتْ مَا لَكُمْ وَصَلاَتَهُ كَانَ يُصَلِّي ثُمَّ يَنَامُ قَدْرَ مَا صَلَّى ثُمَّ يُصَلِّي قَدْرَ مَا نَامَ ثُمَّ يَنَامُ قَدْرَ مَا صَلَّى حَتَّى يُصْبِحَ . ثُمَّ نَعَتَتْ لَهُ قِرَاءَتَهُ فَإِذَا هِيَ تَنْعَتُ قِرَاءَةً مُفَسَّرَةً حَرْفًا حَرْفًا .
Ya'la bin Memluk'tan, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) hanımı Ümmü Seleme'ye, Resûlullah'ın (s.a.v.) kıraat ve duasını sorduğu rivayet edilmiştir. Dedi ki: "Onun namazı hakkında ne bilmek istiyorsun (yani asla eşleştiremezsin)? O, namaz kılardı, sonra kıldığı kadar uyurdu, sonra uyuduğu kadar namaz kılardı, sonra namaz kıldığı kadar uyurdu, ta ki şafak sökünceye kadar." Sonra ona kıraatini anlattı ve her harfinin birbirinden farklı olduğu açık bir kıraat anlattı.
33
Sünen Nesâî # 20/1630
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ أَوْسٍ، أَنَّهُ سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
" أَحَبُّ الصِّيَامِ إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ صِيَامُ دَاوُدَ عَلَيْهِ السَّلاَمُ كَانَ يَصُومُ يَوْمًا وَيُفْطِرُ يَوْمًا وَأَحَبُّ الصَّلاَةِ إِلَى اللَّهِ صَلاَةُ دَاوُدَ كَانَ يَنَامُ نِصْفَ اللَّيْلِ وَيَقُومُ ثُلُثَهُ وَيَنَامُ سُدُسَهُ " .
" أَحَبُّ الصِّيَامِ إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ صِيَامُ دَاوُدَ عَلَيْهِ السَّلاَمُ كَانَ يَصُومُ يَوْمًا وَيُفْطِرُ يَوْمًا وَأَحَبُّ الصَّلاَةِ إِلَى اللَّهِ صَلاَةُ دَاوُدَ كَانَ يَنَامُ نِصْفَ اللَّيْلِ وَيَقُومُ ثُلُثَهُ وَيَنَامُ سُدُسَهُ " .
Amr bin Evs'ten, Abdullah bin Amr bin Al-'As'ın şöyle dediğini işittiği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Allah katında orucun en sevimlisi Dâvûd aleyhisselâmın orucudur. O, bir gün oruç tutardı, ertesi gün tutmazdı. Allah katında en sevimli ibadet ise Davud'un namazıdır. O, gecenin yarısını uyur, gecenin üçte birini namazla geçirir ve altıda birinde uyurdu. ondan
34
Sünen Nesâî # 20/1631
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ حَرْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ خَالِدٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ سُلَيْمَانَ التَّيْمِيِّ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ أَتَيْتُ لَيْلَةَ أُسْرِيَ بِي عَلَى مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ عِنْدَ الْكَثِيبِ الأَحْمَرِ وَهُوَ قَائِمٌ يُصَلِّي فِي قَبْرِهِ .
Enes bin Malik'ten rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Gece yolculuğuna (İsra'ya) götürüldüğüm gece, Musa aleyhisselam'ın kızıl kum tepesinin yanındaydım ve o, kabrinde ayakta namaz kılıyordu.
35
Sünen Nesâî # 20/1632
أَخْبَرَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ سُلَيْمَانَ التَّيْمِيِّ، وَثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ
" أَتَيْتُ عَلَى مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ عِنْدَ الْكَثِيبِ الأَحْمَرِ وَهُوَ قَائِمٌ يُصَلِّي " . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ هَذَا أَوْلَى بِالصَّوَابِ عِنْدَنَا مِنْ حَدِيثِ مُعَاذِ بْنِ خَالِدٍ وَاللَّهُ تَعَالَى أَعْلَمُ .
" أَتَيْتُ عَلَى مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ عِنْدَ الْكَثِيبِ الأَحْمَرِ وَهُوَ قَائِمٌ يُصَلِّي " . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ هَذَا أَوْلَى بِالصَّوَابِ عِنْدَنَا مِنْ حَدِيثِ مُعَاذِ بْنِ خَالِدٍ وَاللَّهُ تَعَالَى أَعْلَمُ .
Enes'ten rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kızıl kum tepesinin yanında Musa'nın yanına vardım, o ayakta durup namaz kılıyordu.
36
Sünen Nesâî # 20/1633
أَخْبَرَنِي أَحْمَدُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَبَّانُ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، قَالَ أَنْبَأَنَا ثَابِتٌ، وَسُلَيْمَانُ التَّيْمِيُّ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ
" مَرَرْتُ عَلَى قَبْرِ مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ وَهُوَ يُصَلِّي فِي قَبْرِهِ " .
" مَرَرْتُ عَلَى قَبْرِ مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ وَهُوَ يُصَلِّي فِي قَبْرِهِ " .
Enes'ten rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Musa (a.s)'ın kabrinin yanından geçtim, o da kabrinde namaz kılıyordu.
37
Sünen Nesâî # 20/1634
أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ خَشْرَمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عِيسَى، عَنْ سُلَيْمَانَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
" مَرَرْتُ لَيْلَةَ أُسْرِيَ بِي عَلَى مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ وَهُوَ يُصَلِّي فِي قَبْرِهِ " .
" مَرَرْتُ لَيْلَةَ أُسْرِيَ بِي عَلَى مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ وَهُوَ يُصَلِّي فِي قَبْرِهِ " .
Enes bin Malik'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'Gece yolculuğuna çıkarıldığım gece Musa aleyhisselam'ın yanından geçtim ve o, kabrinde namaz kılıyordu.
38
Sünen Nesâî # 20/1635
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لَيْلَةَ أُسْرِيَ بِهِ مَرَّ عَلَى مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ وَهُوَ يُصَلِّي فِي قَبْرِهِ .
Enes'ten rivayet edilmiştir: Gece yolculuğuna çıktığı gece, Peygamber (s.a.v.) Musa'nın (a.s.) yanından geçti ve kabrinde namaz kılıyordu.
39
Sünen Nesâî # 20/1636
أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبِ بْنِ عَرَبِيٍّ، وَإِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي قَالَ، سَمِعْتُ أَنَسًا، يَقُولُ أَخْبَرَنِي بَعْضُ، أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لَيْلَةَ أُسْرِيَ بِهِ مَرَّ عَلَى مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ وَهُوَ يُصَلِّي فِي قَبْرِهِ .
Mu'temir şöyle dedi: "Babamın şöyle dediğini duydum: Enes'in şöyle dediğini duydum: 'Peygamber'in (ﷺ) ashabından biri bana dedi ki, gece yolculuğunda Peygamber (s.a.v) Musa'nın (a.s.) yanından geçmişti ve kabrinde dua ediyordu.
40
Sünen Nesâî # 20/1637
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَنَسٍ، عَنْ بَعْضِ، أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ
" لَيْلَةَ أُسْرِيَ بِي مَرَرْتُ عَلَى مُوسَى وَهُوَ يُصَلِّي فِي قَبْرِهِ " .
" لَيْلَةَ أُسْرِيَ بِي مَرَرْتُ عَلَى مُوسَى وَهُوَ يُصَلِّي فِي قَبْرِهِ " .
Peygamber (s.a.v.)'in ashabından Enes'ten rivayet edilmiştir: Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: 'Gece yolculuğuna çıkarıldığım gece Musa'nın yanından geçtim ve o, kabrinde namaz kılıyordu.
41
Sünen Nesâî # 20/1638
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ بْنِ سَعِيدِ بْنِ كَثِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي وَبَقِيَّةُ، قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي حَمْزَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي الزُّهْرِيُّ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ نَوْفَلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ خَبَّابِ بْنِ الأَرَتِّ، عَنْ أَبِيهِ، وَكَانَ، قَدْ شَهِدَ بَدْرًا
Bedir'de Rasûlullah (s.a.v.) ile birlikte bulunan babası Abdullah bin Habbab bin El-Arat'tan şöyle rivayet edilmiştir: Bir gece Resûlullah (s.a.v.)'i sabah vaktine kadar bütün gece namaz kılarken izledi. Resulullah (s.a.v.) namazının sonunda selâm verince Habbab ona şöyle dedi: "Anam babam sana fidye versin, ey Allah'ın Resulü, sen dün gece öyle bir namaz kıldın ki, sen böyle bir namaz kıldığını görmedim." Allah Resulü (s.a.v): "Evet, evet" dedi. Bu, Aziz ve Celil olan Rabbimden üç şey istediğim ve bunlardan ikisini bana verip birini vermediği bir ümit ve korku duasıdır. Rabbimden, bizden önceki kavimleri yok ettiği gibi, bizi de helak etmemesini istedim ve bana bunu verdi. Ve Rabbimden dışarıdan bir düşmanın üzerimize galip gelmesine izin vermemesini istedim ve O da bana bunu verdi. Rabbimden bizi savaşan gruplara ayırmamasını istedim ama O bana bunu vermedi.
42
Sünen Nesâî # 20/1639
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي يَعْفُورٍ، عَنْ مُسْلِمٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، قَالَ قَالَتْ عَائِشَةُ رضى الله عنها كَانَ إِذَا دَخَلَتِ الْعَشْرُ أَحْيَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اللَّيْلَ وَأَيْقَظَ أَهْلَهُ وَشَدَّ الْمِئْزَرَ .
Mesruk'un şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Aişe (Allah Ondan razı olsun) şöyle dedi: 'Ramazan ayının son on gecesi girince Resulullah (sav) geceyi (namaz için) geçirdi, ailesini uyandırdı ve belini sıktı.
43
Sünen Nesâî # 20/1640
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ أَتَيْتُ الأَسْوَدَ بْنَ يَزِيدَ وَكَانَ لِي أَخًا صَدِيقًا فَقُلْتُ يَا أَبَا عَمْرٍو حَدِّثْنِي مَا حَدَّثَتْكَ بِهِ أُمُّ الْمُؤْمِنِينَ عَنْ صَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ قَالَتْ كَانَ يَنَامُ أَوَّلَ اللَّيْلِ وَيُحْيِي آخِرَهُ .
Ebu İshak'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Yakın arkadaşım Esved bin Yezid'in yanına geldim ve şöyle dedim: 'Ey Ebu Amr, bana Mü'minlerin Annesinin, Allah Resulü'nün (ﷺ) namazı hakkında sana ne anlattığını anlat." Dedi ki: 'O şöyle dedi: 'Gecenin ilk bölümünde uyur, ikinci bölümünde uyanık kalırdı.
44
Sünen Nesâî # 20/1641
أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ إِسْحَاقَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ زُرَارَةَ بْنِ أَوْفَى، عَنْ سَعْدِ بْنِ هِشَامٍ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ لاَ أَعْلَمُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَرَأَ الْقُرْآنَ كُلَّهُ فِي لَيْلَةٍ وَلاَ قَامَ لَيْلَةً حَتَّى الصَّبَاحِ وَلاَ صَامَ شَهْرًا كَامِلاً قَطُّ غَيْرَ رَمَضَانَ .
Aişe (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: "Resûlullah (s)'ın Kur'an'ın tamamını bir gecede okuduğunu, sabaha kadar bütün bir geceyi ibadetle geçirdiğini ve Ramazan dışında bir ay oruç tuttuğunu bilmiyorum.
45
Sünen Nesâî # 20/1642
أَخْبَرَنَا شُعَيْبُ بْنُ يُوسُفَ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ هِشَامٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم دَخَلَ عَلَيْهَا وَعِنْدَهَا امْرَأَةٌ فَقَالَ " مَنْ هَذِهِ " . قَالَتْ فُلاَنَةُ لاَ تَنَامُ . فَذَكَرَتْ مِنْ صَلاَتِهَا فَقَالَ " مَهْ عَلَيْكُمْ بِمَا تُطِيقُونَ فَوَاللَّهِ لاَ يَمَلُّ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ حَتَّى تَمَلُّوا وَلَكِنَّ أَحَبَّ الدِّينِ إِلَيْهِ مَا دَاوَمَ عَلَيْهِ صَاحِبُهُ " .
Aişe'den şöyle rivayet edilmiştir: Peygamber (s.a.v.) yanına geldi ve yanında bir kadın vardı. "Bu kim?" dedi. Dedi ki: "Falanca ve uyumuyor." Ve ona ne kadar çok dua ettiğini anlattı. Dedi ki: "Onu övmekten vazgeçin. Elinizden geleni yapın, çünkü Allah'a yemin ederim ki, siz yorulmadıkça Allah asla yorulmaz. Allah katında dinî amellerin en sevimlisi, kişinin ısrarla yaptığı ibadettir."
46
Sünen Nesâî # 20/1643
أَخْبَرَنَا عِمْرَانُ بْنُ مُوسَى، عَنْ عَبْدِ الْوَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم دَخَلَ الْمَسْجِدَ فَرَأَى حَبْلاً مَمْدُودًا بَيْنَ سَارِيَتَيْنِ فَقَالَ " مَا هَذَا الْحَبْلُ " . فَقَالُوا لِزَيْنَبَ تُصَلِّي فَإِذَا فَتَرَتْ تَعَلَّقَتْ بِهِ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " حُلُّوهُ لِيُصَلِّ أَحَدُكُمْ نَشَاطَهُ فَإِذَا فَتَرَ فَلْيَقْعُدْ " .
Enes bin Malik'ten rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) mescide girdiğinde iki sütun arasına bağlanmış bir ip gördü. "Bu nedir?" dedi. Dediler ki: "Namaz kıldığı zaman Zeyneb'indir; yorulursa tutunur." Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurdu: "Onu çözün. Biriniz gücü yettiği sürece namaz kılsın, yorulursa otursun."
47
Sünen Nesâî # 20/1644
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ زِيَادِ بْنِ عِلاَقَةَ، قَالَ سَمِعْتُ الْمُغِيرَةَ بْنَ شُعْبَةَ، يَقُولُ قَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم حَتَّى تَوَرَّمَتْ قَدَمَاهُ فَقِيلَ لَهُ قَدْ غَفَرَ اللَّهُ لَكَ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ . قَالَ
" أَفَلاَ أَكُونُ عَبْدًا شَكُورًا " .
" أَفَلاَ أَكُونُ عَبْدًا شَكُورًا " .
Ziyad bin İlaka şöyle demiştir: "Muğire bin Şu'be'yi şöyle derken işittim: Peygamber (s.a.v.) ayakları şişinceye kadar gece namazında duruyordu. Ona şöyle denildi: Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışladı. Şöyle dedi: "Şükreden bir kul olmayayım mı?
48
Sünen Nesâî # 20/1645
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا صَالِحُ بْنُ مِهْرَانَ، - وَكَانَ ثِقَةً - قَالَ حَدَّثَنَا النُّعْمَانُ بْنُ عَبْدِ السَّلاَمِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ كُلَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي حَتَّى تَزْلَعَ يَعْنِي تَشَقَّقُ قَدَمَاهُ .
Ebu Hureyre'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) ayaklarında çatlaklar oluşana kadar namaz kılardı.
49
Sünen Nesâî # 20/1646
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ بُدَيْلٍ، وَأَيُّوبَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي لَيْلاً طَوِيلاً فَإِذَا صَلَّى قَائِمًا رَكَعَ قَائِمًا وَإِذَا صَلَّى قَاعِدًا رَكَعَ قَاعِدًا .
Aişe'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) geceleri uzun süre namaz kılardı. Ayakta namaza başlarsa ayakta rükû ederdi, oturarak namaza başlarsa oturarak rükû ederdi.
50
Sünen Nesâî # 20/1647
أَخْبَرَنَا عَبْدَةُ بْنُ عَبْدِ الرَّحِيمِ، قَالَ أَنْبَأَنَا وَكِيعٌ، قَالَ حَدَّثَنِي يَزِيدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي قَائِمًا وَقَاعِدًا فَإِذَا افْتَتَحَ الصَّلاَةَ قَائِمًا رَكَعَ قَائِمًا وَإِذَا افْتَتَحَ الصَّلاَةَ قَاعِدًا رَكَعَ قَاعِدًا .
Aişe'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) ayakta ve oturarak namaz kılardı. Ayakta namaza başlarsa ayakta, oturarak namaza başlarsa oturarak rükû ederdi.