Kan Dökmenin Haramlığı
Bölümlere Dön
167 Hadis
01
Sünen Nesâî # 37/3966
Enes b. Mâlik (r.a.)
أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ بَكَّارِ بْنِ بِلاَلٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عِيسَى، - وَهُوَ ابْنُ سُمَيْعٍ - قَالَ حَدَّثَنَا حُمَيْدٌ الطَّوِيلُ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ الْمُشْرِكِينَ حَتَّى يَشْهَدُوا أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ فَإِذَا شَهِدُوا أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ وَصَلَّوْا صَلاَتَنَا وَاسْتَقْبَلُوا قِبْلَتَنَا وَأَكَلُوا ذَبَائِحَنَا فَقَدْ حَرُمَتْ عَلَيْنَا دِمَاؤُهُمْ وَأَمْوَالُهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا ‏"‏ ‏.‏
Enes bin Malik'ten rivayet edilmiştir: Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: "Lâ ilahe illallah'a (Allah'tan başka ilah yoktur) ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik edinceye kadar müşriklerle savaşmakla emrolundum. Eğer onlar La ilahe illallah'a ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik ederlerse, bizim namaz kıldığımız gibi namaz kılarlar ve kıblemize dönerlerse ve kestiklerimizi yerlerse, onların kanları ve malları, hak edilmiş bir hak dışında bize haram olur.
02
Sünen Nesâî # 37/3967
Enes b. Mâlik (r.a.)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمِ بْنِ نُعَيْمٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا حِبَّانُ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ حُمَيْدٍ الطَّوِيلِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَشْهَدُوا أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ فَإِذَا شَهِدُوا أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ وَاسْتَقْبَلُوا قِبْلَتَنَا وَأَكَلُوا ذَبِيحَتَنَا وَصَلَّوْا صَلاَتَنَا فَقَدْ حَرُمَتْ عَلَيْنَا دِمَاؤُهُمْ وَأَمْوَالُهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا لَهُمْ مَا لِلْمُسْلِمِينَ وَعَلَيْهِمْ مَا عَلَيْهِمْ ‏"‏ ‏.‏
Enes bin Malik'ten rivayet edilmiştir: Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Müşriklerle, La ilahe illallah'a ve Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şahitlik edinceye kadar savaşmakla emrolundum. Eğer onlar La ilahe illallah'a ve Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şahitlik ederlerse ve bizim kıblemize dönerler, kestiklerimizi yerler ve bizim gibi dua ederlerse, onların kanları ve malları haram olur. Vazgeçilmiş bir hak dışında Müslümanlarla aynı hak ve yükümlülüklere sahip olacaklardır.
03
Sünen Nesâî # 37/3968
Maimun bin Siyah (RA)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الأَنْصَارِيُّ، قَالَ أَنْبَأَنَا حُمَيْدٌ، قَالَ سَأَلَ مَيْمُونُ بْنُ سِيَاهٍ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ قَالَ يَا أَبَا حَمْزَةَ مَا يُحَرِّمُ دَمَ الْمُسْلِمِ وَمَالَهُ فَقَالَ مَنْ شَهِدَ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ وَاسْتَقْبَلَ قِبْلَتَنَا وَصَلَّى صَلاَتَنَا وَأَكَلَ ذَبِيحَتَنَا فَهُوَ مُسْلِمٌ لَهُ مَا لِلْمُسْلِمِينَ وَعَلَيْهِ مَا عَلَى الْمُسْلِمِينَ ‏.‏
Maimun bin Siyah, Enes bin Malik'e sordu: "Ey Ebu Hamza, bir Müslümanın kanını ve malını haram kılan nedir?" "Kim La ilahe illallah'a (Allah'tan başka ibadete layık ilah yoktur) ve Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğuna şahitlik eder, bizim kıblemize döner, bizim gibi namaz kılar, kestiğimiz hayvanlarımızı yerse o bir Müslümandır ve Müslümanlarla aynı hak ve yükümlülüklere sahiptir."
04
Sünen Nesâî # 37/3969
Enes b. Mâlik (r.a.)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَاصِمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عِمْرَانُ أَبُو الْعَوَّامِ، قَالَ حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ لَمَّا تُوُفِّيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ارْتَدَّتِ الْعَرَبُ فَقَالَ عُمَرُ يَا أَبَا بَكْرٍ كَيْفَ تُقَاتِلُ الْعَرَبَ فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ إِنَّمَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَشْهَدُوا أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنِّي رَسُولُ اللَّهِ وَيُقِيمُوا الصَّلاَةَ وَيُؤْتُوا الزَّكَاةَ ‏"‏ ‏.‏ وَاللَّهِ لَوْ مَنَعُونِي عَنَاقًا مِمَّا كَانُوا يُعْطُونَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَقَاتَلْتُهُمْ عَلَيْهِ ‏.‏ قَالَ عُمَرُ فَلَمَّا رَأَيْتُ رَأْىَ أَبِي بَكْرٍ قَدْ شُرِحَ عَلِمْتُ أَنَّهُ الْحَقُّ ‏.‏
Enes bin Malik'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah (SAV) vefat ettiğinde Araplar dinden döndüler, bunun üzerine Ömer şöyle dedi: 'Ey Ebu Bekir, Araplarla nasıl savaşabilirsin?' Ebu Bekir şöyle dedi: "Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "La ilahe illallah'a, benim Allah'ın elçisi olduğuma şahitlik edinceye, namazı kılıp zekatı verinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum." Allah'a yemin ederim ki, eğer Resûlullah'a (s.a.v.) verdikleri oğlağı benden esirgerlerse, bunun için onlarla savaşırım.' Ömer şöyle dedi: 'Vallahi, Ebu Bekir'in ne kadar emin olduğunu anladığım anda bunun doğru olduğunu anladım.
05
Sünen Nesâî # 37/3970
Ebû Hüreyre (r.a.)
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ لَمَّا تُوُفِّيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَاسْتُخْلِفَ أَبُو بَكْرٍ وَكَفَرَ مَنْ كَفَرَ مِنَ الْعَرَبِ قَالَ عُمَرُ لأَبِي بَكْرٍ كَيْفَ تُقَاتِلُ النَّاسَ وَقَدْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَمَنْ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ عَصَمَ مِنِّي مَالَهُ وَنَفْسَهُ إِلاَّ بِحَقِّهِ وَحِسَابُهُ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو بَكْرٍ وَاللَّهِ لأُقَاتِلَنَّ مَنْ فَرَّقَ بَيْنَ الصَّلاَةِ وَالزَّكَاةِ فَإِنَّ الزَّكَاةَ حَقُّ الْمَالِ وَاللَّهِ لَوْ مَنَعُونِي عِقَالاً كَانُوا يُؤَدُّونَهُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَقَاتَلْتُهُمْ عَلَى مَنْعِهِ قَالَ عُمَرُ فَوَاللَّهِ مَا هُوَ إِلاَّ أَنِّي رَأَيْتُ اللَّهَ شَرَحَ صَدْرَ أَبِي بَكْرٍ لِلْقِتَالِ فَعَرَفْتُ أَنَّهُ الْحَقُّ ‏.‏
Ebu Hureyre'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) vefat edip, Ebu Bekir ondan sonra halife olduğunda ve Araplardan bir kısmı küfre döndüğünde, Ömer, Ebu Bekir'e şöyle dedi: 'Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurduğu halde, sen insanlarla nasıl savaşabilirsin ki: Onlar La ilahe illallah (Allah'tan başka ibadete layık yoktur) deyinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Kim La ilahe illallah derse, malı ve canı, malını ve canını alır. Bir hak dışında benden güvende midir ve onun hesabı Allah'a mı kalacak?' Ebu Bekir şöyle dedi: 'Vallahi, namaz ile zekatı ayıran kimseyle savaşırım; çünkü zekat, maldan alınması gereken zorunlu bir haktır. Allah'a yemin ederim ki, eğer Resûlullah'a (s.a.v.) verdikleri ipi benden esirgerlerse, onu vermedikleri için onlarla savaşırım.' Ömer (Allah Ondan razı olsun) şöyle dedi: 'Vallahi, Allah'ın, Ebu Bekir'in savaş için göğsünü genişlettiğini anladığım anda bunun doğru olduğunu anladım.
06
Sünen Nesâî # 37/3971
Ebû Hüreyre (r.a.)
أَخْبَرَنَا زِيَادُ بْنُ أَيُّوبَ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَإِذَا قَالُوهَا فَقَدْ عَصَمُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ فَلَمَّا كَانَتِ الرِّدَّةُ قَالَ عُمَرُ لأَبِي بَكْرٍ أَتُقَاتِلُهُمْ وَقَدْ سَمِعْتَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ كَذَا وَكَذَا ‏.‏ فَقَالَ وَاللَّهِ لاَ أُفَرِّقُ بَيْنَ الصَّلاَةِ وَالزَّكَاةِ ‏.‏ وَلأُقَاتِلَنَّ مَنْ فَرَّقَ بَيْنَهُمَا ‏.‏ فَقَاتَلْنَا مَعَهُ فَرَأَيْنَا ذَلِكَ رُشْدًا ‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ سُفْيَانُ فِي الزُّهْرِيِّ لَيْسَ بِالْقَوِيِّ وَهُوَ سُفْيَانُ بْنُ حُسَيْنٍ ‏.‏
Ebu Hureyre'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: 'Ben, insanlar La ilahe illallah deyinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Eğer bunu söylerlerse, hak ettikleri bir hak dışında kanları ve malları benden güvendedir ve onların hesabı Allah'a aittir.' Halk irtidat edince Ömer, Ebu Bekir'e şöyle dedi: 'Resûlullah'ın (SAV) falan söylediğini işittiğinde onlarla savaşacak mısın?' Dedi ki: 'Vallahi ben namaz ile zekatı ayırmam ve kim onları ayırırsa savaşırım.' Biz de onun yanında savaştık ve bunun doğru şey olduğunu anladık.
07
Sünen Nesâî # 37/3972
Ebû Hüreyre (r.a.)
قَالَ الْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، عَنِ ابْنِ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ حَدَّثَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَمَنْ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ عَصَمَ مِنِّي مَالَهُ وَنَفْسَهُ إِلاَّ بِحَقِّهِ وَحِسَابُهُ عَلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ ‏"‏ ‏.‏ جَمَعَ شُعَيْبُ بْنُ أَبِي حَمْزَةَ الْحَدِيثَيْنِ جَمِيعًا ‏.‏
Ebu Hureyre anlatıyor: Resulullah (SAV) şöyle buyurdu: "Ben, insanlarla La ilahe illallah (Allah'tan başka ibadete layık ilah yoktur) deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. Kim La ilahe illallah derse, hakkı olan bir hak dışında malı ve canı benden güvendedir ve onun hesabı Allah'a aittir.
08
Sünen Nesâî # 37/3973
Ebû Hüreyre (r.a.)
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُغِيرَةِ، قَالَ حَدَّثَنَا عُثْمَانُ، عَنْ شُعَيْبٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ لَمَّا تُوُفِّيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَكَانَ أَبُو بَكْرٍ بَعْدَهُ وَكَفَرَ مَنْ كَفَرَ مِنَ الْعَرَبِ قَالَ عُمَرُ يَا أَبَا بَكْرٍ كَيْفَ تُقَاتِلُ النَّاسَ وَقَدْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَمَنْ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَقَدْ عَصَمَ مِنِّي مَالَهُ وَنَفْسَهُ إِلاَّ بِحَقِّهِ وَحِسَابُهُ عَلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو بَكْرٍ لأُقَاتِلَنَّ مَنْ فَرَّقَ بَيْنَ الصَّلاَةِ وَالزَّكَاةِ فَإِنَّ الزَّكَاةَ حَقُّ الْمَالِ فَوَاللَّهِ لَوْ مَنَعُونِي عَنَاقًا كَانُوا يُؤَدُّونَهَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَقَاتَلْتُهُمْ عَلَى مَنْعِهَا ‏.‏ قَالَ عُمَرُ فَوَاللَّهِ مَا هُوَ إِلاَّ أَنْ رَأَيْتُ اللَّهَ شَرَحَ صَدْرَ أَبِي بَكْرٍ لِلْقِتَالِ فَعَرَفْتُ أَنَّهُ الْحَقُّ ‏.‏
Ebu Hureyre (r.a) şöyle demiştir: "Resûlullah (s.a.v.) vefat edip, ondan sonra Ebu Bekir (halife) olduğunda ve Araplar küfre dönünce, Ömer şöyle dedi: "Ey Ebu Bekir, Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurduğu halde, sen insanlarla nasıl savaşabilirsin ki: Onlar La ilahe illallah diyene kadar insanlarla savaşmakla emrolundum ve kim La ilahe illallah derse, onun malı ve canı benden güvendedir, müstesna." Hakkı olan bir hakkı var ve onun hesabı Aziz ve Celil olan Allah'a mı kalacak?' Ebu Bekir şöyle dedi: 'Namaz ile zekatı kim ayırırsa onunla savaşırım, çünkü zekat maldan alınması zorunlu bir haktır. Allah'a yemin ederim ki, eğer Resûlullah'a (s.a.v.) verdikleri oğlağı benden esirgerlerse, onu vermedikleri için onlarla savaşırım.' Ömer şöyle dedi: Vallahi, Allah'ın Ebu Bekir'in göğsünü savaş için genişlettiğini görünce bunun hak olduğunu anladım.
09
Sünen Nesâî # 37/3974
Ebû Hüreyre (r.a.)
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُغِيرَةِ، قَالَ حَدَّثَنَا عُثْمَانُ، عَنْ شُعَيْبٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ حَدَّثَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَمَنْ قَالَهَا فَقَدْ عَصَمَ مِنِّي نَفْسَهُ وَمَالَهُ إِلاَّ بِحَقِّهِ وَحِسَابُهُ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ خَالَفَهُ الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ ‏.‏
Ebu Hureyre anlatıyor: Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ben, insanlar La ilahe illallah deyinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum, kim bunu söylerse, hakkı olan bir hak dışında canı ve malı benden güvendedir ve onun hesabı Allah'a aittir.
10
Sünen Nesâî # 37/3975
Ebû Hüreyre (r.a.)
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا مُؤَمَّلُ بْنُ الْفَضْلِ، قَالَ حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ، قَالَ حَدَّثَنِي شُعَيْبُ بْنُ أَبِي حَمْزَةَ، وَسُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، وَذَكَرَ، آخَرَ عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ فَأَجْمَعَ أَبُو بَكْرٍ لِقِتَالِهِمْ فَقَالَ عُمَرُ يَا أَبَا بَكْرٍ كَيْفَ تُقَاتِلُ النَّاسَ وَقَدْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَإِذَا قَالُوهَا عَصَمُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو بَكْرٍ لأُقَاتِلَنَّ مَنْ فَرَّقَ بَيْنَ الصَّلاَةِ وَالزَّكَاةِ وَاللَّهِ لَوْ مَنَعُونِي عَنَاقًا كَانُوا يُؤَدُّونَهَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَقَاتَلْتُهُمْ عَلَى مَنْعِهَا ‏.‏ قَالَ عُمَرُ فَوَاللَّهِ مَا هُوَ إِلاَّ أَنْ رَأَيْتُ اللَّهَ قَدْ شَرَحَ صَدْرَ أَبِي بَكْرٍ لِقِتَالِهِمْ فَعَرَفْتُ أَنَّهُ الْحَقُّ ‏.‏
Ebu Hureyre'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Bunun üzerine Ebu Bekir onlarla savaşmaya karar verdi, bunun üzerine Ömer şöyle dedi: 'Ey Ebu Bekir, sen insanlarla nasıl savaşabilirsin ki, Resûlullah (s.a.v.): "Onlar La ilahe illallah deyinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum ve eğer bunu söylerlerse, hak ettikleri bir hak dışında kanları ve malları benden güvende olur." Ebu Bekir şöyle dedi: 'Namaz ile zekatı birbirinden ayıran kimseyle savaşırım. Allah'a yemin ederim ki, eğer Resûlullah'a (s.a.v.) verdikleri oğlağı benden esirgerlerse, onu vermedikleri için onlarla savaşırım.' Ömer şöyle dedi: Vallahi, Allah'ın onlarla savaşmak için Ebu Bekir'in göğsünü genişlettiğini anladığım anda bunun hak olduğunu anladım.
11
Sünen Nesâî # 37/3976
Ebû Hüreyre (r.a.)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، ح وَأَنْبَأَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَإِذَا قَالُوهَا مَنَعُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre'den rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: 'Ben, insanlar La ilahe illallah deyinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Eğer bunu söylerlerse, hak edilmiş bir hak dışında kanları ve malları bana haram kılınır ve onların hesabı, Aziz ve Celil olan Allah'a aittir.
12
Sünen Nesâî # 37/3977
Ebû Hüreyre (r.a.)
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا يَعْلَى بْنُ عُبَيْدٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، وَعَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالاَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَإِذَا قَالُوهَا مَنَعُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: 'Ben, insanlar La ilahe illallah deyinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Eğer bunu söylerlerse, hak edilmiş bir hak dışında kanları ve malları bana haram kılınmıştır ve onların hesabı Allah'a aittir.
13
Sünen Nesâî # 37/3978
Ebû Hüreyre (r.a.)
أَخْبَرَنَا الْقَاسِمُ بْنُ زَكَرِيَّا بْنِ دِينَارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، قَالَ حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ زِيَادِ بْنِ قَيْسٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ نُقَاتِلُ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَإِذَا قَالُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ حَرُمَتْ عَلَيْنَا دِمَاؤُهُمْ وَأَمْوَالُهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre'den rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "İnsanlarla La ilahe illallah deyinceye kadar savaşacağız. Eğer La ilahe illallah derlerse, hak edilmiş bir hak dışında kanları ve malları bize haram olur ve onların hesabı Allah'a aittir.
14
Sünen Nesâî # 37/3979
An-Nu'man ibn Bashir (RA)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ، قَالَ حَدَّثَنَا الأَسْوَدُ بْنُ عَامِرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، قَالَ كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَجَاءَ رَجُلٌ فَسَارَّهُ فَقَالَ ‏"‏ اقْتُلُوهُ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ أَيَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ وَلَكِنَّمَا يَقُولُهَا تَعَوُّذًا ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لاَ تَقْتُلُوهُ فَإِنَّمَا أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَإِذَا قَالُوهَا عَصَمُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏
Nu'man bin Beşir'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah'ın (SAV) yanındaydık ve bir adam gelip ona fısıldadı. 'Onu öldürün' dedi. Sonra şöyle buyurdu: 'La ilahe illallah'a (Allah'tan başka ibadete layık ilah yoktur) şahitlik ediyor mu?' Şöyle dedi: 'Evet ama bunu sadece kendini korumak için söylüyor.' Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Onu öldürmeyin, çünkü ben, insanlar La ilahe illallah deyinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum, eğer bunu söylerlerse, hak ettikleri bir hak dışında kanları ve malları benden güvendedir ve onların hesabı Allah'a aittir."
15
Sünen Nesâî # 37/3980
el-Numan bin Salim (RA)
‏{‏ أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، ‏}‏ قَالَ عُبَيْدُ اللَّهِ حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ سَالِمٍ، عَنْ رَجُلٍ، حَدَّثَهُ قَالَ دَخَلَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَنَحْنُ فِي قُبَّةٍ فِي مَسْجِدِ الْمَدِينَةِ وَقَالَ فِيهِ ‏
"‏ إِنَّهُ أُوحِيَ إِلَىَّ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ‏"‏ ‏.‏ نَحْوَهُ ‏.‏
Nu'man bin Salim'den rivayet edilmiştir: Bir adam ona şöyle dedi: "Biz Medine Mescidinde bir çadırda iken Allah Resulü (s.a.v.) yanımıza geldi ve bize şöyle dedi: 'Onlarla La ilahe illallah deyinceye kadar onlarla savaşmam bana vahyedildi."
16
Sünen Nesâî # 37/3981
el-Numan bin Salim (RA)
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَعْيَنَ، قَالَ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، قَالَ حَدَّثَنَا سِمَاكٌ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ سَالِمٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَوْسًا، يَقُولُ دَخَلَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَنَحْنُ فِي قُبَّةٍ وَسَاقَ الْحَدِيثَ ‏.‏
Nu'man bin Salim'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Evs'in şöyle dediğini işittim: 'Biz bir çadırdayken Resûlullah (s.a.v.) yanımıza geldi.') Ve aynı hadisi nakletti.
17
Sünen Nesâî # 37/3982
el-Numan bin Salim (RA)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ سَالِمٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَوْسًا، يَقُولُ أَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي وَفْدِ ثَقِيفٍ فَكُنْتُ مَعَهُ فِي قُبَّةٍ فَنَامَ مَنْ كَانَ فِي الْقُبَّةِ غَيْرِي وَغَيْرُهُ فَجَاءَ رَجُلٌ فَسَارَّهُ فَقَالَ ‏"‏ اذْهَبْ فَاقْتُلْهُ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَلَيْسَ يَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنِّي رَسُولُ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ يَشْهَدُ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ ذَرْهُ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَإِذَا قَالُوهَا حَرُمَتْ دِمَاؤُهُمْ وَأَمْوَالُهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ مُحَمَّدٌ فَقُلْتُ لِشُعْبَةَ أَلَيْسَ فِي الْحَدِيثِ ‏"‏ أَلَيْسَ يَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنِّي رَسُولُ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَظُنُّهَا مَعَهَا وَلاَ أَدْرِي ‏.‏
Nu'man bin Salim şöyle demiştir: "Evs'in şöyle dediğini işittim: 'Sakif heyeti arasında Resûlullah'ın (s.a.v.) yanına geldim ve onunla birlikte bir çadırdaydım. O ve benim dışında çadırda herkes uyumuştu. Bir adam gelip ona fısıldadı ve o da: Git onu öldür dedi. Sonra şöyle dedi: La ilahe illallah'a (Allah'tan başka ibadete layık ilah yoktur) ve benim Allah'ın elçisi olduğuma şahitlik etmiyor mu? Allah? dedi: O buna şahitlik ediyor. Allah Resulü şöyle dedi: Onu rahat bırakın. Sonra şöyle dedi: Onlar La ilahe illallah deyinceye kadar onlarla savaşmakla emrolundum. Eğer onlar bunu söylerlerse, hak ettikleri bir hak dışında, onların kanları ve malları bana haram olur. Allah'tan başka ibadet ettiğimi ve benim Allah'ın Resulü olduğumu mu?' Dedi ki: 'Sanırım ikisi de ama bilmiyorum
18
Sünen Nesâî # 37/3983
el-Numan bin Salim (RA)
أَخْبَرَنِي هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بَكْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَاتِمُ بْنُ أَبِي صَغِيرَةَ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ سَالِمٍ، أَنَّ عَمْرَو بْنَ أَوْسٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَاهُ أَوْسًا قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَشْهَدُوا أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ثُمَّ تَحْرُمُ دِمَاؤُهُمْ وَأَمْوَالُهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا ‏"‏ ‏.‏
Nu'man bin Salim'den rivayet edildiğine göre, Amr bin Evs, babası Evs'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ben, insanlar La ilahe illallah'a (Allah'tan başka ilah yoktur) şahitlik edinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum, sonra onların kanları ve malları, hak edilmiş bir hak dışında bana haram kılındı."
19
Sünen Nesâî # 37/3984
Ebu İdris (RA)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا صَفْوَانُ بْنُ عِيسَى، عَنْ ثَوْرٍ، عَنْ أَبِي عَوْنٍ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ، قَالَ سَمِعْتُ مُعَاوِيَةَ، يَخْطُبُ - وَكَانَ قَلِيلَ الْحَدِيثِ - عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ سَمِعْتُهُ يَخْطُبُ يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏
"‏ كُلُّ ذَنْبٍ عَسَى اللَّهُ أَنْ يَغْفِرَهُ إِلاَّ الرَّجُلُ يَقْتُلُ الْمُؤْمِنَ مُتَعَمِّدًا أَوِ الرَّجُلُ يَمُوتُ كَافِرًا ‏"‏ ‏.‏
Ebu İdris'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Muaviye'yi hutbe okurken duydum ve Resulullah'tan (sav) birkaç hadis rivayet etti." Şöyle dedi: "Onu hutbe okurken işittim ve şöyle dedi: 'Resûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu işittim: Bir mü'mini kasten öldüren veya kafir olarak ölen kimse hariç, her günah Allah tarafından affedilir.
20
Sünen Nesâî # 37/3985
Abdullah (r.a.)
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ لاَ تُقْتَلُ نَفْسٌ ظُلْمًا إِلاَّ كَانَ عَلَى ابْنِ آدَمَ الأَوَّلِ كِفْلٌ مِنْ دَمِهَا وَذَلِكَ أَنَّهُ أَوَّلُ مَنْ سَنَّ الْقَتْلَ ‏"‏ ‏.‏
Abdullah'tan rivayet edilmiştir: Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Hiç kimse haksız yere öldürülmez, fakat onun kanından bir pay Adem'in ilk oğluna olacaktır, çünkü o, öldürmede ilk önceliği koyan kişidir."
21
Sünen Nesâî # 37/3986
Abdullah bin Amr bin el-As (RA)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُعَاوِيَةَ بْنِ مَالَجَ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ الْحَرَّانِيُّ، عَنِ ابْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُهَاجِرٍ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ، مَوْلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَقَتْلُ مُؤْمِنٍ أَعْظَمُ عِنْدَ اللَّهِ مِنْ زَوَالِ الدُّنْيَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُهَاجِرِ لَيْسَ بِالْقَوِيِّ ‏.‏
Abdullah bin Amr bin El-As'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, bir mümini öldürmek, Allah katında bütün dünyanın yok olmasından daha ağırdır.
22
Sünen Nesâî # 37/3987
Abdullah bin Amr (RA)
أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَكِيمٍ الْبَصْرِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ يَعْلَى بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ لَزَوَالُ الدُّنْيَا أَهْوَنُ عِنْدَ اللَّهِ مِنْ قَتْلِ رَجُلٍ مُسْلِمٍ ‏"‏ ‏.‏
Abdullah bin Amr'dan rivayet edildiğine göre: Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Allah katında bütün dünyanın yok olması, bir Müslümanın öldürülmesinden daha az önemlidir."
23
Sünen Nesâî # 37/3988
Abdullah bin Amr (RA)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ يَعْلَى، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ قَتْلُ الْمُؤْمِنِ أَعْظَمُ عِنْدَ اللَّهِ مِنْ زَوَالِ الدُّنْيَا ‏.‏
Abdullah bin Amr'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Bir mümini öldürmek, Allah katında bütün dünyanın yok olmasından daha ağırdır."
24
Sünen Nesâî # 37/3989
Abdullah bin Amr (RA)
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ هِشَامٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مَخْلَدُ بْنُ يَزِيدَ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ يَعْلَى بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ قَتْلُ الْمُؤْمِنِ أَعْظَمُ عِنْدَ اللَّهِ مِنْ زَوَالِ الدُّنْيَا ‏.‏
Abdullah bin Amr'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Bir mümini öldürmek, Allah katında bütün dünyanın yok olmasından daha ağırdır."
25
Sünen Nesâî # 37/3990
Abdullah bin Buraidah (RA)
أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ إِسْحَاقَ الْمَرْوَزِيُّ، - ثِقَةٌ - حَدَّثَنِي خَالِدُ بْنُ خِدَاشٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَاتِمُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ بَشِيرِ بْنِ الْمُهَاجِرِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ قَتْلُ الْمُؤْمِنِ أَعْظَمُ عِنْدَ اللَّهِ مِنْ زَوَالِ الدُّنْيَا ‏"‏ ‏.‏
Abdullah bin Büreyde'den, babasının şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: 'Bir mümini öldürmek, Allah katında bütün dünyanın yok olmasından daha ağırdır.
26
Sünen Nesâî # 37/3991
Abdullah (r.a.)
أَخْبَرَنَا سَرِيعُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْوَاسِطِيُّ الْخَصِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ يُوسُفَ الأَزْرَقُ، عَنْ شَرِيكٍ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ أَوَّلُ مَا يُحَاسَبُ بِهِ الْعَبْدُ الصَّلاَةُ وَأَوَّلُ مَا يُقْضَى بَيْنَ النَّاسِ فِي الدِّمَاءِ ‏"‏ ‏.‏
Abdullah'tan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'Kişinin ilk hesaba çekileceği şey namazdır, insanlar arasında hesaplaşılacak ilk şey ise kan dökülmektir.
27
Sünen Nesâî # 37/3992
Abdullah (r.a.)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، عَنْ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سُلَيْمَانَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا وَائِلٍ، يُحَدِّثُ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ أَوَّلُ مَا يُحْكَمُ بَيْنَ النَّاسِ فِي الدِّمَاءِ ‏"‏ ‏.‏
Abdullah'tan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: 'İnsanlar arasında hüküm verilecek ilk iş kan dökülecektir.
28
Sünen Nesâî # 37/3993
Abdullah (r.a.)
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ أَوَّلُ مَا يُقْضَى بَيْنَ النَّاسِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فِي الدِّمَاءِ ‏.‏
Abdullah'tan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet gününde insanlar arasında hesaplaşılacak ilk iş kan dökülecektir.
29
Sünen Nesâî # 37/3994
Abdullah (r.a.)
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَفْصٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي قَالَ، حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ طَهْمَانَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقٍ، ثُمَّ ذَكَرَ كَلِمَةً مَعْنَاهَا عَنْ عَمْرِو بْنِ شُرَحْبِيلَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ أَوَّلُ مَا يُقْضَى بَيْنَ النَّاسِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فِي الدِّمَاءِ ‏.‏
Abdullah'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Kıyamet günü insanlar arasında hesaplaşılacak ilk iş kan dökülecektir.
30
Sünen Nesâî # 37/3995
Amr bin Şurahbil (RA)
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُرَحْبِيلَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ أَوَّلُ مَا يُقْضَى فِيهِ بَيْنَ النَّاسِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فِي الدِّمَاءِ ‏"‏ ‏.‏
Amr bin Şurahbil'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'Kıyamet gününde insanlar arasında hesaplaşılacak ilk iş kan dökülecektir.
31
Sünen Nesâî # 37/3996
Abdullah (r.a.)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ أَوَّلُ مَا يُقْضَى بَيْنَ النَّاسِ فِي الدِّمَاءِ ‏.‏
Abdullah'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "İnsanlar arasında hesaplaşılacak ilk mesele kan dökülecektir.
32
Sünen Nesâî # 37/3997
İbn Mes'ûd (r.a.)
أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُسْتَمِرِّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَاصِمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُرَحْبِيلَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ يَجِيءُ الرَّجُلُ آخِذًا بِيَدِ الرَّجُلِ فَيَقُولُ يَا رَبِّ هَذَا قَتَلَنِي ‏.‏ فَيَقُولُ اللَّهُ لَهُ لِمَ قَتَلْتَهُ فَيَقُولُ قَتَلْتُهُ لِتَكُونَ الْعِزَّةُ لَكَ ‏.‏ فَيَقُولُ فَإِنَّهَا لِي ‏.‏ وَيَجِيءُ الرَّجُلُ آخِذًا بِيَدِ الرَّجُلِ فَيَقُولُ إِنَّ هَذَا قَتَلَنِي ‏.‏ فَيَقُولُ اللَّهُ لَهُ لِمَ قَتَلْتَهُ فَيَقُولُ لِتَكُونَ الْعِزَّةُ لِفُلاَنٍ فَيَقُولُ إِنَّهَا لَيْسَتْ لِفُلاَنٍ فَيَبُوءُ بِإِثْمِهِ ‏"‏ ‏.‏
Abdullah bin Mes'ud'dan rivayet edilmiştir: Peygamber (SAV) şöyle buyurdu: "Bir adam gelecek, başka bir adamın elinden tutacak ve şöyle diyecek: 'Ya Rabbi, bu adam beni öldürdü.' Allah ona şöyle der: 'Onu neden öldürdün?' Şöyle diyecek: 'Ben onu, izzet senin olsun diye öldürdüm.' 'O banadır' diyecek. Sonra (başka) bir adam, başka bir adamın elinden tutarak gelecek ve: 'Bu adam beni öldürdü' diyecek. Allah ona şöyle der: 'Onu neden öldürdün?' Şöyle diyecek: 'Böylece izzet falancaya olsun.' "Falanca değil" der ve günahın yükü kendi üzerine olur.
33
Sünen Nesâî # 37/3998
Ebu İmran el-Cevni (RA)
أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ تَمِيمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ أَخْبَرَنِي شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي عِمْرَانَ الْجَوْنِيِّ، قَالَ قَالَ جُنْدَبٌ حَدَّثَنِي فُلاَنٌ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ يَجِيءُ الْمَقْتُولُ بِقَاتِلِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَيَقُولُ سَلْ هَذَا فِيمَ قَتَلَنِي فَيَقُولُ قَتَلْتُهُ عَلَى مُلْكِ فُلاَنٍ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ جُنْدَبٌ فَاتَّقِهَا ‏.‏ 85
Ebu İmran el-Cevnî'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Cündeb şöyle dedi: 'Falan bana Resûlullah'ın (SAV) şöyle buyurduğunu anlattı: Öldürülen kişi kıyamet günü katilini getirecek ve şöyle diyecek: Ona beni neden öldürdüğünü sor. O da şöyle diyecek: Ben onu falancanın krallığını savunurken öldürdüm.'' Cündeb şöyle dedi: "Öyleyse dikkatli ol.
34
Sünen Nesâî # 37/3999
Salim bin Abi Ca'd (RA)
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمَّارٍ الدُّهْنِيِّ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ، أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ، سُئِلَ عَمَّنْ قَتَلَ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا ثُمَّ تَابَ وَآمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا ثُمَّ اهْتَدَى فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ وَأَنَّى لَهُ التَّوْبَةُ سَمِعْتُ نَبِيَّكُمْ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏
"‏ يَجِيءُ مُتَعَلِّقًا بِالْقَاتِلِ تَشْخُبُ أَوْدَاجُهُ دَمًا فَيَقُولُ أَىْ رَبِّ سَلْ هَذَا فِيمَ قَتَلَنِي ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ وَاللَّهِ لَقَدْ أَنْزَلَهَا اللَّهُ ثُمَّ مَا نَسَخَهَا ‏.‏
Salim bin Ebu Ca'd'dan rivayet edildiğine göre: İbn Abbas'a, bir mü'mini kasten öldüren, sonra tövbe eden, iman eden, salih amel işleyen ve doğru yola uyan kimse hakkında soru soruldu. İbni Abbas şöyle dedi: "Tövbenin ona bir faydası olamaz! Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) şöyle dediğini işittim: 'O (kurban), şah damarlarından kan akarak katilinin üzerine asılacak ve şöyle diyecek: Ya Rabbi, ona beni neden öldürdüğünü sor. Sonra şöyle dedi: Vallahi Allah bunu indirdi ve hiçbir şeyi nesih etmedi.
35
Sünen Nesâî # 37/4000
Sa'id bin Cübeyr (RA)
قَالَ وَأَخْبَرَنِي أَزْهَرُ بْنُ جَمِيلٍ الْبَصْرِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ النُّعْمَانِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، قَالَ اخْتَلَفَ أَهْلُ الْكُوفَةِ فِي هَذِهِ الآيَةِ ‏{‏ وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا ‏}‏ فَرَحَلْتُ إِلَى ابْنِ عَبَّاسٍ فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ لَقَدْ أُنْزِلَتْ فِي آخِرِ مَا أُنْزِلَ ثُمَّ مَا نَسَخَهَا شَىْءٌ ‏.‏
Sa'id bin Cübeyr'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Kûfe halkı şu ayet hakkında ihtilafa düştü: "Kim bir mü'mini kasten öldürürse." Ben de İbn Abbas'a gittim ve ona sordum ve o şöyle dedi: "Bu, son vahyedilenler arasında nazil oldu ve ondan sonra hiçbir şey neshedilmedi."
36
Sünen Nesâî # 37/4001
Sa'id bin Cübeyr (RA)
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، قَالَ حَدَّثَنِي الْقَاسِمُ بْنُ أَبِي بَزَّةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، قَالَ قُلْتُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ هَلْ لِمَنْ قَتَلَ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا مِنْ تَوْبَةٍ قَالَ لاَ ‏.‏ وَقَرَأْتُ عَلَيْهِ الآيَةَ الَّتِي فِي الْفُرْقَانِ ‏{‏ وَالَّذِينَ لاَ يَدْعُونَ مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ وَلاَ يَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلاَّ بِالْحَقِّ ‏}‏ قَالَ هَذِهِ آيَةٌ مَكِّيَّةٌ نَسَخَتْهَا آيَةٌ مَدَنِيَّةٌ ‏{‏ وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا فَجَزَاؤُهُ جَهَنَّمُ ‏}‏ ‏.‏
Sa'eed bin Cübeyr'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "İbn Abbas'a dedim ki: 'Bir mümini kasten öldüren kişi tövbe edebilir mi?' 'Hayır' dedi. Ona Furkan'dan şu ayeti okudum: "Onlar ki, Allah'la birlikte başka bir ilaha tapmazlar veya haksız yere Allah'ın haram kıldığı canı öldürmezler." O şöyle dedi: "Bu ayet Mekke'de nazil oldu ve Medine'de nazil olan şu ayetle neshedildi: "Kim bir mü'mini kasten öldürürse onun cezası cehennemdir."
37
Sünen Nesâî # 37/4002
Sa'id bin Cübeyr (RA)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، قَالَ أَمَرَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي لَيْلَى أَنْ أَسْأَلَ ابْنَ عَبَّاسٍ، عَنْ هَاتَيْنِ الآيَتَيْنِ، ‏{‏ وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا فَجَزَاؤُهُ جَهَنَّمُ ‏}‏ فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ لَمْ يَنْسَخْهَا شَىْءٌ ‏.‏ وَعَنْ هَذِهِ الآيَةِ ‏{‏ وَالَّذِينَ لاَ يَدْعُونَ مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ وَلاَ يَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلاَّ بِالْحَقِّ ‏}‏ قَالَ نَزَلَتْ فِي أَهْلِ الشِّرْكِ ‏.‏
Sa'eed bin Cübeyr'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Abdur-Rahman bin Ebi Leyla bana İbn Abbas'a şu iki ayeti sormamı söyledi: 'Kim bir mü'mini kasten öldürürse onun cezası cehennemdir.' Ona sordum, o da şöyle dedi: 'Bunların hiçbiri neshedilmemiştir.' (Ve ona şu ayeti sordum: "Onlar, Allah'la birlikte başka bir ilaha tapmayanlar veya haksız yere Allah'ın haram kıldığı canı öldürmeyenler" dedi: "Bu, şirk kavmi hakkında nazil olmuştur."
38
Sünen Nesâî # 37/4003
Ibn Abbas (RA)
أَخْبَرَنَا حَاجِبُ بْنُ سُلَيْمَانَ الْمَنْبِجِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي رَوَّادٍ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ عَبْدِ الأَعْلَى الثَّعْلَبِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ قَوْمًا، كَانُوا قَتَلُوا فَأَكْثَرُوا وَزَنَوْا فَأَكْثَرُوا وَانْتَهَكُوا فَأَتَوُا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالُوا يَا مُحَمَّدُ إِنَّ الَّذِي تَقُولُ وَتَدْعُو إِلَيْهِ لَحَسَنٌ لَوْ تُخْبِرُنَا أَنَّ لِمَا عَمِلْنَا كَفَّارَةً ‏.‏ فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ ‏{‏ وَالَّذِينَ لاَ يَدْعُونَ مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ ‏}‏ إِلَى ‏{‏ فَأُولَئِكَ يُبَدِّلُ اللَّهُ سَيِّئَاتِهِمْ حَسَنَاتٍ ‏}‏ قَالَ يُبَدِّلُ اللَّهُ شِرْكَهُمْ إِيمَانًا وَزِنَاهُمْ إِحْصَانًا وَنَزَلَتْ ‏{‏ قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَى أَنْفُسِهِمْ ‏}‏ الآيَةَ ‏.‏
İbni Abbas'tan şöyle dediği rivayet edilmiştir: İnsanlardan bazıları öldürüyorlardı, çok yapıyorlardı, zina yapıyorlardı, çok yapıyorlardı ve zulm ediyorlardı. Peygamber'e gelip şöyle dediler: "Ey Muhammed, söylediğin ve insanları çağırdığın şey ne güzel, eğer bize yaptıklarımıza bir kefaret olduğunu bildirseydin." Sonra Aziz ve Celil olan Allah şu ayeti indirdi: "Ve Allah ile birlikte başka bir ilaha dua etmeyenlerin, Allah onların günahlarını iyiliklere çevirir" buyurdu: "Böylece Allah onların şirklerini imana, zinalarını iffete çevirir. Ve "De ki: Ey nefislerine karşı haddi aşan (kötülükler ve günahlar işleyen) İbadi (kullarım)" ayeti nazil oldu.
39
Sünen Nesâî # 37/4004
Ibn Abbas (RA)
أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُحَمَّدٍ الزَّعْفَرَانِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي يَعْلَى، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ نَاسًا، مِنْ أَهْلِ الشِّرْكِ أَتَوْا مُحَمَّدًا فَقَالُوا إِنَّ الَّذِي تَقُولُ وَتَدْعُو إِلَيْهِ لَحَسَنٌ لَوْ تُخْبِرُنَا أَنَّ لِمَا عَمِلْنَا كَفَّارَةً ‏.‏ فَنَزَلَتْ ‏{‏ وَالَّذِينَ لاَ يَدْعُونَ مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ ‏}‏ وَنَزَلَتْ ‏{‏ قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَى أَنْفُسِهِمْ ‏}‏ ‏.‏
İbni Abbas'tan rivayet edildiğine göre: Şirk ehlinden bir kısmı Muhammed'e (s.a.v.) gelerek şöyle dediler: "Söylediğin ve insanları çağırdığın şey iyidir, keşke yaptıklarımıza bir kefaret olduğunu bize bildirseydin." Sonra ayetler: "Onlar ki, Allah'la birlikte başka bir ilaha tapmazlar veya haksız yere Allah'ın haram kıldığı bir canı öldürmezler." Ve "De ki: Ey (kötülükler ve günahlar işleyerek) kendilerine karşı haddi aşan İbadi (kullarım)" nâzil oldu.
40
Sünen Nesâî # 37/4005
Ibn Abbas (RA)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شَبَابَةُ بْنُ سَوَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنِي وَرْقَاءُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ يَجِيءُ الْمَقْتُولُ بِالْقَاتِلِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ نَاصِيَتُهُ وَرَأْسُهُ فِي يَدِهِ وَأَوْدَاجُهُ تَشْخُبُ دَمًا يَقُولُ يَا رَبِّ قَتَلَنِي حَتَّى يُدْنِيَهُ مِنَ الْعَرْشِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَذَكَرُوا لاِبْنِ عَبَّاسٍ التَّوْبَةَ فَتَلاَ هَذِهِ الآيَةَ ‏{‏ وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا ‏}‏ قَالَ مَا نُسِخَتْ مُنْذُ نَزَلَتْ وَأَنَّى لَهُ التَّوْبَةُ
İbn Abbas'tan rivayet edildiğine göre Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Öldürülen kişi, kıyamet günü katilini alnı ve başı elinde, şah damarları kanla akmış halde getirir ve Arş'a yaklaşıncaya kadar: 'Ya Rabbi, o beni öldürdü' der." İbni Abbas'a tövbeden söz ettiler ve o şu âyeti okudu: "Kim bir mü'mini kasten öldürürse onun cezası cehennemdir." Şöyle buyurdu: "İnildiği tarihten bu yana nesih olmadı; onun tövbe etmesine imkân yoktur.
41
Sünen Nesâî # 37/4006
Zaid bin Sabit (RA)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا الأَنْصَارِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنْ خَارِجَةَ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، قَالَ نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ ‏{‏ وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا فَجَزَاؤُهُ جَهَنَّمُ خَالِدًا فِيهَا ‏}‏ الآيَةُ كُلُّهَا بَعْدَ الآيَةِ الَّتِي نَزَلَتْ فِي الْفُرْقَانِ بِسِتَّةِ أَشْهُرٍ ‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرٍو لَمْ يَسْمَعْهُ مِنْ أَبِي الزِّنَادِ ‏.‏
Zeyd bin Sabit'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "'Kim bir mümini kasten öldürürse, onun cezası cehennemdir' ayeti, Furkan Suresi'nde inen ayetten altı ay sonra inmiştir.
42
Sünen Nesâî # 37/4007
Zaid, Allah'ın (RA) şu sözüne istinaden...
أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، عَنْ عَبْدِ الْوَهَّابِ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنْ خَارِجَةَ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ زَيْدٍ، فِي قَوْلِهِ ‏{‏ وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا فَجَزَاؤُهُ جَهَنَّمُ ‏}‏ قَالَ نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ بَعْدَ الَّتِي فِي ‏{‏ تَبَارَكَ ‏}‏ الْفُرْقَانِ بِثَمَانِيَةِ أَشْهُرٍ ‏{‏ وَالَّذِينَ لاَ يَدْعُونَ مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ وَلاَ يَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلاَّ بِالْحَقِّ ‏}‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَدْخَلَ أَبُو الزِّنَادِ بَيْنَهُ وَبَيْنَ خَارِجَةَ مُجَالِدَ بْنَ عَوْفٍ ‏.‏
Zeyd'den, Allah'ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Kim bir mü'mini kasten öldürürse, onun cezası cehennemdir." Şöyle demiştir: "Bu ayet, Taberku'l-Furkan'daki şu ayetten sekiz ay sonra nazil olmuştur: "Onlar ki, Allah'la birlikte başka bir ilaha tapmazlar veya haksız yere Allah'ın haram kıldığı bir canı öldürürler."
43
Sünen Nesâî # 37/4008
Mücalid bin Awf (RA)
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ مُسْلِمِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنْ مُجَالِدِ بْنِ عَوْفٍ، قَالَ سَمِعْتُ خَارِجَةَ بْنَ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ قَالَ نَزَلَتْ ‏{‏ وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا فَجَزَاؤُهُ جَهَنَّمُ خَالِدًا فِيهَا ‏}‏ أَشْفَقْنَا مِنْهَا فَنَزَلَتِ الآيَةُ الَّتِي فِي الْفُرْقَانِ ‏{‏ وَالَّذِينَ لاَ يَدْعُونَ مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ وَلاَ يَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلاَّ بِالْحَقِّ ‏}‏ ‏.‏
Mücalid bin Avf şöyle demiştir: "Harice bin Zeyd bin Sabit'in, babasının şöyle dediğini işittim: 'Kim bir mü'mini kasten öldürürse, onun cezası cehennemdir' âyeti nazil oldu ve biz bu konuda endişeye kapıldık. Sonra Furkan'daki 'Ve onlar, Allah'la birlikte başka bir ilaha dua etmeyenler veya Allah'ın haram kıldığı kimseyi haksız yere öldürenler.' ortaya çıktı
44
Sünen Nesâî # 37/4009
Ebu Eyyub el-Ensari (RA)
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا بَقِيَّةُ، قَالَ حَدَّثَنِي بَحِيرُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ خَالِدِ بْنِ مَعْدَانَ، أَنَّ أَبَا رُهْمٍ السَّمَعِيَّ، حَدَّثَهُمْ أَنَّ أَبَا أَيُّوبَ الأَنْصَارِيَّ حَدَّثَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ مَنْ جَاءَ يَعْبُدُ اللَّهَ وَلاَ يُشْرِكُ بِهِ شَيْئًا وَيُقِيمُ الصَّلاَةَ وَيُؤْتِي الزَّكَاةَ وَيَجْتَنِبُ الْكَبَائِرَ كَانَ لَهُ الْجَنَّةُ ‏"‏ ‏.‏ فَسَأَلُوهُ عَنِ الْكَبَائِرِ فَقَالَ ‏"‏ الإِشْرَاكُ بِاللَّهِ وَقَتْلُ النَّفْسِ الْمُسْلِمَةِ وَالْفِرَارُ يَوْمَ الزَّحْفِ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Eyyub el-Ensari anlatıyor: Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kim Allah'a ibadet etmek, O'na hiçbir şeyi ortak koşmamak, namaz kılmak, zekat vermek ve büyük günahlardan sakınmak için gelirse, cennet onun olacaktır." Ona büyük günahları sorduklarında şöyle buyurdu: "Allah'a ortak koşmak, Müslüman bir canı öldürmek ve sefer günü (savaş alanından) kaçmak."
45
Sünen Nesâî # 37/4010
Ubaidullah bin Abi Bakr (RA)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح وَأَنْبَأَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا النَّضْرُ بْنُ شُمَيْلٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسًا، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ الْكَبَائِرُ الشِّرْكُ بِاللَّهِ وَعُقُوقُ الْوَالِدَيْنِ وَقَتْلُ النَّفْسِ وَقَوْلُ الزُّورِ ‏"‏ ‏.‏
Ubeydullah bin Ebi Bekir'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Enes'in şöyle dediğini işittim: Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Büyük günahlar şunlardır: Allah'a ortak koşmak (şirk), anne-babaya isyan etmek, cana kıymak (cinayet) ve yalan söylemek.
46
Sünen Nesâî # 37/4011
Abdullah bin Amr (RA)
أَخْبَرَنِي عَبْدَةُ بْنُ عَبْدِ الرَّحِيمِ، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ شُمَيْلٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا فِرَاسٌ، قَالَ سَمِعْتُ الشَّعْبِيَّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ الْكَبَائِرُ الإِشْرَاكُ بِاللَّهِ وَعُقُوقُ الْوَالِدَيْنِ وَقَتْلُ النَّفْسِ وَالْيَمِينُ الْغَمُوسُ ‏"‏ ‏.‏
Abdullah bin Amr'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "En büyük günahlar şunlardır: Allah'a ortak koşmak, anne-babaya isyan etmek, cana kıymak (cinayet) ve bilerek yalan yere yemin etmek."
47
Sünen Nesâî # 37/4012
Ubaid bin Umair (RA)
أَخْبَرَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ، قَالَ حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ هَانِئٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَرْبُ بْنُ شَدَّادٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ سِنَانٍ، عَنْ حَدِيثِ، عُبَيْدِ بْنِ عُمَيْرٍ أَنَّهُ حَدَّثَهُ أَبُوهُ، وَكَانَ، مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم - أَنَّ رَجُلاً قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا الْكَبَائِرُ قَالَ ‏
"‏ هُنَّ سَبْعٌ أَعْظَمُهُنَّ إِشْرَاكٌ بِاللَّهِ وَقَتْلُ النَّفْسِ بِغَيْرِ حَقٍّ وَفِرَارٌ يَوْمَ الزَّحْفِ ‏"‏ ‏.‏ مُخْتَصَرٌ ‏.‏
Ubeyd bin Umeyr'den rivayet edildiğine göre: Peygamber'in (s.a.v.) ashabından olan babası ona şöyle dedi: "Bir adam şöyle dedi: 'Ey Allah'ın Resulü, büyük günahlar nelerdir?' Dedi ki: 'Onlar yedidir; Bunların en ağırı Allah'a ortak koşmak, haksız yere cana kıymak ve yürüyüş günü (savaş alanından) kaçmaktır."
48
Sünen Nesâî # 37/4013
Abdullah (r.a.)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ وَاصِلٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُرَحْبِيلَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَىُّ الذَّنْبِ أَعْظَمُ قَالَ ‏"‏ أَنْ تَجْعَلَ لِلَّهِ نِدًّا وَهُوَ خَلَقَكَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ ثُمَّ مَاذَا قَالَ ‏"‏ أَنْ تَقْتُلَ وَلَدَكَ خَشْيَةَ أَنْ يَطْعَمَ مَعَكَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ ثُمَّ مَاذَا قَالَ ‏"‏ أَنْ تُزَانِيَ بِحَلِيلَةِ جَارِكَ ‏"‏ ‏.‏
Abdullah'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ben dedim ki: 'Ey Allah'ın Resulü, hangi günah en büyük günahtır?' Dedi ki: 'Sizi yaratan Allah'a eş koşmanızdır.' 'Sonra ne olacak?' dedim. Dedi ki: 'Seninle birlikte yemek yer korkusuyla çocuğunu öldürmek.' 'Sonra ne olacak?' dedim. Şöyle dedi: 'Komşunun karısıyla zina yapmak
49
Sünen Nesâî # 37/4014
Abdullah (r.a.)
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي وَاصِلٌ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَىُّ الذَّنْبِ أَعْظَمُ قَالَ ‏"‏ أَنْ تَجْعَلَ لِلَّهِ نِدًّا وَهُوَ خَلَقَكَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ ثُمَّ أَىٌّ قَالَ ‏"‏ أَنْ تَقْتُلَ وَلَدَكَ مِنْ أَجْلِ أَنْ يَطْعَمَ مَعَكَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ ثُمَّ أَىٌّ قَالَ ‏"‏ ثُمَّ أَنْ تُزَانِيَ بِحَلِيلَةِ جَارِكَ ‏"‏ ‏.‏
Abdullah'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ben dedim ki: 'Ey Allah'ın Resulü, hangi günah en büyük günahtır?' Dedi ki: 'Sizi yaratan Allah'a eş koşmanızdır.' 'Sonra ne olacak?' dedim. 'Seninle yemek yemesin diye çocuğunu öldürmek' dedi. 'Sonra ne olacak?' dedim. Şöyle dedi: 'Komşunun karısıyla zina yapmak
50
Sünen Nesâî # 37/4015
Abdullah (r.a.)
أَخْبَرَنَا عَبْدَةُ، قَالَ أَنْبَأَنَا يَزِيدُ، قَالَ أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَىُّ الذَّنْبِ أَعْظَمُ قَالَ ‏"‏ الشِّرْكُ أَنْ تَجْعَلَ لِلَّهِ نِدًّا وَأَنْ تُزَانِيَ بِحَلِيلَةِ جَارِكَ وَأَنْ تَقْتُلَ وَلَدَكَ مَخَافَةَ الْفَقْرِ أَنْ يَأْكُلَ مَعَكَ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ قَرَأَ عَبْدُ اللَّهِ ‏{‏ وَالَّذِينَ لاَ يَدْعُونَ مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ ‏}‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ هَذَا خَطَأٌ وَالصَّوَابُ الَّذِي قَبْلَهُ وَحَدِيثُ يَزِيدَ هَذَا خَطَأٌ إِنَّمَا هُوَ وَاصِلٌ وَاللَّهُ تَعَالَى أَعْلَمُ ‏.‏
Abdullah'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah'a (s.a.v.) sordum, hangi günah en ağırdır?" Şöyle buyurdu: "Şirk, Allah'a eş koşmak, komşunun karısıyla zina etmek, fakirlik korkusuyla çocuğunu öldürmek ve seninle birlikte yemek yiyebilmek." Daha sonra Abdullah şu âyeti okudu: "Onlar, Allah'la birlikte başka bir ilaha tapmayanlar,