Alışveriş
Bölümlere Dön
257 Hadis
01
Sünen Nesâî # 44/4449
Hz. Âişe (r.anha)
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ أَبُو قُدَامَةَ السَّرَخْسِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ عَمَّتِهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ إِنَّ أَطْيَبَ مَا أَكَلَ الرَّجُلُ مِنْ كَسْبِهِ وَإِنَّ وَلَدَ الرَّجُلِ مِنْ كَسْبِهِ ‏"‏ ‏.‏
Aişe (r.a.)'den rivayet edilmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kişinin yediği en hayırlı yiyecek kendi kazandığıdır ve kişinin çocuğu (ve çocuğunun malı) kazancından bir kısmıdır." (Sahih)
02
Sünen Nesâî # 44/4450
Hz. Âişe (r.anha)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ عَمَّةٍ، لَهُ عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ قَالَ إِنَّ أَوْلاَدَكُمْ مِنْ أَطْيَبِ كَسْبِكُمْ فَكُلُوا مِنْ كَسْبِ أَوْلاَدِكُمْ ‏"‏ ‏.‏
Aişe'den rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Çocuklarınız kazancınızın en iyilerindendir; çocuklarınızın kazandıklarından yiyin.
03
Sünen Nesâî # 44/4451
Hz. Âişe (r.anha)
أَخْبَرَنَا يُوسُفُ بْنُ عِيسَى، قَالَ أَنْبَأَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى، قَالَ أَنْبَأَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ إِنَّ أَطْيَبَ مَا أَكَلَ الرَّجُلُ مِنْ كَسْبِهِ وَوَلَدُهُ مِنْ كَسْبِهِ ‏"‏ ‏.‏
Aişe'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'Kişinin yediği en hayırlı yiyecek, kendisinin kazandığıdır ve çocuğu (ve çocuğunun malı da) onun kazancından bir kısımdır.
04
Sünen Nesâî # 44/4452
Hz. Âişe (r.anha)
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَفْصِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ النَّيْسَابُورِيُّ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي قَالَ، حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ طَهْمَانَ، عَنْ عُمَرَ بْنِ سَعِيدٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ إِنَّ أَطْيَبَ مَا أَكَلَ الرَّجُلُ مِنْ كَسْبِهِ وَإِنَّ وَلَدَهُ مِنْ كَسْبِهِ ‏"‏ ‏.‏
Aişe'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'Kişinin yediği en hayırlı yiyecek, kendisinin kazandığıdır ve çocuğu (ve çocuğunun malı da) onun kazancından bir kısımdır.
05
Sünen Nesâî # 44/4453
An-Nu'man ibn Bashir (RA)
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى الصَّنْعَانِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - وَهُوَ ابْنُ الْحَارِثِ - قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ النُّعْمَانَ بْنَ بَشِيرٍ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - فَوَاللَّهِ لاَ أَسْمَعُ بَعْدَهُ أَحَدًا يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - يَقُولُ ‏"‏ إِنَّ الْحَلاَلَ بَيِّنٌ وَإِنَّ الْحَرَامَ بَيِّنٌ وَإِنَّ بَيْنَ ذَلِكَ أُمُورًا مُشْتَبِهَاتٍ ‏"‏ ‏.‏ وَرُبَّمَا قَالَ ‏"‏ وَإِنَّ بَيْنَ ذَلِكَ أُمُورًا مُشْتَبِهَةً ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ وَسَأَضْرِبُ لَكُمْ فِي ذَلِكَ مَثَلاً إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ حَمَى حِمًى وَإِنَّ حِمَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ مَا حَرَّمَ وَإِنَّهُ مَنْ يَرْتَعْ حَوْلَ الْحِمَى يُوشِكْ أَنْ يُخَالِطَ الْحِمَى ‏"‏ ‏.‏ وَرُبَّمَا قَالَ ‏"‏ إِنَّهُ مَنْ يَرْعَى حَوْلَ الْحِمَى يُوشِكْ أَنْ يَرْتَعَ فِيهِ وَإِنَّ مَنْ يُخَالِطِ الرِّيبَةَ يُوشِكْ أَنْ يَجْسُرَ ‏"‏ ‏.‏
Nu'man bin Beşir şöyle dedi: "Resûlullah'ı şöyle derken işittim: "Helâl açıktır, haram da açıktır ve bunların arasında açık olmayan şeyler de vardır. Bu konuda size bir misal vereceğim: Şüphesiz Allah, Aziz ve Celil olan bir harem kurmuştur ve Allah'ın haremi de O'nun haram kıldığıdır. Kim harama yaklaşırsa, mutlaka haddi aşmış olur. Veya şöyle dedi: 'Kim mabedin çevresini otlatırsa, yakında haddi aşar; kim de açık olmayan işlerle meşgul olursa, yakında haddi aşar.
06
Sünen Nesâî # 44/4454
Ebû Hüreyre (r.a.)
حَدَّثَنَا الْقَاسِمُ بْنُ زَكَرِيَّا بْنِ دِينَارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ الْحَفَرِيُّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنِ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ يَأْتِي عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ مَا يُبَالِي الرَّجُلُ مِنْ أَيْنَ أَصَابَ الْمَالَ مِنْ حَلاَلٍ أَوْ حَرَامٍ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah şöyle buyurdu: 'Öyle bir zaman gelecek ki, insan malının nereden geldiğine, kaynağının helal mi, haram mı olduğuna aldırış etmeyecek.
07
Sünen Nesâî # 44/4455
Ebû Hüreyre (r.a.)
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ أَبِي هِنْدٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي خَيْرَةَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ يَأْتِي عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ يَأْكُلُونَ الرِّبَا فَمَنْ لَمْ يَأْكُلْهُ أَصَابَهُ مِنْ غُبَارِهِ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah şöyle buyurdu: "Öyle bir zaman gelecek ki, riba yemeyen kimse kalmayacak, kim de onu yemeyen ise artıklardan etkilenecektir." (Sahih)
08
Sünen Nesâî # 44/4456
Amr bin Taghilb (RA)
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ أَنْبَأَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ يُونُسَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ تَغْلِبَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ إِنَّ مِنْ أَشْرَاطِ السَّاعَةِ أَنْ يَفْشُوَ الْمَالُ وَيَكْثُرَ وَتَفْشُوَ التِّجَارَةُ وَيَظْهَرَ الْعِلْمُ وَيَبِيعَ الرَّجُلُ الْبَيْعَ فَيَقُولَ لاَ حَتَّى أَسْتَأْمِرَ تَاجِرَ بَنِي فُلاَنٍ وَيُلْتَمَسَ فِي الْحَىِّ الْعَظِيمِ الْكَاتِبُ فَلاَ يُوجَدُ ‏"‏ ‏.‏
Amr bin Tağilb'den rivayet edilmiştir: "Resûlullah şöyle buyurdu: 'Malın yaygınlaşması, ticaretin yaygınlaşması, fakat ilmin ortadan kalkması kıyametin alametlerindendir. Bir adam bir şey satmaya kalkar ve şöyle der: "Hayır, ben banu tüccarına danışana kadar olmaz. İnsanlar geniş bir coğrafyada bir katip arayacaklar ve bulamayacaklar." (Sahih)
09
Sünen Nesâî # 44/4457
Hakim bin Hizam (RA)
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنِي قَتَادَةُ، عَنْ أَبِي الْخَلِيلِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَفْتَرِقَا فَإِنْ صَدَقَا وَبَيَّنَا بُورِكَ فِي بَيْعِهِمَا وَإِنْ كَذَبَا وَكَتَمَا مُحِقَ بَرَكَةُ بَيْعِهِمَا ‏"‏ ‏.‏
Hakim bin Hizam'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah şöyle buyurdu: 'Bir alışverişin iki tarafı, ayrılmadıkları sürece seçim hakkına sahiptirler. Eğer dürüst ve açık olurlarsa alışverişleri bereketli olur, yalan söylerler ve bir şeyi gizlerlerse alışverişlerinin bereketi kaybolur.
10
Sünen Nesâî # 44/4458
Ebû Zer el-Gıfârî (r.a.)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ مُدْرِكٍ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ بْنِ عَمْرِو بْنِ جَرِيرٍ، عَنْ خَرَشَةَ بْنِ الْحُرِّ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ ثَلاَثَةٌ لاَ يُكَلِّمُهُمُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلاَ يَنْظُرُ إِلَيْهِمْ وَلاَ يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ ‏"‏ ‏.‏ فَقَرَأَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ أَبُو ذَرٍّ خَابُوا وَخَسِرُوا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ الْمُسْبِلُ إِزَارَهُ وَالْمُنَفِّقُ سِلْعَتَهُ بِالْحَلِفِ الْكَاذِبِ وَالْمَنَّانُ عَطَاءَهُ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Zer'den rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü Allah'ın onlarla konuşmadığı, onlara bakmayacağı veya onları takdis etmeyeceği üç kişi vardır ki, onlarınki elem dolu bir azap olacaktır: Ebu Zer şöyle dedi:" Onlar kaybolsun ve mahvolsunlar: Şöyle buyurdu: "İzarını (ayak bileklerinin altına) sürükleyen, ürününü yalan yeminlerle satan ve başkalarına öğüt veren kimsedir." (Mannan) onlara verdiği şeylerden
11
Sünen Nesâî # 44/4459
Ebû Zer el-Gıfârî (r.a.)
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي سُلَيْمَانُ الأَعْمَشُ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ مُسْهِرٍ، عَنْ خَرَشَةَ بْنِ الْحُرِّ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ ثَلاَثَةٌ لاَ يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلاَ يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ الَّذِي لاَ يُعْطِي شَيْئًا إِلاَّ مَنَّهُ وَالْمُسْبِلُ إِزَارَهُ وَالْمُنَفِّقُ سِلْعَتَهُ بِالْكَذِبِ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Zerr'den rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Üç kişi vardır ki, Allah kıyamet günü onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır ve onlarınki elem verici bir azap olacaktır: Hatırlatmasından başka bir şey vermeyen (hediyesini alan kimse), izarını (ayak bileklerinin altına) sürükleyen kimse ve ürününü yalan yeminlerle satan kimse." (Sahih)
12
Sünen Nesâî # 44/4460
Ebu Katade el-Ensari (RA)
أَخْبَرَنِي هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، قَالَ أَخْبَرَنِي الْوَلِيدُ، - يَعْنِي ابْنَ كَثِيرٍ - عَنْ مَعْبَدِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي قَتَادَةَ الأَنْصَارِيِّ، أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏
"‏ إِيَّاكُمْ وَكَثْرَةَ الْحَلِفِ فِي الْبَيْعِ فَإِنَّهُ يُنَفِّقُ ثُمَّ يَمْحَقُ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Katade el-Ensari'den rivayet edildiğine göre o, Resûlullah'tan şöyle buyurduğunu işitmiştir: "Satış yaparken çok yemin etmekten sakının; çünkü bu, satış yapmanıza yardımcı olabilir ama nimeti yok eder."
13
Sünen Nesâî # 44/4461
Ebû Hüreyre (r.a.)
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ السَّرْحِ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ الْحَلِفُ مَنْفَقَةٌ لِلسِّلْعَةِ مَمْحَقَةٌ لِلْكَسْبِ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre'den, Peygamber Efendimiz'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Yemin etmek satış yapmanıza yardımcı olabilir ama kazançtan (nimet) uzaklaştırır."(Sahih)
14
Sünen Nesâî # 44/4462
Ebû Hüreyre (r.a.)
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ ثَلاَثَةٌ لاَ يُكَلِّمُهُمُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ وَلاَ يَنْظُرُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلاَ يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ رَجُلٌ عَلَى فَضْلِ مَاءٍ بِالطَّرِيقِ يَمْنَعُ ابْنَ السَّبِيلِ مِنْهُ وَرَجُلٌ بَايَعَ إِمَامًا لِدُنْيَا إِنْ أَعْطَاهُ مَا يُرِيدُ وَفَّى لَهُ وَإِنْ لَمْ يُعْطِهِ لَمْ يَفِ لَهُ وَرَجُلٌ سَاوَمَ رَجُلاً عَلَى سِلْعَةٍ بَعْدَ الْعَصْرِ فَحَلَفَ لَهُ بِاللَّهِ لَقَدْ أُعْطِيَ بِهَا كَذَا وَكَذَا فَصَدَّقَهُ الآخَرُ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurmuştur: "Üç kişi vardır ki, Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz, onlara bakmaz veya onları takdis etmez ve onlara acı bir azap olur: Yolculukta suyu fazla olan ama onu yolcuya esirgeyen adam; dünyevi menfaatler için bir imama bey'at eden ve o ona istediğini verirse ona sadık olur ama vermezse ona sadık olur." Kendisine sadık olmayan herhangi bir şey: Bir adama ürününü ikindiden sonra satıp, onu falanca fiyata satın aldığından Allah'a yemin ederek, diğeri de ona inanır.
15
Sünen Nesâî # 44/4463
Kays bin Abi Gharazah (RA)
أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ قُدَامَةَ، عَنْ جَرِيرٍ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ أَبِي غَرَزَةَ، قَالَ كُنَّا بِالْمَدِينَةِ نَبِيعُ الأَوْسَاقَ وَنَبْتَاعُهَا وَنُسَمِّي أَنْفُسَنَا السَّمَاسِرَةَ وَيُسَمِّينَا النَّاسُ فَخَرَجَ إِلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَمَّانَا بِاسْمٍ هُوَ خَيْرٌ لَنَا مِنَ الَّذِي سَمَّيْنَا بِهِ أَنْفُسَنَا فَقَالَ ‏
"‏ يَا مَعْشَرَ التُّجَّارِ إِنَّهُ يَشْهَدُ بَيْعَكُمُ الْحَلِفُ وَاللَّغْوُ فَشُوبُوهُ بِالصَّدَقَةِ ‏"‏ ‏.‏
Kays bin Ebu Garezah'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Biz Medine pazarlarında ticaret yapardık ve kendimize semâsir (komisyoncular) derdik, halk da bize böyle seslenirdi, fakat Resûlullah (s.a.v.) gelip bizi bizim taktığımız isimle daha güzel bir isimle çağırdı. Şöyle dedi: "Ey tüccarlar (Tuccâr)! Satış, (yalan) yemin ve boş söz içerir; o halde buna biraz sadaka katın." (Sahih)
16
Sünen Nesâî # 44/4464
Hakim bin Hizam (RA)
أَخْبَرَنَا أَبُو الأَشْعَثِ، عَنْ خَالِدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، - وَهُوَ ابْنُ أَبِي عَرُوبَةَ - عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ صَالِحٍ أَبِي الْخَلِيلِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَفْتَرِقَا فَإِنْ بَيَّنَا وَصَدَقَا بُورِكَ لَهُمَا فِي بَيْعِهِمَا وَإِنْ كَذَبَا وَكَتَمَا مُحِقَ بَرَكَةُ بَيْعِهِمَا ‏"‏ ‏.‏
Hakim bin Hizam'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Resûlullah şöyle buyurdu: "Bir alışverişin iki tarafı, ayrılmadıkları sürece seçim hakkına sahiptirler. Eğer dürüst ve açık olurlarsa alışverişleri bereketli olur, eğer yalan söylerler ve bir şeyi gizlerlerse, alışverişlerinin bereketi kaybolur.
17
Sünen Nesâî # 44/4465
Malik, Nafi From'Abdullah bin Ömer'den (RA)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ الْمُتَبَايِعَانِ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا بِالْخِيَارِ عَلَى صَاحِبِهِ مَا لَمْ يَفْتَرِقَا إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏
Malik'ten, Nafi'den, Abdullah bin Ömer'den, Rasûlullah'ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Bir alışverişin her iki tarafı da, her ikisi de alışverişi yapmayı tercih ettikleri sürece seçim hakkına sahiptir." (Sahih)
18
Sünen Nesâî # 44/4466
Yahaya, Ubeydullah Kim'den (RA)
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَفْتَرِقَا أَوْ يَكُونَ خِيَارًا ‏"‏ ‏.‏
Yahaya'dan, Ubeydullah'tan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nafi bana İbn Ömer'den rivayet etti ki, Resûlullah şöyle buyurdu: 'Bir alışverişin her iki tarafı da, ayrılmadıkları veya tercih ettikleri sürece seçim hakkına sahiptir." (Sahih)
19
Sünen Nesâî # 44/4467
İsmail, Nafi'den (RA)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَلِيٍّ الْمَرْوَزِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحْرِزُ بْنُ الْوَضَّاحِ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ الْمُتَبَايِعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَفْتَرِقَا إِلاَّ أَنْ يَكُونَ الْبَيْعُ كَانَ عَنْ خِيَارٍ فَإِنْ كَانَ الْبَيْعُ عَنْ خِيَارٍ فَقَدْ وَجَبَ الْبَيْعُ ‏"‏ ‏.‏
İsmail'den, Nafi'den, İbni Ömer'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah şöyle buyurdu: 'Bir alışverişin iki tarafı da, ayrılmadıkları sürece, her ikisi de işlemi sonuçlandırmayı seçmemişlerse, seçim hakkı vardır. Eğer her ikisi de işlemi sonuçlandırmayı seçmişlerse, o zaman işlem bağlayıcıdır." (Sahih)
20
Sünen Nesâî # 44/4468
İbn Curayc (RA)
أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ مَيْمُونٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ أَمْلَى عَلَىَّ نَافِعٌ عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ إِذَا تَبَايَعَ الْبَيِّعَانِ فَكُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا بِالْخِيَارِ مِنْ بَيْعِهِ مَا لَمْ يَفْتَرِقَا أَوْ يَكُونَ بَيْعُهُمَا عَنْ خِيَارٍ فَإِنْ كَانَ عَنْ خِيَارٍ فَقَدْ وَجَبَ الْبَيْعُ ‏"‏ ‏.‏
İbn Cüreyc'den rivayet edilmiştir: "Nâfi bana İbn Ömer'den şunu nakletti: O şöyle dedi: Resûlullah şöyle buyurdu: 'Bir alışverişin iki tarafı da, birbirlerinden ayrılmadıkları sürece, her ikisi de işlemi sonuçlandırmayı tercih etmemişlerse seçim hakkı vardır. Eğer her ikisi de işlemi sonuçlandırmayı seçmişlerse, bu işlem bağlayıcıdır." (Sahih)
21
Sünen Nesâî # 44/4469
It was a narrated from Ayyub, from Nafi from Ibn 'Umar that the Messenger of Allah said
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَفْتَرِقَا أَوْ يَقُولَ أَحَدُهُمَا لِلآخَرِ اخْتَرْ ‏"‏ ‏.‏
Eyyub'dan, Nafi'den, İbni Ömer'den, Rasûlullah'ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resûlullah şöyle buyurdu: "Alışverişte taraflardan her ikisi de, birbirlerinden ayrılmadıkları veya biri diğerine: 'Karar ver' dediği sürece seçim hakkına sahiptir." (Sahih)
22
Sünen Nesâî # 44/4470
Eyyub, Nafi'den, o da İbn Ömer'den (RA)
أَخْبَرَنَا زِيَادُ بْنُ أَيُّوبَ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، قَالَ أَنْبَأَنَا أَيُّوبُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ حَتَّى يَفْتَرِقَا أَوْ يَكُونَ بَيْعَ خِيَارٍ ‏"‏ ‏.‏ وَرُبَّمَا قَالَ نَافِعٌ ‏"‏ أَوْ يَقُولَ أَحَدُهُمَا لِلآخَرِ اخْتَرْ ‏"‏ ‏.‏
Eyyub'dan, Nafi'den, İbni Ömer'den rivayet edilmiştir ki o da şöyle demiştir: "Resûlullah şöyle buyurdu: 'Bir alışverişin her iki tarafı da, ayrılmadıkları veya alışverişi sonuçlandırmayı seçmedikleri sürece seçim hakkına sahiptir." Ya da belki Nafi şöyle demiştir: "Ya da biri diğerine: 'Karar ver!' demiştir."(Sahih)
23
Sünen Nesâî # 44/4471
el-Laith, Nafi'den, İbn Ömer'den (RA) rivayet etmiştir.
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ حَتَّى يَفْتَرِقَا أَوْ يَكُونَ بَيْعَ خِيَارٍ ‏"‏ ‏.‏ وَرُبَّمَا قَالَ نَافِعٌ ‏"‏ أَوْ يَقُولَ أَحَدُهُمَا لِلآخَرِ اخْتَرْ ‏"‏ ‏.‏
El-Leys'den, o da Nafi'den, o da İbni Ömer'den rivayet edilmiştir: "Resûlullah şöyle buyurdu: 'Bir alışverişin iki tarafı da, birbirlerinden ayrılmadıkları veya alışverişi sonuçlandırmayı tercih ettikleri sürece seçim hakkına sahiptir.' Ya da belki Nafi şöyle demiştir: "Ya da biri diğerine: 'Karar ver! (Sahih)
24
Sünen Nesâî # 44/4472
el-Leys, Nafi'den, İbn Ömer'den (RA)
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ إِذَا تَبَايَعَ الرَّجُلاَنِ فَكُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا بِالْخِيَارِ حَتَّى يَفْتَرِقَا ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ مَرَّةً أُخْرَى ‏"‏ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا وَكَانَا جَمِيعًا أَوْ يُخَيِّرَ أَحَدُهُمَا الآخَرَ فَإِنْ خَيَّرَ أَحَدُهُمَا الآخَرَ فَتَبَايَعَا عَلَى ذَلِكَ فَقَدْ وَجَبَ الْبَيْعُ فَإِنْ تَفَرَّقَا بَعْدَ أَنْ تَبَايَعَا وَلَمْ يَتْرُكْ وَاحِدٌ مِنْهُمَا الْبَيْعَ فَقَدْ وَجَبَ الْبَيْعُ ‏"‏ ‏.‏
El-Leys'ten, Nafi'den, İbni Ömer'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurmuştur: "İki kişi bir alış veriş yaptığında, birbirlerinden ayrılıncaya kadar her birinin seçim hakkı vardır." Bir keresinde şöyle demişti: "Ayrılmadıkları ve birbirlerine karar vermesini söylemedikleri sürece. Eğer biri diğerine karar vermesini söylerse ve bir konuda anlaşırlarsa, bu işlem bağlayıcıdır. Eğer bir işlem yaptıktan sonra ayrılırlarsa ve ikisi de işlemi iptal etmezse, o zaman işlem bağlayıcıdır." (Sahih)
25
Sünen Nesâî # 44/4473
It was narrated from Yahya bin Sa 'eed who said
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، قَالَ سَمِعْتُ يَحْيَى بْنَ سَعِيدٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ نَافِعًا، يُحَدِّثُ عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ إِنَّ الْمُتَبَايِعَيْنِ بِالْخِيَارِ فِي بَيْعِهِمَا مَا لَمْ يَفْتَرِقَا إِلاَّ أَنْ يَكُونَ الْبَيْعُ خِيَارًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَافِعٌ فَكَانَ عَبْدُ اللَّهِ إِذَا اشْتَرَى شَيْئًا يُعْجِبُهُ فَارَقَ صَاحِبَهُ ‏.‏
Yahya bin Sa'id'den rivayet edilmiştir: "Nâfi'nin, İbn Ömer'den, Allah Resulü'nden rivayet ettiğini duydum: 'Bir alışverişin iki tarafı da, anlaşmayı sonuçlandırmadıkça ayrılmadıkları sürece seçim hakkına sahiptir." Nafi şöyle dedi: ''Abdullah hoşuna giden bir şeyi satın aldığında hemen ayrılırdı.
26
Sünen Nesâî # 44/4474
Yahya bin Sa'Eed, Kim (RA)
أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ الْمُتَبَايِعَانِ لاَ بَيْعَ بَيْنَهُمَا حَتَّى يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏
Yahya bin Sa'id'den rivayet edildiğine göre o da şöyle demiştir: "Nâfi bize İbni Ömer'den rivayet etmiştir: O da şöyle demiştir: 'Resûlullah şöyle buyurdu: İki taraf, onlar anlaşmayı tercih etmedikçe, ayrılmadıkça aralarında hiçbir işlem yoktur." (Sahih)
27
Sünen Nesâî # 44/4475
It was narrated from Ismail from 'Abdullah bin Dinar, from Ibn 'Umar, who said
أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ كُلُّ بَيِّعَيْنِ لاَ بَيْعَ بَيْنَهُمَا حَتَّى يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏
İsmail'den, o da Abdullah bin Dinar'dan, o da İbn Ömer'den rivayet edilmiştir: "Resûlullah şöyle buyurdu: 'İki kişi ticaret yapmak için buluştukları zaman, aralarında anlaşmayı tercih etmedikleri sürece, ayrılmadıkça aralarındaki işlem bağlayıcı değildir.
28
Sünen Nesâî # 44/4476
It was narrated from Ibn Al-Had, from 'Abdullah bin Dinar, from 'Abdullah bin 'Umar, that he heard the Messenger of Allah (ﷺ) say
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الْحَكَمِ، عَنْ شُعَيْبٍ، عَنِ اللَّيْثِ، عَنِ ابْنِ الْهَادِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏
"‏ كُلُّ بَيِّعَيْنِ فَلاَ بَيْعَ بَيْنَهُمَا حَتَّى يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏
İbnü'l-Had'dan, Abdullah bin Dinar'dan, Abdullah bin Ömer'den, Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu işittiği rivayet edilmiştir: "İki kişi ticaret yapmak için buluştukları zaman, aralarında anlaşmayı tercih etmedikçe, aralarındaki anlaşma, ayrılmadıkça bağlayıcı değildir.
29
Sünen Nesâî # 44/4477
Süfyan, Amr bin Dinar'dan, İbn Ömer'den, Kim (RA)
أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مَخْلَدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ كُلُّ بَيِّعَيْنِ لاَ بَيْعَ بَيْنَهُمَا حَتَّى يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏
Süfyan'dan, Amr bin Dinar'dan, İbni Ömer'den de şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah şöyle buyurdu: "İki kişi ticaret yapmak için buluştukları zaman, aralarında anlaşmayı tercih etmedikçe, ayrılmadıkça aralarındaki işlem bağlayıcı değildir.
30
Sünen Nesâî # 44/4478
It was narrated from Yazid bin 'Abdullah, from 'Abdullah bin dinar, from ibn 'Umar that he heard the Messenger of Allah say
أَخْبَرَنَا الرَّبِيعُ بْنُ سُلَيْمَانَ بْنِ دَاوُدَ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ بَكْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏
"‏ كُلُّ بَيِّعَيْنِ لاَ بَيْعَ بَيْنَهُمَا حَتَّى يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏
Yezid bin Abdullah'tan, Abdullah bin Dinar'dan, İbn Ömer'den Rasûlullah'ın şöyle buyurduğunu işittiği rivayet edilmiştir: "İki kişi ticaret yapmak için buluştukları zaman, aralarında anlaşmayı tercih etmedikleri sürece, aralarındaki anlaşma, ayrılmadıkça bağlayıcı değildir.
31
Sünen Nesâî # 44/4479
Şuban (RA)
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ يَزِيدَ، عَنْ بَهْزِ بْنِ أَسَدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ كُلُّ بَيِّعَيْنِ فَلاَ بَيْعَ بَيْنَهُمَا حَتَّى يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏
Şu'ban'dan rivayet edildiğine göre o da şöyle demiştir: "Abdullah bin Dinr bize İbni Ömer'den rivayet etmiştir: O da şöyle demiştir: Allah Resulü buyurdu ki: "İki kişi ticaret yapmak için buluştuğunda, aralarında anlaşmayı tercih etmedikleri sürece, ayrılmadıkça aralarındaki işlem bağlayıcı değildir.
32
Sünen Nesâî # 44/4480
It was narrated from Sufyan, from 'Abdullah bin Dinar, from Ibn 'Umar, from the Prophet who said
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا أَوْ يَكُونَ بَيْعُهُمَا عَنْ خِيَارٍ ‏"‏ ‏.‏
Süfyan'dan, Abdullah bin Dinar'dan, İbn Ömer'den, Peygamber Efendimiz'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "İki tüccar, birbirlerinden ayrılmadıkları veya alışverişi sonuçlandırmayı tercih ettikleri sürece seçim hakkına sahiptirler.
33
Sünen Nesâî # 44/4481
Al-Hasan, Samurah'tan (RA)
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ سَمُرَةَ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ حَتَّى يَتَفَرَّقَا أَوْ يَأْخُذَ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا مِنَ الْبَيْعِ مَا هَوِيَ وَيَتَخَايَرَانِ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ‏"‏ ‏.‏
Hasan'dan, Semure'den, Allah Resulü'nün şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "İki iş, her ikisinin de işine gelen bir anlaşmaya varıncaya ve bunu üç kez tasdik edene kadar seçim hakkına sahiptir."
34
Sünen Nesâî # 44/4482
El-Hasan Samurah'tan Kim (RA)
أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ، قَالَ أَنْبَأَنَا هَمَّامٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ سَمُرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا وَيَأْخُذْ أَحَدُهُمَا مَا رَضِيَ مِنْ صَاحِبِهِ أَوْ هَوِيَ ‏"‏ ‏.‏
Hasan'dan, o da Semure'den rivayet edilmiştir: "Resûlullah şöyle buyurdu:" İki tüccar, ayrılmadıkları sürece veya her ikisine de uygun veya (her ikisi için de) tatmin edici bir anlaşmaya varana kadar seçim hakkına sahiptir.
35
Sünen Nesâî # 44/4483
Amr İbn Şuayb
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ الْمُتَبَايِعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا إِلاَّ أَنْ يَكُونَ صَفْقَةَ خِيَارٍ وَلاَ يَحِلُّ لَهُ أَنْ يُفَارِقَ صَاحِبَهُ خَشْيَةَ أَنْ يَسْتَقِيلَهُ ‏"‏ ‏.‏
Amr bin Şu'ayb'dan, babasından, dedesinden, Peygamber Efendimiz'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Bir alışverişin iki tarafı, ayrılmadıkları sürece, ayrılmadan önce anlaşmaya varmadıkça tercihte bulunurlar ve diğer tarafın fikrini değiştirmesinden korkarak acele etmek caiz değildir.
36
Sünen Nesâî # 44/4484
Abdullah ibn Umar (RA)
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَجُلاً، ذَكَرَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ يُخْدَعُ فِي الْبَيْعِ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ إِذَا بِعْتَ فَقُلْ لاَ خِلاَبَةَ ‏"‏ ‏.‏ فَكَانَ الرَّجُلُ إِذَا بَاعَ يَقُولُ لاَ خِلاَبَةَ ‏.‏
İbn Ömer'den rivayet edildiğine göre: Bir adam Resûlullah'a sürekli aldatıldığını söyledi. Allah Resulü ona şöyle buyurdu: "Anlaşma yapacağın zaman şunu söyle: Hile yapmak gibi bir niyetimiz yok." O halde adam, bir anlaşma yaptığında "Hile yapmak gibi bir niyetimiz yok" der."(Sahih)
37
Sünen Nesâî # 44/4485
Enes b. Mâlik (r.a.)
أَخْبَرَنَا يُوسُفُ بْنُ حَمَّادٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ رَجُلاً، كَانَ فِي عُقْدَتِهِ ضَعْفٌ كَانَ يُبَايِعُ وَأَنَّ أَهْلَهُ أَتَوُا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا يَا نَبِيَّ اللَّهِ احْجُرْ عَلَيْهِ ‏.‏ فَدَعَاهُ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَنَهَاهُ فَقَالَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ إِنِّي لاَ أَصْبِرُ عَنِ الْبَيْعِ ‏.‏ قَالَ ‏
"‏ إِذَا بِعْتَ فَقُلْ لاَ خِلاَبَةَ ‏"‏ ‏.‏
Enes'ten şöyle dediği rivayet edilmiştir: Bir adam vardı ki, aklî melekeleri eksikti ve o, alış-satış yapıyordu. Ailesi Peygamber Efendimiz'e gelerek: "Ey Allah'ın Resulü, onu durdur" dediler. Bunun üzerine Allah'ın Peygamberi onu çağırdı ve bunu yapmamasını söyledi. Dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü, ticaretten uzak kalmaya dayanamam." "Eğer bir anlaşma yapacaksan, 'Aldatmak gibi bir niyetim yok' de." (Sahih)
38
Sünen Nesâî # 44/4486
Ebû Hüreyre (r.a.)
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو كَثِيرٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ إِذَا بَاعَ أَحَدُكُمُ الشَّاةَ أَوِ اللَّقْحَةَ فَلاَ يُحَفِّلْهَا ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre dedi ki: "Resûlullah şöyle buyurdu: 'Sizden biriniz bir koyun veya sağmal deve satarsa, onu sağmaktan çekinmesin.'' (Sahih)
39
Sünen Nesâî # 44/4487
Ebû Hüreyre (r.a.)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ لاَ تَلَقُّوا الرُّكْبَانَ لِلْبَيْعِ وَلاَ تُصَرُّوا الإِبِلَ وَالْغَنَمَ مَنِ ابْتَاعَ مِنْ ذَلِكَ شَيْئًا فَهُوَ بِخَيْرِ النَّظَرَيْنِ فَإِنْ شَاءَ أَمْسَكَهَا وَإِنْ شَاءَ أَنْ يَرُدَّهَا رَدَّهَا وَمَعَهَا صَاعُ تَمْرٍ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Sürekli buluşmaya çıkmayın, develerin memelerini bağlamayın ve sızıntı yapmayın. Kim bu şekilde bir şey satın alırsa iki seçeneği vardır: Dilerse onu saklayabilir veya geri vermek isterse onu bir sa' hurmayla birlikte iade edebilir." (Sahih)
40
Sünen Nesâî # 44/4488
Ebû Hüreyre (r.a.)
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْحَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنِي دَاوُدُ بْنُ قَيْسٍ، عَنِ ابْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ مَنِ اشْتَرَى مُصَرَّاةً فَإِنْ رَضِيَهَا إِذَا حَلَبَهَا فَلْيُمْسِكْهَا وَإِنْ كَرِهَهَا فَلْيَرُدَّهَا وَمَعَهَا صَاعٌ مِنْ تَمْرٍ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim bir Musarraha satın alırsa, sağdığı zaman ondan memnun olursa onu elinde tutabilir, memnun olmazsa bir sa' hurma ile birlikte iade edebilir." (Sahih)
41
Sünen Nesâî # 44/4489
Ebû Hüreyre (r.a.)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ أَبُو الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ مَنِ ابْتَاعَ مُحَفَّلَةً أَوْ مُصَرَّاةً فَهُوَ بِالْخِيَارِ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ إِنْ شَاءَ أَنْ يُمْسِكَهَا أَمْسَكَهَا وَإِنْ شَاءَ أَنْ يَرُدَّهَا رَدَّهَا وَصَاعًا مِنْ تَمْرٍ لاَ سَمْرَاءَ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre dedi ki: Ebu'l-Kasım şöyle dedi: "Kim bir Musarrah satın alırsa, üç gün süreyle (almayı iptal etme) hakkına sahiptir. Eğer onu saklamak isterse onu saklayabilir, eğer geri vermek isterse onu buğdayla değil bir sa hurmayla birlikte iade edebilir." (Sahih)
42
Sünen Nesâî # 44/4490
Aişş (RA)
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، وَوَكِيعٌ، قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي ذِئْبٍ، عَنْ مَخْلَدِ بْنِ خُفَافٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَضَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّ الْخَرَاجَ بِالضَّمَانِ ‏.‏
Aişş'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah, kulun kazandığının kefiline ait olduğuna hükmetmiştir."
43
Sünen Nesâî # 44/4491
Ebû Hüreyre (r.a.)
أَخْبَرَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ تَمِيمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ حَدَّثَنِي شُعْبَةُ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ التَّلَقِّي وَأَنْ يَبِيعَ مُهَاجِرٌ لِلأَعْرَابِيِّ وَعَنِ التَّصْرِيَةِ وَالنَّجْشِ وَأَنْ يَسْتَامَ الرَّجُلُ عَلَى سَوْمِ أَخِيهِ وَأَنْ تَسْأَلَ الْمَرْأَةُ طَلاَقَ أُخْتِهَا ‏.‏
Ebu Hureyre'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resûlullah, bir bedeviye satış yapan muhacirle (tüccarlarla) karşılaşmayı, sütü bir hayvanın memesinde tutmayı (fiyatını artırmak için), fiyatları suni olarak şişirmeyi, erkeğin üzerinde anlaşmaya varılan satışın iptalini istemesini ve bir kadının (iman eden) kız kardeşinin boşanmasını istemesini yasakladı.
44
Sünen Nesâî # 44/4492
Enes b. Mâlik (r.a.)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الزِّبْرِقَانِ، قَالَ حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ عُبَيْدٍ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ وَإِنْ كَانَ أَبَاهُ أَوْ أَخَاهُ ‏.‏
Enes'ten rivayet edildiğine göre: Peygamber (s.a.v.) bir kasabalının, babası veya kardeşi olsa dahi, bir çölde yaşayana karşılık satış yapmasını yasaklamıştır. (Sahih)
45
Sünen Nesâî # 44/4493
Enes b. Mâlik (r.a.)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنِي سَالِمُ بْنُ نُوحٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا يُونُسُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ نُهِينَا أَنْ يَبِيعَ، حَاضِرٌ لِبَادٍ وَإِنْ كَانَ أَخَاهُ أَوْ أَبَاهُ ‏.‏
Enes bin Malik'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Bir şehirlinin, babası veya kardeşi olsa bile, bir çöl sakini için satış yapması bize haram kılındı." (Sahih)
46
Sünen Nesâî # 44/4494
Enes b. Mâlik (r.a.)
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ نُهِينَا أَنْ يَبِيعَ، حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏.‏
Enes'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Bir kasabalının bir çöl sakinine satış yapması bize haram kılındı." (Sahih)
47
Sünen Nesâî # 44/4495
Cabir (RA)
أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْحَسَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرًا، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏
"‏ لاَ يَبِيعُ حَاضِرٌ لِبَادٍ دَعُوا النَّاسَ يَرْزُقُ اللَّهُ بَعْضَهُمْ مِنْ بَعْضٍ ‏"‏ ‏.‏
Cabir dedi ki: "Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki: 'Şehir sakini, zor durumda olana karşılık satış yapmasın. Halkı rahat bırakın, Allah onların rızkını birbirlerinden versin." (Sahih)
48
Sünen Nesâî # 44/4496
Ebû Hüreyre (r.a.)
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏
"‏ لاَ تَلَقُّوا الرُّكْبَانَ لِلْبَيْعِ وَلاَ يَبِعْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَيْعِ بَعْضٍ - وَلاَ تَنَاجَشُوا - وَلاَ يَبِيعُ حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏"‏ ‏.‏
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Süvarilerle buluşmak için dışarı çıkmayın, kimseyi kendi mallarınızı satmak için üzerinde anlaşmaya vardığı bir satışı iptal etmeye zorlamayın, fiyatları suni olarak şişirmeyin ve kasabalının çölde yaşayan birine satış yapmasına izin vermeyin." (Sahih)
49
Sünen Nesâî # 44/4497
Abdullah (r.a.)
أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الْحَكَمِ بْنِ أَعْيَنَ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعَيْبُ بْنُ اللَّيْثِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ كَثِيرِ بْنِ فَرْقَدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنِ النَّجْشِ وَالتَّلَقِّي وَأَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏.‏
Abdullah'tan rivayet edilmiştir ki: Rasulullah (s.a.v.) fiyatları yapay olarak şişirmeyi, yolda tüccarlarla karşılaşmayı ve şehirlinin çölde yaşayana satış yapmasını yasakladı." (Sahih)
50
Sünen Nesâî # 44/4498
Abdullah ibn Umar (RA)
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ التَّلَقِّي ‏.‏
İbn Ömer'den rivayet edildiğine göre: Rasûlullah yolda tüccarlarla karşılaşmayı yasakladı.