Sünen İbn Mace — Hadis #31275
Hadis #31275
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، وَأَبِي، وَإِسْرَائِيلُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ ضَمْرَةَ السَّلُولِيِّ، قَالَ سَأَلْنَا عَلِيًّا عَنْ تَطَوُّعِ، رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِالنَّهَارِ فَقَالَ إِنَّكُمْ لاَ تُطِيقُونَهُ فَقُلْنَا أَخْبِرْنَا بِهِ نَأْخُذْ مِنْهُ مَا اسْتَطَعْنَا . قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا صَلَّى الْفَجْرَ يُمْهِلُ حَتَّى إِذَا كَانَتِ الشَّمْسُ مِنْ هَاهُنَا - يَعْنِي مِنْ قِبَلِ الْمَشْرِقِ - بِمِقْدَارِهَا مِنْ صَلاَةِ الْعَصْرِ مِنْ هَا هُنَا - يَعْنِي مِنْ قِبَلِ الْمَغْرِبِ - قَامَ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ. ثُمَّ يُمْهِلُ حَتَّى إِذَا كَانَتِ الشَّمْسُ مِنْ هَا هُنَا - يَعْنِي مِنْ قِبَلِ الْمَشْرِقِ - مِقْدَارَهَا مِنْ صَلاَةِ الظُّهْرِ مِنْ هَا هُنَا قَامَ فَصَلَّى أَرْبَعًا. وَأَرْبَعًا قَبْلَ الظُّهْرِ إِذَا زَالَتِ الشَّمْسُ. وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَهَا. وَأَرْبَعًا قَبْلَ الْعَصْرِ. يَفْصِلُ بَيْنَ كُلِّ رَكْعَتَيْنِ بِالتَّسْلِيمِ عَلَى الْمَلاَئِكَةِ الْمُقَرَّبِينَ وَالنَّبِيِّينَ. وَمَنْ تَبِعَهُمْ مِنَ الْمُسْلِمِينَ وَالْمُؤْمِنِينَ .
قَالَ عَلِيٌّ: فَتِلْكَ سِتَّ عَشْرَةَ رَكْعَةً. تَطَوُّعُ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِالنَّهَارِ. وَقَلَّ مَنْ يُدَاوِمُ عَلَيْهَا .
قَالَ وَكِيعٌ: زَادَ فِيهِ أَبِي: فَقَالَ حَبِيبُ بْنُ أَبِي ثَابِتٍ: يَا أَبَا إِسْحَاقَ مَا أُحِبُّ أَنَّ لِي بِحَدِيثِكَ هَذَا مِلْءَ مَسْجِدِكَ هَذَا ذَهَبًا .
Asım bin Damra Es-Saluli şöyle demiştir: "Ali'ye, Resûlullah'ın (s.a.v.) gündüz vakti kıldığı nafile namazı sorduk. O, 'Sen gücün yetmeyecek' dedi. Biz de: 'Bize haber ver, biz de elimizden geleni yapalım mı?' dedik. O da şöyle dedi: 'Sabah namazını kıldığı zaman artık namazı geciktiriyordu. Güneş orada (batıda) göründüğünde - burada göründüğü gibi, yani yön anlamında. doğu yönünde, yaklaşık ikindi namazı miktarı kadar buradan, yani batı yönünde, yani akşamdan önce - ayakta durur ve iki rek'at* kılar, sonra güneş orada (batıda) görününceye kadar namazı geciktirirdi, yani doğu yönünde, oradan öğle namazı miktarı kadar, sonra ayağa kalkar ve dört rekât güneş tepeyi geçtiğinde öğle vaktinden önce dört, ondan sonra iki rek'at ve ikindi vaktinden önce dört rek'at kılardı. Her iki rekâtın arasını, (Allah'a yakın olan) melekler, Peygamberler ve Müslümanlardan ve mü'minlerden onlara uyanlar için ayırınız.'' Ali şöyle dedi: "Bu, Resûlullah'ın (s.a.v.) gündüz kıldığı nafile namazın on altı rekatıdır. Ve onları düzenli kılan çok azdır." Veki' dedi ki: "Babam şunu ekledi: Habib bin Ebu Sabit şöyle dedi: 'Ey Ebu İshak, bu altınla dolu mescid, bana senin bu hadisin kadar sevgili değildir.'' * Yani, güneşin doğu ufkunun üzerinde alçakta olduğu zaman. İşte Duha vakti. ** Teşeh-hud anlamına gelir
Rivayet eden
Asım bin Damra es-Saluli (RA)
Kaynak
Sünen İbn Mace # 5/1161
Derece
Hasan
Kategori
Bölüm 5: Namazı Dosdoğru Kılmak