01
Muvatta # 25/1052
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّهُ قَالَ رَمَيْتُ طَائِرَيْنِ بِحَجَرٍ وَأَنَا بِالْجُرْفِ، فَأَصَبْتُهُمَا فَأَمَّا أَحَدُهُمَا فَمَاتَ فَطَرَحَهُ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ وَأَمَّا الآخَرُ فَذَهَبَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ يُذَكِّيهِ بِقَدُومٍ فَمَاتَ قَبْلَ أَنْ يُذَكِّيَهُ فَطَرَحَهُ عَبْدُ اللَّهِ أَيْضًا .
Nafi' anlatıyor: Curuf'te bulunuyordum, iki kuş'a taş attım, ikisini de vurdum. Biri ölmüştü, onun için Abdullah b. Ömer onu attı. Diğerini de Abdullah b. Ömer keserle kesmeye götürmüştü, kesemeden o da ölmüştü, bunun üzerine Abdullah b. Ömer onu da attı
02
Muvatta # 25/1053
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ الْقَاسِمَ بْنَ مُحَمَّدٍ، كَانَ يَكْرَهُ مَا قَتَلَ الْمِعْرَاضُ وَالْبُنْدُقَةُ .
İmam Malik'ten: Duyduğuma göre Kasım b. Muhammed sopa ve saçma ile av vurmayı hoş karşilamazmış
03
Muvatta # 25/1054
وروي عن مالك أن سعيد بن المسيب كان يكره أن يرى الدابة تقتل مثل صيد الصيد بسهم أو نحوه. قال مالك: لا أرى بأساً بالحيوان الذي يقتله المعراض فيحفر في جسده فيموت ويؤكل، لقول الله تبارك وتعالى: «يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا!» "ليبلوكم الله في صيد ما أخذت أيديكم ورماحكم" القرآن الخامس، 94. فكل ما استطاع الرجل أن يصيبه بيده أو برمحه أو بأي سلاح فيغرق في بدن الصيد ويموته فهو صيد حلال كما أثبت الله.
Malek'e, Sa'id İbnü'l-Musaiab'ın, avlanacak hayvan gibi evcil hayvanın okla veya buna benzer bir yöntemle öldürülmesinden nefret ettiği bildirildi. Malek şöyle dedi: "Mi'rad'ın öldürdüğü ve onun vücuduna girip ölümüne sebep olan hayvanın yenilmesinde bir sakınca görmüyorum. Allah Tebarek ve Teala'nın ayetine göre: "Ey iman edenler! Allah, ellerinizin ve mızraklarınızın sizin için ele geçirdiği av konusunda sizi imtihan edecektir.” Kur'an V, 94. Dolayısıyla, bir insanın ister eliyle, ister mızrağıyla, ister herhangi bir silahla elde edebildiği ve avın vücuduna girip onu öldüren her şey, Allah'ın bildirdiği gibi, helal bir avdır.
04
Muvatta # 25/1055
وَحَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ فِي الْكَلْبِ الْمُعَلَّمِ كُلْ مَا أَمْسَكَ عَلَيْكَ إِنْ قَتَلَ وَإِنْ لَمْ يَقْتُلْ .
Yahya bana, Malik'ten, Nafi'den, Abdullah ibn Ömer'den, işaretli bir köpek hakkında şöyle dediğini anlattı: Yakaladığı her şeyi öldürürse senin için sorun yok. Ve eğer öldürülmezse...
05
Muvatta # 25/1056
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَمَّنْ سَمِعَ نَافِعًا، يَقُولُ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ وَإِنْ أَكَلَ وَإِنْ لَمْ يَأْكُلْ .
Abdullah b. Ömer'den: Eğitilmiş hayvan'ın getirdiğini yemiş de yememiş de olsa al
06
Muvatta # 25/1057
وقال عبد الله بن عمر: إن الكلب لو أكل بعض الصيد صح طعامه. سئل سعد بن أبي وقاص سؤال: إذا أكل الكلب المتعلم الفريسة بعد قتلها؟ قال سعد ما دام الجلد باقيا ولو نباتا واحدا. قال مالك: وسمعت أهل العلم يقولون: إن الصقور والنسور والصقور وأشباهها من الحيوانات إذا تعلمت وعقلت، كالكلاب المدربة تعقل، فحيواناتها المقتولة تصح أيضا، بشرط إطلاقها بالبسملة. وقال صاحبه: إذا أفلتت الفريسة من مخالب الصقر أو من فم الكلب وماتت فلا يصح أكلها. قال مالك: وما استطاع الرجل أن يذبحه، فلا يذبحه، وليبق في مخالب الصقر، أو في فم الكلب، حتى يقتله الصقر أو الكلب، ثم طعامه. غير صحيح
Abdullah ibn Ömer, köpek avın bir kısmını yese bile yemeğinin geçerli olduğunu söylüyor. Saad bin Ebi Vakkas'a şöyle bir soru soruldu: "Öğrenen bir köpek avını öldürdükten sonra yerse ne olur?" Saad, tek bir bitki bile olsa, derisi kaldığı sürece bunun mümkün olduğunu söyledi. Malik dedi ki: Alimlerin, şahinlerin, kartalların, şahinlerin ve bunlara benzer hayvanların, eğer öğretilirlerse ve akıllı olurlarsa, eğitimli köpekler gibi akıllı olurlarsa, Bismillah diyerek serbest bırakılmak şartıyla öldürülen hayvanlarının da doğru olduğunu söylediklerini işittim. Sahibi, avın şahinin pençesinden veya köpeğin ağzından kaçıp ölmesi durumunda onu yemenin doğru olmadığını söyledi. Malik şöyle dedi: "Bir insanın kesmeye gücü yettiği hayvan ne olursa olsun, onu kesmemeli ve şahin veya köpek onu öldürünceye kadar şahinin pençelerinde veya köpeğin ağzında bırakmalıdır, sonra yemeğidir." doğru değil
07
Muvatta # 25/1058
وَحَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ أَبِي هُرَيْرَةَ، سَأَلَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ عَمَّا لَفَظَ الْبَحْرُ فَنَهَاهُ عَنْ أَكْلِهِ، . قَالَ نَافِعٌ ثُمَّ انْقَلَبَ عَبْدُ اللَّهِ فَدَعَا بِالْمُصْحَفِ فَقَرَأَ {أُحِلَّ لَكُمْ صَيْدُ الْبَحْرِ وَطَعَامُهُ} قَالَ نَافِعٌ فَأَرْسَلَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ إِلَى عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي هُرَيْرَةَ إِنَّهُ لاَ بَأْسَ بِأَكْلِهِ .
Yahya bana, Malik'ten, Nafi'den, Abdurrahman ibn Ebu Hureyre'nin, Abdullah ibn Ömer'e deniz kenarında söylediklerini sorduğunu, ancak onun bunu yasakladığını söyledi. Nafi', onu yemekle ilgili dedi. Sonra Abdullah dönüp Kur'an'ı istedi ve okudu: "Deniz avı ve onun yemeği sana helal kılındı." Nafi dedi. Bunun üzerine Abdullah bin Ömer, onu yemesinde bir sakınca olmadığını söyleyerek beni Abdul Rahman bin Ebu Hureyre'ye gönderdi.
08
Muvatta # 25/1059
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ سَعْدٍ الْجَارِيِّ، مَوْلَى عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ أَنَّهُ قَالَ سَأَلْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ عَنِ الْحِيتَانِ، يَقْتُلُ بَعْضُهَا بَعْضًا أَوْ تَمُوتُ صَرَدًا فَقَالَ لَيْسَ بِهَا بَأْسٌ . قَالَ سَعْدٌ ثُمَّ سَأَلْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ فَقَالَ مِثْلَ ذَلِكَ .
Ömer b. Hattab'ın azatlısı Sa'd el-Cari anlatıyor: Abdullah b. Ömer'e: «— Birbirini öldüren veya soğuktan ölen balıkları yemekte bir sakınca var mı?» diye sordum. Sa'd: «— Bir sakınca yoktur.» dedi. Daha sonra aynı meseleyi Abdullah b. Amr bin el-As'a sordum, O da aym şeyi söyledi
09
Muvatta # 25/1060
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، وَزَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، أَنَّهُمَا كَانَا لاَ يَرَيَانِ بِمَا لَفَظَ الْبَحْرُ بَأْسًا .
Ebu Hureyre ve Zeyd b. Sabit denizin dışarı attığı hayvanların yenmesinde bir sakınca görmezlerdi
10
Muvatta # 25/1061
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ نَاسًا، مِنْ أَهْلِ الْجَارِ قَدِمُوا فَسَأَلُوا مَرْوَانَ بْنَ الْحَكَمِ عَمَّا لَفَظَ الْبَحْرُ فَقَالَ لَيْسَ بِهِ بَأْسٌ وَقَالَ اذْهَبُوا إِلَى زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ وَأَبِي هُرَيْرَةَ فَاسْأَلُوهُمَا عَنْ ذَلِكَ ثُمَّ ائْتُونِي فَأَخْبِرُونِي مَاذَا يَقُولاَنِ فَأَتَوْهُمَا فَسَأَلُوهُمَا فَقَالاَ لاَ بَأْسَ بِهِ . فَأَتَوْا مَرْوَانَ فَأَخْبَرُوهُ . فَقَالَ مَرْوَانُ قَدْ قُلْتُ لَكُمْ . قَالَ مَالِكٌ لاَ بَأْسَ بِأَكْلِ الْحِيتَانِ يَصِيدُهَا الْمَجُوسِيُّ لأَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ فِي الْبَحْرِ " هُوَ الطَّهُورُ مَاؤُهُ الْحِلُّ مَيْتَتُهُ " . قَالَ مَالِكٌ وَإِذَا أُكِلَ ذَلِكَ مَيْتًا فَلاَ يَضُرُّهُ مَنْ صَادَهُ .
Yezid oğlu Saib şöyle Rivâyet etti: Ömer b. Hattab (radıyallahü anh) yanımıza gelerek: «Falan kimsede içki kokusu buldum. Bunun kaynatılmış üzüm şırası olduğunu iddia ediyor. İçtiği şeyi sorup araştıracağım. Şayet sarhoş ediyorsa onu kırbaçlıyacağım» dedi. Bunu araştırdı, içki olduğunu öğrenince ona seksen kırbaç vurdu. Buhârî, Eşribe,74/10; Şeybanî, 709. Hanefi ve Şafii mezheblerine göre, kendisinde şarap kokusu bulunan kimseye içki içtiği, ya kendisinin ikrarı, ya da iki şahidin şehadetiyle sabit olmadıkça had uygulanmaz. Maliki ve Hanbeli mezheblerine göre ise had uygulanır
11
Muvatta # 25/1062
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيِّ، عَنْ أَبِي ثَعْلَبَةَ الْخُشَنِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أَكْلُ كُلِّ ذِي نَابٍ مِنَ السِّبَاعِ حَرَامٌ " .
Ebu Sa'lebe el-Huşenî, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu naklediyor: «Yırtıcı hayvanlardan köpek dişi olanları yemek haramdır.» İbn Abdilber der ki: "Yahya, hadis hakkında şunları söylemiştir. Ne Muvatta, ne de Îbn Şihab ravilerinden biri, ona mütabeat etmiştir. Hepsinin rivayetindeki sözler Yırtıcı hayvanlardan köpek dişi olanların yenilmesini yasaklamıştır." şeklindededir. Buhari, Zebaih ve's-Sayd; Müslim, Sayd ve'z-zebaih
12
Muvatta # 25/1063
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أَبِي حَكِيمٍ، عَنْ عَبِيدَةَ بْنِ سُفْيَانَ الْحَضْرَمِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أَكْلُ كُلِّ ذِي نَابٍ مِنَ السِّبَاعِ حَرَامٌ " .
Ebu Hureyre, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu naklediyor: «Köpek dişi olan yırtıcılar yenmez.» îmam Malik der ki: Biz Medineliler arasında da durum aynıdır? Diğer tahric: Müslim, Sayd ve'z-Zebaih; Şafiî, Risale, no:
13
Muvatta # 25/1064
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّهُ قَالَ مَرَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِشَاةٍ مَيِّتَةٍ كَانَ أَعْطَاهَا مَوْلاَةً لِمَيْمُونَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " أَفَلاَ انْتَفَعْتُمْ بِجِلْدِهَا " . فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّهَا مَيْتَةٌ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّمَا حُرِّمَ أَكْلُهَا " .
Abdullah b. Abbas'tan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ölmüş bir koyun'a rastladı. Koyunu hanımı Meymune'nin azatlısına vermişti. Oradakilere: «— Derisinden faydalanmıyor musunuz?» diye sordu. Oradakiler: «— Ya Resulallah! O murdar ölmüş» dediler. Bunun üzerine Nebi s.a.v.: «— Sadece eti yenmez» buyurdu. Diğer tahric: Buhari, Zekat; Müslim, Hayd
14
Muvatta # 25/1065
وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنِ ابْنِ وَعْلَةَ الْمِصْرِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا دُبِغَ الإِهَابُ فَقَدْ طَهُرَ " .
Abdullah b. Abbas, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: «Hayvan derisi tabaklanınca temiz olur.» Diğer tahric: Müslim, Hayd
15
Muvatta # 25/1066
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ قُسَيْطٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ ثَوْبَانَ، عَنْ أُمِّهِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ أَنْ يُسْتَمْتَعَ بِجُلُودِ الْمَيْتَةِ إِذَا دُبِغَتْ .
Aişe r.anha'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, murdar olarak ölmüş hayvan'ın derisinden tabaklanarak faydalanılmasını emretmiştir. Diğer tahric: Ebu Davud, Libas; Tirmizî, Libas; Nesaî, Fera' ve'Atîre; îbn Mace, Libas