Rüyalar
Bölümlere Dön
01
Muvatta # 52/1747
حَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ الأَنْصَارِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " الرُّؤْيَا الْحَسَنَةُ مِنَ الرَّجُلِ الصَّالِحِ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ " . وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ ذَلِكَ .
Yahya bana Malik'ten, o da İshak ibn Abdullah ibn Ebi Talha el-Ensari'den, o da Enes ibn Malik'ten rivayet etti ki, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Salih olan bir kimsenin rüyası, nübüvvetin kırk altıncı kısmıdır." Yahya bana bunun benzerini Malik'ten, Ebu'z-Zinad'dan, el-Araj'dan, Ebu Hureyre'den, Rasulullah'tan (Allah ona salat ve selam versin) aktardı.
02
Muvatta # 52/1748
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي حَازِمِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيِّ، أَنَّهُ قَالَ دَخَلْتُ مَسْجِدَ دِمَشْقَ فَإِذَا فَتًى شَابٌّ بَرَّاقُ الثَّنَايَا وَإِذَا النَّاسُ مَعَهُ إِذَا اخْتَلَفُوا فِي شَىْءٍ أَسْنَدُوا إِلَيْهِ وَصَدَرُوا عَنْ قَوْلِهِ فَسَأَلْتُ عَنْهُ فَقِيلَ هَذَا مُعَاذُ بْنُ جَبَلٍ . فَلَمَّا كَانَ الْغَدُ هَجَّرْتُ فَوَجَدْتُهُ قَدْ سَبَقَنِي بِالتَّهْجِيرِ وَوَجَدْتُهُ يُصَلِّي - قَالَ - فَانْتَظَرْتُهُ حَتَّى قَضَى صَلاَتَهُ ثُمَّ جِئْتُهُ مِنْ قِبَلِ وَجْهِهِ فَسَلَّمْتُ عَلَيْهِ ثُمَّ قُلْتُ وَاللَّهِ إِنِّي لأُحِبُّكَ لِلَّهِ . فَقَالَ آللَّهِ فَقُلْتُ آللَّهِ . فَقَالَ آللَّهِ فَقُلْتُ آللَّهِ . فَقَالَ آللَّهِ فَقُلْتُ آللَّهِ . قَالَ فَأَخَذَ بِحُبْوَةِ رِدَائِي فَجَبَذَنِي إِلَيْهِ وَقَالَ أَبْشِرْ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ
" قَالَ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى وَجَبَتْ مَحَبَّتِي لِلْمُتَحَابِّينَ فِيَّ وَالْمُتَجَالِسِينَ فِيَّ وَالْمُتَزَاوِرِينَ فِيَّ وَالْمُتَبَاذِلِينَ فِيَّ " .
" قَالَ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى وَجَبَتْ مَحَبَّتِي لِلْمُتَحَابِّينَ فِيَّ وَالْمُتَجَالِسِينَ فِيَّ وَالْمُتَزَاوِرِينَ فِيَّ وَالْمُتَبَاذِلِينَ فِيَّ " .
Bana Malik'ten, Ebu Hazim ibn Dinar'dan, Ebu İdris el-Hawlani'den rivayetle şöyle dediğini anlattı: Şam'daki mescide girdim ve gördüm ki, ikisinden parlak bir genç vardı ve insanlar onunla birlikteyken, herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerlerse, bunu ona isnat ederler ve söylediğinden saparlardı, ben de onun hakkında sordum ve şöyle denildi: Bu Muaz bin Cebel'dir. Ertesi gün hicret ettim ve onun benden önce hicret ettiğini gördüm ve onu namaz kılarken buldum - dedi - ben de namazını bitirinceye kadar onu bekledim, sonra yanına geldim, yüzünün önünden selam verdim, sonra "Vallahi, seni Allah rızası için seviyorum" dedim. "Vallahi" dedi, ben de "Vallahi" dedim. "Vallahi" dedi, ben de "Vallahi" dedim. O, “Vallahi” dedi, ben de “Vallahi” dedim. Dedi ki: "Bunun üzerine elbisemden tutup beni kendine çekti ve şöyle dedi: 'Müjde ver, çünkü ben Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle dediğini işittim: Allah Teâlâ şöyle buyurdu: Benim için birbirini sevenlere, benim için bir arada oturanlara, Benim için birbirlerini ziyaret edenlere ve Benim uğrunda birbirlerini değiştirenlere sevgim farz kılındı. Bende.
03
Muvatta # 52/1749
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ زُفَرَ بْنِ صَعْصَعَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا انْصَرَفَ مِنْ صَلاَةِ الْغَدَاةِ يَقُولُ " هَلْ رَأَى أَحَدٌ مِنْكُمُ اللَّيْلَةَ رُؤْيَا " . وَيَقُولُ " لَيْسَ يَبْقَى بَعْدِي مِنَ النُّبُوَّةِ إِلاَّ الرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem sabah namazım kılıp cemaate dönünce: «— İçinizde bu gece rüya gören var mı?» diye sorar ve: «— Benden sonra Nübüvvet kalmayacak, ancak salih rüyalar kalacak.» buyururdu
04
Muvatta # 52/1750
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لَنْ يَبْقَى بَعْدِي مِنَ النُّبُوَّةِ إِلاَّ الْمُبَشِّرَاتُ " . فَقَالُوا وَمَا الْمُبَشِّرَاتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " الرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ يَرَاهَا الرَّجُلُ الصَّالِحُ أَوْ تُرَى لَهُ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ " .
Ata b. Yesar'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Benden sonra Nübüvvet'ten, müjdeleyicilerden başka bir şey kalmayacak.» buyurduğunda, oradakiler; «— Müjdeleyiciler nedir ya Resuîallah?» diye sordular, o da: «— Salih kimsenin gördüğü, yahut da başkasının onun için gördüğü sadık rüylardır. O rüyalar, nübüvvetin kırkaltıda biridir.» buyurdu
05
Muvatta # 52/1751
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّهُ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا قَتَادَةَ بْنَ رِبْعِيٍّ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " الرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ مِنَ اللَّهِ وَالْحُلْمُ مِنَ الشَّيْطَانِ فَإِذَا رَأَى أَحَدُكُمُ الشَّىْءَ يَكْرَهُهُ فَلْيَنْفُثْ عَنْ يَسَارِهِ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ إِذَا اسْتَيْقَظَ وَلْيَتَعَوَّذْ بِاللَّهِ مِنْ شَرِّهَا فَإِنَّهَا لَنْ تَضُرَّهُ إِنْ شَاءَ اللَّهُ " . قَالَ أَبُو سَلَمَةَ إِنْ كُنْتُ لأَرَى الرُّؤْيَا هِيَ أَثْقَلُ عَلَىَّ مِنَ الْجَبَلِ فَلَمَّا سَمِعْتُ هَذَا الْحَدِيثَ فَمَا كُنْتُ أُبَالِيهَا .
Ebu Seleme'dcn: Ebu Katade b. Rib'î diyor ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu duydum: «Salih rüya Allah'tan, hulm (kötü) rüya da şeytandandır. Herhangi biriniz hoşlanmadığı bir şey görürse, uyandığı zaman sol tarafına üç kere üflesin ve o kötü rüyanın şerrinden Allah'a sığınsın. Böylece o rüya, kendisine zarar veremez inşaallah» Ebu Seleme diyor ki: «Bana dağlardan daha ağır gelecek bir rüya görseydim, bu hadisi duyunca arlık ona aldırış etmezdim.»
06
Muvatta # 52/1752
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ فِي هَذِهِ الآيَةِ {لَهُمُ الْبُشْرَى فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَفِي الآخِرَةِ} . قَالَ هِيَ الرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ يَرَاهَا الرَّجُلُ الصَّالِحُ أَوْ تُرَى لَهُ .
Hişam'ın babası Urve: «Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjdeler vardır. »[Yunus, 64] ayeti kerimesindeki müjde hakkında: «O, salih kimsenin gördüğü veya başkasının onun için gördüğü sadık rüyalardır.» diyor
07
Muvatta # 52/1753
حَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ مَيْسَرَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي هِنْدٍ، عَنْ أَبِي مُوسَى الأَشْعَرِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ لَعِبَ بِالنَّرْدِ فَقَدْ عَصَى اللَّهَ وَرَسُولَهُ " .
Ebu Musa el-Eşari (r.a)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: «Tavla oynayan kimse Allah'a ve Resulüne asi olmuş olur.»
08
Muvatta # 52/1754
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ أَبِي عَلْقَمَةَ، عَنْ أُمِّهِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ بَلَغَهَا أَنَّ أَهْلَ بَيْتٍ فِي دَارِهَا كَانُوا سُكَّانًا فِيهَا وَعِنْدَهُمْ نَرْدٌ فَأَرْسَلَتْ إِلَيْهِمْ لَئِنْ لَمْ تُخْرِجُوهَا لأُخْرِجَنَّكُمْ مِنْ دَارِي وَأَنْكَرَتْ ذَلِكَ عَلَيْهِمْ .
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Aişe (r.a.)'nın evinde oturmakta olan Ehl-i beytin yanında tavla olduğu haberi kendisine ulaşınca onlara: «Eğer onu çıkarmazsanız, ben sizi evimden çıkaracağım» diye haber gönderdi ve onların bu hareketini hoş karşılamadı
09
Muvatta # 52/1755
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ كَانَ إِذَا وَجَدَ أَحَدًا مِنْ أَهْلِهِ يَلْعَبُ بِالنَّرْدِ ضَرَبَهُ وَكَسَرَهَا . قَالَ يَحْيَى وَسَمِعْتُ مَالِكًا يَقُولُ لاَ خَيْرَ فِي الشَّطْرَنْجِ . وَكَرِهَهَا وَسَمِعْتُهُ يَكْرَهُ اللَّعِبَ بِهَا وَبِغَيْرِهَا مِنَ الْبَاطِلِ وَيَتْلُو هَذِهِ الآيَةَ {فَمَاذَا بَعْدَ الْحَقِّ إِلاَّ الضَّلاَلُ }.
Yahya bana Malik'ten, o da Nafi'den, o da Abdullah ibn Ömer'den rivayet etti ki, ailesinden birini zar oynarken bulduğunda onu dövdü ve zarları yok etti. Yahya, Malik'in "Satrançta hayır yoktur, kendisi bunu tasvip etmez" dediğini duyduğunu söyledi. Yahya, "Onun, bu oyunu ve diğer faydasız oyunları oynamaktan hoşlanmadığını duydum. 'Haktan sonra sapıklığa düşmekten başka ne var ki' diye şu ayeti okudu. " (Sure l0 ayet)