4 Hadis
01
Sahih Hadis-i Kudsi # 0/2
Enes b. Mâlik (r.a.)
عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ -رضي الله عنهما- قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ هَذِهِ الْآيَةُ: ﴿ وَإِن تُبۡدُواْ مَا فِيٓ أَنفُسِكُمۡ أَوۡ تُخۡفُوهُ يُحَاسِبۡكُم بِهِ ٱللَّهُۖ ﴾، قَالَ: دَخَلَ قُلُوبَهُمْ مِنْهَا شَيْءٌ لَمْ يَدْخُلْ قُلُوبَهُمْ مِنْ شَيْءٍ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم : «قُولُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَسَلَّمْنَا» قَالَ: فَأَلْقَى اللَّهُ الْإِيمَانَ فِي قُلُوبِهِمْ فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى: ﴿ لَا يُكَلِّفُ ٱللَّهُ نَفۡسًا إِلَّا وُسۡعَهَاۚ لَهَا مَا كَسَبَتۡ وَعَلَيۡهَا مَا ٱكۡتَسَبَتۡۗ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذۡنَآ إِن نَّسِينَآ أَوۡ أَخۡطَأۡنَاۚ ﴾ «قَالَ: قَدْ فَعَلْتُ» ﴿رَبَّنَا وَلَا تَحۡمِلۡ عَلَيۡنَآ إِصۡرٗا كَمَا حَمَلۡتَهُۥ عَلَى ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِنَاۚ ﴾ «قَالَ: قَدْ فَعَلْتُ» ﴿ وَٱغۡفِرۡ لَنَا وَٱرۡحَمۡنَآۚ أَنتَ مَوۡلَىٰنَا ﴾ [البقرة: ٢٨٦]]. «قَالَ: قَدْ فَعَلْتُ» ( مسلم ) صحيح
İbni Abbas -Allah her ikisinden de râzı olsun- şu ayet nazil olduğunda şöyle demiştir: "İçinizde olanı dağıtsanız da, ondan korksanız da, Allah sizi o konuda hesaba çekecektir." Şöyle buyurdu: Ondan kalplerine hiçbir şey girmedi ve kalplerine de hiçbir şey girmedi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: "De ki: İşittik, itaat ettik ve teslim olduk." Allah onların kalplerinde iman sahibi olduğundan Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Allah, hiç kimseye kapasitesi dışında yük yüklemez; çünkü o, onun kazandığıdır ve onun üzerine de "Kazandıkların vardır, Ey Rabbimiz, eğer unutursak veya yanılırsak, bize azap etme." O da: "Ben öyle yaptım" dedi. "Rabbimiz, bize hiçbir haksızlığı yükleme." Tıpkı senin bunu onların üzerine koyduğun gibi “Kabul ettik” (O da: “Yaptım” dedi) “Bizi bağışla ve bize merhamet et, sen bizim mevlamızsın” (Bakara: 286). "O dedi ki: Ben yaptım." (Müslim) Sahih
02
Sahih Hadis-i Kudsi # 0/3
Ebû Hüreyre (r.a.)
عن معاذ بن جبل -رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ- قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: « قال الله عز وجل: المتحابون في جلالي لهم منابر من نور يغبطهم النبيون والشهداء». (ت) حسن
Muaz bin Cebel -Allah ondan râzı olsun- şöyle dedi: Resûlullah'ı (s.a.v.) şöyle derken işittim: "Cenâb-ı Hak buyurdu ki: Benim celalim için birbirlerini sevenlerin nurdan kürsüleri vardır ve peygamberler ve şehitler onlara imrenirler." (iyileştirmek için
03
Sahih Hadis-i Kudsi # 0/7
Ubadah ibn Samet (RA)
وقد روى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن ربه أنه قال: «من خرج من عبادي إلى الجهاد في سبيلي في سبيل رضاي، كنت مسؤولاً عنه أن أعطيه أجره وغنيمه إن شاء» فإن قتلته أغفر له وأرحمه وأدخله الجنة». [أحمد والنسائي]
Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz'den şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kullarımdan kim benim rızam uğruna Benim uğrunda cihada çıkarsa, ben onun sorumluluğunu üstlenirim ve eğer isterse onun mükâfatını ve ganimetini veririm." Eğer onu öldürürsem onu ​​affederim, ona merhamet ederim ve onu cennete koyarım. [Ahmed ve Al-Nesa'i]
04
Sahih Hadis-i Kudsi # 0/15
Abdullah Bin Amr Bin As (RA)
عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ ( قَالَ: خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَاتَّبَعْتُهُ حَتَّى دَخَلَ نَخْلاً فَسَجَدَ فَأَطَالَ السُّجُودَ حَتَّى خِفْتُ أَوْ خَشِيتُ أَنْ يَكُونَ اللَّهُ قَدْ تَوَفَّاهُ أَوْ قَبَضَهُ، قَالَ: فَجِئْتُ أَنْظُرُ فَرَفَعَ رَأْسَهُ فَقَالَ: «مَا لَكَ يَا عَبْدَ الرَّحْمنِ؟» قَالَ: فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ: «إِنَّ جِبْرِيلَ -عَلَيْهِ السَّلَام- قَالَ لِي: أَلَا أُبَشِّرُكَ، إِنَّ اللَّهَ -عَزَّ وَجَلَّ- يَقُولُ لَكَ: مَنْ صَلَّى عَلَيْكَ صَلَّيْتُ عَلَيْهِ وَمَنْ سَلَّمَ عَلَيْكَ سَلَّمْتُ عَلَيْهِ». ( حم, هق, يع ) حسن لغيره
Abdurrahman bin Avf'tan rivayetle (dedi ki: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dışarı çıktı, ben de onu takip ettim, o da bir hurma ağacına girdi, o da secde etti ve ben korkuya kapılana kadar secdesini uzattı. Allah onu öldürmüş veya götürmüştü. Şöyle dedi: Ben de görmeye geldim, o da başını kaldırdı ve şöyle dedi: "Senin derdin ne ey Abdurrahman?" Dedi ki: Ben de bahsettim. Bu onun içindi ve dedi ki: "Cebrail bana şöyle dedi: Sana müjde getireyim mi? Muhakkak ki Aziz ve Celil olan Allah sana şöyle der: Kim sana dua ederse, ben de ona dua ederim ve kim sana selam verirse." Onu selamladım. (Ham, Haq, Ya') başkaları için iyidir