Musnad Ahmad — Hadis #44867
Hadis #44867
حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مَيْمُونٍ، عَنْ عُمَرَ، رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ كَانَ أَهْلُ الْجَاهِلِيَّةِ لَا يُفِيضُونَ مِنْ جَمْعٍ حَتَّى يَقُولُوا أَشْرِقْ ثَبِيرُ كَيْمَا نُغِيرُ فَلَمَّا جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ خَالَفَهُمْ فَكَانَ يَدْفَعُ مِنْ جَمْعٍ مِقْدَارَ صَلَاةِ الْمُسْفِرِينَ بِصَلَاةِ الْغَدَاةِ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ.
Veki' bize Süfyan'dan, Ebu İshak'tan, Amr ibn Meymun'dan, Ömer'den (Allah ondan razı olsun) rivayet etti: O şöyle dedi: İslam öncesi dönemdeki insanlar, "Sabir dirildi, biz de değişelim" diyene kadar kalabalıktan taşarlardı. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gelince, onlarla anlaşmazlığa düştü ve kalabalığın arasından uzaklaştı. Yolcuların namazlarının miktarını güneş doğmadan önce sabah namazıyla birleştirmek.
Rivayet eden
It Was
Kaynak
Musnad Ahmad # 2/385
Derece
Sahih
Kategori
Bölüm 2: Bölüm 2