Mişkat el-Masabih — Hadis #49967
Hadis #49967
وَعَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «الذَّهَبُ بِالذَّهَبِ وَالْفِضَّةُ بِالْفِضَّةِ وَالْبُرُّ بِالْبُرِّ وَالشَّعِيرُ بِالشَّعِيرِ وَالتَّمْرُ بِالتَّمْرِ وَالْمِلْحُ بِالْمِلْحِ مِثْلًا بِمِثْلٍ يَدًا بِيَدٍ فَمَنْ زَادَ أَوِ اسْتَزَادَ فَقَدْ أَرْبَى الْآخِذُ وَالْمُعْطِي فِيهِ سَوَاءٌ» . رَوَاهُ مُسلم
Ebu Said el-Hudrî (Allah ondan razı olsun)'den rivayetle şöyle dedi: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Altına karşılık altın, gümüşe karşılık gümüş." Ve buğdaya buğday, arpaya arpa, hurmaya hurma, tuza tuz, misliyle el ele. "Alan da veren de aynıdır." Müslim'in anlattığı
Kaynak
Mişkat el-Masabih # 11/2809
Derece
Sahih
Kategori
Bölüm 11: Bölüm 11
Konular:
#Prayer