Mişkat el-Masabih — Hadis #52103
Hadis #52103
وَعَنْ أَنَسٍ قَالَ: كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَزْهَرَ اللَّوْنِ كَانَ عَرَقُهُ اللُّؤْلُؤُ إِذَا مَشَى تَكَفَّأَ وَمَا مَسَسْتُ دِيبَاجَةً وَلَا حَرِيرًا أَلْيَنَ مِنْ كَفِّ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَلَا شمَمتُ مسكاً وَلَا عَنْبَرَةً أَطْيَبَ مِنْ رَائِحَةِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ. مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ
Enes'ten rivayetle şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun, en parlak renkteydi. Damarları inci gibiydi. Yürürken başının üzerine eğilmişti ve ben, Resûlullah'ın (s.a.v.) avucundan daha yumuşak bir brokar veya ipeğe dokunmadım, Allah ona salat ve selam versin ve ben hiçbir zaman Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) kokusundan daha güzel misk veya amber kokusu duymadım. Allah ondan razı olsun ve ona huzur versin. anlaştık
Kaynak
Mişkat el-Masabih # 29/5787
Derece
Sahih
Kategori
Bölüm 29: Bölüm 29