Mişkâtü'l-Mesâbîh — Hadis #39750
Hadis #39750
وَعَنْ أُمِّ سَلَمَةَ قَالَتْ: لَمَّا مَاتَ أَبُو سَلَمَةَ قُلْتُ غَرِيْبٌ وَفِىْ أَرْضِ غُرْبَةٍ لَأَبْكِيَنَّه بُكَاءً يُتَحَدَّثُ عَنْهُ فَكُنْتُ قَدْ تَهَيَّأْتُ لِلْبُكَاءِ عَلَيْهِ إِذْ أَقْبَلَتِ امْرَأَةٌ تُرِيدُ أَنْ تُسْعِدَنِىْ فَاسْتَقْبَلَهَا رَسُولُ اللّهِ ﷺ فَقَالَ: «أَتُرِيْدِيْنَ أَنْ تُدْخُلِي الشَّيْطَانَ بَيْتًا أَخْرَجَهُ اللّهُ مِنْهُ؟» مَرَّتَيْنِ وَكَفَفْتُ عَنِ الْبُكَاءِ فَلَمْ أبْكِ. رَوَاهُ مُسْلِمٌ
Ve Ümmü Seleme'den rivayetle şöyle dedi: Ebu Seleme öldüğünde, "Garip ve garip bir ülkede" dedim ve onun için sık sık konuşulan bir şekilde ağlardım, bu yüzden hazırlık yapmıştım. Onun üzerine ağlamak için, beni sevindirmek isteyen bir kadın gelince, Resûlullah (s.a.v.) onunla karşılaşıp: "Sen bana şeytanı mı tanıtmak istiyorsun?" dedi. Tanrı'nın onu çıkardığı bir ev mi? İki kez ağlamayı bıraktım, o yüzden ağlamadım. Müslim'in anlattığı
Rivayet eden
Ümmü Seleme (RA)
Kaynak
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 1745
Derece
Sahih
Kategori
Bölüm : Bölüm 5