Bölüm 7
Bölümlere Dön
01
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1961
قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: إذا كان أول ليلة من شهر رمضان حبس الشيطان ومردة الجن. أبواب الجحيم مغلقة. لا يتم الاحتفاظ بأي من هذه مفتوحة. وفي هذه الأثناء تفتح أبواب الجنة. لم يتم تأجيل أي واحد. ينادي الداعي (الملاك) يا طالب الخير! المضي قدما في العمل لله. يا طالب البؤس والشر! (من فعل الأشياء السيئة) توقف. في هذا الشهر يعتق الله الناس من النار ويحررهم من النار ويحدث ذلك كل ليلة (من شهر رمضان). (الترمذي وابن ماجه) [1]
Dedi ki, Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu: Ramazan ayının ilk gecesi (Ramazan) geldiğinde, şeytan ve itaatsiz cinler hapsedilir. Cehennemin kapıları kapalıdır. Bunların hiçbiri açık tutulmuyor. Bu sırada Cennetin kapıları açılır. Hiçbiri ertelenmedi. Çağıran (melek) şöyle buyurur: Ey refah arayan! Tanrı'nın işinde ilerleyin. Ey bela ve kötülüğü arayan! (kötü şeyler yapmaktan) vazgeç. Bu ayda Allah insanları cehennem ateşinin serbest bırakmasından kurtarır ve bu her gece (Ramazan ayının) gerçekleşir. (Tirmizi ve İbn Mâce)[1]
02
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1962
وقال الإمام الترمذي (رضي الله عنه): الحديث ضعيف.[1]
İmam Tirmizi (RA) hadisin zayıf olduğunu söylemiştir.[1]
03
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1963
قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: «أتاكم شهر رمضان المبارك». وقد فرض الله عليك صيام هذا الشهر. في هذا الشهر تفتح أبواب الجنة وتغلق أبواب النار كلها. في هذا الشهر تسجن الشياطين المتمردة. إن في هذا الشهر ليلة واحدة خير من ألف شهر. الشخص الذي يُحرم من خير هذه الليلة؛ وبقي بطبيعة الحال محروماً من كل رفاهية. (أحمد والنسائي) [1]
Dedi ki: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: Mübarek Ramazan ayı sizin için geldi. Allah size bu ayda oruç tutmayı farz kılmıştır. Bu ayda Cennetin kapıları açılır ve Cehennemin kapısı kapatılır. Bu ayda asi şeytanlar hapsedilir. Bu ayda bin aydan daha hayırlı bir gece vardır. Bu gecenin sevabından mahrum kalan kişi; Elbette her türlü refahtan mahrum kaldı. (Ahmed ve Nesa'i) [1]
04
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1964
قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: الصيام والقرآن يشفعان للعبد. فيقول صيام يا رب! منعته من تناول الطعام في النهار ومن تخفيف الرغبة. فتقبل شفاعتي فيه الآن. القرآن قل يا رب! أبقيته مستيقظا في الليل. لذا اقبل توصيتي بشأنه الآن. وبعد ذلك سيتم قبول كلا التوصيتين. (بيهقي، شعب الإيمان)[1]
Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem buyurdu ki: Oruç ve Kur'an kula şefaat eder. Siam diyecek ki, Ey Rabbim! Gün içerisinde yemek yemesini ve dürtülerini gidermesini engelledim. Artık onun hakkındaki şefaatimi kabul et. Kuran De ki Ya Rabbi! Geceleri onu uyanık tuttum. O halde şimdi onunla ilgili tavsiyemi kabul et. Daha sonra her iki öneri de kabul edilecektir. (Beyhakvi; Şu'abul 'İman)[1]
05
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1966
وَعَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ، قَالَ : دَخَلَ رَمَضَانُ فَقَالَ رَسُوْلُ اللّٰهِ ﷺ : «إِنَّ هٰذَا الشَّهْرَ قَدْ حَضَرَكُمْ، وَفِيهِ لَيْلَةٌ خَيْرٌ مَنْ أَلْفِ شَهْرٍ، مَنْ حُرِمَهَا فَقَدْ حُرِمَ الْخَيْرَ كُلَّه، وَلَا يُحْرَمُ خَيْرَهَا إِلَّا كُلُّ مَحْرُوْمٍ». رَوَاهُ ابْن مَاجَه
Enes bin Malik'ten rivayetle şöyle demiştir: Ramazan geldi ve Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Şüphesiz bu ay size geldi ve içinde bin geceden daha hayırlı bir gece vardır. Bir aydır. Kim ondan mahrum kalırsa, her türlü hayırdan mahrum kalmış olur ve onun hayırlarından her mahrum olandan başkası mahrum kalmaz." İbn Mâce'den rivayet edilmiştir.
06
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1970
قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: لا تصوموا حتى تروا القمر، ولا تفطروا حتى تروه. فإن لم تتمكن من رؤية القمر لأن السماء غيمة، فثلاثين يوما من الشهر (شعبان). أكمله (يعني: اجعل هذا الشهر ثلاثين يومًا). فلا تصوموا حتى ترى الهلال. فإذا غممت السماء فقد تم من الشهر ثلاثون يومًا (البخاري ومسلم)[1]
Şöyle dedi: Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu: Ayı görene kadar oruç tutmayın ve onu görene kadar da orucunuzu bozmayın. Eğer gökyüzü kapalı olduğundan ayı göremezseniz, ayın otuz günü (Şaban) olur. Tamamlayın (anlamı - bu ayı otuz gün olarak kabul edin). O halde ay görülünceye kadar oruç tutmayın. Eğer gökyüzü bulutlu ise ayın otuz günü tamamlanmıştır. (Buhari, Müslim)[1]
07
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1974
قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: لا يصوم أحدكم قبل شهر رمضان يوما أو يومين. لكن من اعتاد صيام أيام معينة يمكنه أن يصوم تلك الأيام. (البخاري، مسلم)[1]
Dedi ki: Rasulullah Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: Hiçbiriniz Ramazan ayından bir veya iki gün önce oruç tutmasın. Ancak belirli günlerde oruç tutmaya alışmış olan kişi, o günlerde de oruç tutabilir. (Buhari, Müslim)[1]
08
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1975
قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: لا تصوموا على نصف شعبان. (أبو داود، الترمذي، ابن ماجه، الدارمي)[1]
Dedi ki: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Şaban ayının yarısı geçince oruç tutmayın. (Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mâce, Darimi)[1]
09
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1977
وَعَنْ أُمِّ سَلَمَةَ قَالَتْ: مَا رَأَيْتُ النَّبِىَّ ﷺ يَصُومُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ إِلَّا شَعْبَانَ وَرَمَضَانَ. رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ وَالتِّرْمِذِىُّ وَالنَّسَائِىُّ وَابْنُ مَاجَهْ
Ümmü Seleme'den rivayetle şöyle dedi: Ben Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem'in Şaban ve Ramazan dışında iki ay üst üste oruç tuttuğunu görmedim. Ebu Davud, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce rivayet etmiştir.
10
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1978
وَعَنْ عَمَّارِ بْنِ يَاسِرٍ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمَا قَالَ: مَنْ صَامَ الْيَوْمَ الَّذِي يُشَكُّ فِيهِ فَقَدَ عَصٰى أَبَا الْقَاسِمِ ﷺ. رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ وَالتِّرْمِذِىُّ وَالنَّسَائِىُّ وَابْنُ مَاجَهْ والدَّارِمِىُّ
Ammar bin Yasser'den (Allah her ikisinden de razı olsun) şöyle dedi: Kim hakkında şüphe duyulan günde oruç tutarsa, Ebu'l-Kasım'a isyan etmiş olur, Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun. Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbn Mâce ve Darimi rivayet etmiştir.
11
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1981
وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهَا قَالَتْ: كَانَ رَسُوْلُ اللّٰهِ ﷺ يَتَحَفَّظُ مِنْ شَعْبَانَ مَالَا يَتَحَفَّظُ مِنْ غَيْرِه. ثُمَّ يَصُومُ لِرُؤْيَةِ رَمَضَانَ فَإِنْ غُمَّ عَلَيْهِ عَدَّ ثَلَاثِينَ يَوْمًا ثُمَّ صَامَ. رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ
Aişe'den -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, başkalarından almadığı tedbirleri Şaban'dan alırdı. Daha sonra ramazan ayına kadar oruç tutar, eğer hava bulutlu olursa otuz gün sayar ve sonra oruç tutar. Ebu Davud'un anlatımıyla
12
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1983
قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: كلوا سحراً. السهري بالتأكيد لديه بركات. (البخاري، مسلم)[1]
Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu: Sahri yiyin. Sahri'nin mutlaka bereketi vardır. (Buhari, Müslim)[1]
13
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1984
قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: «إن الفرق بين صيامنا وصيام أهل الكتاب هو السحر». (مسلم)[1]
Dedi ki: Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem buyurdu ki: Bizim orucumuz ile Ehli Kitap (Yahudi ve Hıristiyan) orucu arasındaki fark sahridir. (Müslüman)[1]
14
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1987
قال: نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن صيام مكان واحد. فسأله أحدهم يا رسول الله! أنت تصوم في مكان واحد. فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم: من مثلي فيكم؟ أقضي الليل على ما يطعمني ربي ويشبعني. (البخاري، مسلم)[1]
Resûlullah Sallallahu aleyhi vesellem bisal orucu (tek yerde oruç tutmak) yasakladı, buyurdu. Sonra biri ona sordu: Ey Allah'ın Resulü! Bir yerde oruç tutarsın. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Aranızda kim benim gibidir? Geceyi öyle bir şekilde geçiriyorum ki, Rabbim beni doyursun ve doyursun. (Buhari, Müslim)[1]
15
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1994
قال: كان النبي صلى الله عليه وسلم يقول بعد الإفطار: ذهب الظمأ، وانتعشت العروق. وإن شاء الله فقد ثبت الأجر. (أبو داود)[1]
Dedi ki: Peygamber (s.a.v.) orucu açtıktan sonra susuzluğun gittiğini, damarların tazelendiğini söylerdi. Allah dilerse mükafatı belli olmuştur. (Ebu Davud)[1]
16
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1996
قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: لا يزال الدين ظاهرا (ما أفطر الناس). لأن اليهود والنصارى يؤخرون الإفطار. (أبو داود، ابن ماجه) [١]
Dedi ki: Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu: (İnsanlar oruçlarını bozdukları sürece) din daima galip gelecektir. Çünkü Yahudiler ve Hıristiyanlar iftar yapmayı geciktiriyorlar. (Ebu Davud, İbn Mace)[1]
17
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1997
قال: ذهبت أنا ومسروق (ذات يوم) إلى عائشة (رضي الله عنها) فصلينا يا أم المؤمنين! وكان لمحمد صلى الله عليه وسلم صاحبان. أحدهما يصوم الإفطار ويصوم يصلي. والثاني هو تأخير الإفطار وتأخير الصلاة. سألت عائشة (رضي الله عنها) من يعجل فيفطر ويصلي؟ قلنا: عبد الله بن مسعود. قالت عائشة رضي الله عنها: كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يفعل هذا. والآخر الذي كان يؤخر الإفطار والصلاة هو أبو موسى. (مسلم)[1]
Dedi ki: Ben ve Masrook (bir gün) Aişe'nin (RA) yanına gittik ve dua ettik, Ey Ümmül Mü'minin! Muhammed'in (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) iki arkadaşı vardı. İçlerinden biri iftar orucu tutuyor, oruç ibadet ediyor. İkincisi ise geç iftar ve geç namazdır. Aişe (R.A.) sordu: Kim aceleyle orucunu bozup namaz kılıyor? "Abdullah ibni Mes'ud" dedik. Aişe (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: Allah Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) bunu yapardı. Diğeri ise iftarı ve namazı geciktiren kişi Ebû Musa idi. (Müslüman)[1]
18
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/1999
قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: «أفضل طعام المؤمنين التمر». (أبو داود)[1]
Dedi ki: Rasûlullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu: Mü'minler için en hayırlı yiyecek hurmadır. (Ebu Davud)[1]
19
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2000
قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: من لم يدع الكذب والعمل به فليس له حاجة إلى الله في ترك الطعام والشراب. (البخاري)[1]
Şöyle dedi: Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu: Kim yalanı (orucu) ve ameli terk etmezse, Allah'ın yeme ve içmeyi bırakmasına ihtiyacı yoktur. (Buhari)[1]
20
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2001
وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهَا قَالَتْ: كَانَ رَسُوْلُ اللّٰهِ ﷺ يُقَبِّلُ وَيُبَاشِرُ وَهُوَ صَائِمٌ وَكَانَ أَمْلَكَكُمْ لِأَرْبِه. (مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ)
Aişe (Allah ondan razı olsun)'den rivayetle şöyle dedi: Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) oruçlu iken insanları öper ve selam verirdi, seninki de onun babasıydı. (anlaştık)
21
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2002
قال: كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يظل نجسا حتى طلوع الفجر في شهر رمضان. هذه النجاسة ليست بسبب الحلم. ثم كان (عليه السلام) يغتسل ويصوم. (البخاري، مسلم[1]).
Dedi ki: Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem Ramazan ayında fecirlere kadar necis kalırdı. Bu kirlilik rüyadan kaynaklanmıyor. Sonra da yıkanır ve oruç tutardı. (Buhari, Müslim[1]
22
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2004
قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: من نسي أن يأكل أو يشرب وهو صائم فليتم صيامه. لأن هذا الإطعام والشرب من عند الله. (البخاري، مسلم)[1]
Şöyle dedi: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Kim oruçlu iken bir şey yemeyi veya içmeyi unutursa orucunu tamamlasın. Çünkü bu yedirme ve içme Allah'tandır. (Buhari, Müslim)[1]
23
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2006
عَن عَائِشَة: أَنَّ النَّبِىَّ ﷺ: كَانَ يُقَبِّلُهَا وَهُوَ صَائِمٌ وَيَمُصُّ لِسَانَهَا. رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ
Aişe'den rivayet edildiğine göre: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem oruçlu iken onu öper ve dilini emerdi. Ebu Davud'un anlatımıyla
24
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2012
وَعَنْ بَعْضِ أَصْحَابِ النَّبِىِّ ﷺ قَالَ: لَقَدْ رَأَيْتُ النَّبِىَّ ﷺ بِالْعَرْجِ يَصُبُّ عَلٰى رَأْسِهِ الْمَاءَ وَهُوَ صَائِمٌ مِنَ الْعَطَشِ أَوْ مِنَ الْحَرِّ. رَوَاهُ مَالِكٌ وَأَبُو دَاوُدَ
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in ashabından bazılarının rivayeti üzerine şöyle demiştir: Ben Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'i sakat bir halde iken, susuzluk veya sıcaktan dolayı oruçlu iken başına su dökerken gördüm. Malik ve Ebu Davud'un rivayet ettiği
25
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2015
قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: «كثير من الصائمين لا يحصل لهم صيام إلا جوع». هناك العديد من شعب القيامرات (دانايامان) الذين ليست عباداتهم الليلية سوى نيشي جاغانار، ولا يمكنهم أن يؤتيوا أي ثمار. (الدارمي)[1]
Dedi ki: Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu ki: Pek çok Seyyim vardır ki, aç kalmaktan başka orucundan sonuç alamaz. Gece ibadetleri Nishi Jaganar'dan başka bir şey olmayan ve meyve veremeyen birçok Kıyamrat (Dandayaman) insanı var. (Darimi)[1]
26
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2016
قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: ثلاث لا يفطرن صائماً. سينجا والقيء والحلم. (الترمذي؛ قال: هذا الحديث لا يخلو من الأخطاء. وقال أحد رواته عبد الرحمن بن زيد عن الحديث: ضعيف.)[1]
Dedi ki: Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu: Üç şey Saim'in orucunu bozmaz. Singa, Kusma ve Rüya Görmek. (Tirmizî; Bu hadisin hatasız olmadığını söylemiştir. Râvîlerinden Abdur Rahman ibn Zeyd bu hadis hakkında zayıf saymıştır.)[1]
27
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2017
وَعَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِيِّ قَالَ: سُئِلَ أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ: كُنْتُمْ تَكْرَهُونَ الْحِجَامَةَ لِلصَّائِمِ عَلٰى عَهْدِ رَسُولِ اللّٰهِ ﷺ؟ قَالَ: لَا إِلَّا مِنْ أَجْلِ الضَّعْفِ. رَوَاهُ الْبُخَارِىُّ
Sabit el-Bunani'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Enes bin Malik'e şöyle soruldu: Allah Resulü (s.a.v.) zamanında oruçluya hacamat yaptırmayı sevmez miydin? O da: Hayır, zayıflıktan başka bir şey değil, dedi. Buhari'nin rivayet ettiği
28
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2019
وقال إن الصائم يغسل الماء من فمه، وما بقي في فمه من لعاب أو بقايا ماء لا يضر الصائم. ولا ينبغي لأي شخص أن يمضغ العلكة. وإذا ابتلع عصيره بسبب المضغ، فأنا في حقه لم أقل أنه أفطر، بل نهى عنه. (البخاري - ترزمت الباب)[1]
Seyyim (oruçlu) kişinin ağzındaki suyu yıkadığını, ağzında kalan tükürüğün veya su kalıntısının oruca zarar vermeyeceğini söyledi. Ve hiç kimse sakız çiğnememelidir. Çiğneme nedeniyle meyve suyu yutulursa, o zaman ben orucunu bozduğunu söylemedim ama orucunun yasaklandığını söyledim. (Buhari - Tarzmat el-Bab)[1]
29
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2020
وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهَا قَالَتْ: إِنَّ حَمْزَةَ بْنَ عَمْرٍو الْأَسْلَمِىَّ قَالَ لِلنَّبِىِّ ﷺ أَصُومُ فِى السَّفَرِ وَكَانَ كَثِيرَ الصِّيَامِ. فَقَالَ: «إِنْ شِئْتَ فَصُمْ وَإِنْ شِئْتَ فَأفْطِرْ». (مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ)
Aişe'den (Allah ondan razı olsun) rivayetle şöyle dedi: Hamza bin Amr el-Aslami, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e, Allah onu bereketlesin ve huzur versin, yolculukta oruç tutmasını söyledi ve o da çok oruç tuttu. Şöyle buyurdu: "İstersen oruç tut, istersen orucunu aç." (anlaştık)
30
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2021
قال: (ذات مرة) ذهبنا إلى حرب مع رسول الله (صلى الله عليه وسلم). وفي ذلك الوقت كان اليوم السادس عشر من شهر رمضان (رمضان) قد انقضى. (في هذا الوقت) بعضنا صام، وبعضنا لم يصوم. ولم يسيء الصيام إلى المفطرين، ولم يسيء المفطرون إلى الصائمين. (مسلم)[1]
Dedi ki: (Bir gün) Resûlullah (s.a.v.) ile savaşa gittik. O sırada Ramazan ayının on altıncı günü (Ramazan) geçmişti. (Bu sırada) kimimiz oruç tuttu, kimimiz tutmadı. Seyyim oruç tutmayanlar hakkında kötü düşünmezdi, oruç tutmayanlar da Seyyimler hakkında kötü düşünmezdi. (Müslüman)[1]
31
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2022
وَعَنْ جَابِرٍ قَالَ: كَانَ رَسُوْلُ اللّٰهِ ﷺ فِىْ سَفَرٍ فَرَأَى زِحَامًا وَرَجُلًا قَدْ ظُلِّلَ عَلَيْهِ فَقَالَ: «مَا هٰذَا؟» قَالُوا: صَائِمٌ. فَقَالَ: «لَيْسَ مِنَ الْبِرِّ الصَّوْمُ فِى السَّفَرِ». (مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ)
Cabir'den rivayetle şöyle dedi: Allah'ın Resulü (s.a.v.) yolculuktayken bir kalabalık ve kendisine gölge düşüren bir adam gördü ve şöyle dedi: "Bu nedir?" Dediler ki: O oruçludur. “Yolculukta oruç tutmak doğru değildir” buyurdu. (anlaştık)
32
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2024
فقال (عام فتح مكة) خرج رسول الله صلى الله عليه وسلم من المدينة إلى مكة. وقد صام (صلى الله عليه وسلم) (في هذه الرحلة). فلما كان صلى الله عليه وسلم على غلوتين من مكة وصل إلى عسفان (مكان تاريخي) فجلب الماء. ثم أخذه بيده فرفعه عاليا جدا. حتى يتمكن الناس من رؤية الماء. ثم أفطر (عليه السلام). وبذلك وصل (عليه السلام) إلى مكة. وكانت هذه الزيارة في شهر رمضان (رمضان). وكان ابن عباس يقول: كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يصوم في السفر ثم يفطر. فمن سره فليصوم (إذا لم يكن هناك مشقة). ولا تبقي من يرغب. (البخاري، مسلم)[1]
Dedi ki: (Mekke'nin fethedildiği yıl) Resûlullah (s.a.v.) Medine'den Mekke'ye doğru yola çıktı. O (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) (bu yolculukta) oruç tuttu. O (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) Mekke'den iki mil uzaktayken Usfan'a (tarihi bir yer) ulaştı ve su getirdi. Sonra onu elinde tuttu ve çok yükseğe kaldırdı. İnsanların suyu görebilmesi için. Daha sonra Rasûlullah (s.a.v.) orucunu açtı. Böylece (Allah'ın selâmı üzerine olsun) Mekke'ye ulaştı. Bu ziyaret Ramazan ayında (Ramazan) gerçekleşti. İbn Abbas, Rasûlullah'ın (s.a.v.) yolculuk sırasında oruç tuttuğunu, sonra tekrar bozduğunu söylerdi. O halde kim mutlu olursa (bir sıkıntı yoksa) oruç tutsun. Dileyenleri de tutmayın. (Buhari, Müslim)[1]
33
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2027
وَعَنْ سَلَمَةَ بْنِ الْمُحَبَّقِ قَالَ: قَالَ رَسُوْلُ اللّٰهِ ﷺ: «مَنْ كَانَ لَه حَمُولَةٌ تَأْوِىْ إِلٰى شِبْعٍ فَلْيَصُمْ رَمَضَانَ من حَيْثُ أدْرَكَهُ». رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ
Seleme ibn el-Muhabbak'tan rivayetle şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kimin doyacağı kadar bir yükü varsa, ulaştığı yerden Ramazan orucunu tutsun." Ebu Davud'un anlatımıyla
34
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2030
وَعَن حَمْزَة بن عَمْرِو الْأَسْلَمِيُّ أَنَّه قَالَ: يَا رَسُوْلَ اللّٰهِ إِنِّىْ أَجِدُ بِىْ قُوَّةً عَلَى الصِّيَامِ فِى السَّفَرِ فَهَلْ عَلَىَّ جُنَاحٌ؟ قَالَ: «هِىَ رُخْصَةٌ مِنَ اللّٰهِ عَزَّ وَجَلَّ فَمَنْ أَخَذَ بِهَا فَحَسَنٌ وَمَنْ أَحَبَّ أَنْ يَصُومَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِ». رَوَاهُ مُسْلِمٌ
Hamza bin Amr el-Aslami'den rivayetle şöyle dedi: Ey Allah'ın Resulü, yolculukta oruç tutacak gücü kendimde buluyorum, bunda bana bir sakınca var mı? Şöyle dedi: "Bu, Cenab-ı Hakk'ın bir ruhsatıdır, dolayısıyla onu kim alırsa hayırlı olsun, kim oruç tutmayı severse sorumlu tutulmaz." Müslim'in anlattığı
35
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2031
عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ: كَانَ يَكُونُ عَلَىَّ الصَّوْمُ مِنْ رَمَضَانَ فَمَا أَسْتَطِيعُ أَنْ أَقْضِىَ إِلَّا فِىْ شَعْبَانَ. قَالَ يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ: تَعْنِى الشُّغُلَ مِنَ النَّبِىِّ أَو بِالنَّبِىِّ ﷺ. (مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ)
Aişe'den rivayetle şöyle dedi: Ramazan ayında oruç tutmam gerekiyordu, bu yüzden Şaban dışında bunu kaza edemezdim. Yahya bin Saeed şöyle dedi: Bu, Peygamber'in veya Peygamber'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) işi demektir. (anlaştık)
36
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2032
قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: لا تصوم امرأة عند زوجها إلا بإذنه. وكذلك لا ينبغي للمرأة أن تسمح لأحد بالدخول إلى البيت دون إذن زوجها. (مسلم) [1]
Dedi ki: Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: Hiçbir kadın, kocasının yanında, onun izni olmadan oruç tutmamalıdır. Aynı şekilde kadının, kocasının izni olmadan herhangi birinin eve girmesine izin vermesi de uygun değildir. (Müslüman) [1]
37
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2033
وسأل أم المؤمنين عائشة (رضي الله عنها) ما سبب صيام الحائض وعدم الصلاة؟ قالت عائشة رضي الله عنها: كنا نصوم على عهد رسول الله صلى الله عليه وسلم إذا حاضت. لقد أمر بالقيام به. ولكن لم يؤمر بأداء صلاة القضاء. (مسلم)[1]
Ümmü'l-Mü'minîne Aişe'ye (ra) hayızlı kadınların oruç tutup namaz kılmamalarının sebebi nedir? diye sordu. Aişe (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasulullah (sav)'in sağlığında hayızlı olduğumuz zamanlarda oruç tutardık. Yapılması emredildi. Fakat kaza namazı kılınması emredilmedi. (Müslüman)[1]
38
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2034
وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهَا قَالَتْ: قَالَ رَسُوْلُ اللّٰهِ ﷺ: «مَنْ مَاتَ وَعَلَيْهِ صَوْمٌ صَامَ عَنْهُ وَلِيُّه». (مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ)
Aişe'den -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle buyurdu: "Kim ölür ve oruç tutmakla yükümlü olursa, onun velisi onun adına oruç tutar." (anlaştık)
39
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2035
رواه عن النبي صلى الله عليه وسلم. قال صلى الله عليه وسلم: من مات وعليه الصيام، كان عنه كل صوم يطعم عنه مسكينا. (الترمذي، قال الإمام الترمذي: الصحيح في هذا الحديث أنه موقوف حتى ابن عمر. وهو قوله [أي لا قول رسول الله صلى الله عليه وسلم]).[1]
Peygamber Efendimiz'den rivayet etmiştir. Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Oruç tutmakla yükümlü olduğu halde ölen kimseye, onun yerine (varislerine) her orucu bir fakir yedirilmelidir. (Tirmizî; İmam Tirmizi şöyle demiştir: Bu hadisin doğru tarafı, İbn Ömer'e kadar makûf olmasıdır. Bu onun sözüdür [Yani Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem'in sözü değildir]).[1]
40
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2038
وَعَنْ عَبْدِ اللّٰهِ بْنِ شَقِيقٍ قَالَ: قُلْتُ لِعَائِشَةَ: أَكَانَ النَّبِىُّ ﷺ يَصُوْمُ شَهْرًا كُلَّه؟ قَالَ: مَا عَلِمْتُه صَامَ شَهْرًا كُلَّه إِلَّا رَمَضَانَ وَلَا أَفْطَرَه كُلَّه حَتّٰى يَصُومَ مِنْهُ حَتّٰى مَضٰى لِسَبِيْلِه. رَوَاهُ مُسْلِمٌ
Abdullah bin Şakik'ten rivayetle şöyle dedi: Aişe'ye dedim ki: Peygamber (s.a.v.) bir ay boyunca oruç tuttu mu? Dedi ki: Onun Ramazan dışında bir ayın tamamını oruç tuttuğunu görmedim ve o aydan oruç tutıncaya kadar yola çıkıncaya kadar ben de onun tüm ayı boyunca orucunu bozmazdım. Müslim'in anlattığı
41
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2039
وعن النبي صلى الله عليه وسلم أنه (صلى الله عليه وسلم) سأل عمران أو غيره، وعمران يسمع، فقال (صلى الله عليه وسلم): يا فلان. والد الشخص! ألا تصوم آخر أيام شهر شعبان؟ ثم قال: لا. قال (صلى الله عليه وسلم): "سوف تصومان (في آخر رمضان)." (البخاري، مسلم)[1]
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'den rivayet edildiğine göre, o (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) İmran'a veya başka birine sordu ve "İmran dinliyordu, o da şöyle dedi: Ey filanca." Kişinin babası! Şaban ayının son günlerinde oruç tutulmuyor mu? Sonra hayır dedi. Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun dedi: (Ramazan ayının sonunda) iki oruç tutacaksınız. (Buhari, Müslim)[1]
42
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2040
قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: أفضل الصيام بعد صيام شهر رمضان صيام عاشوراء في شهر الله المحرم. وأفضل الصلاة بعد الفريضة صلاة الليل (أي التهجد). (مسلم)[1]
Şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Ramazan ayı orucundan sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan Aşure orucudur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz ise yatsı namazıdır (yani teheccüd). (Müslüman)[1]
43
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2041
وَعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ: مَا رَأَيْتُ النَّبِىَّ ﷺ يَتَحَرّٰى صِيَامَ يَوْمٍ فَضَّلَه عَلٰى غَيْرِه إِلَّا هٰذَا الْيَوْمَ: يَوْمَ عَاشُورَاءَ وَهٰذَا الشَّهْرُ يَعْنِىْ شَهْرَ رَمَضَان. (مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ)
İbni Abbas'tan rivayetle şöyle demiştir: "Ben Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) bu gün dışında diğer günlere tercih ettiği bir günde, yani Aşure günü ve bu gün oruç tuttuğunu görmedim. Ay, Ramazan ayı demektir. (anlaştık)
44
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2042
قال، إذا صام رسول الله صلى الله عليه وسلم يوم عاشوراء؛ وأمر بإبقاء الصحابة أيضا. فقال الصحابة يا رسول الله! هذا اليوم هو اليوم المهم جداً لليهود والمسيحيين! (وبما أننا نعارض اليهود والنصارى فإننا نساعدهم على مراعاة أهمية هذا اليوم بالصوم). فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم: لئن بقيت إلى قابل فلا أصوم التاريخ أيضا. (مسلم)[1]
Dedi ki, Resûlullah (s.a.v.) Aşure günü oruç tuttuğunda; Sahabelerin de tutulmasını emretti. Sahabeler dediler ki: Ey Allah'ın Resulü! Bu gün Yahudiler ve Hıristiyanlar için çok önemli bir gündür! (Yahudi-Hıristiyanlara karşı çıktığımız için, oruç tutarak bu günün önemini anlamalarına yardımcı oluyoruz). Bunun üzerine Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: Eğer gelecek sene hayatta olursam, o tarihte de oruç tutmayacağım. (Müslüman)[1]
45
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2043
وَعَنْ أُمِّ الْفَضْلِ بِنْتِ الْحَارِثِ: أَنَّ نَاسًا تَمَارَوْا عِنْدَهَا يَوْمَ عَرَفَةَ فِىْ صِيَامِ رَسُولِ اللّٰهِ ﷺ فَقَالَ بَعْضُهُمْ: هُوَ صَائِمٌ وَقَالَ بَعْضُهُمْ: لَيْسَ بِصَائِمٍ فَأَرْسَلْتُ إِلَيْهِ بِقَدَحِ لَبَنٍ وَهُوَ وَاقِفٌ عَلٰى بِعِيْرِه بِعَرَفَةَ فَشَرِبَه. (مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ)
Ve Ümmü'l-Fadl bint el-Hâris'in rivayetine göre: İnsanlar Arafat günü Resûlullah'ın (s.a.v.) orucu hakkında onunla tartıştılar ve aralarından bazıları: "O oruçludur" dediler. Bazıları dediler ki: O oruçlu değil, o yüzden Arafat'ta devesinin üzerinde dururken ona bir bardak süt gönderdim ve o da içti. (anlaştık)
46
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2044
قال: ما رأيت رسول الله صلى الله عليه وسلم صام قط في العصر (أي العقد الأول من شهر ذي الحجة). (مسلم)[1]
O, "Ben Resûlullah'ı (s.a.v.) ikindi ayında (yani Zil Hac ayının ilk on yılında) oruç tuttuğunu görmedim" dedi. (Müslüman)[1]
47
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2046
قال: سئل رسول الله صلى الله عليه وسلم عن صيام يوم الاثنين؟ فقال (عليه السلام): ولدت في هذا اليوم. في مثل هذا اليوم أنزل علي (القرآن). (مسلم)[1]
Şöyle dedi: Resûlullah Sallallahu aleyhi vesellem'e pazartesi günü orucun ne olduğu soruldu. O (s.a.v.) şöyle dedi: Ben bu gün doğdum. Bu günde (Kuran) bana vahyedildi. (Müslüman)[1]
48
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2048
وروى هذا الحديث أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: من صام شهر رمضان. وبعد ذلك يصام الست من شهر شوال، فيحسب له صياماً. (مسلم)[1]
Şu hadisi rivayet etmiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Kim Ramazan orucunu tutarsa. Daha sonra Şevval ayının altı orucunu tutarsa oruç tutmuş sayılır. (Müslüman)[1]
49
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2049
قال: نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن صيام عيد الفطر والأزهر. (البخاري، مسلم)[1]
Resûlullah Sallallahu aleyhi vesellem, Ramazan ve Ezher bayramlarında oruç tutmayı yasakladı, buyurdu. (Buhari, Müslim)[1]
50
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 0/2050
قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: لا صيام يومين. عيد الفطر وعيد الأضحى. (البخاري، مسلم)[1]
Dedi ki: Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu: İki gün oruç yoktur. Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı. (Buhari, Müslim)[1]