Muvatta — Hadis #36149

Hadis #36149
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ وَهْبِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّهُ قَالَ بَعَثَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعْثًا قِبَلَ السَّاحِلِ فَأَمَّرَ عَلَيْهِمْ أَبَا عُبَيْدَةَ بْنَ الْجَرَّاحِ وَهُمْ ثَلاَثُمِائَةٍ ‏.‏ قَالَ وَأَنَا فِيهِمْ - قَالَ - فَخَرَجْنَا حَتَّى إِذَا كُنَّا بِبَعْضِ الطَّرِيقِ فَنِيَ الزَّادُ فَأَمَرَ أَبُو عُبَيْدَةَ بِأَزْوَادِ ذَلِكَ الْجَيْشِ فَجُمِعَ ذَلِكَ كُلُّهُ فَكَانَ مِزْوَدَىْ تَمْرٍ - قَالَ - فَكَانَ يُقَوِّتُنَاهُ كُلَّ يَوْمٍ قَلِيلاً قَلِيلاً حَتَّى فَنِيَ وَلَمْ تُصِبْنَا إِلاَّ تَمْرَةٌ تَمْرَةٌ فَقُلْتُ وَمَا تُغْنِي تَمْرَةٌ فَقَالَ لَقَدْ وَجَدْنَا فَقْدَهَا حِينَ فَنِيَتْ - قَالَ - ثُمَّ انْتَهَيْنَا إِلَى الْبَحْرِ فَإِذَا حُوتٌ مِثْلُ الظَّرِبِ فَأَكَلَ مِنْهُ ذَلِكَ الْجَيْشُ ثَمَانِيَ عَشْرَةَ لَيْلَةً ثُمَّ أَمَرَ أَبُو عُبَيْدَةَ بِضِلَعَيْنِ مِنْ أَضْلاَعِهِ فَنُصِبَا ثُمَّ أَمَرَ بِرَاحِلَةٍ فَرُحِلَتْ ثُمَّ مَرَّتْ تَحْتَهُمَا وَلَمْ تُصِبْهُمَا
Cabir b. Abdullah (r.a)'dan rivayete göre, şöyle demiştir: "Rasuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem deniz kenarına bir müfreze gönderdi. Ebu Ubeyde b. Cerrah'ı da onlara komutan tayin etti. Ordu üç yüz kişi idi. Cabir der ki: "Bende içlerinde bulunuyordum. Yola çıktık yolun bir kısmını yürümüştük ki yiyeceğimiz tükenmeye yüz tuttu. Bunun üzerine Ebu Ubeyde tüm azıkların toplanmasını emretti ve hepsi toplandı. Tamamı iki azık torbası kadar hurma idi. Ebu Ubeyde bize onu her gün azar azar yediriyordu. Bitinceye kadar böylece devam ettik. Her birimize birer hurma düşüyordu. Ravi dedi ki:" Cabir'e bir hurma neye yarar ki demem üzerine Cabir: "Tükenince onun da yokluğunu yaşadık" dedi. Sonra deniz sahiline ulaştık. Orada küçük bir dağ gibi bir balıkla karşılaştık. Bu müfreze bu balıktan on sekiz gün yedi. Ebu Ubeyde balığın iki kaburga kemiğinin dikilmesini emretti. Kemikler köprü şeklinde çatılınca bir deve oradan geçirildi. Deve kaburga kemiğine değmeden altından geçti." Diğer tahric: Buhar!, Şirket; Müslim, Sayd ve Zebaih *Malik der ki: "Hadiste geçen zarp kelimesi küçük dağ demektir
Kaynak
Muvatta # 49/1694
Derece
Sahih
Kategori
Bölüm 49: Peygamberin Özellikleri
Önceki Hadis Tüm Hadisleri Gör Sonraki Hadis
Konular: #Mother

İlgili Hadisler