Bölüm 50
Bölümlere Dön
01
El-Edebul Mufred # 50/1205
حَدَّثَنَا قَبِيصَةُ، وَأَبُو نُعَيْمٍ، قَالاَ: حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ رِبْعِيِّ بْنِ حِرَاشٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ قَالَ: كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا أَرَادَ أَنْ يَنَامَ قَالَ: بِاسْمِكَ اللَّهُمَّ أَمُوتُ وَأَحْيَا، وَإِذَا اسْتَيْقَظَ مِنْ مَنَامِهِ قَالَ: الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَحْيَانَا بَعْدَ مَا أَمَاتَنَا وَإِلَيْهِ النُّشُورُ.
Kabise ve Ebu Nu'aym bize şöyle dediler: Süfyan bize Abdülmelik ibn Umeyr'den, Rabi' ibn Harash'tan, Huzeyfe'den rivayet etti: O şöyle dedi: Peygamber (s.a.v.) uyumak istediğinde şöyle derdi: Ey Allah'ım, senin adınla ölürüm ve yaşarım. Uykusundan uyandığında ise şöyle derdi: Hamdolsun. Bizi öldürdükten sonra dirilten Allah'ındır ve diriliş O'nadır.
02
El-Edebul Mufred # 50/1206
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ قَالَ: كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا أَوَى إِلَى فِرَاشِهِ قَالَ: الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَطْعَمَنَا وَسَقَانَا، وَكَفَانَا وَآوَانَا، كَمْ مَنْ لا كَافٍّ لَهُ وَلا مُؤْوِيَ.
Süleyman bin Harb bize şöyle dedi: Hammad, Sabit'ten, Enes'ten rivayet etti: O da şöyle dedi: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- yattığı zaman şöyle derdi: Bizi doyuran, içiren, bize yeterince rızık veren ve bizi barındıran Allah'a hamd olsun. Yeterliliği ve barınağı olmayan ne kadar çok insan var.
03
El-Edebul Mufred # 50/1207
حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، وَيَحْيَى بْنُ مُوسَى، قَالاَ: حَدَّثَنَا شَبَابَةُ بْنُ سَوَّارٍ قَالَ: حَدَّثَنِي الْمُغِيرَةُ بْنُ مُسْلِمٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ قَالَ: كَانَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم لاَ يَنَامُ حَتَّى يَقْرَأَ: {الم تَنْزِيلُ} وَ: {تَبَارَكَ الَّذِي بِيَدِهِ الْمُلْكُ}.
Ebu Nuaym ve Yahya bin Musa bize şöyle dediler: Şababah bin Sivar bize şöyle dedi: Muğire bin Müslim bana Ebu'z-Zübeyr'den rivayet etti, Cabir'den rivayet etti ki o da şöyle dedi: Allah'ın Resulü, Allah'ın salat ve selamı ona olsun, şu ayeti okumadan uyumazdı: {El-Lam Vahiy} ve: {Elinde olan Allah mübarektir. Krallık}.
04
El-Edebul Mufred # 50/1208
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَحْبُوبٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، قَالَ: حَدَّثَنَا عَاصِمٌ الأَحْوَلُ، عَنْ شُمَيْطٍ، أَوْ سُمَيْطٍ، عَنْ أَبِي الأَحْوَصِ قَالَ: قَالَ عَبْدُ اللهِ: النَّوْمُ عِنْدَ الذِّكْرِ مِنَ الشَّيْطَانِ، إِنْ شِئْتُمْ فَجَرِّبُوا، إِذَا أَخَذَ أَحَدُكُمْ مَضْجَعَهُ وَأَرَادَ أَنْ يَنَامَ فَلْيَذْكُرِ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ.
Muhammed bin Mahbub bize anlattı, şöyle dedi: Abdul Vahid anlattı, dedi ki: Asım el-Ahval bize Şumayt'tan veya Sumayt'tan Ebu'l-Ahvas'tan rivayet etti. Dedi ki: Abdullah dedi ki: Zikre uyumak şeytandandır. İsterseniz deneyin. Eğer biriniz yatağını alır da isterse Uyuduğu zaman Cenab-ı Hakk'ı zikretsin.
05
El-Edebul Mufred # 50/1209
حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ لَيْثٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ قَالَ: كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم لاَ يَنَامُ حَتَّى يَقْرَأَ: تَبَارَكَ وَ {الم تَنْزِيلُ} السَّجْدَةِ.
Ebu Nuaym bize anlattı, o şöyle dedi: Süfyan bize, Lais'ten, Ebu'z-Zübeyr'den, Cabir'den rivayet etti: O şöyle dedi: Peygamber, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, O'na ve secdenin vahyi mübarek olsun diye okumadan uyumazdı.
06
El-Edebul Mufred # 50/1210
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلاَمٍ، قَالَ: أَخْبَرَنَا عَبْدَةُ، عَنْ عُبَيْدِ اللهِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم: إِذَا أَوَى أَحَدُكُمْ إِلَى فِرَاشِهِ، فَلْيَحِلَّ دَاخِلَةَ إِزَارِهِ، فَلْيَنْفُضْ بِهَا فِرَاشَهُ، فَإِنَّهُ لاَ يَدْرِي مَا خَلَّفَ فِي فِرَاشِهِ، وَلْيَضْطَجِعْ عَلَى شِقِّهِ الأَيْمَنِ، وَلْيَقُلْ: بِاسْمِكَ وَضَعْتُ جَنْبِي، فَإِنِ احْتَبَسَتْ نَفْسِي فَارْحَمْهَا، وَإِنْ أَرْسَلْتَهَا فَاحْفَظْهَا بِمَا تَحْفَظُ بِهِ الصَّالِحِينَ، أَوْ قَالَ: عِبَادَكَ الصَّالِحِينَ.
Muhammed bin Selâm bize şöyle dedi: Abdah, Ubeydullah'tan, Sa'id bin Ebi Sa'id el-Makberi'den, babasından, Ebu Hureyre'den rivayetle şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah ona salat ve selam versin, şöyle buyurdu: Biriniz yatağına girdiğinde elbisesinin içini çözsün ve yatağını silsin. Çünkü yatağında ne kaldığını bilmiyor, o halde sağ yanına yatsın ve şöyle desin: Senin isminle yanıma uzandım, çünkü eğer ruhumu muhafaza edersen ona merhamet et ve eğer onu gönderirsen, salihleri koruduğun gibi onu da koru veya şöyle dedi: Salih kulların.
07
El-Edebul Mufred # 50/1211
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللهِ بْنُ سَعِيدٍ، أَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ، قَالَ: حَدَّثَنَا عَبْدُ اللهِ بْنُ سَعِيدِ بْنِ خَازِمٍ أَبُو بَكْرٍ النَّخَعِيُّ، قَالَ: أَخْبَرَنَا الْعَلاَءُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ قَالَ: كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا أَوَى إِلَى فِرَاشِهِ نَامَ عَلَى شِقِّهِ الأَيْمَنِ، ثُمَّ قَالَ: اللَّهُمَّ وَجَّهْتُ وَجْهِي إِلَيْكَ، وَأَسْلَمْتُ نَفْسِي إِلَيْكَ، وَأَلْجَأْتُ ظَهْرِي إِلَيْكَ، رَهْبَةً وَرَغْبَةً إِلَيْكَ، لاَ مَنْجَا وَلاَ مَلْجَأَ مِنْكَ إِلاَّ إِلَيْكَ، آمَنْتُ بِكِتَابِكَ الَّذِي أَنْزَلْتَ، وَنَبِيِّكَ الَّذِي أَرْسَلْتَ، قَالَ: فَمَنْ قَالَهُنَّ فِي لَيْلَةٍ ثُمَّ مَاتَ مَاتَ عَلَى الْفِطْرَةِ.
Abdullah bin Saeed, Ebu Saeed Al-Ashjaj bize anlattı, şöyle dedi: Abdullah bin Saeed bin Hazim Ebu Bekir El-Nahhi bize anlattı, şöyle dedi: Bize Al-Alaa bin Al-Musayyab'dan, babasından, El-Baraa bin Aazib'den rivayetle dedi ki: Peygamber (s.a.v.) yattığı zaman, Allah onu korusun ve huzur versin, yatardı. Sağ tarafını kesti, sonra şöyle dedi: Allah'ım, yüzümü Sana çevirdim, kendimi Sana teslim ettim ve sana olan korkumdan ve sana olan arzumdan dolayı sırtımı döndüm. Senden başka kaçış ve sığınma yoktur. İndirdiğin kitabına ve gönderdiğin peygamberine iman ettim. Dedi ki: Peki bunları bir gecede kim söyledi? Sonra öldü, fıtrat üzere öldü
08
El-Edebul Mufred # 50/1212
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، قَالَ: حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، قَالَ: حَدَّثَنَا سُهَيْلُ بْنُ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: كَانَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ إِذَا أَوَى إِلَى فِرَاشِهِ: اللَّهُمَّ رَبَّ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ، وَرَبَّ كُلِّ شَيْءٍ، فَالِقَ الْحَبِّ وَالنَّوَى، مُنْزِلَ التَّوْرَاةِ وَالإِنْجِيلِ وَالْقُرْآنِ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ كُلِّ ذِي شَرٍّ أَنْتَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهِ، أَنْتَ الأَوَّلُ فَلَيْسَ قَبْلَكَ شَيْءٌ، وَأَنْتَ الْآخِرُ فَلَيْسَ بَعْدَكَ شَيْءٌ، وَأَنْتَ الظَّاهِرُ فَلَيْسَ فَوْقَكَ شَيْءٌ، وَأَنْتَ الْبَاطِنُ فَلَيْسَ دُونَكَ شَيْءٌ، اقْضِ عَنِّي الدَّيْنَ، وَأَغْنِنِي مِنَ الْفَقْرِ.
Musa bin İsmail bize anlattı, o şöyle dedi: Bize Vahib anlattı, şöyle dedi: Süheyl bin Ebi Salih, babasından, Ebu Hureyre'den rivayet etti: O, Allah'ın elçisiydi, Allah ona salat ve selam versin, yatağına girdiğinde şöyle dedi: Ey göklerin ve yerlerin Rabbi ve her şeyin Rabbi olan Allah'ım, sevgiyi yarat. Tevrat'ın, İncil'in ve Kur'an'ın vahyinin özü olan, köşesine sıkıştığın her şerden sana sığınırım. Sen ilksin ve senden önce hiçbir şey yok. Sen sonuncusun, senden sonra hiçbir şey yoktur, sen zahirsin, senin üstünde hiçbir şey yoktur, sen gizlisin, dolayısıyla senin altında hiçbir şey yoktur. Borcumu öde. Ve beni yoksulluktan zenginleştir
09
El-Edebul Mufred # 50/1214
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ: حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ حَجَّاجٍ الصَّوَّافِ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ قَالَ: إِذَا دَخَلَ الرَّجُلُ بَيْتَهُ أَوْ أَوَى إِلَى فِرَاشِهِ ابْتَدَرَهُ مَلَكٌ وَشَيْطَانٌ، فَقَالَ الْمَلَكُ: اخْتِمْ بِخَيْرٍ، وَقَالَ الشَّيْطَانُ: اخْتِمْ بِشَرٍّ، فَإِنْ حَمِدَ اللَّهَ وَذَكَرَهُ أَطْرَدَهُ، وَبَاتَ يَكْلَؤُهُ، فَإِذَا اسْتَيْقَظَ ابْتَدَرَهُ مَلَكٌ وَشَيْطَانٌ فَقَالاَ مِثْلَهُ، فَإِنْ ذَكَرَ اللَّهَ وَقَالَ: الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي رَدَّ إِلَيَّ نَفْسِي بَعْدَ مَوْتِهَا وَلَمْ يُمِتْهَا فِي مَنَامِهَا، الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي {يُمْسِكُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضَ أَنْ تَزُولاَ، وَلَئِنْ زَالَتَا إِنْ أَمْسَكَهُمَا مِنْ أَحَدٍ مِنْ بَعْدِهِ إِنَّهُ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا}، الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي {يُمْسِكُ السَّمَاءَ أَنْ تَقَعَ عَلَى الأَرْضِ إِلاَّ بِإِذْنِهِ} إِلَى {لَرَءُوفٌ رَحِيمٌ}، فَإِنْ مَاتَ مَاتَ شَهِيدًا، وَإِنْ قَامَ فَصَلَّى صَلَّى فِي فَضَائِلَ.
Muhammed ibn el-Musenna bize şöyle dedi: İbn Ebî Adiy, Haccac el-Sawaf'tan, Ebu'z-Zübeyr'den, o da Cabir'den rivayet etti: Bir adam bir padişaha girerse ve onun evine bir şeytan gelir veya yatağına girerse ve kral: Sonu hayırlı olsun, Şeytan da: Sonu hayırlı olsun derse. Eğer Allah'a hamdeder ve onu anarsa, onu kovar ve geceyi onu yiyip bitirerek geçirir. Uyandığı zaman yanına bir melek ve bir şeytan gelip aynı şeyi söylerler, eğer Allah'ı anarsa ve şöyle der: Ölümünden sonra ruhumu bana geri veren ve onu uykusunda öldürmeyen Allah'a hamd olsun. "Gökleri ve yeri tutan" Allah'a hamd olsun. Eğer onlar sona ererse, kendisinden sonra gelenlerden onları alıkoysa bile, şüphesiz O, Halîm'dir, bağışlayıcıdır. {Rahman ve Rahim} olana kadar "göğün, kendi izni olmadan yeryüzüne düşmesini engelleyen" Allah'a hamd olsun ki, ölürse şehit olarak ölür, kalkıp namaz kılsa faziletle dua etmiş olur.
10
El-Edebul Mufred # 50/1215
حَدَّثَنَا قَبِيصَةُ بْنُ عُقْبَةَ، قَالَ: حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ قَالَ: كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا أَرَادَ أَنْ يَنَامَ وَضَعَ يَدَهُ تَحْتَ خَدِّهِ الأَيْمَنِ، وَيَقُولُ: اللَّهُمَّ قِنِي عَذَابَكَ يَوْمَ تَبْعَثُ عِبَادَكَ.
Kabisa bin Ukbe bize şöyle dedi: Süfyan bize Ebu İshak'tan, el-Berâ'dan rivayetle şöyle dedi: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem uyumak istediğinde elini sağ yanağının altına koyar ve şöyle derdi: Allah'ım, kullarını dirilteceğin gün beni azabından koru.
11
El-Edebul Mufred # 50/1216
حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ عَمْرٍو، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ: خَلَّتَانِ لاَ يُحْصِيهِمَا رَجُلٌ مُسْلِمٌ إِلاَّ دَخَلَ الْجَنَّةَ، وَهُمَا يَسِيرٌ، وَمَنْ يَعْمَلُ بِهِمَا قَلِيلٌ، قِيلَ: وَمَا هُمَا يَا رَسُولَ اللهِ؟ قَالَ: يُكَبِّرُ أَحَدُكُمْ فِي دُبُرِ كُلِّ صَلاَةٍ عَشْرًا، وَيَحْمَدُ عَشْرًا، وَيُسَبِّحُ عَشْرًا، فَذَلِكَ خَمْسُونَ وَمِئَةٌ عَلَى اللِّسَانِ، وَأَلْفٌ وَخَمْسُمِئَةٍ فِي الْمِيزَانِ، فَرَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَعُدُّهُنَّ بِيَدِهِ. وَإِذَا أَوَى إِلَى فِرَاشِهِ سَبَّحَهُ وَحَمِدَهُ وَكَبَّرَهُ، فَتِلْكَ مِئَةٌ عَلَى اللِّسَانِ، وَأَلْفٌ فِي الْمِيزَانِ، فَأَيُّكُمْ يَعْمَلُ فِي الْيَوْمِ وَاللَّيْلَةِ أَلْفَيْنِ وَخَمْسَمِئَةِ سَيِّئَةٍ؟ قِيلَ: يَا رَسُولَ اللهِ، كَيْفَ لاَ يُحْصِيهِمَا؟ قَالَ: يَأْتِي أَحَدَكُمُ الشَّيْطَانُ فِي صَلاَتِهِ، فَيُذَكِّرُهُ حَاجَةَ كَذَا وَكَذَا، فَلا يَذْكُرُهُ.
Ebu Nu'aym bize şöyle dedi: Süfyan bize Ata'dan, babasından, Abdullah bin Amr'dan, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivayetle şöyle dedi: "İki defa, hiçbir Müslüman cennete girmedikçe onları saymaz ve bunlar kolaydır ve kim bunlarla amel ederse azdır." Denildi ki: Bunlar nedir ey Allah'ın Resulü? Dedi ki: Her namazın sonunda biriniz on defa “Allahu Ekber”, on defa “Şükür”, on defa “Allahu Ekber” der. Bu dilde yüz elli, sözle bin beş yüz demektir. Teraziyi gördüm, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'i eliyle sayarken gördüm. Yattığı zaman O'nu tesbih etti, O'na hamdetti ve O'nu yüceltti; yani bu yüz tanedir. Dilde ve mizanda bin, hanginiz bugün ve gece iki bin beş yüz kötü iş yapar? Denildi ki: Ey Allah'ın Resulü, nasıl olmazsın? Bunları sayıyor mu? Şöyle buyurdu: Sizden birinizin namazı sırasında şeytan gelir ve ona falanca ihtiyacını hatırlatır ama o bunu hatırlamaz.
12
El-Edebul Mufred # 50/1217
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ، قَالَ: حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ عِيَاضٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللهِ قَالَ: حَدَّثَنِي سَعِيدٌ الْمَقْبُرِيُّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم: إِذَا أَوَى أَحَدُكُمْ إِلَى فِرَاشِهِ فَلْيَأْخُذْ دَاخِلَةَ إِزَارِهِ، فَلْيَنْفُضْ بِهَا فِرَاشَهُ وَلْيُسَمِّ اللَّهَ، فَإِنَّهُ لاَ يَعْلَمُ مَا خَلَّفَهُ بَعْدَهُ عَلَى فِرَاشِهِ، فَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَضْطَجِعَ فَلْيَضْطَجِعْ عَلَى شِقِّهِ الأَيْمَنِ وَلْيَقُلْ: سُبْحَانَكَ رَبِّي، بِكَ وَضَعْتُ جَنْبِي، وَبِكَ أَرْفَعُهُ، إِنْ أَمْسَكْتَ نَفْسِي فَاغْفِرْ لَهَا، وَإِنْ أَرْسَلْتَهَا فَاحْفَظْهَا بِمَا تَحْفَظُ بِهِ عِبَادَكَ الصَّالِحِينَ.
İbrahim bin El-Münzir bize rivayet etti, o şöyle dedi: Enes bin İyad bize Ubeydullah'tan rivayet etti, o şöyle dedi: Said el-Makberi bana babasından, babam Hureyre'den rivayet etti: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Biriniz yatağına girince elbisesinin içini çıkarsın ve silkelesin. yatağına yatın ve Tanrı adını versin, çünkü yatağında ne bıraktığını bilmiyor, bu yüzden eğer uzanmak istiyorsa sağ yanına yatsın. Ve şöyle desin: Rabbim, seni tenzih ederim. Senin sayende böğrümü yerleştirdim ve senin sayende onu yükseltiyorum. Ruhumu tutarsam bağışla, gönderirsem onu koru. Onunla salih kullarını korursun.
13
El-Edebul Mufred # 50/1218
حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ فَضَالَةَ، قَالَ: حَدَّثَنَا هِشَامٌ الدَّسْتُوَائِيُّ، عَنْ يَحْيَى هُوَ ابْنُ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ قَالَ: حَدَّثَنِي رَبِيعَةُ بْنُ كَعْبٍ قَالَ: كُنْتُ أَبِيتُ عِنْدَ بَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَأُعْطِيهِ وَضُوءَهُ، قَالَ: فَأَسْمَعُهُ الْهَوِيَّ مِنَ اللَّيْلِ يَقُولُ: سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ، وَأَسْمَعُهُ الْهَوِيَّ مِنَ اللَّيْلِ يَقُولُ: الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ.
Muaz bin Fadale anlattı, şöyle dedi: Hişam el-Destavai bize, Yahya'dan rivayete göre, Ebu Kesir'in oğludur, Ebu Seleme'den rivayete göre şöyle dedi: Bana Rabi'ah bin Ka'b dedi ki: Geceyi Peygamber'in kapısında geçirirdim, Allah ona salat ve selam versin ve abdestini alırdım. Şöyle dedi: Sonra geceleyin rüzgar ona sesini işittirdi. Şöyle buyuruyor: Allah kendisine hamd edenleri işitir ve gece gökyüzü ona şöyle dediğini işitir: Hamd alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.
14
El-Edebul Mufred # 50/1219
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ إِشْكَابَ، قَالَ: حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ لَيْثٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ: مَنْ نَامَ وَبِيَدِهِ غَمَرٌ قَبْلَ أَنْ يَغْسِلَهُ، فَأَصَابَهُ شَيْءٌ، فَلا يَلُومَنَّ إِلا نَفْسَهُ.
Ahmed bin İskaab bize şöyle dedi: Muhammed bin Fudayl, Lais'ten, Muhammed bin Amr bin Ata'dan, İbni Abbas'tan, Peygamber Efendimiz'den (s.a.v.) rivayetle şöyle dedi: Kim elinde su varken onu yıkamadan uyur ve başına bir şey gelirse, o kimsenin kendisinden başka suçlayacağı kimse yoktur.
15
El-Edebul Mufred # 50/1220
حَدَّثَنَا مُوسَى، قَالَ: حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ: مَنْ بَاتَ وَبِيَدِهِ غَمَرٌ، فَأَصَابَهُ شَيْءٌ، فَلا يَلُومَنَّ إِلا نَفْسَهُ.
Musa bize anlattı, şöyle dedi: Hammad bin Seleme, Süheyl'den, babasından, Ebu Hureyre'den, Peygamber (s.a.v.)'den rivayetle şöyle dedi: Kim geceyi eliyle geçirirse suya battı, sonra başına bir şey geldi ve kendisinden başka suçlayacak kimsesi yoktu.
16
El-Edebul Mufred # 50/1221
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ قَالَ: حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ الْمَكِّيِّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللهِ، أَنَّ رَسُولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ: أَغْلِقُوا الأَبْوَابَ، وَأَوْكُوا السِّقَاءَ، وَأَكْفِئُوا الإِنَاءَ، وَخَمِّرُوا الإِنَاءَ، وَأَطْفِئُوا الْمِصْبَاحَ، فَإِنَّ الشَّيْطَانَ لاَ يَفْتَحُ غَلَقًا، وَلاَ يَحُلُّ وِكَاءً، وَلاَ يَكْشِفُ إِنَاءً، وَإِنَّ الْفُوَيْسِقَةَ تُضْرِمُ عَلَى النَّاسِ بَيْتَهُمْ.
İsmail bize şöyle dedi: Malik bana, Ebu'z-Zübeyr el-Mekki'den, Cabir bin Abdullah'tan rivayete göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Kapıları kapatın, tulumu bağlayın, kabı örtün, kabı örtün ve lambayı söndürün, çünkü şeytan açmaz Kapalıdır, bardağı gevşetmez, kabı açmaz ve pelin otu insanların evlerini ateşe verir.
17
El-Edebul Mufred # 50/1222
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ طَلْحَةَ، قَالَ: حَدَّثَنَا أَسْبَاطٌ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ: جَاءَتْ فَأْرَةٌ فَأَخَذَتْ تَجُرُّ الْفَتِيلَةَ، فَذَهَبَتِ الْجَارِيَةُ تَزْجُرُهَا، فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم: دَعِيهَا، فَجَاءَتْ بِهَا فَأَلْقَتْهَا عَلَى الْخُمْرَةِ الَّتِي كَانَ قَاعِدًا عَلَيْهَا، فَاحْتَرَقَ مِنْهَا مِثْلُ مَوْضِعِ دِرْهَمٍ، فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم: إِذَا نِمْتُمْ فَأَطْفِئُوا سُرُجَكُمْ، فَإِنَّ الشَّيْطَانَ يَدُلُّ مِثْلَ هَذِهِ عَلَى مِثْلِ هَذَا فَتَحْرِقُكُمْ.
Abdullah bin Muhammed bize anlattı, o şöyle dedi: Bize Amr bin Talha anlattı, o şöyle dedi: Bize Esbat, Samak bin Harb'den, İkrime'den, İbn Abbas'tan rivayet etti: Bir fare geldi ve fitili sürüklemeye başladı, bunun üzerine hizmetçi onu azarlamak için gitti, bunun üzerine Peygamber (s.a.v.) Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, dedi ki: Onu bırak. O da onu getirip üzerinde oturduğu şaraplığın üzerine attı, bir kısmı dirhem yeri gibi yandı. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Uyuduğunuz zaman lambalarınızı söndürün, çünkü şeytan böyle bir şey gösterir ve sizi yakar.
18
El-Edebul Mufred # 50/1223
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، قَالَ: حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي زِيَادٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي نُعْمٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ قَالَ: اسْتَيْقَظَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ذَاتَ لَيْلَةٍ، فَإِذَا فَأْرَةٌ قَدْ أَخَذَتِ الْفَتِيلَةَ، فَصَعِدَتْ بِهَا إِلَى السَّقْفِ لِتَحْرِقَ عَلَيْهِمُ الْبَيْتَ، فَلَعَنَهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَأَحَلَّ قَتْلَهَا لِلْمُحْرِمِ.
Ahmed bin Yunus bize anlattı, şöyle dedi: Ebu Bekir, Yezid bin Ebi Ziyad'dan, Abdurrahman bin Ebu Na'am'dan, Ebu Sa'id'den rivayetle bize haber verdi. Şöyle dedi: Peygamber (s.a.v.) bir gece uyandı ve bir farenin fitili alıp onu yakmak için dama tırmandığını gördü. Peygamber (s.a.v.) ona lanet etmiş ve ihramlı bir kimsenin onu öldürmesini caiz kılmıştır.
19
El-Edebul Mufred # 50/1224
حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ: لاَ تَتْرُكُوا النَّارَ فِي بُيُوتِكُمْ حِينَ تَنَامُونَ.
Ebu Nuaym bize anlattı, şöyle dedi: İbn Uyeyne bize, Ez-Zuhri'den, Salem'den, babasından, Peygamber'den (s.a.v.) rivayet etti: Allah'ın duası ve selamı ona olsun, o şöyle buyurmuştur: Uyurken evlerinizde ateş bırakmayın...
20
El-Edebul Mufred # 50/1225
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللهِ بْنُ يَزِيدَ، قَالَ: حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي أَيُّوبَ قَالَ: حَدَّثَنِي يَزِيدُ بْنُ عَبْدِ اللهِ بْنِ الْهَادِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ: قَالَ عُمَرُ: إِنَّ النَّارَ عَدُوٌّ فَاحْذَرُوهَا. فَكَانَ ابْنُ عُمَرَ يَتْبَعُ نِيرَانَ أَهْلِهِ وَيُطْفِئُهَا قَبْلَ أَنْ يَبِيتَ.
Abdullah bin Yezid bize şöyle dedi: Sa'id bin Ebu Eyyub bize şöyle dedi: Yezid bin Abdullah bin El-Had bana Nafi'den, o da İbn Ömer'den rivayet etti: Ömer şöyle dedi: Ateş düşmandır, ondan sakının. İbn Ömer, ailesinin ateşlerini takip eder ve uyumadan önce onları söndürürdü.
21
El-Edebul Mufred # 50/1226
حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، قَالَ: أَخْبَرَنَا نَافِعُ بْنُ يَزِيدَ قَالَ: حَدَّثَنِي ابْنُ الْهَادِ قَالَ: حَدَّثَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، سَمِعَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ: لاَ تَتْرُكُوا النَّارَ فِي بُيُوتِكُمْ، فَإِنَّهَا عَدُوٌّ.
İbn Ebî Meryem bize anlattı, dedi ki: Nafi' bin Yezid anlattı, şöyle dedi: Bana İbn el-Haad söyledi, şöyle dedi: Nafi' bana, İbn Ömer'den rivayetle, Peygamber Efendimiz'in (Allah ona salat ve selam versin) şöyle buyurduğunu işitti: Evlerinizde ateş bırakmayın, çünkü o bir düşmandır.
22
El-Edebul Mufred # 50/1227
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاءِ، قَالَ: حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ أُسَامَةَ، عَنْ بُرَيْدِ بْنِ عَبْدِ اللهِ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى قَالَ: احْتَرَقَ بِالْمَدِينَةِ بَيْتٌ عَلَى أَهْلِهِ مِنَ اللَّيْلِ، فَحُدِّثَ بِذَلِكَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم، فَقَالَ: إِنَّ هَذِهِ النَّارَ عَدُوٌّ لَكُمْ، فَإِذَا نِمْتُمْ فَأَطْفِئُوهَا عَنْكُمْ.
Muhammed bin Al-Ala bize anlattı, şöyle dedi: Hammad bin Usame, Büreyd bin Abdullah'tan, Ebu Burda'dan, Ebu Musa'dan rivayetle şöyle dedi: O yandı. Medine'de geceleyin halkına ait bir ev vardı, bu durum Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e haber verildi ve şöyle dedi: Bu ateş sizin düşmanınızdır. Eğer uyursan, onu senden kapat.
23
El-Edebul Mufred # 50/1228
حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْحَكَمِ، قَالَ: حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَبِيعَةَ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ عُمَرَ، عَنِ ابْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّهُ كَانَ إِذَا مَطَرَتِ السَّمَاءُ يَقُولُ: يَا جَارِيَةُ، أَخْرِجِي سَرْجِي، أَخْرِجِي ثِيَابِي، وَيَقُولُ: {وَنَزَّلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً مُبَارَكًا}.
Bişr ibn el-Hakam bize anlattı, o şöyle dedi: Muhammed ibn Rabi'a, el-Sa'ib ibn Ömer'den, İbn Ebi Müleyke'den, İbn Abbas'tan rivayet etti ki, ne zaman yağmur yağsa şöyle derdi: Ey hizmetçi, eyerimi çıkar, elbiselerimi çıkar ve şöyle derdi: {Ve biz gökten su indirdik. Kutsanmış
24
El-Edebul Mufred # 50/1229
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ أَبِي إِسْرَائِيلَ، قَالَ: حَدَّثَنَا النَّضْرُ بْنُ عَلْقَمَةَ أَبُو الْمُغِيرَةِ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ عَلِيٍّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ بِتَعْلِيقِ السَّوْطِ فِي الْبَيْتِ.
İshak bin Ebi İsrail bize anlattı, şöyle dedi: En-Nadhar bin Alkame Ebu El-Muğire, Dâvûd bin Ali'den, babasından, İbn Abbas'tan rivayetle, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in, Allah onu bereketlesin ve ona huzur versin, kırbacın eve asılmasını emrettiğini anlattı.
25
El-Edebul Mufred # 50/1230
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، قَالَ: حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، قَالَ: حَدَّثَنَا الْقَعْقَاعُ بْنُ حَكِيمٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللهِ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم: إِيَّاكُمْ وَالسَّمَرَ بَعْدَ هُدُوءِ اللَّيْلِ، فَإِنَّ أَحَدَكُمْ لاَ يَدْرِي مَا يَبُثُّ اللَّهُ مِنْ خَلْقِهِ، غَلِّقُوا الأَبْوَابَ، وَأَوْكُوا السِّقَاءَ، وَأَكْفِئُوا الإِنَاءَ، وَأَطْفِئُوا الْمَصَابِيحَ.
Musaddad bize anlattı, şöyle dedi: Yahya bin Said bize, İbn Aclan'dan rivayet etti, o da şöyle dedi: El-Kaka' bin Hakim, Cabir bin Abdullah'tan rivayet etti. Şöyle dedi: Allah'ın Resulü, Allah ona salat ve selam versin, şöyle buyurdu: Geceyi gecenin sakinliğinden sonra geçirmekten sakının, çünkü hiçbiriniz Allah'ın yarattıklarından ne indirdiğini bilemez. Kapıları kapatın, su tulumunu kapatın, tencerenin kapağını kapatın ve lambaları kapatın.
26
El-Edebul Mufred # 50/1231
حَدَّثَنَا عَارِمٌ، قَالَ: حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، قَالَ: حَدَّثَنَا حَبِيبٌ الْمُعَلِّمُ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ أَبِي رَبَاحٍ، عَنْ جَابِرٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ: كُفُوًا صِبْيَانَكُمْ حَتَّى تَذْهَبَ فَحْمَةُ، أَوْ فَوْرَةُ، الْعِشَاءِ، سَاعَةَ تَهَبُّ الشَّيَاطِينُ.
Arim bize anlattı, şöyle dedi: Hammad bin Seleme anlattı, şöyle dedi: Habib el-Mu'allim, Ata' bin Ebi Rabah'tan, Cabir'den, Peygamber'den (s.a.v.) rivayetle bize anlattı. Ve selâm üzerine olsun, buyurdu: Akşam yemeği veya bir fincan çay vakti bitene kadar çocuklarınızı zapt edin, o zaman şeytanlar saldıracaktır.
01
El-Edebul Mufred # 50/1213
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، قَالَ: حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ زِيَادٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا الْعَلاَءُ بْنُ الْمُسَيَّبِ قَالَ: حَدَّثَنِي أَبِي، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ قَالَ: كَانَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا أَوَى إِلَى فِرَاشِهِ نَامَ عَلَى شِقِّهِ الأَيْمَنِ، ثُمَّ قَالَ: اللَّهُمَّ أَسْلَمْتُ نَفْسِي إِلَيْكَ، وَوَجَّهْتُ بِوَجْهِي إِلَيْكَ، وَفَوَّضْتُ أَمْرِي إِلَيْكَ، وَأَلْجَأْتُ ظَهْرِي إِلَيْكَ، رَغْبَةً وَرَهْبَةً إِلَيْكَ، لاَ مَنْجَا وَلاَ مَلْجَأَ مِنْكَ إِلاَّ إِلَيْكَ، آمَنْتُ بِكِتَابِكَ الَّذِي أَنْزَلْتَ، وَنَبِيِّكَ الَّذِي أَرْسَلْتَ، قَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم: مَنْ قَالَهُنَّ ثُمَّ مَاتَ تَحْتَ لَيْلَتِهِ مَاتَ عَلَى الْفِطْرَةِ.
Musaddad bize anlattı, şöyle dedi: Abd el-Vahid ibn Ziyad bize anlattı, o şöyle dedi: Al-Ala' ibn el-Müseyyeb bize anlattı, o şöyle dedi: Babam bana el-Bara' ibn'den rivayet etti: Bekârdı ve şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.) yatağına girdiğinde sağ yanına yatar ve sonra şöyle derdi: Allah'ım, ben Müslüman oldum. Ruhumu Sana çevirdim, yüzümü Sana çevirdim, işlerimi Sana havale ettim ve sana olan arzumdan ve korkumdan, sığınacak yerim ve sığınağım olmadan sana sırtımı döndüm. Senden başka sana sığınacak yer yoktur. İndirdiğin kitabına ve gönderdiğin peygamberine iman ettim. Allah Resulü (s.a.v.) şöyle dedi: O halde bunları kim söyledi? Gece yarısı hayatını kaybetti. Orucunu bozmak üzereyken öldü.