Mişkat el-Masabih — Hadis #52224
Hadis #52224
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: لَمَّا كَانَ يَوْمُ غزوةِ تَبُوك أصابَ النَّاس مجاعةٌ فَقَالَ عُمَرُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ ادْعُهُمْ بِفَضْلِ أَزْوَادِهِمْ ثُمَّ ادْعُ اللَّهَ لَهُمْ عَلَيْهًا بِالْبَرَكَةِ فَقَالَ: نعم قَالَ فَدَعَا بِنِطَعٍ فَبُسِطَ ثُمَّ دَعَا بِفَضْلِ أَزْوَادِهِمْ فَجَعَلَ الرَّجُلُ يَجِيءُ بِكَفِّ ذُرَةٍ وَيَجِيءُ الْآخَرُ بِكَفِّ تَمْرٍ وَيَجِيءُ الْآخَرُ بِكِسْرَةٍ حَتَّى اجْتَمَعَ عَلَى النِّطَعِ شَيْءٌ يَسِيرٌ فَدَعَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِالْبَرَكَةِ ثُمَّ قَالَ خُذُوا فِي أوعيتكم فَأَخَذُوا فِي أَوْعِيَتِهِمْ حَتَّى مَا تَرَكُوا فِي الْعَسْكَر وعَاء إِلا ملؤوه قَالَ فَأَكَلُوا حَتَّى شَبِعُوا وَفَضَلَتْ فَضْلَةٌ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَأَنِّي رَسُولُ اللَّهِ لَا يَلْقَى اللَّهَ بِهِمَا عَبْدٌ غَيْرُ شاكٍّ فيحجبَ عَن الْجنَّة» . رَوَاهُ مُسلم
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Tebük savaşı günü insanları kıtlık vurmuştu, bunun üzerine Ömer şöyle dedi: Ey Allah'ın Resulü, rızıklarının bolluğu için onlara dua et, sonra onlar için Allah'a dua et. Ona nimetini verdi ve şöyle dedi: Evet. Dedi ki, bereket istedi, sonra dağıldı, sonra onların erzaklarının bereketini istedi, bunun üzerine adam bir avuç mısır getirdi. Diğeri bir avuç hurma, diğeri de bir kırıntı getirirdi, ta ki hurmanın üzerinde küçük bir şey bir araya gelinceye kadar Resûlullah (s.a.v.) seslendi. Nimetle. Sonra “Kaplarınızı alın” dedi. Böylece askerlere tek bir konteyner bırakmayacak kadar konteynerlerini içeri aldılar ama doldurdular. "Doyuncaya kadar yediler" dedi. Sonra geriye bir şey kaldı ve Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle dedi: "Şahitlik ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur ve ben de Allah'ın elçisiyim. O, onlarla Allah'ın huzuruna çıkmayacaktır." Şüphe etmeyen ve cennetten alıkonulan kuldur.” Müslim'in anlattığı
Rivayet eden
Ebû Hüreyre (r.a.)
Kaynak
Mişkat el-Masabih # 29/5912
Derece
Sahih
Kategori
Bölüm 29: Bölüm 29