Câmiu't-Tirmizî — Hadis #29082
Hadis #29082
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ صَالِحٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي قَيْسٍ، هُوَ رَجُلٌ بَصْرِيٌّ قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ عَنْ وِتْرِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَيْفَ كَانَ يُوتِرُ مِنْ أَوَّلِ اللَّيْلِ أَوْ مِنْ آخِرِهِ فَقَالَتْ كُلُّ ذَلِكَ قَدْ كَانَ يَصْنَعُ رُبَّمَا أَوْتَرَ مِنْ أَوَّلِ اللَّيْلِ وَرُبَّمَا أَوْتَرَ مِنْ آخِرِهِ . فَقُلْتُ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي جَعَلَ فِي الأَمْرِ سَعَةً فَقُلْتُ كَيْفَ كَانَتْ قِرَاءَتُهُ أَكَانَ يُسِرُّ بِالْقِرَاءَةِ أَمْ يَجْهَرُ قَالَتْ كُلُّ ذَلِكَ كَانَ يَفْعَلُ قَدْ كَانَ رُبَّمَا أَسَرَّ وَرُبَّمَا جَهَرَ قَالَ فَقُلْتُ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي جَعَلَ فِي الأَمْرِ سَعَةً قَالَ قُلْتُ فَكَيْفَ كَانَ يَصْنَعُ فِي الْجَنَابَةِ أَكَانَ يَغْتَسِلُ قَبْلَ أَنْ يَنَامَ أَمْ يَنَامُ قَبْلَ أَنْ يَغْتَسِلَ قَالَتْ كُلُّ ذَلِكَ قَدْ كَانَ يَفْعَلُ فَرُبَّمَا اغْتَسَلَ فَنَامَ وَرُبَّمَا تَوَضَّأَ فَنَامَ قُلْتُ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي جَعَلَ فِي الأَمْرِ سَعَةً . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ .
Kuteybe bize anlattı, dedi ki: El-Leys bize Muaviye bin Salih'ten, Abdullah bin Ebi Kays'tan rivayetle o Basri'li bir adamdır ve şöyle dedi: "Aişe'ye, Resulullah (sav)'dan, Allah ona salat ve selam olsun, gecenin başında veya sonunda vitr namazını nasıl kıldığını sordum. O da bütün bunları söyledi. Vitir namazı kılardı, şöyle dedi: belki. Gecenin başında ve belki gecenin sonunda. Ben de dedim ki: Konuyu geniş kılan Allah'a hamd olsun. Ben de dedim ki: Okunuşu nasıldı? Kolay mıydı? Okuyarak veya yüksek sesle. "Bütün bunlar onun yaptığıydı" dedi. Belki sessizce okudu, belki de yüksek sesle söyledi. Ben de şöyle dedim: "Yaratan Allah'a hamdolsun. Konuda çok fazla detay var. Şöyle dedi: "'Peki, ritüel kirlilik içindeyken ne yaptı? Uyumadan önce mi yıkandı, yoksa banyo yapmadan önce uyudu mu?' dedim. Bunların hepsini söyledi." Öyle yapardı, belki banyo yapıp uyurdu, belki de abdest alıp uyurdu. İşi kolaylaştıran Allah'a hamdolsun dedim. Bunu Ebu İsa söyledi. Bu açıdan güzel ve garip bir hadistir.
Rivayet eden
Abdullah bin Abi Kays (RA)
Kaynak
Câmiu't-Tirmizî # 45/2924
Derece
Sahih
Kategori
Bölüm 45: Kur'an'ın Fazileti