Mişkâtü'l-Mesâbîh — Hadis #40152

Hadis #40152
فقال: كان من حسن حظي أن كنت مع عبد الله بن عمر في طريق مكة إلى المدينة. (فلما جاء وقت صلاة الظهر) جعلنا نصلي ركعتين. ولما عاد من هنا إلى الخيمة رأى الناس واقفين. وسأل ماذا يفعل الناس. قلت إنهم يؤدون صلاة النافلة. قال: "إذا كان علي أن أصلي صلاة النافلة فالأفضل أن أصلي صلاة الفرز كاملة". لكن متى لتسهيل أداء الصلاة المفروضة فالأفضل ترك صلاة النفل عندما يؤمر بها. كما كان من حسن حظي أن أكون مع رسول الله صلى الله عليه وسلم. وكان لا يصلي في السفر أكثر من ركعتين. أيضا المشي مع أبو بكر، عمر، عثمان حصلت على الفرصة. كما أنهم لم يصلوا أكثر من ركعتين بهذه الطريقة. (البخاري، مسلم) [1]
Dedi ki: Bir defasında Mekke-Medine yolunda Abdullah ibn Ömer'in yanında bulunma bahtiyarlığına erişmiştim. (Öğle namazı vakti gelince) Bize iki rekat (cemaatle) namaz kıldırdı. Buradan çadıra döndüğünde ayakta duran insanları gördü. İnsanların ne yaptığını sordu. Nafile namaz kılıyorlar dedim. "Eğer nafile namazı kılmam gerekiyorsa, farz namazını tam kılmam daha iyi olur" dedi. Ancak farz namazın kılınmasını kolaylaştırmak için Nafal namazını emredildiğinde bırakmak daha iyidir. Ben de Resûlullah (s.a.v.)'in yanında bulunma bahtiyarlığına eriştim. Yolculukta iki rekattan fazla namaz kılmazdı. Ayrıca Ebu Bekir, Ömer, Osman ile yürüme şansım oldu. Bu şekilde iki rekattan fazlasını da kılmazlardı. (Buhari, Müslim)[1]
Rivayet eden
হাফস ইবনু আসিম
Kaynak
Mişkâtü'l-Mesâbîh # 1339
Derece
Sahih
Kategori
Bölüm : Bölüm 4
Önceki Hadis Tüm Hadisleri Gör Sonraki Hadis
Konular: #Prayer #Mother

İlgili Hadisler