Sünen Nesâî — Hadis #24754
Hadis #24754
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُمَرَ بْنِ عَلِيِّ بْنِ مُقَدَّمٍ الْمُقَدَّمِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ بَعَثَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَعَ أَبِي عُبَيْدَةَ وَنَحْنُ ثَلاَثُمِائَةٍ وَبِضْعَةَ عَشَرَ وَزَوَّدَنَا جِرَابًا مِنْ تَمْرٍ فَأَعْطَانَا قَبْضَةً قَبْضَةً فَلَمَّا أَنْ جُزْنَاهُ أَعْطَانَا تَمْرَةً تَمْرَةً حَتَّى إِنْ كُنَّا لَنَمُصُّهَا كَمَا يَمُصُّ الصَّبِيُّ وَنَشْرَبُ عَلَيْهَا الْمَاءَ فَلَمَّا فَقَدْنَاهَا وَجَدْنَا فَقْدَهَا حَتَّى إِنْ كُنَّا لَنَخْبِطُ الْخَبَطَ بِقِسِيِّنَا وَنَسَفُّهُ ثُمَّ نَشْرَبُ عَلَيْهِ مِنَ الْمَاءِ حَتَّى سُمِّينَا جَيْشَ الْخَبَطِ ثُمَّ أَجَزْنَا السَّاحِلَ فَإِذَا دَابَّةٌ مِثْلُ الْكَثِيبِ يُقَالُ لَهُ الْعَنْبَرُ فَقَالَ أَبُو عُبَيْدَةَ مَيْتَةٌ لاَ تَأْكُلُوهُ . ثُمَّ قَالَ جَيْشُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَفِي سَبِيلِ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ وَنَحْنُ مُضْطَرُّونَ كُلُوا بِاسْمِ اللَّهِ . فَأَكَلْنَا مِنْهُ وَجَعَلْنَا مِنْهُ وَشِيقَةً وَلَقَدْ جَلَسَ فِي مَوْضِعِ عَيْنِهِ ثَلاَثَةَ عَشَرَ رَجُلاً - قَالَ - فَأَخَذَ أَبُو عُبَيْدَةَ ضِلَعًا مِنْ أَضْلاَعِهِ فَرَحَلَ بِهِ أَجْسَمَ بَعِيرٍ مِنْ أَبَاعِرِ الْقَوْمِ فَأَجَازَ تَحْتَهُ فَلَمَّا قَدِمْنَا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَا حَبَسَكُمْ " . قُلْنَا كُنَّا نَتَّبِعُ عِيرَاتِ قُرَيْشٍ وَذَكَرْنَا لَهُ مِنْ أَمْرِ الدَّابَّةِ فَقَالَ " ذَاكَ رِزْقٌ رَزَقَكُمُوهُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ أَمَعَكُمْ مِنْهُ شَىْءٌ " . قَالَ قُلْنَا نَعَمْ .
(Rivayet edildiğine göre Câbir şöyle demiştir: "Resûlullah bizi Ebû Ubeyde ile gönderdi, biz de üç yüzün üzerinde adamımız vardı. Bize bir çuval hurma verirdi ve onları avuç avuç dağıtırdı. Yeterince birer hurma verirdi, ta ki çocuk gibi emerdik, onunla su içerdik. Onlar bitince işimize çok zor gelirdi. Habat yapraklarını yaylarımızla vurup yere düşürürdük) ve yutardık, sonra onunla su içtik. Sonra, iç kısımlara dönmek üzereyken, El-'Anbar adında tepeye benzer bir hayvan gördük. 'Bu ölü bir et, yemeyin' dedi. Sonra şöyle dedi: 'Resûlullah'ın ordusu, Aziz ve Celil olan Allah yolunda ve biz zaruretten dolayı mecburuz; Allah'ın adıyla yiyin. 'Biz de bundan faydalandık ve birazını da kurutulmuş et haline getirdik. Göz yuvasına on üç adam oturabilirdi. Ebu Ubeyde devenin kaburgalarından birini aldı ve halkın elindeki en büyük deveye bir adam oturttu ve altından geçtiler. Resûlullah'ın yanına geldiğimizde şöyle dedi: 'Seni bu kadar uzun süre tutan ne oldu?' Biz de Kureyş'i dedik ve ona canavarı anlattık. Dedi ki: 'Bu, Allah'ın sana verdiği rızıktır. Yanında ondan bir şey var mı? "Biz dedik ki: 'Evet
Rivayet eden
Cabir (RA)
Kaynak
Sünen Nesâî # 42/4354
Derece
Sahih
Kategori
Bölüm 42: Av ve Kesim