Bölüm 19
Bölümlere Dön
01
Mişkat el-Masabih # 19/3787
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ آمَنَ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَأَقَامَ الصَّلَاةَ وَصَامَ رَمَضَانَ كَانَ حَقًّا عَلَى اللَّهِ أَنْ يُدْخِلَهُ الْجَنَّةَ جَاهَدَ فِي سهل اللَّهِ أَوْ جَلَسَ فِي أَرْضِهِ الَّتِي وُلِدَ فِيهَا» . قَالُوا: أفَلا نُبشِّرُ النَّاسَ؟ قَالَ: «إِنَّ فِي الْجَنَّةِ مِائَةَ دَرَجَةٍ أَعَدَّهَا اللَّهُ لِلْمُجَاهِدِينَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ مَا بَيْنَ الدَّرَجَتَيْنِ كَمَا بَيْنَ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ فَإِذَا سَأَلْتُمُ اللَّهَ فَاسْأَلُوهُ الْفِرْدَوْسَ فَإِنَّهُ أَوْسَطُ الْجَنَّةِ وَأَعْلَى الْجَنَّةِ وَفَوْقَهُ عَرْشُ الرَّحْمَنِ وَمِنْهُ تُفَجَّرُ أنهارُ الجنَّةِ» . رَوَاهُ البُخَارِيّ
Ebu Hureyre'den rivayetle şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dedi: "Kim Allah'a ve Resulüne inanır, namaz kılar ve Ramazan orucunu tutarsa, Allah'a karşı bir sorumluluğu vardır." Onu cennete sokmak için Allah'ın ovasında çabalar veya doğduğu topraklarda oturur." Dediler ki: İnsanlara müjde vermeyecek miyiz? Şöyle buyurdu: “Şüphesiz ki cennet, Allah’ın, Allah yolunda cihat edenler için hazırladığı yüz derecedir. İki kat arası gök ile yer arası gibidir. O halde Allah'a sorarsanız O'na sorun. Cennet; çünkü o, Cennetin ortası ve Cennetin en yükseğidir; onun üstünde Rahman Arşı vardır ve oradan Cennet ırmakları akar." Bunu Buhari'de rivayet etmiştir.
02
Mişkat el-Masabih # 19/3788
وَعَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَثَلُ الْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ كَمَثَلِ الصَّائِمِ الْقَائِمِ الْقَانِتِ بِآيَاتِ اللَّهِ لَا يَفْتُرُ مِنْ صِيَامٍ وَلَا صَلَاةٍ حَتَّى يَرْجِعَ الْمُجَاهِدُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ»
Hadis üzerine şöyle dedi: Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Allah yolunda cihad eden kimsenin misali, Allah'ın ayetlerine itaat eden ve yılmayan oruçlunun misali gibidir." Mücahit Allah yoluna dönünceye kadar oruç tutmak ve namaz kılmamak."
03
Mişkat el-Masabih # 19/3789
وَعَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «انْتَدَبَ اللَّهُ لِمَنْ خَرَجَ فِي سَبِيلِهِ لَا يُخْرِجُهُ إِلَّا إِيمَانٌ بِي وَتَصْدِيقٌ بِرُسُلِي أَنْ أَرْجِعَهُ بِمَا نَالَ مِنْ أَجْرٍ وَغَنِيمَةٍ أَوْ أُدْخِلَهُ الْجَنَّةَ»
Hadis olarak şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Allah, kendi yoluna çıkan kimse için bir görev kılmıştır. O, bana ve peygamberlerime iman etmedikçe bundan kurtulamaz." Ona, elde ettiği sevap ve ganimetlerle birlikte geri vermem veya onu cennete sokmamdır.”
04
Mişkat el-Masabih # 19/3790
وَعَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَوْلَا أَنَّ رِجَالًا مِنَ الْمُسْلِمِينَ لَا تَطِيبُ أَنْفُسُهُمْ أَنْ يَتَخَلَّفُوا عَنِّي وَلَا أَجِدُ مَا أَحْمِلُهُمْ عَلَيْهِ مَا تَخَلَّفْتُ عَنْ سَرِيَّةٍ تَغْزُو فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَوَدِدْتُ أنْ أُقتَلَ فِي سَبِيل الله ثمَّ أُحْيى ثمَّ أُقتَلُ ثمَّ أُحْيى ثمَّ أُقتَلُ ثمَّ أُحْيى ثمَّ أقتل»
Yetkisi üzerine şöyle dedi: Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, eğer benden geri kalmaktan hoşlanmayan bazı Müslümanlar olmasaydı ve ben onları taşıyacak bir şey bulamasaydım, Allah yolunda savaşan bir topluluğun gerisinde kaldığım sürece, nefsim elinde olan Allah'ın izniyle, Allah yolunda öldürülmeyi, sonra diriltilmeyi isterdim. öldürülüyorum, sonra diriltiliyorum, sonra öldürülüyorum, sonra diriltiliyorum, sonra öldürülüyorum.”
05
Mişkat el-Masabih # 19/3791
وَعَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «رِبَاطُ يَوْمٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا عَلَيْهَا»
Sehl bin Saad'dan rivayetle şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah yolunda bir günlük bağ, dünya ve üzerindekilerden daha hayırlıdır."
06
Mişkat el-Masabih # 19/3792
وَعَنْ أَنَسٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَغَدْوَةٌ فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَوْ رَوْحَةٌ خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا»
Enes'ten rivayetle şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah yolunda bir sabah veya bir gün, dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır."
07
Mişkat el-Masabih # 19/3793
وَعَن سلمانَ الفارسيِّ قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «رِبَاطُ يَوْمٍ وَلَيْلَةٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ خَيْرٌ مِنْ صِيَامِ شَهْرٍ وَقِيَامِهِ وَإِنْ مَاتَ جَرَى عَلَيْهِ عَمَلُهُ الَّذِي كَانَ يَعْمَلُهُ وَأُجْرِيَ عَلَيْهِ رِزْقُهُ وَأَمِنَ الْفَتَّانَ» . رَوَاهُ مُسْلِمٌ
Selman el-Farisi'den rivayetle şöyle demiştir: Resûlullah'ı (s.a.v.) şöyle derken işittim: "Bir gün ve bir geceyi Allah yolunda sürdürmek, bir ay oruç tutmak ve namaz kılmaktan daha hayırlıdır." Ve eğer ölürse, yapmakta olduğu işi tamamlanır, geçimi yerine getirilir ve saldırılardan kurtulur.” Müslim'in anlattığı
08
Mişkat el-Masabih # 19/3794
وَعَن أبي عَبْسٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَا اغْبَرَّتْ قَدَمَا عَبْدٍ فِي سَبِيلِ الله فَتَمَسهُ النَّار» . رَوَاهُ البُخَارِيّ
Ebu Abs'tan rivayetle şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah yolunda bir kulun ayakları toprak içindeyken ona ateş değmesin." Buhari'nin rivayet ettiği
09
Mişkat el-Masabih # 19/3795
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «لَا يَجْتَمِعُ كَافِرٌ وَقَاتِلُهُ فِي النَّارِ أبدا» . رَوَاهُ مُسلم
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre, Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dedi: "Bir kafir ve onun katili, Cehennemde asla buluşmayacaktır." Müslim'in anlattığı
10
Mişkat el-Masabih # 19/3796
وَعَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مِنْ خَيْرِ مَعَاشِ النَّاسِ لَهُمْ رَجُلٌ مُمْسِكٌ عِنَانَ فَرَسِهِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ يَطِيرُ عَلَى مَتْنِهِ كُلَّمَا سَمِعَ هَيْعَةً أَوْ فَزْعَةً طَارَ عَلَيْهِ يَبْتَغِي الْقَتْلَ وَالْمَوْتَ مَظَانَّهُ أَوْ رَجُلٌ فِي غُنَيْمَةٍ فِي رَأْسِ شَعَفَةٍ مِنْ هَذِهِ الشَّعَفِ أَوْ بَطْنِ وَادٍ مِنْ هَذِهِ الْأَوْدِيَةِ يُقِيمُ الصَّلَاةَ وَيُؤْتِي الزَّكَاةَ وَيَعْبُدُ الله حَتَّى يَأْتِيَهُ الْيَقِينُ لَيْسَ مِنَ النَّاسِ إِلَّا فِي خير» . رَوَاهُ مُسلم
O, şöyle buyurmuştur: Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "İnsanların geçimlerinin en hayırlısı, Allah yolunda atının dizginlerini tutan, uçup giden kimsedir. Bir sarsıntı veya korku duyduğunda, öldürmek isteyerek ona doğru uçar ve onun yeri ölümdür veya dikenli bir dikenin başında ganimetleri olan adamdır. Bu ormanda veya bu vadilerden birinin derinliğinde namaz kılar, zekat verir, Kendisine yakin gelinceye kadar Allah'a kulluk eder ve O, en iyilerden başkası değildir." Müslim'in anlattığı
11
Mişkat el-Masabih # 19/3797
وَعَن زيد بن خالدٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَنْ جَهَّزَ غَازِيًا فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَقَدْ غَزَا وَمَنْ خَلَفَ غَازِيًا فِي أَهْلِهِ فقد غزا»
Zeyd bin Halid'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Kim Allah yolunda bir savaşçı hazırlarsa savaşmış, kim de ailesinden bir savaşçıyı başarırsa savaşmıştır."
12
Mişkat el-Masabih # 19/3798
وَعَنْ بُرَيْدَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «حُرْمَةُ نِسَاءِ الْمُجَاهِدِينَ عَلَى الْقَاعِدِينَ كَحُرْمَةِ أُمَّهَاتِهِمْ وَمَا مِنْ رَجُلٍ مِنَ الْقَاعِدِينَ يَخْلُفُ رَجُلًا مِنَ الْمُجَاهِدِينَ فِي أَهْلِهِ فَيَخُونُهُ فِيهِمْ إِلَّا وُقِفَ لَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فيأخذُ مِنْ عَمَلِهِ مَا شَاءَ فَمَا ظَنُّكُمْ؟» . رَوَاهُ مُسلم
Büreyde'den rivayetle şöyle dedi: Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Mücahid kadınların oturanlar için kutsallığı, annelerinin kutsallığı gibidir ve hiç kimse, ailesindeki Mücahidlerden bir erkeğin arkasında oturan ve kıyamet günü onun için durmadığı ve işlerinden bir kısmı alınmadığı sürece ona ihanet eden bir adam değildir. O ne istediyse, ne düşünüyorsunuz? Müslim'den rivayet edilmiştir.
13
Mişkat el-Masabih # 19/3799
وَعَن أبي مَسْعُود الْأنْصَارِيّ قَالَ: جَاءَ رَجُلٌ بِنَاقَةٍ مَخْطُومَةٍ فَقَالَ: هَذِهِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَكَ بِهَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ سَبْعمِائة نَاقَة كلهَا مخطومة» . رَوَاهُ مُسلم
Ebu Mesud el-Ensari'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Bir adam, üstüne yüklenmiş bir dişi deveyle geldi ve şöyle dedi: Bu, Allah rızası içindir. Sonra Allah Resulü, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, "Senin için" dedi. Kıyamet gününde hepsi alacalı yedi yüz dişi deve olacaktır.” Müslim'in anlattığı
14
Mişkat el-Masabih # 19/3800
وَعَنْ أَبِي سَعِيدٍ: أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بَعَثَ بَعْثًا إِلَى بَنِي لِحْيَانَ مِنْ هُذَيْلٍ فَقَالَ: «لينبعثْ مِنْ كلِّ رجلينِ أحدُهما والأجرُ بَينهمَا» . رَوَاهُ مُسلم
Ebu Said'den rivayet edildiğine göre: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Huzeyl'den Banu Lahyan'a bir heyet göndererek şöyle buyurdu: "Her iki adama bir kişi göndersin, mükâfat aralarında olacaktır." Müslim'in anlattığı
15
Mişkat el-Masabih # 19/3801
وَعَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَنْ يَبْرَحَ هَذَا الدِّينُ قَائِمًا يُقَاتِلُ عَلَيْهِ عِصَابَةٌ مِنَ الْمُسْلِمِينَ حَتَّى تقوم السَّاعَة» . رَوَاهُ مُسلم
Cabir bin Semure'den rivayetle şöyle dedi: Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Bu din devam etmeyecek ve Müslümanlardan bir grup onun uğruna savaşacaktır." Kıyamet gelinceye kadar.” Müslim'in anlattığı
16
Mişkat el-Masabih # 19/3802
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَا يُكَلَّمُ أَحَدٌ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِمَنْ يُكَلَّمُ فِي سَبِيلِهِ إِلَّا جَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَجُرْحُهُ يَثْعَبُ دَمًا اللَّوْنُ لَوْنُ الدَّمِ والريحُ ريحُ المسكِ»
Ebu Hureyre'den rivayetle şöyle demiştir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kimse Allah yolunda konuşulmaz ve Allah, kimin kendi yolunda konuşulduğunu en iyi bilir, ancak kıyamet günü gelmiştir ve yarasından kan, kan rengi ve misk kokusu akmaktadır."
17
Mişkat el-Masabih # 19/3803
وَعَنْ أَنَسٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَا مِنْ أَحَدٍ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ يُحِبُّ أَنْ يُرْجَعَ إِلَى الدُّنْيَا وَلَهُ مَا فِي الْأَرْضِ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا الشَّهِيدُ يَتَمَنَّى أَنْ يُرْجَعَ إِلَى الدُّنْيَا فَيُقْتَلَ عَشْرَ مَرَّاتٍ لِمَا يَرَى مِنَ الْكَرَامَةِ»
Enes'ten rivayetle şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Cennete giren hiç kimse, yeryüzündekilerin hepsi yanında iken bu dünyaya dönmek istemez." "Bu dünyaya dönüp on defa öldürülmeyi dileyen şehidden başkası şeref gördüğü için değildir."
18
Mişkat el-Masabih # 19/3804
وَعَنْ مَسْرُوقٍ قَالَ: سَأَلْنَا عَبْدَ اللَّهِ بْنَ مسعودٍ عَنْ هَذِهِ الْآيَةِ: (وَلَا تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَمْوَاتًا بَلْ أَحْيَاءٌ عِنْدَ ربِّهم يُرزقون)
الْآيَةَ قَالَ: إِنَّا قَدْ سَأَلْنَا عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ:
" أَرْوَاحُهُمْ فِي أَجْوَافِ طَيْرٍ خُضْرٍ لَهَا قَنَادِيلُ مُعَلَّقَةٌ بِالْعَرْشِ تَسْرَحُ مِنَ الْجَنَّةِ حَيْثُ شَاءَتْ ثُمَّ تَأْوِي إِلَى تِلْكَ الْقَنَادِيلِ فَاطَّلَعَ إِلَيْهِمْ رَبُّهُمُ اطِّلَاعَةً فَقَالَ: هَلْ تَشْتَهُونَ شَيْئًا؟ قَالُوا: أَيَّ شَيْءٍ نَشْتَهِي وَنَحْنُ نَسْرَحُ مِنَ الْجنَّة حيثُ شِئْنَا ففعلَ ذلكَ بهِمْ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ فَلَمَّا رَأَوْا أَنَّهُمْ لَنْ يُتْرَكُوا مِنْ أَنْ يَسْأَلُوا قَالُوا: يَا رَبُّ نُرِيدُ أَنْ تُرَدَّ أَرْوَاحُنَا فِي أَجْسَادِنَا حَتَّى نُقْتَلَ فِي سبيلِكَ مرَّةً أُخرى فَلَمَّا رَأَى أَنْ لَيْسَ لَهُمْ حَاجَةٌ تُرِكُوا ". رَوَاهُ مُسلم
الْآيَةَ قَالَ: إِنَّا قَدْ سَأَلْنَا عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ:
" أَرْوَاحُهُمْ فِي أَجْوَافِ طَيْرٍ خُضْرٍ لَهَا قَنَادِيلُ مُعَلَّقَةٌ بِالْعَرْشِ تَسْرَحُ مِنَ الْجَنَّةِ حَيْثُ شَاءَتْ ثُمَّ تَأْوِي إِلَى تِلْكَ الْقَنَادِيلِ فَاطَّلَعَ إِلَيْهِمْ رَبُّهُمُ اطِّلَاعَةً فَقَالَ: هَلْ تَشْتَهُونَ شَيْئًا؟ قَالُوا: أَيَّ شَيْءٍ نَشْتَهِي وَنَحْنُ نَسْرَحُ مِنَ الْجنَّة حيثُ شِئْنَا ففعلَ ذلكَ بهِمْ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ فَلَمَّا رَأَوْا أَنَّهُمْ لَنْ يُتْرَكُوا مِنْ أَنْ يَسْأَلُوا قَالُوا: يَا رَبُّ نُرِيدُ أَنْ تُرَدَّ أَرْوَاحُنَا فِي أَجْسَادِنَا حَتَّى نُقْتَلَ فِي سبيلِكَ مرَّةً أُخرى فَلَمَّا رَأَى أَنْ لَيْسَ لَهُمْ حَاجَةٌ تُرِكُوا ". رَوَاهُ مُسلم
Mesruk'tan rivayetle şöyle dedi: Abdullah bin Mesud'a şu ayeti sorduk: (Ve Allah yolunda öldürülenleri ölüler değil, diridirler. Rableri onlara rızık verir.) Ayet şöyle diyordu: Şüphesiz biz bunu sorduk ve O şöyle dedi: "Onların ruhları, Arş'a bağlı kandiller bulunan yeşil kuşların karınlarındadır." Cennetten dilediği yere gider, sonra o kandillere sığınır. Bunun üzerine Rableri onlara ilim dolu bir bakışla baktı ve şöyle dedi: Bir şey mi arzuluyorsun? Dediler ki: Cennetten dilediğimiz yere giderken arzu ettiğimiz her şey. Bunu onlara üç defa yaptı ve onlar da sorulmadan bırakılmayacaklarını görünce. Dediler ki: Ya Rabbi, senin yolunda yeniden öldürülmemiz için ruhlarımızın bedenlerimize döndürülmesini istiyoruz. İhtiyaçlarının kalmadığını görünce onları bıraktılar. "Müslim rivayet etmiştir.
19
Mişkat el-Masabih # 19/3805
عَن أَبِي قَتَادَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَامَ فِيهِمْ فَذَكَرَ لَهُمْ أَنَّ الْجِهَادَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَالْإِيمَانَ بِاللَّهِ أَفْضَلُ الْأَعْمَالِ فَقَامَ رَجُلٌ فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ أَرَأَيْتَ إِنْ قُتِلْتُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ يُكَفَّرُ عَنَى خَطَايَايَ؟ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «نِعْمَ إِنْ قُتِلْتَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَأَنْتَ صَابِرٌ مُحْتَسِبٌ مُقْبِلٌّ غَيْرُ مُدْبِرٍ» . ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «كَيْفَ قُلْتَ؟» فَقَالَ: أَرَأَيْتَ إِنْ قُتِلْتُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَيُكَفَّرُ عَنِّي خَطَايَايَ؟ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «نَعَمْ وَأَنْتَ صَابِرٌ مُحْتَسِبٌ مُقْبِلٌ غَيْرُ مُدْبِرٍ إِلَّا الدَّيْنَ فَإِنَّ جِبْرِيلَ قَالَ لِي ذَلِكَ» . رَوَاهُ مُسْلِمٌ
Ebu Katade'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v.) onların arasında ayağa kalktı ve onlara Allah yolunda cihadın ve Allah'a imanın daha hayırlı olduğunu bildirdi. Bunun üzerine bir adam ayağa kalktı ve şöyle dedi: Ey Allah'ın Resulü, sence ben Allah adına öldürülsem günahlarım kefaret olur mu? Bunun üzerine Resûl-i Ekrem, ona şöyle buyurdu: "Evet, eğer Allah yolunda öldürülürsen ve sabredersen, sevabını umarsan, geri çekilmezsen ilerlersen." Sonra Resl-i Ekrem, Allah onu kutsasın ve huzur versin, şöyle dedi: "Nasıl dedin?" Dedi ki: Hiç düşündün mü, eğer ben Allah adına öldürülürsem, günahlarım affedilir mi? Sonra Allah Resulü, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, Allah onu kutsasın ve huzur versin, dedi: "Evet, sen sabredersin ve karşılığını arıyorsun ve borçtan başka yüz çevirme, çünkü Cebrail bana bunu söyledi." Müslim'in anlattığı
20
Mişkat el-Masabih # 19/3806
وَعَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «الْقَتْلُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ يُكَفِّرُ كُلَّ شَيْءٍ إِلَّا الدّين» . رَوَاهُ مُسلم
Abdullah bin Amr bin el-As'tan rivayetle Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Allah yolunda adam öldürmek, borçtan başka her şeyi kefaret eder." Müslim'in anlattığı
21
Mişkat el-Masabih # 19/3807
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ:
" يَضْحَكُ اللَّهُ تَعَالَى إِلَى رَجُلَيْنِ يَقْتُلُ أَحَدُهُمَا الْآخَرَ يَدْخُلَانِ الْجَنَّةَ: يُقَاتِلُ هَذَا فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَيُقْتَلُ ثُمَّ يَتُوبُ اللَّهُ على الْقَاتِل فيستشهد "
" يَضْحَكُ اللَّهُ تَعَالَى إِلَى رَجُلَيْنِ يَقْتُلُ أَحَدُهُمَا الْآخَرَ يَدْخُلَانِ الْجَنَّةَ: يُقَاتِلُ هَذَا فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَيُقْتَلُ ثُمَّ يَتُوبُ اللَّهُ على الْقَاتِل فيستشهد "
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre, Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dedi:
"Biri diğerini öldüren iki adam cennete girince Cenab-ı Hak güler: Bu adam Allah yolunda savaşır ve öldürülür, sonra Allah katile yönelir ve şehit olur." "
22
Mişkat el-Masabih # 19/3808
وَعَن سهل بن حنيف قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: " مَنْ سَأَلَ اللَّهَ الشَّهَادَةَ بِصِدْقٍ بَلَّغَهُ اللَّهُ مَنَازِلَ الشُّهَدَاءِ وَإِنْ مَاتَ عَلَى فِرَاشِهِ. رَوَاهُ مُسلم
Sehl bin Hanif'ten rivayetle şöyle demiştir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim Allah'tan ihlâsla şehadeti dilerse, Allah onu yatağında ölse bile şehitler mertebesine ulaştırır."
23
Mişkat el-Masabih # 19/3809
وَعَن أنسٍ أَنَّ الرُّبَيِّعَ بِنْتَ الْبَرَاءِ وَهِيَ أَمُّ حَارِثَةَ بْنِ سُرَاقَةَ أَتَتِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَتْ: يَا رَسُولَ اللَّهِ أَلَا تُحَدِّثُنِي عنْ حَارِثَةَ وَكَانَ قُتِلَ يَوْمَ بَدْرٍ أَصَابَهُ سَهْمٌ غَرْبٌ فَإِنْ كَانَ فِي الْجَنَّةِ صَبَرْتُ وَإِنْ كَانَ غَيْرُ ذَلِكَ اجْتَهَدْتُ عَلَيْهِ فِي الْبُكَاءِ فَقَالَ: «يَا أَمَّ حَارِثَةَ إِنَّهَا جِنَانٌ فِي الْجَنَّةِ وَإِنَّ ابْنَكِ أَصَابَ الْفِرْدَوْسَ الْأَعْلَى» . رَوَاهُ البخاريُّ
Enes'ten rivayete göre, Harise bin Suraka'nın annesi Rabi bint el-Berâ, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e gelerek şöyle dedi: Ey Allah'ın Resulü, bana Harise'den bahsetmeyecek misin? Bedir günü batıdan bir okla vurularak öldürülmüştü. Eğer o cennetteyse sabrederim, eğer cennetteyse sabrederim, eğer cennetteyse, çaba gösteririm. Ağlamaya başladı ve şöyle dedi: "Ey Ümmü Harise, o cennette bir cennettir ve oğlun da en yüksek cennete girmiştir." Buhari'nin rivayet ettiği
24
Mişkat el-Masabih # 19/3810
وَعَنْهُ قَالَ: انْطَلَقَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَأَصْحَابُهُ حَتَّى سَبَقُوا الْمُشْرِكِينَ إِلَى بَدْرٍ وَجَاءَ الْمُشْرِكُونَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «قُومُوا إِلَى جَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمَاوَاتُ وَالْأَرْضُ» . قَالَ عُمَيْرُ بْنُ الْحُمَامِ: بَخْ بَخْ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:
" مَا يَحْمِلُكَ عَلَى قَوْلِكَ: بَخْ بَخْ؟ " قَالَ: لَا وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِلَّا رَجَاءَ أَنْ أَكُونَ مِنْ أَهْلِهَا قَالَ: «فَإِنَّكَ مِنْ أَهْلِهَا» قَالَ: فَأَخْرَجَ تَمَرَاتٍ مِنْ قَرْنِهِ فَجَعَلَ يَأْكُلُ مِنْهُنَّ ثُمَّ قَالَ: لَئِنْ أَنَا حَيِيتُ حَتَّى آكل تمراتي إِنَّهَا الْحَيَاة طَوِيلَةٌ قَالَ: فَرَمَى بِمَا كَانَ مَعَهُ مِنَ التَّمْرِ ثُمَّ قَاتَلَهُمْ حَتَّى قُتِلَ. رَوَاهُ مُسْلِمٌ
" مَا يَحْمِلُكَ عَلَى قَوْلِكَ: بَخْ بَخْ؟ " قَالَ: لَا وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِلَّا رَجَاءَ أَنْ أَكُونَ مِنْ أَهْلِهَا قَالَ: «فَإِنَّكَ مِنْ أَهْلِهَا» قَالَ: فَأَخْرَجَ تَمَرَاتٍ مِنْ قَرْنِهِ فَجَعَلَ يَأْكُلُ مِنْهُنَّ ثُمَّ قَالَ: لَئِنْ أَنَا حَيِيتُ حَتَّى آكل تمراتي إِنَّهَا الْحَيَاة طَوِيلَةٌ قَالَ: فَرَمَى بِمَا كَانَ مَعَهُ مِنَ التَّمْرِ ثُمَّ قَاتَلَهُمْ حَتَّى قُتِلَ. رَوَاهُ مُسْلِمٌ
Yetkisi üzerine şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.) ve ashabı, müşriklerin önüne geçerek Bedir'e kadar yola çıktılar, müşrikler geldi ve Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Genişliği gökler ve yer kadar olan bir bahçeye çık." Umeyr bin El-Hammam: Bakh, Bakh dedi ve Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e şöyle dedi: "Bakh, bah dedirten nedir?" O da şöyle dedi: "Hayır, Vallahi ey Allah'ın Resulü, benim onun kavminden olma ümidim dışında. O halde sen de onun kavminden birisin" dedi. Şöyle dedi: Sonra boynuzundan hurma çıkardı ve onlardan yemeye başladı. Sonra şöyle dedi: Hurmalarımı yiyinceye kadar yaşarsam. Hayat uzun. Dedi ki: Yanında bulunan hurmaları attı, sonra öldürülünceye kadar onlarla savaştı. Müslim'in anlattığı
25
Mişkat el-Masabih # 19/3811
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَا تَعُدُّونَ الشَّهِيدَ فِيكُمْ؟» قَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ مَنْ قُتِلَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَهُوَ شَهِيدٌ قَالَ:
" إِنَّ شُهَدَاءَ أُمَّتِي إِذًا لِقَلِيلٌ: مَنْ قُتِلَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَهُوَ شَهِيدٌ وَمَنْ مَاتَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَهُوَ شَهِيدٌ وَمَنْ مَاتَ فِي الطَّاعُونِ فَهُوَ شَهِيدٌ وَمَنْ مَاتَ فِي الْبَطْنِ فهوَ شهيدٌ ". رَوَاهُ مُسلم
" إِنَّ شُهَدَاءَ أُمَّتِي إِذًا لِقَلِيلٌ: مَنْ قُتِلَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَهُوَ شَهِيدٌ وَمَنْ مَاتَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَهُوَ شَهِيدٌ وَمَنْ مَاتَ فِي الطَّاعُونِ فَهُوَ شَهِيدٌ وَمَنْ مَاتَ فِي الْبَطْنِ فهوَ شهيدٌ ". رَوَاهُ مُسلم
Ebu Hureyre'nin yetkisi üzerine şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dedi: "Aranızda şehit olarak kimi görüyorsunuz?" Dediler ki: Ey Allah'ın Resulü, kim Allah yolunda öldürülürse şehittir. Şöyle buyurdu: "Ümmetimin şehitleri azdır; kim Allah yolunda öldürülürse şehittir." Kim Allah yolunda ölürse şehiddir, kim vebadan ölürse şehiddir, kim de mideden ölürse şehiddir.” Müslim'den rivayet edilmiştir.
26
Mişkat el-Masabih # 19/3812
وَعَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَا مِنْ غَازِيَة أَو سَرِيَّة تغزو فتغتنم وَتَسْلَمُ إِلَّا كَانُوا قَدْ تَعَجَّلُوا ثُلُثَيْ أُجُورِهِمْ وَمَا مِنْ غَازِيَةٍ أَوْ سَرِيَّةٍ تَخْفُقُ وَتُصَابُ إِلَّا تمّ أُجُورهم» . رَوَاهُ مُسلم
Abdullah bin Amr'dan rivayetle şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Acele etmedikçe istila eden, malları ele geçiren ve güvende olan hiçbir işgalci kuvvet ve sefer yoktur." Maaşlarının üçte ikisi, başarısız olan veya yaralanan hiçbir işgalci veya savaş grubu yok ama ücretleri tamamen ödeniyor.” Müslim'in anlattığı
27
Mişkat el-Masabih # 19/3813
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ مَاتَ وَلَمْ يَغْزُو وَلَمْ يُحَدِّثْ بِهِ نَفْسَهُ مَاتَ عَلَى شُعْبَةٍ نفاق» . رَوَاهُ مُسلم
Ebu Hureyre'den rivayetle şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dedi: "Kim ölür, savaşmaz ve bu konuda kendi kendine konuşmazsa, ikiyüzlü olarak ölür." Müslim'in anlattığı
28
Mişkat el-Masabih # 19/3814
وَعَن أبي مُوسَى قَالَ: جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ: الرَّجُلُ يُقَاتِلُ لِلْمَغْنَمِ وَالرَّجُلُ يُقَاتِلُ لِلذِّكْرِ وَالرَّجُلُ يُقَاتِلُ لِيُرَى مَكَانُهُ فَمَنْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ؟ قَالَ: «مَنْ قَاتَلَ لِتَكُونَ كَلِمَةُ اللَّهِ هِيَ الْعُلْيَا فَهُوَ فِي سَبِيلِ الله»
Ebu Musa'dan rivayetle şöyle dedi: Bir adam Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e geldi ve şöyle dedi: Adam ganimet için savaşır, adam erkek için savaşır, adam da gösteriş için savaşır. Onun yerine Allah yolunda kim var? Şöyle buyurdu: "Kim Allah'ın sözünü yüceltmek için savaşırsa, o Allah yolundadır."
29
Mişkat el-Masabih # 19/3816
وَعَنْ أَنَسٍ: أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ رَجَعَ مِنْ غَزْوَةِ تَبُوكَ فَدَنَا مِنَ الْمَدِينَةِ فَقَالَ: «إِنَّ بِالْمَدِينَةِ أَقْوَامًا مَا سِرْتُمْ مَسِيرًا وَلَا قَطَعْتُمْ وَادِيًا إِلَّا كَانُوا مَعَكُمْ» . وَفِي رِوَايَةٍ: «إِلَّا شَرِكُوكُمْ فِي الْأَجْرِ» . قَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ وَهُمْ بِالْمَدِينَةِ؟ قَالَ: «وهُم بالمدينةِ حَبسهم الْعذر» . رَوَاهُ البُخَارِيّ
وَرَوَاهُ مُسلم عَن جَابر
وَرَوَاهُ مُسلم عَن جَابر
Enes'ten rivayet edildiğine göre: Resûlullah (s.a.v.) Tebük savaşından döndü ve Medine'ye yaklaştı ve şöyle dedi: "Muhakkak ki Medine'de öyle kimseler var ki, sen bir yol katettin ve sen hiçbir vadiyi geçmedin ki onlar seninle beraberdi." Bir rivayette de: "Eğer onlar sevabı seninle paylaşmadıkça." Dediler ki: Ey Allah'ın Resulü, onlar şehirde mi? Şöyle dedi: "Medine'deyken bir mazeret nedeniyle gözaltına alındılar." Buhari'nin rivayet ettiği ve Müslim'in Cabir'den rivayet ettiği
30
Mişkat el-Masabih # 19/3817
وَعَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو قَالَ: جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَاسْتَأْذَنَهُ فِي الْجِهَادِ فَقَالَ: «أَحَي والدك؟» قَالَ: نَعَمْ قَالَ: «فَفِيهِمَا فَجَاهِدْ» . مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ. وَفِي رِوَايَةٍ: «فَارْجِعْ إِلَى وَالِدَيْكَ فَأَحْسِنْ صُحْبَتَهُمَا»
Abdullah bin Amr'dan rivayetle şöyle dedi: Bir adam Resûlullah (s.a.v.)'e geldi ve cihad için izin istedi. "Baban yaşıyor mu?" dedi. Dedi ki: Evet. Şöyle dedi: “Yani her ikisinde de mücadele etti.” kabul etti. Bir rivayette de: "Anne-babanın yanına dön ve onlarla iyi arkadaş ol."
31
Mişkat el-Masabih # 19/3818
وَعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ يَوْم الْفَتْح: ( «اهجرة بَعْدَ الْفَتْحِ وَلَكِنْ جِهَادٌ وَنِيَّةٌ وَإِذَا اسْتُنْفِرْتُمْ فانفروا»
İbni Abbas'tan, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivayetle, fetih gününde şöyle buyurmuştur: "Fetihten sonra hicret, ancak cihad ve niyettir ve seferber olduğunuzda sefere çıkın."
32
Mişkat el-Masabih # 19/3819
عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَا تَزَالُ طَائِفَةٌ مِنْ أُمَّتِي يُقَاتِلُونَ عَلَى الْحَقِّ ظَاهِرِينَ عَلَى مَنْ نَاوَأَهُمْ حَتَّى يُقَاتِلَ آخِرُهُمُ الْمَسِيحَ الدَّجَّالَ» . رَوَاهُ أَبُو دَاوُد
İmran bin Hüseyin'den rivayetle şöyle dedi: Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ümmetimden bir grup, sonuncusu Deccal ile savaşana kadar, kendilerine yardım edenleri mağlup ederek hak uğruna savaşmaya devam edecektir. Ebu Davud rivayet ediyor.
33
Mişkat el-Masabih # 19/3820
وَعَنْ أَبِي أُمَامَةَ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَنْ لَمْ يَغْزُ وَلَمْ يُجَهِّزْ غَازِيًا أَوْ يَخْلُفْ غَازِيًا فِي أَهْلِهِ بِخَيْرٍ أَصَابَهُ اللَّهُ بِقَارِعَةٍ قَبْلَ يَوْمِ الْقِيَامَةِ» . رَوَاهُ أَبُو دَاوُد
Ebu Umame'den, Peygamber Efendimiz'den (s.a.v.) rivayetle şöyle buyurmuştur: "Kim savaşmaz, bir savaşçı hazırlamaz veya ailesinden bir savaşçının yerine geçmezse, ona yazıklar olsun." Allah, kıyamet gününden önce bize bir felaket nasip edecektir. Ebu Davud'un anlatımıyla
34
Mişkat el-Masabih # 19/3821
وَعَنْ أَنَسٍ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «جَاهِدُوا الْمُشْرِكِينَ بِأَمْوَالِكُمْ وَأَنْفُسِكُمْ وَأَلْسِنَتِكُمْ» . رَوَاهُ أَبُو دَاوُد وَالنَّسَائِيّ والدارمي
Enes'ten, Peygamber Efendimiz'den (s.a.v.) rivayetle şöyle buyurmuştur: "Mallarınızla, canlarınızla ve dilinizle müşriklere karşı cihat edin." Ebu Davud, Nesa'i ve Darimi rivayet etmiştir.
35
Mişkat el-Masabih # 19/3822
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «أَفْشُوا السَّلَامَ وَأَطْعِمُوا الطَّعَامَ وَاضْرِبُوا الْهَامَ تُوَرَّثُوا الْجِنَانَ» . رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَقَالَ: هَذَا حديثٌ غَرِيب
Ebu Hureyre'den rivayetle şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah'ın duası ve selamı onun üzerine olsun, şöyle buyurdu: "Selâmı genişletin, yemeği yedirin ve ruhun tadını çıkarın; cenneti miras alırsınız." Bunu Tirmizi rivayet etti ve şöyle dedi: Bu garip bir hadistir.
36
Mişkat el-Masabih # 19/3824
وَعَن فَضالَةَ بنِ عُبيدٍ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «كُلُّ مَيِّتٍ يُخْتَمُ عَلَى عَمَلِهِ إِلَّا الَّذِي مَاتَ مُرَابِطًا فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَإِنَّهُ يُنَمَّى لَهُ عَمَلُهُ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَيَأْمَنُ فتْنَة الْقَبْر» . رَوَاهُ التِّرْمِذِيّ وَأَبُو دَاوُد
وَرَوَاهُ الدَّارمِيّ عَن عقبَة بن عَامر
وَرَوَاهُ الدَّارمِيّ عَن عقبَة بن عَامر
Fadale bin Ubeyd'den, Allah Resulü'nden (s.a.v.) rivayetle şöyle buyurmuştur: "Allah yolunda ölen hariç, her ölünün ameli mühürlenir, çünkü onun ameli kıyamete kadar yükseltilecektir ve o, kabir fitnesinden emniyette olacaktır." Tirmizî ve Ebû Dâvûd rivayet etmiş, Ukbe bin Amer'den de Darimi rivayet etmiştir.
37
Mişkat el-Masabih # 19/3825
وَعَن معاذِ بن جبلٍ أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «مَنْ قَاتَلَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَوَاقَ نَاقَةٍ فَقَدْ وَجَبَتْ لَهُ الْجَنَّةُ وَمَنْ جُرِحَ جُرْحًا فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَوْ نُكِبَ نَكْبَةً فَإِنَّهَا تَجِيءُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ كَأَغْزَرِ مَا كَانَتْ لَوْنُهَا الزَّعْفَرَانُ وَرِيحُهَا الْمِسْكُ وَمَنْ خَرَجَ بِهِ خُرَاجٌ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَإِنَّ عَلَيْهِ طَابَعُ الشُّهَدَاءِ» . رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَأَبُو دَاوُدَ وَالنَّسَائِيُّ
Muaz bin Cebel'den, Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle dediğini işitmiştir: "Kim Allah yolunda savaşır ve bir dişi devesi varsa, cennet ona mahsustur. Eğer o, Allah yolunda yaralanırsa veya bir musibetle karşılaşırsa, kıyamet gününde safran renginde görünür. Onun kokusu misktir ve kim Allah yolunda vergi öderse o, o ahlâka sahip olur." şehitlerin." Tirmizî, Ebû Dâvûd ve Nesâî rivayet etmiştir.
38
Mişkat el-Masabih # 19/3826
وَعَن خُرَيمِ بن فاتِكٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ أَنْفَقَ نَفَقَةً فِي سَبِيلِ اللَّهِ كُتبَ لَهُ بسبعمائةِ ضعف» . رَوَاهُ التِّرْمِذِيّ وَالنَّسَائِيّ
Hurreym bin Fatik'ten rivayetle şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim Allah yolunda infak ederse, ona yedi yüz katı sevap verilir." Tirmizî ve Nesâî'nin rivayet ettiği
39
Mişkat el-Masabih # 19/3827
وَعَنْ أَبِي أُمَامَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «أَفْضَلُ الصَّدَقَاتِ ظِلُّ فُسْطَاطٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَمِنْحَةُ خَادِمٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَوْ طَرُوقَةُ فَحْلٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ» . رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ
Ebu Umame'den rivayetle şöyle dedi: Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Sadakaların en hayırlısı, Allah rızası için bir çadırın desteklenmesi ve Allah yolunda bir hizmetçi bağışlanmasıdır." Veya Allah rızası için bir aygırın boğazlanmasıdır.” Tirmizî'nin rivayet ettiği
40
Mişkat el-Masabih # 19/3828
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَا يَلِجُ النَّارَ مَنْ بَكَى مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ حَتَّى يَعُودَ اللَّبَنُ فِي الضَّرْعِ وَلَا يَجْتَمِعَ عَلَى عَبْدٍ غُبَارٌ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَدُخَانُ جَهَنَّمَ» . رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَزَادَ النَّسَائِيُّ فِي أُخْرَى: «فِي مَنْخِرَيْ مُسْلِمٍ أَبَدًا» وَفِي أُخْرَى: «فِي جَوْفِ عَبْدٍ أَبَدًا وَلَا يَجْتَمِعُ الشُّحُّ وَالْإِيمَانُ فِي قَلْبِ عَبْدٍ أَبَدًا»
Ebu Hureyre'den rivayetle şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah korkusundan ağlayan, süt memeye dönene kadar cehenneme giremez. "Allah yolunda kulun üzerine toz, cehennemin dumanı birikecektir." Tirmizi rivayet etmiş ve Nesai bir başkasında şunu eklemiştir: "Burun deliklerimde." Hiçbir zaman Müslüman olmaz”, bir diğerinde ise: “Hiçbir kulun kalbinde cimrilik ile iman bir arada bulunmaz.”
41
Mişkat el-Masabih # 19/3829
وَعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:
" عَيْنَانِ لَا تَمَسُّهُمَا النَّارُ: عَيْنٌ بَكَتْ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَعَيْنٌ بَاتَتْ تَحْرُسُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ". رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ
" عَيْنَانِ لَا تَمَسُّهُمَا النَّارُ: عَيْنٌ بَكَتْ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَعَيْنٌ بَاتَتْ تَحْرُسُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ". رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ
İbn Abbas'tan rivayetle o şöyle demiştir: Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“İki göze ateş dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz ve geceyi Allah yolunda nöbet tutarak geçiren göz.” Tirmizî'nin rivayet ettiği
42
Mişkat el-Masabih # 19/3830
وَعَن أبي هريرةَ قَالَ: مَرَّ رَجُلٍ مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِشِعْبٍ فِيهِ عُيَيْنَةٌ مِنْ مَاءٍ عَذْبَةٌ فَأَعْجَبَتْهُ فَقَالَ: لَوِ اعْتَزَلْتُ النَّاسَ فَأَقَمْتُ فِي هَذَا الشِّعْبِ فَذَكَرَ ذَلِكَ لِرَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ: «لَا تَفْعَلْ فَإِنَّ مَقَامَ أَحَدِكُمْ فِي سَبِيلِ الله أفضل من صلَاته سَبْعِينَ عَامًا أَلَا تُحِبُّونَ أَنْ يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ وَيُدْخِلَكُمُ الْجَنَّةَ؟ اغْزُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ مَنْ قَاتَلَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَوَاقَ نَاقَةٍ وَجَبت لَهُ الْجنَّة» . رَوَاهُ التِّرْمِذِيّ
On the authority of Abu Hurairah, he said: A man from the companions of the Messenger of God, may God bless him and grant him peace, passed by a mountain in which was a spring of fresh water. Bu onu memnun etti ve şöyle dedi: Keşke kendimi insanlardan soyutlasaydım ve bu halkın arasında yaşasaydım. Bu durum Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e anlatıldı ve şöyle dedi: "Sakın yapmayın, çünkü öyle bir yer var ki, içinizden Allah için yetmiş yıldan daha hayırlı namaz kılan var mı? Allah'ın sizi bağışlamasını ve sizi cennete koymasını istemez misiniz? Allah yolunda savaşın. Kim Allah yolunda savaşır ve dişi deveye binerse, ona cennet garanti edilir." Tirmizî'nin rivayet ettiği
43
Mişkat el-Masabih # 19/3831
وَعَنْ عُثْمَانَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «رِبَاطُ يَوْمٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ خَيْرٌ مِنْ أَلْفِ يَوْمٍ فِيمَا سِوَاهُ مِنَ الْمَنَازِلِ» . رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَالنَّسَائِيّ
Osman'dan (Allah ondan razı olsun) rivayetle, Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'den rivayetle şöyle buyurmuştur: "Allah yolunda bir günlük bağlılık, diğer bütün günlerdeki bin günden daha hayırlıdır." "Evlerden." Tirmizî ve Nesâî'nin rivayet ettiği
44
Mişkat el-Masabih # 19/3832
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ:
" عَرَضَ عَلَيَّ أَوَّلُ ثَلَاثَةٍ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ: شَهِيدٌ وَعَفِيفٌ مُتَعَفِّفٌ وَعَبَدٌ أَحْسَنَ عبادةَ اللَّهِ ونصح لمواليه ". رَوَاهُ التِّرْمِذِيّ
" عَرَضَ عَلَيَّ أَوَّلُ ثَلَاثَةٍ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ: شَهِيدٌ وَعَفِيفٌ مُتَعَفِّفٌ وَعَبَدٌ أَحْسَنَ عبادةَ اللَّهِ ونصح لمواليه ". رَوَاهُ التِّرْمِذِيّ
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre, Allah Resulü, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dedi:
“Bana cennete girecek ilk üç şey sunuldu: Şehit, iffetli ve nefsine hakim olan kimse ve Allah’a en güzel ibadet eden ve ümmetine karşı samimi olan bir kul.” Tirmizî'nin rivayet ettiği
45
Mişkat el-Masabih # 19/3833
وَعَن عبدِ الله بنِ حُبَشيٍّ: أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ سُئِلَ أَيُّ الْأَعْمَالِ أَفْضَلُ؟ قَالَ: «طُولُ الْقِيَامِ» قِيلَ: فَأَيُّ الصَّدَقَةِ أَفْضَلُ؟ قَالَ: «جُهْدُ الْمُقِلِّ» قِيلَ: فَأَيُّ الْهِجْرَةِ أَفْضَلُ؟ قَالَ: «مَنْ هَجَرَ مَا حَرَّمَ اللَّهُ عَلَيْهِ» قِيلَ: فَأَيُّ الْجِهَادِ أَفْضَلُ؟ قَالَ: «مَنْ جَاهَدَ الْمُشْرِكِينَ بِمَالِهِ وَنَفْسِهِ» . قِيلَ: فَأَيُّ الْقَتْلِ أَشْرَفُ؟ قَالَ: «مَنْ أُهْرِيقَ دَمُهُ وَعُقِرَ جَوَادُهُ» . رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ
وَفِي رِوَايَةِ للنسائي: أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ سُئِلَ: أيُّ الأعمالِ أفضلُ؟ قَالَ: «إِيمانٌ لَا شكَّ فِيهِ وَجِهَادٌ لَا غُلُولَ فِيهِ وَحَجَّةٌ مَبْرُورَةٌ» . قِيلَ: فَأَيُّ الصَّلَاةِ أَفْضَلُ؟ قَالَ: «طُولُ الْقُنُوتِ» . ثمَّ اتفقَا فِي الْبَاقِي
وَفِي رِوَايَةِ للنسائي: أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ سُئِلَ: أيُّ الأعمالِ أفضلُ؟ قَالَ: «إِيمانٌ لَا شكَّ فِيهِ وَجِهَادٌ لَا غُلُولَ فِيهِ وَحَجَّةٌ مَبْرُورَةٌ» . قِيلَ: فَأَيُّ الصَّلَاةِ أَفْضَلُ؟ قَالَ: «طُولُ الْقُنُوتِ» . ثمَّ اتفقَا فِي الْبَاقِي
Abdullah bin Habeşi'den rivayet edildiğine göre: Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) hangi amellerin daha faziletli olduğu soruldu? "Uzun süredir devam ediyor" dedi. Denildi ki: Hangi sadaka daha hayırlıdır? "El-Muql'un gayreti" dedi. Denildi ki: Hangi hicret daha iyidir? Şöyle buyurdu: "Kim Allah'ın kendisine haram kıldığını terkederse." Denildi ki: Hangi cihad daha hayırlıdır? Şöyle buyurdu: "Malıyla ve canıyla müşriklere karşı cihad eden." Denildi ki: Hangi cinayet daha şereflidir? "Kimin kanı döküldü, kimin atı sakatlandı?" dedi. Ebu Davud'un Nesai'den rivayet ettiği bir rivayette: Peygamber (s.a.v.)'e şöyle soruldu: Hangi amel daha hayırlıdır? Şöyle buyurdu: "Kendisinde şüphe olmayan iman, batıl olmayan cihat ve delil. "Özür dilerim." Denildi ki: Hangi namaz daha hayırlıdır? "Qunoot'un uzunluğu" dedi. Sonra geri kalanı üzerinde anlaştılar
46
Mişkat el-Masabih # 19/3834
وَعَنِ الْمِقْدَامِ بْنِ مَعْدِي كَرِبَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:
" لِلشَّهِيدِ عِنْدَ اللَّهِ سِتُّ خِصَالٍ: يُغْفَرُ لَهُ فِي أوَّلِ دفعةٍ وَيَرَى مَقْعَدَهُ مِنَ الْجَنَّةِ وَيُجَارُ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَيَأْمَنُ مِنَ الْفَزَعِ الْأَكْبَرِ وَيُوضَعُ عَلَى رَأْسِهِ تَاجُ الْوَقَارِ الْيَاقُوتَةُ مِنْهَا خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا ويزوَّجُ ثنتينِ وَسَبْعِينَ زَوْجَةً مِنَ الْحُورِ الْعِينِ وَيُشَفَّعُ فِي سَبْعِينَ مِنْ أَقْرِبَائِهِ ". رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَابْنُ مَاجَهْ
" لِلشَّهِيدِ عِنْدَ اللَّهِ سِتُّ خِصَالٍ: يُغْفَرُ لَهُ فِي أوَّلِ دفعةٍ وَيَرَى مَقْعَدَهُ مِنَ الْجَنَّةِ وَيُجَارُ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَيَأْمَنُ مِنَ الْفَزَعِ الْأَكْبَرِ وَيُوضَعُ عَلَى رَأْسِهِ تَاجُ الْوَقَارِ الْيَاقُوتَةُ مِنْهَا خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا ويزوَّجُ ثنتينِ وَسَبْعِينَ زَوْجَةً مِنَ الْحُورِ الْعِينِ وَيُشَفَّعُ فِي سَبْعِينَ مِنْ أَقْرِبَائِهِ ". رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَابْنُ مَاجَهْ
El-Mikdam bin Maadi Karib'den rivayetle şöyle demiştir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şehidin Allah katında altı özelliği vardır: İlk anda affedilir." Cennetteki koltuğunu görecek, kabir azabından korunacak, dehşetin en büyüğünden emin olacak ve başına bir hürmet tacı konulacaktır. Oradaki yakut, dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır ve güzel bakirelerden yetmiş iki kadınla evlenir, yetmiş akrabasına şefaat eder." Onun tarafından anlatıldı. Tirmizî ve İbn Mâce
47
Mişkat el-Masabih # 19/3835
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ لَقِيَ اللَّهَ بِغَيْرِ أَثَرٍ مِنْ جِهَادٍ لَقِيَ اللَّهَ وَفِيهِ ثُلْمَةٌ» . رَوَاهُ التِّرْمِذِيّ وَابْن مَاجَه
Ebu Hureyre'den rivayetle şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dedi: "Kim Allah'a cihaddan eser olmaksızın kavuşursa, Allah'a kendisinde bir işaretle kavuşur." Tirmizî ve İbn Mâce'den rivayet edilmiştir.
48
Mişkat el-Masabih # 19/3836
وَعَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «الشَّهِيدُ لَا يَجِدُ أَلَمَ الْقَتْلِ إِلَّا كَمَا يَجِدُ أَحَدُكُمْ أَلَمَ الْقَرْصَةِ» . رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَالنَّسَائِيُّ وَالدَّارِمِيُّ وَقَالَ التِّرْمِذِيُّ: هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ
Hadis olarak şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Şehit, sizden birinin çimdiklenme acısını yaşaması dışında, öldürme acısını yaşamaz." Bu hadisi Tirmizî, Nesâî ve Darimi rivayet etmiş ve Tirmizî şöyle demiştir: Bu hasen garib hadistir.
49
Mişkat el-Masabih # 19/3837
وَعَنْ أَبِي أُمَامَةَ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ:
" لَيْسَ شَيْءٌ أَحَبَّ إِلَى اللَّهِ مِنْ قَطْرَتَيْنِ وَأَثَرَيْنِ: قَطْرَةِ دُمُوعٍ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَقَطْرَةِ دَمٍ يُهْرَاقُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَأَمَّا الْأَثَرَانِ: فَأَثَرٌ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَأَثَرٌ فِي فَرِيضَةٍ مِنْ فَرَائِضِ اللَّهِ تَعَالَى ". رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَقَالَ: هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ
" لَيْسَ شَيْءٌ أَحَبَّ إِلَى اللَّهِ مِنْ قَطْرَتَيْنِ وَأَثَرَيْنِ: قَطْرَةِ دُمُوعٍ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَقَطْرَةِ دَمٍ يُهْرَاقُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَأَمَّا الْأَثَرَانِ: فَأَثَرٌ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَأَثَرٌ فِي فَرِيضَةٍ مِنْ فَرَائِضِ اللَّهِ تَعَالَى ". رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَقَالَ: هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ
Ebu Umame'den, Peygamber Efendimiz'den (s.a.v.) rivayetle şöyle buyurmuştur: "Allah katında iki damla ve iki izden daha sevimli bir şey yoktur: Allah korkusundan bir damla gözyaşı." Ve Allah yolunda dökülen bir damla kan. İzlere gelince: Allah yolunda bir iz ve Allah'ın görevlerinden bir iz. Yüce.” Bunu Tirmizî rivayet etti ve şöyle dedi: Bu hasen garib hadistir.
50
Mişkat el-Masabih # 19/3838
وَعَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَا تَرْكَبِ الْبَحْرَ إِلَّا حَاجًّا أَوْ مُعْتَمِرًا أَوْ غَازِيًا فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَإِنَّ تَحْتَ الْبَحْرِ نَارًا وَتَحْتَ النَّارِ بَحْرًا» . رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ
Abdullah bin Amr'dan rivayetle şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Hacı, hacı veya Allah rızası için savaşan dışında denize binmeyin, şüphesiz denizin altında ateş vardır, ateşin altında da deniz vardır." Ebu Davud'un anlatımıyla