39 Hadis
01
Mişkat el-Masabih # 12/3041
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «أَنَا أَوْلَى بِالْمُؤْمِنِينَ مِنْ أَنْفُسِهِمْ فَمَنْ مَاتَ وَعَلَيْهِ دَيْنٌ وَلَمْ يَتْرُكْ وَفَاءً فَعَلَيَّ قَضَاؤُهُ. وَمَنْ تَرَكَ مَالًا فَلِوَرَثَتِهِ» . وَفِي رِوَايَة: «من ترك دينا أَو ضيَاعًا فَلْيَأْتِنِي فَأَنَا مَوْلَاهُ» . وَفِي رِوَايَةٍ: «مَنْ تَرَكَ مَالًا فَلِوَرَثَتِهِ وَمَنْ تَرَكَ كَلًّا فَإِلَيْنَا»
Ebu Hureyre'den, Peygamber Efendimiz'den (s.a.v.) rivayetle şöyle buyurmuştur: "Benim, mü'minler üzerinde kendilerinden daha hakkım vardır. Kim borçlu olarak ölürse ve borcunu ödemezse... O halde bunu benim ödemem gerekir. Kim de geride mal bırakırsa, o, onun mirasçılarına aittir." Bir rivayette de: "Kim bir borç veya zarar bırakırsa bana gelsin, çünkü ben onun velisiyim." Ve bir rivayette:
02
Mişkat el-Masabih # 12/3042
وَعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «أَلْحِقُوا الْفَرَائِضَ بِأَهْلِهَا فَمَا بَقِيَ فَهُوَ لِأَوْلَى رَجُلٍ ذكر»
İbni Abbas'tan rivayetle şöyle dedi: Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Görevleri hak edenlere verin, geri kalanlar en değerli erkeğe verilir."
03
Mişkat el-Masabih # 12/3043
وَعَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَا يَرِثُ الْمُسْلِمُ الْكَافِرَ وَلَا الْكَافِرُ الْمُسْلِمَ»
Usame bin Zeyd'den rivayetle şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Müslüman kâfirden miras almaz, kâfir de Müslüman'dan miras almaz."
04
Mişkat el-Masabih # 12/3044
وَعَنْ أَنَسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَوْلَى الْقَوْمِ مِنْ أَنْفُسِهِمْ» . رَوَاهُ البُخَارِيّ
Enes radıyallahu anh'dan rivayetle, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'den rivayetle şöyle buyurmuştur: "O, insanların nefslerinin efendisidir." Buhari'nin rivayet ettiği
05
Mişkat el-Masabih # 12/3045
وَعَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «ابْنُ أُخْتِ الْقَوْمِ مِنْهُم».
Yetkisi üzerine şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dedi: "İnsanlardan birinin yeğeni."
06
Mişkat el-Masabih # 12/3047
عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَا يَتَوَارَثُ أَهْلُ مِلَّتَيْنِ شَتَّى» . رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ وَابْن مَاجَه
وَرَوَاهُ التِّرْمِذِيّ عَن جَابر
Abdullah bin Amr'dan rivayetle şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İki farklı mezhepten olanlar mirasçı olamazlar." Ebu Davud ve İbn Mâce'nin rivayet ettiği Tirmizi, Cabir'den rivayet etmiştir.
07
Mişkat el-Masabih # 12/3048
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «الْقَاتِلُ لَا يَرِثُ» . رَوَاهُ التِّرْمِذِيّ وَابْن مَاجَه
Ebu Hureyre'den rivayetle şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Katil mirasçı değildir." Tirmizî ve İbn Mâce'den rivayet edilmiştir.
08
Mişkat el-Masabih # 12/3049
وَعَنْ بُرَيْدَةَ: أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ جَعَلَ لِلْجَدَّةِ السُّدُسَ إِذَا لَمْ تَكُنْ دونهَا أم. رَوَاهُ أَبُو دَاوُد
Büreyde'den rivayet edildiğine göre: Peygamber Efendimiz (s.a.v.), kendisinden başka annesi yoksa büyükanneye altıda birini bağışladı. Ebu Davud'un anlatımıyla
09
Mişkat el-Masabih # 12/3050
وَعَنْ جَابِرٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِذَا اسْتَهَلَّ الصَّبِيُّ صُلِّيَ عَلَيْهِ وَورث» . رَوَاهُ ابْن مَاجَه والدارمي
Câbir'den rivayetle şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Bir erkek çocuk namaza başlarsa, onun ve mirasçılarının cenaze namazı kılınır." İbn Mâce ve Darimi'nin rivayet ettiği
10
Mişkat el-Masabih # 12/3051
وَعَنْ كَثِيرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَوْلَى الْقَوْمِ مِنْهُمْ وَحَلِيفُ الْقَوْمِ مِنْهُمْ وَابْنُ أُخْتِ الْقَوْمِ مِنْهُمْ» . رَوَاهُ الدَّارمِيّ
Kesir ibn Abdullah'tan, babasından, dedesinden rivayetle şöyle demiştir: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Onların arasında halkın efendisi ve halkın müttefiki." Onlardan biri ve onlardan birinin kavminin yeğeni.” Ed-Darimi'nin rivayet ettiği
11
Mişkat el-Masabih # 12/3052
وَعَن الْمِقْدَام قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «أَنَا أَوْلَى بِكُلِّ مُؤْمِنٍ مِنْ نَفْسِهِ فَمَنْ تَرَكَ دَيْنًا أَوْ ضَيْعَةً فَإِلَيْنَا وَمَنْ تَرَكَ مَالًا فَلِوَرَثَتِهِ وَأَنَا مَوْلَى مَنْ لَا مَوْلَى لَهُ أَرِثُ مَالَهُ وَأَفُكُّ عَانَهُ وَالْخَالُ وَارِثُ مَنْ لَا وَارِثَ لَهُ يَرِثُ مَالَهُ وَيَفُكُّ عَانَهُ» . وَفِي رِوَايَةٍ: «وَأَنَا وَارِثُ مَنْ لَا وَارِثَ لَهُ أَعْقِلُ عَنْهُ وَأَرِثُهُ وَالْخَالُ وَارِثُ مَنْ لَا وَارِثَ لَهُ يَعْقِلُ عَنْهُ ويرثه» . رَوَاهُ أَبُو دَاوُد
El-Mikdam'dan rivayetle şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Benim her mü'min üzerinde kendi kendisinden daha hakkım vardır. Kim geride bir borç veya mal bırakırsa bize gelin." Kim de mal bırakırsa, o onun mirasçısıdır ve ben, velisi olmayan birinin velisiyim. Ben onun malını miras alırım ve onun hakkını öderim, amcası da mirasçıdır. Varisi olmayan mirasçı olur. malından kurtul ve yükünü öde." Ve bir rivayette: “Ben varisi olmayanın varisiyim. Ben ondan miras alırım, ona da mirasçı olurum; amca da varisi olmayanın mirasçısıdır. Ondan miras alır, ondan miras alır.” Ebu Davud'un anlatımıyla
12
Mişkat el-Masabih # 12/3053
Vatila bin el-Aska (RA)
وَعَن وائلة بْنِ الْأَسْقَعِ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «تَحُوزُ الْمَرْأَةُ ثَلَاثَ مَوَارِيثَ عَتِيقَهَا وَلَقِيطَهَا وَوَلَدَهَا الَّذِي لَاعَنَتْ عَنْهُ» . رَوَاهُ التِّرْمِذِيّ وَأَبُو دَاوُد وَابْن مَاجَه
Vaile bin Eska'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kadının üç mirası vardır: azat ettiği erkeği, kimsesiz çocuğu ve kendisine lanet ettiği çocuğu. Tirmizi, Ebu Davud ve İbni Mace rivayet etmiştir.
13
Mişkat el-Masabih # 12/3054
وَعَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ: أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «أَيُّمَا رَجُلٍ عَاهَرَ بِحُرَّةٍ أَوْ أَمَةٍ فَالْوَلَد ولد زنى لَا يَرث وَلَا يُورث» . رَوَاهُ التِّرْمِذِيّ
Amr bin Şuayb'dan, babasından, dedesinden rivayetle: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim hür bir kadınla veya cariyeyle zina yaparsa, o çocuk zina çocuğudur, mirasçı olmaz veya miras almaz." Tirmizî'nin rivayet ettiği
14
Mişkat el-Masabih # 12/3055
وَعَنْ عَائِشَةَ: أَنَّ مَوْلًى لِرَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَاتَ وَتَرَكَ شَيْئًا وَلَمْ يَدَعْ حَمِيمًا وَلَا وَلَدًا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «أَعْطُوا مِيرَاثَهُ رَجُلًا مِنْ أَهْلِ قَرْيَتِهِ» . رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ وَالتِّرْمِذِيُّ
Aişe'nin rivayetine göre: Allah Resulü'nün (Allah onu kutsasın ve ona huzur versin) bir hizmetkarı öldü ve arkasında hiçbir şey bırakmadı, ancak arkasında ne bir eş ne ​​de bir çocuk bırakmadı. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Mirasını köyünden bir adama ver." Ebu Davud ve Tirmizî'nin rivayet ettiği
15
Mişkat el-Masabih # 12/3056
وَعَنْ بُرَيْدَةَ قَالَ: مَاتَ رَجُلٌ مِنْ خُزَاعَةَ فَأُتِيَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِمِيرَاثِهِ فَقَالَ: «الْتَمِسُوا لَهُ وَارِثًا أَوْ ذَا رَحِمٍ» فَلَمْ يَجِدُوا لَهُ وَارِثًا وَلَا ذَا رَحِمٍ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «أعْطوا الْكُبْرَ مِنْ خُزَاعَةَ» . رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ وَفِي رِوَايَةٍ لَهُ: قَالَ: «انْظُرُوا أَكْبَرَ رَجُلٍ مِنْ خُزَاعَة»
Büreyde'den rivayetle şöyle dedi: Huza'a'dan bir adam öldü ve mirası Peygamber (s.a.v.)'e getirildi, Allah ona bereket versin ve ona huzur versin ve şöyle dedi: "Ona bir mirasçı veya bir akraba arayın." Yapmadı. Ona bir mirasçı buldular, akrabası yok. Sonra Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, "Khuza'ah'ın büyüğünü ver" dedi. Ebu Davud'un rivayet ettiği rivayetinde: "Huza'ah'dan daha yaşlı bir adama bakın" dedi.
16
Mişkat el-Masabih # 12/3057
Hz. Ali (r.a.)
وَعَنْ عَلِيٍّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: إِنَّكُمْ تقرؤون هَذِهِ الْآيَةَ: (مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ تُوصُونَ بِهَا أَو دين)
وَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَضَى بِالدّينِ قبل الْوَصِيَّةِ وَأَنَّ أَعْيَانَ بَنِي الْأُمِّ يَتَوَارَثُونَ دُونَ بَنِي الْعَلَّاتِ الرَّجُلُ يَرِثُ أَخَاهُ لِأَبِيهِ وَأُمِّهِ دُونَ أَخِيهِ لِأَبِيهِ ". رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَابْنُ مَاجَهْ وَفِي رِوَايَةِ الدَّارِمِيِّ: قَالَ: «الْإِخْوَةُ مِنَ الْأُمِّ يَتَوَارَثُونَ دُونَ بَنِي الْعَلَّاتِ. . .» إِلَى آخِره
Babasına kardeşi yerine. Tirmizî ve İbn Mâce'nin rivayet ettiği ve Dârimî'nin rivayetinde şöyle demiştir: "Anne tarafındaki kardeşler, boyların çocukları dışında miras alırlar. . vesaire
17
Mişkat el-Masabih # 12/3058
Cabir (RA)
وَعَنْ جَابِرٍ قَالَ: جَاءَتِ امْرَأَةُ سَعْدِ بْنِ الرَّبِيعِ بِابْنَتَيْهَا مِنْ سَعْدِ بْنِ الرَّبِيعِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَتْ: يَا رَسُولَ اللَّهِ هَاتَانِ ابْنَتَا سَعْدِ بْنِ الرَّبِيعِ قُتِلَ أَبُوهُمَا مَعَكَ يَوْمَ أُحُدٍ شَهِيدًا وَإِنَّ عَمَّهُمَا أَخَذَ مَالَهُمَا وَلَمْ يَدَعْ لَهُمَا مَالًا وَلَا تُنْكَحَانِ إِلَّا وَلَهُمَا مَالٌ قَالَ: «يَقْضِي اللَّهُ فِي ذَلِكَ» فَنَزَلَتْ آيَةُ الْمِيرَاثِ فَبَعَثَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِلَى عَمِّهِمَا فَقَالَ: «أَعْطِ لِابْنَتَيْ سَعْدٍ الثُّلُثَيْنِ وَأَعْطِ أُمَّهُمَا الثُّمُنَ وَمَا بَقِيَ فَهُوَ لَكَ» . رَوَاهُ أَحْمَدُ وَالتِّرْمِذِيُّ وَأَبُو دَاوُدَ وَابْنُ مَاجَهْ وَقَالَ التِّرْمِذِيُّ: هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غريبٌ
Cabir'den rivayetle şöyle dedi: Saad bin Rabi'nin karısı, Saad bin Rabi'den olan iki kızını Resûlullah (s.a.v.)'e getirdi ve şöyle dedi: Ey Allah'ın Resulü, bunlar Saad ibn el-Rabi'nin kızlarıdır. Uhud günü babaları da seninle birlikte şehit oldu, amcaları da paralarını alıp gitmedi. Zenginlikleri vardır ve zenginlikleri olmadıkça evlenmemelidirler. Şöyle dedi: “Buna Allah karar verecektir.” Daha sonra mirasla ilgili ayet nazil oldu ve Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- amcalarına gönderilerek şöyle dedi: "Üçte ikisini Sa'd'ın kızlarına, sekizde birini de annelerine verin, arta kalan sizindir." Ahmed Tirmizî, Ebu Dâvûd ve İbn Mâce'den rivayet edilen Tirmizî şöyle demiştir: Bu hasen garib hadistir.
18
Mişkat el-Masabih # 12/3059
Huzail bin Şurahbil (RA)
وَعَنْ هُزَيْلِ بْنِ شُرَحْبِيلَ قَالَ: سُئِلَ أَبُو مُوسَى عَنِ ابْنَةٍ وَبِنْتِ ابْنٍ وَأُخْتٍ فَقَالَ: للْبِنْت النّصْف وَللْأُخْت النّصْف وائت ابْنَ مَسْعُودٍ فَسَيُتَابِعُنِي فَسُئِلَ ابْنُ مَسْعُودٍ وَأُخْبِرَ بقول أبي مُوسَى فَقَالَ: لقد ضللت إِذن وَمَا أَنَا مِنَ الْمُهْتَدِينَ أَقْضِي فِيهَا بِمَا قَضَى النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لِلْبِنْتِ النِّصْفُ وَلِابْنَةِ الِابْنِ السُّدُسُ تَكْمِلَةَ الثُّلُثَيْنِ وَمَا بَقِيَ فَلِلْأُخْتِ» فَأَتَيْنَا أَبَا مُوسَى فَأَخْبَرْنَاهُ بِقَوْلِ ابْنِ مَسْعُودٍ فَقَالَ: لَا تَسْأَلُونِي مَا دَامَ هَذَا الحبر فِيكُم. رَوَاهُ البُخَارِيّ
Allah ona bereket versin ve huzur versin: "Yarısını kıza alır, oğlunun kızına da altıda bir vererek üçte ikisini tamamlar, kalan da kız kardeşine kalır." Bunun üzerine Ebu Musa'ya gittik ve durumu kendisine bildirdik. İbn Mesud şöyle demiştir: Bu alim aranızda olduğu sürece bana sormayın. Buhari'nin rivayet ettiği
19
Mişkat el-Masabih # 12/3060
İmran bin Hüseyin (RA)
وَعَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ قَالَ: جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ: إِن ابْنِي مَاتَ فَمَا لِي مِنْ مِيرَاثِهِ؟ قَالَ: «لَكَ السُّدُسُ» فَلَمَّا وَلَّى دَعَاهُ قَالَ: «لَكَ سُدُسٌ آخَرُ» فَلَمَّا وَلَّى دَعَاهُ قَالَ: «إِنَّ السُّدُسَ الْآخَرَ طُعْمَةٌ» . رَوَاهُ أَحْمَدُ وَالتِّرْمِذِيُّ وَأَبُو دَاوُدَ وَقَالَ التِّرْمِذِيُّ: هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ
İmran bin Hüseyin'den rivayetle şöyle dedi: Bir adam Resûlullah (s.a.v.)'e geldi ve şöyle dedi: "Eğer oğlum ölürse, onun mirasından bana ne kalır?" "Senin altıda birin var" dedi. İşi bitince onu aradı. "Altıncıncın daha var" dedi. Çıkarken onu çağırdı ve şöyle dedi: "Diğer altıda biri bir parça yiyecektir." Ahmed ve Tirmizi'nin rivayet ettiğine göre Ebu Davud ve Tirmizi şöyle demiştir: Bu hasen ve sahih bir hadistir.
20
Mişkat el-Masabih # 12/3061
وَعَنْ قَبِيصَةَ بْنِ ذُؤَيْبٍ قَالَ: جَاءَتِ الْجَدَّةُ إِلَى أَبِي بَكْرٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ تَسْأَلُهُ مِيرَاثَهَا فَقَالَ لَهَا: مَا لَكِ فِي كِتَابِ اللَّهِ شَيْءٌ وَمَا لَكِ فِي سُنَّةِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ شَيْءٌ فَارْجِعِي حَتَّى أَسْأَلَ النَّاسَ فَسَأَلَ فَقَالَ الْمُغِيرَةُ بْنُ شُعْبَةَ: حَضَرْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَعْطَاهَا السُّدُسَ فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ رَضِيَ الله عَنهُ هَل مَعَك غَيره؟ فَقَالَ مُحَمَّدُ بْنُ مَسْلَمَةَ مِثْلَ مَا قَالَ الْمُغيرَة فأنفذه لَهَا أَبُو بَكْرٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ ثُمَّ جَاءَتِ الْجدّة الْأُخْرَى إِلَى عُمَرَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ تَسْأَلُهُ مِيرَاثَهَا فَقَالَ: هُوَ ذَلِك السُّدس فَإِن اجْتمعَا فَهُوَ بَيْنَكُمَا وَأَيَّتُكُمَا خَلَتْ بِهِ فَهُوَ لَهَا. رَوَاهُ مَالِكٌ وَأَحْمَدُ وَالتِّرْمِذِيُّ وَأَبُو دَاوُدَ وَالدَّارِمِيُّ وَابْن مَاجَه
Ben Resûlullah'ın (s.a.v.) yanındaydım, o da ona altıda birini verdi. Ebu Bekir (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: Başka kimseniz var mı? Sonra Muhammed bin Maslamah, Muğire'nin söylediğinin aynısını söyledi ve Ebu Bekir -Allah ondan razı olsun- bunu onun için yaptı. Sonra diğer büyükanne Ömer'in yanına geldi, Allah ondan razı olsun. Ona mirasını sordu ve o da şöyle dedi: Bu altıncıdır, eğer bir araya gelirlerse bu sizin aranızdadır ve hanginiz onunla yalnız kalırsa onundur. Malik, Ahmed, Tirmizi, Ebu Davud, Darimi ve İbn Mâce'den rivayet edilmiştir.
21
Mişkat el-Masabih # 12/3062
وَعَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ قَالَ فِي الْجَدَّةِ مَعَ ابْنِهَا: أَنَّهَا أَوَّلُ جَدَّةٍ أَطْعَمَهَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ سُدُسًا مَعَ ابْنِهَا وَابْنُهَا حَيٌّ. رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَالدَّارِمِيُّ وَالتِّرْمِذِيُّ ضَعَّفَهُ
İbni Mesud, oğluyla birlikte olan büyükanne hakkında şunları söyledi: O, Resûlullah (s.a.v.)'in, yemeğin altıda birini oğluyla birlikte beslediği ilk büyükanneydi. Ve oğlu hayatta. Bu hadisi Tirmizî ve Darimi rivayet etmiş ve Tirmizi bunu zayıf bulmuştur.
22
Mişkat el-Masabih # 12/3063
وَعَنِ الضَّحَّاكِ بْنِ سُفْيَانَ: أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَتَبَ إِلَيْهِ: «أَنْ ورث امْرَأَة أَشْيَم الضبابِي مِنْ دِيَةِ زَوْجِهَا» . رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَأَبُو دَاوُدَ وَقَالَ التِّرْمِذِيُّ: هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيح
Al-Dahhak bin Süfyan'ın yetkisi üzerine: Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, ona şöyle yazdı: "Aşim Al-Dhabi'nin karısı, kocasının kan parasından miras kaldı." Bu hadisi Tirmizî ve Ebû Dâvûd rivayet etmiştir ve Tirmizî şöyle demiştir: Bu hasen ve sahih bir hadistir.
23
Mişkat el-Masabih # 12/3064
وَعَنْ تَمِيمٍ الدَّارِيِّ قَالَ: سَأَلَتْ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَا السُّنَةُ فِي الرَّجُلِ مِنْ أَهْلِ الشِّرْكِ يُسْلِمُ عَلَى يَدَيْ رَجُلٍ مِنَ الْمُسْلِمِينَ؟ فَقَالَ: «هُوَ أَوْلَى النَّاسِ بِمَحْيَاهُ وَمَمَاتِهِ» . رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَابْنُ مَاجَهْ وَالدَّارِمِيُّ
Temim ed-Dari'den rivayetle şöyle dedi: Resûlullah'a (s.a.v.) sordum: Müşriklerden bir adamın, Müslümanlardan bir adama selam vermesinin sünneti nedir? Şöyle buyurdu: "O, hayatında da, ölümünde de insanların en lâyık olanıdır." Tirmizî, İbn Mâce ve Darimi rivayet etmiştir.
24
Mişkat el-Masabih # 12/3065
وَعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ: أَنَّ رَجُلًا مَاتَ وَلَمْ يَدَعْ وَارِثًا إِلَّا غُلَامًا كَانَ أَعْتَقَهُ فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «هَلْ لَهُ أَحَدٌ؟» قَالُوا: لَا إِلَّا غُلَامٌ لَهُ كَانَ أَعْتَقَهُ فَجَعَلَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مِيرَاثَهُ لَهُ. رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ وَالتِّرْمِذِيُّ وَابْنُ مَاجَه
İbn Abbas'tan rivayete göre: Bir adam öldü ve azad ettiği bir erkek çocuktan başka mirasçı bırakmadı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kimsesi var mı?" Onlar: "Hayır, ancak azat ettiği bir oğlu ve Peygamber (s.a.v.)'in mirasını ona devretmesi dışında" dediler. Ebu Davud, Tirmizî ve İbn Mâce'den rivayet edilmiştir.
25
Mişkat el-Masabih # 12/3066
وَعَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «يَرِثُ الْوَلَاءَ مَنْ يَرِثُ الْمَالَ» . رَوَاهُ التِّرْمِذِيُّ وَقَالَ: هَذَا حَدِيثٌ إِسْنَادُهُ لَيْسَ بِالْقَوِيِّ
Amr bin Şuayb'dan, babasından, dedesinden rivayetle, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Sadakat, mala mirasçı olandan miras kalır." Bunu Tirmizi rivayet etti ve şöyle dedi: Bu, rivayeti sağlam olmayan bir hadistir.
26
Mişkat el-Masabih # 12/3067
عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ: أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَا كَانَ مِنْ مِيرَاثٍ قُسِّمَ فِي الْجَاهِلِيَّةِ فَهُوَ عَلَى قِسْمَةِ الْجَاهِلِيَّةِ وَمَا كَانَ مِنْ مِيرَاثٍ أَدْرَكَهُ الْإِسْلَامُ فَهُوَ عَلَى قِسْمَةِ الْإِسْلَامِ» . رَوَاهُ ابْن مَاجَه
Abdullah bin Ömer'den rivayet edildiğine göre: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "İslam öncesi dönemde ne kadar miras taksim edilmişse, İslam öncesi dönemlerin payına göredir." İslam'ın aldığı miras ise İslam'ın payına göredir." İbn Mâce'den rivayet edilmiştir.
27
Mişkat el-Masabih # 12/3068
وَعَنْ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي بَكْرِ بْنِ حَزْمٍ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَاهُ كَثِيرًا يَقُولُ: كَانَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ يَقُولُ: عَجَبًا لِلْعَمَّةِ تُورَثُ وَلَا تَرث. رَوَاهُ مَالك
Muhammed bin Ebi Bekir bin Hazm'ın rivayetine göre, babasından defalarca şöyle dediğini duymuştur: Ömer bin El-Hattab şöyle derdi: Halanın miras alması ama miras almaması gariptir. Malik'in anlattığı
28
Mişkat el-Masabih # 12/3069
وَعَنْ عُمَرَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: تَعَلَّمُوا الْفَرَائِضَ وَزَادَ ابْنُ مَسْعُودٍ: وَالطَّلَاقَ وَالْحَجَّ قَالَا: فَإِنَّهُ من دينكُمْ. رَوَاهُ الدَّارمِيّ
Ömer (Allah ondan razı olsun)'dan rivayetle şöyle dedi: Dini farzları öğrenin ve İbn Mesud şunu ekledi: Ve boşanma ve Hac. Dediler ki: Çünkü bu sizin dininizdendir. Ed-Darimi'nin rivayet ettiği
29
Mişkat el-Masabih # 12/3070
عَنِ ابْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَا حَقُّ امْرِئٍ مُسْلِمٍ لَهُ شَيْءٌ يُوصَى فِيهِ يَبِيتُ لَيْلَتَيْنِ إِلَّا وَوَصِيَّة مَكْتُوبَة عِنْده»
İbn Ömer'den (Allah ondan razı olsun) rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Bir Müslümanın iki gece kalmak üzere kendisine bir şey vasiyet edilmesine hakkı yoktur." “Yanında yazılmış bir vasiyet olmadığı sürece.”
30
Mişkat el-Masabih # 12/3071
Sa'd bin Ebu Vakkas (RA)
وَعَنْ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ قَالَ: مَرِضْتُ عَامَ الْفَتْحِ مَرَضًا أَشْفَيْتُ عَلَى الْمَوْتِ فَأَتَانِي رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَعُودُنِي فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ: إِنَّ لِي مَالًا كَثِيرًا وَلَيْسَ يَرِثُنِي إِلَّا ابْنَتِي أَفَأُوصِي بِمَالِي كُلِّهِ؟ قَالَ: «لَا» قُلْتُ: فَثُلُثَيْ مَالِي؟ قَالَ: «لَا» قُلْتُ: فَالشَّطْرِ؟ قَالَ: «لَا» قُلْتُ: فَالثُّلُثِ؟ قَالَ: «الثُّلُثُ وَالثُّلُثُ كَثِيرٌ إِنَّكَ إِنْ تَذَرْ وَرَثَتَكَ أَغْنِيَاءَ خَيْرٌ مِنْ أَنْ تَذَرَهُمْ عَالَةً يَتَكَفَّفُونَ النَّاسَ وَإِنَّكَ لَنْ تُنْفِقَ نَفَقَةً تَبْتَغِي بِهَا وَجْهَ اللَّهِ إِلَّا أُجِرْتَ بِهَا حَتَّى اللُّقْمَةَ تَرْفَعُهَا إِلَى فِي امْرَأَتِكَ»
Saad bin Ebî Vakkas'tan rivayetle şöyle demiştir: Fetih yılında hastalandım ve tamamen iyileştim. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) beni ziyarete geldi ve şöyle dedim: Ey Allah'ın Resulü, benim çok malım var ve bana kızımdan başka kimse mirasçı olamaz. Bütün servetimi miras mı bırakmalıyım? "Hayır" dedi. Dedim ki: Paramın üçte ikisi mi? "Hayır" dedi. Dedim ki: Peki yarısı? "Hayır" dedi. Dedim: Üçte biri mi? Dedi ki: "Üçte bir, üçte bir çoktur. Mirasçılarınızı zengin bırakmanız, onları fakir, dilenen ve harcama yapmamanızdan daha iyidir." Eşinize verdiğiniz lokma kadar sevap verilmedikçe, Allah'ın rızasını kazanmak için yaptığınız harcama.
31
Mişkat el-Masabih # 12/3072
Sa'd bin Ebu Vakkas (RA)
عَن سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ قَالَ: عَادَنِي رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَأَنَا مَرِيضٌ فَقَالَ: «أَوْصَيْتَ؟» قُلْتُ: نَعَمْ قَالَ: «بِكَمْ؟» قُلْتُ: بِمَالِي كُلِّهِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ. قَالَ: «فَمَا تَرَكْتَ لِوَلَدِكَ؟» قُلْتُ: هُمْ أَغْنِيَاءُ بِخَيْرٍ. فَقَالَ: «أوص بالعشر» فَمَا زَالَت أُنَاقِصُهُ حَتَّى قَالَ: «أَوْصِ بِالثُّلُثِ وَالثُّلُثُ كَثِيرٌ» . رَوَاهُ التِّرْمِذِيّ
Saad bin Ebî Vakkas'tan rivayetle şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.) hastalandığımda beni ziyaret etti ve şöyle dedi: "Vasiyet verdin mi?" Dedim ki: Evet. "Ne kadara?" dedi. Dedim ki: Bütün paramla Allah rızası için. “Oğluna ne bıraktın?” dedi. Dedim ki: Bunlar zengin ve hali vakti yerinde. Dedi ki: "Ben ondalık miras bırakıyorum" ve ben onu kaçırmaya devam ettim ta ki... O dedi ki: "Üçüncüyü miras bırakıyorum, üçüncüsü çok." Tirmizî'nin rivayet ettiği
32
Mişkat el-Masabih # 12/3074
وَيُرْوَى عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «لَا وَصِيَّةَ لِوَارِثٍ إِلَّا أَنْ يَشَاءَ الْوَرَثَةُ» مُنْقَطِعٌ هَذَا لَفْظُ الْمَصَابِيحِ. وَفِي رِوَايَةِ الدَّارَقُطْنِيِّ: قَالَ: «لَا تَجُوزُ وَصِيَّةٌ لِوَارِثٍ إِلَّا أَنْ يَشَاء الْوَرَثَة»
İbni Abbas'tan (Allah her ikisinden de razı olsun) ve Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'den rivayet edildiğine göre şöyle buyurmuştur: "Mirasçılar istemedikçe mirasçı için vasiyet yoktur." Bu lambalar için kullanılan bir kelimedir. ed-Darakutnî'nin rivayetinde ise şöyle buyurmuştur: "Mirasçılar istemedikçe, mirasçıya vasiyet etmek caiz değildir."
33
Mişkat el-Masabih # 12/3075
Ebû Hüreyre (r.a.)
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «إِنَّ الرَّجُلَ لَيَعْمَلُ وَالْمَرْأَةَ بِطَاعَةِ اللَّهِ سِتِّينَ سَنَةً ثُمَّ يَحْضُرُهُمَا الْمَوْتُ فَيُضَارَّانِ فِي الْوَصِيَّةِ فَتَجِبُ لَهُمَا النَّارُ» ثُمَّ قَرَأَ أَبُو هُرَيْرَةَ (مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصَى بِهَا أَوْ دَيْنٍ غير مضار)
إِلَى قَوْله (وَذَلِكَ الْفَوْز الْعَظِيم)
رَوَاهُ أَحْمَدُ وَالتِّرْمِذِيُّ وَأَبُو دَاوُدَ وَابْنُ مَاجَهْ
Ebu Hureyre'den, Allah Resulü'nden (s.a.v.) rivayetle şöyle buyurmuştur: "Erkek ve kadın altmış yıl Allah'a itaatle çalışırlar, sonra onlara ölüm gelir ve vasiyette zarar görürler, bu yüzden onlara ateş gerekli olur." Daha sonra Ebu Hureyre, Ahmed, Tirmizî, Ebû Dâvûd ve İbn Mâce'nin rivayet ettiği (ve bu büyük bir zaferdir) sözünü (Mudar dışında yapılan bir vasiyet veya borçtan sonra) okudu.
34
Mişkat el-Masabih # 12/3076
عَنْ جَابِرٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ مَاتَ عَلَى وَصِيَّةٍ مَاتَ عَلَى سَبِيلٍ وَسُنَّةٍ وَمَاتَ عَلَى تُقًى وَشَهَادَةٍ وَمَاتَ مَغْفُورًا لَهُ» . رَوَاهُ ابْنُ مَاجَهْ
Cabir'den rivayetle şöyle demiştir: Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kim bir vasiyet uyarınca ölür, yol ve sünnet üzere ölür, takvâ ve şahitlik üzere ölür ve ölürse, O bağışlanır. İbn Mâce'den rivayet edilmiştir.
35
Mişkat el-Masabih # 12/3077
وَعَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ أَنَّ الْعَاصَ بْنَ وَائِلٍ أَوْصَى أَنْ يُعْتَقَ عَنْهُ مِائَةُ رَقَبَةٍ فَأَعْتَقَ ابْنُهُ هِشَامٌ خَمْسِينَ رَقَبَةً فَأَرَادَ ابْنُهُ عَمْرٌو أَنْ يُعْتِقَ عَنهُ الْخمسين الْبَاقِيَة فَقَالَ: حَتَّى أَسْأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَأَتَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبِي أَوْصَى أَنْ يُعْتَقَ عَنْهُ مِائَةُ رَقَبَةٍ وَإِنَّ هِشَامًا أَعْتَقَ عَنْهُ خَمْسِينَ وَبَقِيَتْ عَلَيْهِ خَمْسُونَ رَقَبَةً أَفَأَعْتِقُ عَنْهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِنَّه لَو كَانَ مُسلما فأعتقتم عَنْهُ أَوْ تَصَدَّقْتَمْ عَنْهُ أَوْ حَجَجْتَمْ عَنْهُ بلغه ذَلِك» . رَوَاهُ أَبُو دَاوُد
Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: Ey Allah'ın Resulü, babam kendisi adına yüz kölenin azat edilmesini vasiyet etti, Hişam da onun adına elli köle azat etti. Ve yanında elli köle kaldı. Onun adına onu serbest bırakmalı mıyım? Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Eğer o Müslüman olsaydı ve sen onu onun adına azat etseydin." Veya o noktaya gelinceye kadar onun adına sadaka verdiniz veya onun adına hac yaptınız.” Ebu Davud'un anlatımıyla
36
Mişkat el-Masabih # 12/3079
وَعَنْ أَنَسٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ قَطَعَ مِيرَاثَ وَارِثِهِ قَطَعَ اللَّهُ مِيرَاثَهُ مِنَ الْجَنَّةِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ» . رَوَاهُ ابْنُ مَاجَهْ
وَرَوَاهُ الْبَيْهَقِيُّ فِي شُعَبِ الْإِيمَانِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَة رَضِي الله عَنهُ
Enes'ten rivayetle şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kim mirasçısının mirasını keserse, Allah da kıyamet günü onun mirasını cennetten keser." İbn Mâce'den rivayet edilmiştir. Bunu Beyhaki, Şu'ab'ul-İman'da, Ebu Hureyre'den (Allah ondan razı olsun) rivayet etmiştir.
37
Mişkat el-Masabih # 12/3046
Vatila bin el-Aska (RA)
عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَا يَتَوَارَثُ أَهْلُ مِلَّتَيْنِ شَتَّى» . رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ وَابْن مَاجَه
وَرَوَاهُ التِّرْمِذِيّ عَن جَابر
Abdullah bin Amr'dan rivayetle şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İki farklı mezhepten olanlar mirasçı olamazlar." Ebu Davud ve İbn Mâce'nin rivayet ettiği Tirmizi, Cabir'den rivayet etmiştir.
38
Mişkat el-Masabih # 12/3078
Vatila bin el-Aska (RA)
وَعَنْ أَنَسٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ قَطَعَ مِيرَاثَ وَارِثِهِ قَطَعَ اللَّهُ مِيرَاثَهُ مِنَ الْجَنَّةِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ» . رَوَاهُ ابْنُ مَاجَهْ
وَرَوَاهُ الْبَيْهَقِيُّ فِي شُعَبِ الْإِيمَانِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَة رَضِي الله عَنهُ
Enes'ten rivayetle şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kim mirasçısının mirasını keserse, Allah da kıyamet günü onun mirasını cennetten keser." İbn Mâce'den rivayet edilmiştir. Bunu Beyhaki, Şu'ab'ul-İman'da, Ebu Hureyre'den (Allah ondan razı olsun) rivayet etmiştir.
01
Mişkat el-Masabih # 12/3073
Ebu Umama (RA)
وَعَنْ أَبِي أُمَامَةَ قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ فِي خُطْبَتِهِ عَامَ حَجَّةِ الْوَدَاعِ: «إِنِ اللَّهَ قَدْ أَعْطَى كُلَّ ذِي حَقٍّ حَقَّهُ فَلَا وَصِيَّةَ لِوَارِثٍ» . رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ وَابْنُ مَاجَهْ وَزَادَ التِّرْمِذِيُّ: «الْوَلَدُ لِلْفَرَاشِ وَلِلْعَاهِرِ الْحَجَرُ وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ»
Ebu Umame'den rivayetle şöyle dedi: Resûlullah'ı (s.a.v.) veda haccı yılında hutbesinde şöyle derken işittim: "Şüphesiz Allah herkese hakkını vermiştir." Bu onun hakkıdır, dolayısıyla mirasçıya miras kalmaz.” Ebu Davud ve İbni Mace'nin rivayet ettiği Tirmizî şunu eklemiştir: "Çocuk yatak içindir, taş ise fahişe içindir." Ve onların hesabı Allah'a aittir."