Bölüm 6
Bölümlere Dön
01
Riyazus Salihin # 6/895
وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: "حق المسلم علي المسلم خمس: رد السلام، وعيادة المريض، واتباع الجنائز، وإجابة الدعوة، وتشميت العاطس” ((متفق عليه)) .
Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Bir Müslümanın Müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selam vermek, hastaları ziyaret etmek, cenazelere katılmak, davetlere icabet etmek ve aksırıya övgüde bulunmak."
02
Riyazus Salihin # 6/896
وعنه قالك قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : "عن الله عزو جل يقول يوم القيامة: "يا ابن آدم مرضت فلم تعدني! قال: يا رب كيف أعودك وأنت رب العالمين؟! قال: أما علمت أن عبدي فلاناً مرض فلم تعده؟ أما علمت أنك لو عدته لوجدتني عنده؟ يا ابن آدم استطعمتك فلم تطعمني! قال: يا رب كيف أطعمك وأنت رب العالمين؟! قال: أما علمت أنه استطعمك عبدي فلان فلم تطعمه، أما علمت أنك لو أطعمته لوجدت ذلك عندي؟ يا ابن آدم استسقيتك فلم تسقني! قال: يارب كيف أسقيك وأنت رب العالمين؟! قال: استسقاك عبدي فلان فلم تسقه! أما علمت أنك لو سقيته لوجدت ذلك عندي؟" ((رواه مسلم)).
O, şöyle buyurmuştur: Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Yüce Allah'ın izniyle, Kıyamet gününde şöyle buyurmuştur: 'Ey Ademoğlu, ben hastalandım ve sen beni ziyaret etmedin!' O dedi ki: 'Ya Rabbi, Sen âlemlerin Rabbi iken ben Seni nasıl ziyaret edebilirim?!' Dedi ki: 'Falan kulumun hasta olduğunu ve senin onu ziyaret etmediğini bilmiyor muydun?' Eğer onu ziyaret etseydin, Beni onun yanında bulacak mıydın? Ey Ademoğlu, senden yemek istedim ama sen bana yemek vermedin! Dedi ki: Bilmiyor muydun? "Falan kulum senden yemek istedi ama sen ona yedirmedin. Eğer onu doyurmuş olsaydın, onu bende bulacağını bilmiyor muydun? Ey Ademoğlu, senden yemek istedim ama sen bana yedirmedin! O dedi ki: Ya Rabbi, sen âlemlerin Rabbi iken ben sana nasıl içecek vereyim?! Şöyle dedi: Falan kulum senden yemek istedi ama sen ona vermedin! Ona su vermiş olsaydın bunu bilmiyor muydun? Bunu Benim yanımda mı bulacaktın? ((Anlattı) Müslim)..
03
Riyazus Salihin # 6/898
وعن ثوبان، رضي الله عنه، عن النبي صلى الله عليه وسلم الله عليه وسلم الله عليه وسلم ، قال: "إن المسلم إذا عاد أخاه المسلم لم يزل في خرفة الجنة حتي يرجع" قيل: يا رسول الله وما خرفة الجنة؟ قال: "جناها” ((رواه مسلم)).
Sevban (Allah Ondan razı olsun)'dan, Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'den rivayetle şöyle buyurmuştur: "Bir Müslüman, Müslüman kardeşinin yanına dönerse, o dönünceye kadar cennetin ıssızlığında kalır." Denildi ki: Ey Allah'ın Resulü, cennetten mahrumiyet nedir? Dedi ki: "O yaptı." ((Müslim rivayet etti)).
04
Riyazus Salihin # 6/899
وعن علي رضي الله عنه قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: "ما من مسلم يعود مسلماً غدوة إلا صلى عليه سبعون ألف ملك حتي يمسي، وإن عاده عشية إلا صلى عليه سبعون ألف ملك حتي يصبح، وكان له خريف في الجنة” ((رواه الترمذي وقال: حديث حسن)).
Ali'den (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'i şöyle buyururken işittim: "Sabah bir Müslümanı ziyaret eden hiçbir Müslüman yoktur ki, ona akşama kadar yetmiş bin melek dua etsin, akşam onu ziyaret ederse yetmiş bin melek sabaha kadar ona dua etsin, o da cennete düşer" (Tirmizî'den rivayet edilen güzel bir hadis).
05
Riyazus Salihin # 6/902
وعنها أن النبي صلى الله عليه وسلم الله عليه وسلم الله عليه وسلم كان يعود بعض أهله يمسح بيده اليمني ويقول: "اللهم رب الناس، أذهب البأس، واشف، أنت الشافي لا شفاء إلا شفاؤك، شفاءً لا يغادر سقماً” ((متفق عليه))
Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- aile fertlerinden bazılarını ziyaret eder, sağ elini mesh eder ve şöyle derdi: "Ey insanların Rabbi olan Allah'ım, belayı gider ve şifa ver. Sen şifa verensin. Senin iyileşmenden başka şifa yoktur, hiçbir hastalığı bırakmayan şifadır" ((Anlaştık))
06
Riyazus Salihin # 6/903
وعن أنس، رضي الله عنه أنه قال لثابت رحمه الله: ألا أرقيك برقية رسول الله صلى الله عليه وسلم ؟ قال: بلى، قال: اللهم رب الناس، مذهب البأس، اشف أنت الشافي، لا شافي إلا أنت، شفاءً لا يغادر سقماً” ((رواه البخاري)).
Enes (r.a.)'den rivayetle, Sabit'e Allah rahmet eylesin dedi: Allah Resulü'nün telgrafı ile sana rukye kılayım mı, Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun? Dedi ki: Evet, dedi: Ey Allah'ım, insanların Rabbi, musibet öğretisi, şifa ver Sen şifa verensin, Senden başka şifa veren yoktur, dert bırakmayan şifadır” ((Buhari rivayet etmiştir)).
07
Riyazus Salihin # 6/904
وعن سعد بن أبي وقاص، رضي الله عنه قال: عادني رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال:
"اللهم اشف سعداً، اللهم اشف سعداً، اللهم اشف سعداً" ((رواه مسلم)).
"اللهم اشف سعداً، اللهم اشف سعداً، اللهم اشف سعداً" ((رواه مسلم)).
Saad bin Ebi Vakkas'tan (Allah ondan razı olsun) rivâyet olunduğuna göre o şöyle dedi: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) beni ziyaret etti ve şöyle dedi:
"Allahım, Saad'a şifa ver, Allah'ım, Saad'a şifa ver, Allah'ım, Saad'a şifa ver" ((Müslim rivayet etmiştir).
08
Riyazus Salihin # 6/905
وعن أبي عبد الله عثمان بن أبي العاص رضي الله عنه أنه شكي إلي رسول الله صلى الله عليه وسلم وجعاً يجده في جسده فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم "ضع يدك علي الذي تألم من جسدك وقل: بسم الله -ثلاثاً- وقل سبع مرات: أعوذ بعزة الله وقدرته من شر ما أجد وأحاذر” ((رواه مسلم)).
Ebu Abdullah Osman bin Ebu'l-As (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre, vücudunda bulduğu bir ağrıyı Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'e şikayet edince, Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Elini vücudunun ağrıyan kısmına koy ve üç defa Allah'ın adıyla de ve yedi defa: Allah'ın izzet ve kudretine, şeytanın şerrinden Allah'ın izzet ve kudretine sığınırım" de. Bulduğum ve sakındığım şey.” ((Müslim rivayet etmiştir)).
09
Riyazus Salihin # 6/906
وعن ابن عباس، رضي الله عنهما، عن النبي،صلى الله عليه وسلمى الله عليه وسلم صلى الله عليه وسلم ، قال:
"من عاد مريضاً لم يحضره أجله، فقال عنده سبع مرات: أسأل الله العظيم رب العرش العظيم أن يشفيك: إلا عافاه الله من ذلك المرض" ((رواه أبو داود والترمذي وقال: حديث حسن، وقال الحاكم: حديث صحيح علي شرط البخاري)).
"من عاد مريضاً لم يحضره أجله، فقال عنده سبع مرات: أسأل الله العظيم رب العرش العظيم أن يشفيك: إلا عافاه الله من ذلك المرض" ((رواه أبو داود والترمذي وقال: حديث حسن، وقال الحاكم: حديث صحيح علي شرط البخاري)).
İbn Abbas'tan (Allah her ikisinden de razı olsun), Peygamber (s.a.v.)'den rivayetle, Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun, Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun, şöyle buyurmuştur:
"Kim kendisine vefatı gelmemiş bir hastayı ziyaret eder ve ona yedi defa: Arş'ın Rabbi olan Cenab-ı Hakk'tan sana şifa vermesini dilerim, ta ki Allah onu bu hastalıktan şifalandırmasın" derse."
10
Riyazus Salihin # 6/907
وعنه أن النبي صلى الله عليه وسلم الله عليه وسلم صلى الله عليه وسلم ، دخل علي أعرأبي يعوده وكان إذا دخل علي من يعوده قال:
"لا بأس، طهور إن شاء الله" ((رواه البخاري)).
"لا بأس، طهور إن شاء الله" ((رواه البخاري)).
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, Allah'ın salat ve selamı üzerine olsun, babamın yanına gelerek onu ziyaret eder ve birisi onu ziyaret ettiğinde şöyle derdi:
"Hiçbir sorun yok, temiz olacak inşaAllah." (Buhari rivayet etmiştir.)
11
Riyazus Salihin # 6/908
وعن أبيسعيد الخدري رضي الله عنه أن جبريل أتي النبي،صلى الله عليه وسلمى الله عليه وسلم صلى الله عليه وسلم ، فقال: يا محمد اشتكيت؟ قال:
"نعم" قال: بسم الله أرقيك ، من كل شيء يؤذيك، ومن شر كل نفس أو عين حاسد، الله يشفيك، بسم الله أرقيك” ((رواه مسلم)).
"نعم" قال: بسم الله أرقيك ، من كل شيء يؤذيك، ومن شر كل نفس أو عين حاسد، الله يشفيك، بسم الله أرقيك” ((رواه مسلم)).
Ebu Saeed Al-Hudri'den (Allah ondan razı olsun) rivayete göre, Cebrail Peygamber'e geldi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin ve şöyle dedi: Ya Muhammed, şikayet ettin mi? Dedi ki:
"Evet" dedi: "Allah'ın adıyla, sana zarar veren her şeyden, her nefsin ve haset gözün şerrinden sana rukye yapıyorum. Allah sana şifa versin. Allah'ın adıyla sana rukye yapıyorum" ((Müslim rivayet etmiştir).
12
Riyazus Salihin # 6/909
وعن أبي سعيد الخدري وأبي هريرة، رضي الله عنهما، أنهما شهدا علي رسول الله ، صلى الله عليه وسلم ، أنه قال: "من قال: لا إله إلا الله والله اكبر، صدقه ربه، فقال: لا إله إلا أنا وأنا أكبر. وإذا قال: لا إله إلا الله وحده لا شريك له، قال: يقول: لا إله إلا أنا وحدي لا شريك لي. وإذا قال: لا إله إلا الله له الملك وله الحمد، قال: لا إله إلا أنا لي الملك ولي الحمد. وإذا قال: لا إله إلا الله ولا حول ولا قوة إلا بالله، قال: لا إله إلا أنا ولا حول ولا قوة إلا بي" وكان يقول: "من قالها في مرضه ثم مات لم تطعمه النار" ((رواه الترمذي وقال: حديث حسن))
Ebu Said el-Hudri ve Ebu Hureyre'den (Allah onlardan razı olsun) Allah'ın Elçisi aleyhine şahitlik ettiklerine göre, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dedi: "Kim Allah'tan başka ilah yoktur ve Allah büyüktür derse, Rabbi ona iman etmiş ve o da şöyle demiştir: Benden başka ilah yoktur ve ben büyüğüm. Allah'tan başka. Mülk O'nundur ve hamd O'nadır. Dedi ki: O'ndan başka ilah yoktur." Ben padişahım ve hamd bana mahsustur. Ve o, "Allah'tan başka ilah yoktur ve Allah'tan başka güç ve kuvvet yoktur" deyince şöyle demişti: "Benden başka ilah yoktur ve benden başka güç ve kuvvet yoktur." Ve şöyle derdi: "Kim bunu hastalığı sırasında söyler de sonra ölürse, ateş onu doyurmaz." ((Tirmizi rivayet etmiş ve şöyle demiştir: güzel bir hadis))
13
Riyazus Salihin # 6/912
وعنها قالت: رأيت رسول الله صلى الله عليه وسلم وهو بالموت عنده قدح فيه ماء وهو يدخل يده في القدح، ثم يمسح وجهه بالماء، ثم يقول:
"اللهم أعني علي غمرات الموت وسكرات الموت" ((رواه الترمذي)).
"اللهم أعني علي غمرات الموت وسكرات الموت" ((رواه الترمذي)).
O, şöyle dedi: Resûlullah'ı (s.a.v.) vefat ederken, içinde bir tas su varken, elini tasın içine sokar, sonra yüzünü suyla meshederken ve şöyle derken gördüm:
“Allahım, ölümün derinliğinde ve ölümün azabında bana yardım et.” (Tirmizi rivayet etmiştir)
14
Riyazus Salihin # 6/915
وعن سعد بن أبي وقاص رضي الله عنه قال: جاءني رسول الله صلى الله عليه وسلم يعودني من وجع اشتد بي، فقلت: بلغ بي ما ترى، وأنا ذو مال، ولايرثني إلا ابنتي، وذكر الحديث" ((متفق عليه)).
Sa'd bin Ebî Vakkas'tan (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şiddetli bir ağrıdan beni tedavi etmek için yanıma geldi, ben de şöyle dedim: Bana gördüklerini söyle, benim param var ve benden kızımdan başka kimse miras alamaz ve o da şu hadisi zikretti:
15
Riyazus Salihin # 6/916
وعن القاسم بن محمد قال: قالت عائشة رضي الله عنها: وا رأساه فقال النبي صلى الله عليه وسلم الله عليه وسلمى الله عليه وسلم الله عليه وسلم : "بل أنا وا رأساه" وذكر الحديث" ((رواه البخاري)).
El-Kasım bin Muhammed'den rivayetle şöyle demiştir: Aişe (Allah ondan razı olsun), şöyle dedi: Ben onun başıyım, o halde Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem), Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, Allah onu kutsasın ve Allah ona huzur versin, "Aksine, ben onun başıyım" dedi ve hadisi zikretti ((Buhari'den rivayet edilmiştir)).
16
Riyazus Salihin # 6/917
عن معاذ رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم :
"من كان آخر كلامه لا إله إلا الله دخل الجنة" ((رواه أبو داود والحاكم وقال: صحيح الإسناد)).
"من كان آخر كلامه لا إله إلا الله دخل الجنة" ((رواه أبو داود والحاكم وقال: صحيح الإسناد)).
Muaz'ın (Allah ondan razı olsun) yetkisi üzerine o şöyle dedi: Allah'ın Elçisi (Allah ona bereket versin ve ona huzur versin) şöyle dedi:
"Kimin son sözü: 'Allah'tan başka ilah yoktur' derse, o cennete girer." ((Ebu Davud ve Hakim rivayet etmiştir: Rivayet sahihtir)).
17
Riyazus Salihin # 6/918
وعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : “لقنوا موتاكم لا إله إلا الله" ((رواه مسلم)).
Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ölülerinize Allah'tan başka ilah olmadığını söyleyin." (Müslim rivayet etmiştir).
18
Riyazus Salihin # 6/919
عن أم سلمة رضي الله عنها قالت: دخل رسول الله صلى الله عليه وسلم علي أبي سلمه وقد شق بصره فأغمضه، ثم قال: "إن الروح إذا قبض، تبعه البصر" فضج ناس من أهله، فقال: "لا تدعو علي أنفسكم إلا بخير فإن الملائكة يؤمنون علي ما تقولون” ثم قال: “اللهم اغفر لأبي سلمه، وارفع درجته في المهديين،واخلفه في عقبه في الغابرين، واغفر لنا وله يا رب العالمين، وافسح له في قبره، ونور له فيه" ((رواه مسلم)).
Ümmü Seleme -Allah ondan râzı olsun- şöyle dedi: Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Ebû Seleme'nin yanına girdi, gözleri kısıldı ve onu kapattı, sonra şöyle buyurdu: "Ruh tutulunca, görüş gelir." Ailesinden bazıları buna üzüldü ve şöyle dedi: "Kendiniz için hayırdan başka bir şey için dua etmeyin, çünkü melekler sizin söylediklerinize inanır." Sonra şöyle buyurdu: "Allah'ım, Ebu Seleme'yi bağışla, onun Mehdiyetteki derecesini yükselt, geride kalanlar arasında onun halefi ol, bizi ve onu bağışla, ey alemlerin Rabbi. Kabrini ona geniş kıl ve onun içini aydınlat. (Müslim rivayet etmiştir)
19
Riyazus Salihin # 6/921
وعنها قالت: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول:"ما من عبد تصيبه مصيبه، فيقول إن لله وإنا إليه راجعون: اللهم آجرني في مصيبتي، واخلف لي خيرا منها، إلا آجره الله تعالي في مصيبته واخلف له خيراً منها. قالت: فلما توفي أبو سلمة، قلت كما أمرني رسول الله صلى الله عليه وسلم ، فاخلف الله خيراص منه رسول الله صلى الله عليه وسلم “ ((رواه مسلم)).
Kendisi şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.)'i şöyle derken işittim: "Hiçbir kula bir musibet isabet edip de şöyle der: 'Biz Allah'a aitiz ve O'na döneceğiz. Allah'ım, musibetimden dolayı beni mükafatlandır ve bana ondan daha hayırlısını ver.' Ancak Cenâb-ı Hak, ona başına gelen musibetten dolayı mükâfat verir ve ona bundan daha hayırlısını verir." Dedi ki: Ebu Seleme vefat ettiğinde, Allah'ın Resulü (sallallâhu aleyhi ve sellem)'in bana emrettiği gibi, Allah'ın onu, Allah'ın Elçisi için bir mükâfatla değiştirdiğini söyledim. Allah ondan razı olsun ve ona selamet versin” dedi. (Anlatan: Müslüman)..
20
Riyazus Salihin # 6/922
وعن أبي موسي رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: إذا مات ولد العبد، قال الله تعالي لملائكته: قبضتم ولد عبدي، فيقولون: نعم، فيقول: قبضتم ثمرة فؤاده، فيقولون: نعم. فيقول: ماذا قال عبدي، فيقولون: حمدك واسترجع، فيقول الله تعالى: ابنوا لعبدي بيتاً في الجنة، وسموه بيت الحمد" ((رواه الترمذي وقال: حديث حسن)).
Ebu Musa (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: Bir kulun oğlu ölürse, Cenab-ı Hak meleklerine şöyle der: Sen kulumun oğlunu aldın, onlar da: Evet derler. Şöyle der: Sen onun kalbinin meyvesini aldın, onlar da: Evet dediler. Şöyle der: Kulum ne dedi? Derler ki: Sana hamd olsun ve onu geri al. Sonra Cenâb-ı Hak buyuruyor ki: Kulum için cennette bir ev yap, onlar da ona Hamd Evi adını vermişlerdir." (Tirmizî rivayet etmiştir: Hadis-i Şerif) Hasan).
21
Riyazus Salihin # 6/923
وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: يقول الله تعالى: ما لعبدي المؤمن عندي جزاء إذا قبضت صفيه من أهل الدنيا، ثم احتسبه إلا الجنه" ((رواه البخاري)).
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre, Allah ondan razı olsun, Allah'ın Elçisi, Allah'ın duaları ve selamı onun üzerine olsun, şöyle dedi: Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Eğer benim için sadık kulum için, seçtiği kişiyi bu dünya insanlarından alırsam ve o da onu cennetten başka bir şey beklerse, benim yanımda hiçbir ödül yoktur" ((Al-Buhari tarafından rivayet edilmiştir).
22
Riyazus Salihin # 6/924
وعن أسامة بن زيد رضي الله عنهما قال: أرسلت إحدي بنات النبي صلى الله عليه وسلم الله عليه وسلمى الله عليه وسلم الله عليه وسلم إليه تدعوه وتخبره أن صبياً لها -أو ابناً- في الموت فقال للرسول: ارجع إليها فأخبرها أن لله تعالي ما أخذ وله ما أعطى، وكل شئ عنده بأجل مسمى، فمرها، فلتصبر ولتحتسب” وذكر تمام الحديث" ((متفق عليه)) .
Usame bin Zeyd'den (Allah her ikisinden de razı olsun) şöyle dedi: Peygamber'in kızlarından biri -Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, onu çağırdı ve bir oğlunun -veya bir oğlunun- ölmek üzere olduğunu ona haber verdi, o da Elçi'ye şöyle dedi: Ona geri dön ve ona, aldığının Yüce Allah'ın olduğunu, verdiğinin O'na ait olduğunu ve O'nun katındaki her şeyin bir seti olduğunu söyle. Bu yüzden ona sabırlı olmasını ve sevabını aramasını emretti. Hadisin tamamını zikretmiştir. ((Anlaştık)).
23
Riyazus Salihin # 6/925
عن ابن عمر رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم عاد سعد بن عباده ومعه عبد الرحمن بن عوف، وسعد بن أبي وقاص، وعبد الله بن مسعود رضي الله عنهم، فبكي رسول الله صلى الله عليه وسلم ، فلما رأي القوم بكاء رسول الله صلى الله عليه وسلم ، بكوا ؛ فقال: “ألا تسمعون؟ إن الله لا يعذب بدمع العين، ولا بحزن القلب، ولكن بهذا أو يرحم
" وأشار إلا لسانه" ((متفق عليه)).
" وأشار إلا لسانه" ((متفق عليه)).
İbn Ömer'den (Allah her ikisinden de razı olsun) rivayete göre, Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Saad bin Abbade'yi ve yanında Abdurrahman bin Avf, Saad bin Ebi Vakkas ve Abdullah bin Mesud'u (Allah onlardan razı olsun) geri getirdi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ağladı. Halk, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ağlamasını görünce ağladılar. Dedi ki: "Duymuyor musun? Şüphesiz Allah, göz yaşıyla, gönül hüznüyle cezalandırmaz, ancak bununla merhamet eder." Dilini işaret etti. ((Anlaştık)).
24
Riyazus Salihin # 6/926
وعن أسامة بن زيد رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم رفع إليه ابن ابنته وهو في الموت، ففاض عينا رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال له سعد: ما هذا يا رسول الله؟! قال:
"هذه رحمة جعلها الله تعالي في قلوب عباده الرحماء" ((متفق عليه)) .
"هذه رحمة جعلها الله تعالي في قلوب عباده الرحماء" ((متفق عليه)) .
Usame bin Zeyd'den (Allah her ikisinden de razı olsun) rivayete göre, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ölürken kızının oğlunu kendisine kaldırmış, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gözleri yaşlarla dolmuş ve Saad ona: Bu nedir, ey Allah'ın Resulü?! Dedi ki:
“Bu, Cenab-ı Hakk’ın merhametli kullarının kalplerine yerleştirdiği bir rahmettir.”
25
Riyazus Salihin # 6/927
وعن أنس رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم دخل علي ابنه إبراهيم رضي الله عنه وهو يجود بنفسه فجعلت عينا رسول الله صلى الله عليه وسلم تذرفان . فقال له عبد الرحمن بن عوف: وأنت يا رسول الله ؟! فقال: “يا ابن عوف إنها رحمة” ثم أتبعها بأخرى، فقال:”إن العين تدمع والقلب يحزن ، ولا نقول إلا ما يرضي ربنا، وإنا بفراقك يا إبراهيم لمحزونون". ((رواه البخاري، وروي مسلم بعضه)).
والأحاديث في الباب كثيرة في الصحيح مشهورة والله أعلم.
والأحاديث في الباب كثيرة في الصحيح مشهورة والله أعلم.
Enes radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, oğlu İbrahim -Allah ondan razı olsun- kendini teslim ederken yanına girdi ve Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gözleri yaş dökmeye başladı. Abdurrahman bin Avf ona şöyle dedi: Peki ya sen, ey Allah'ın Resulü?! Dedi ki: "Ey İbn Avf, bu rahmettir." Sonra bunu bir başkasıyla takip ederek şöyle dedi: "Göz yaş döker, kalp üzülür; biz ancak hoşumuza giden şeyi söyleriz." Rabbimiz seni özlüyoruz ey İbrahim Üzgünler.” ((Buhârî ve bir kısmını Müslim rivayet etmiştir). Konuyla ilgili Sahih'te pek çok hadis vardır ve meşhurdur, en doğrusunu Allah bilir.
26
Riyazus Salihin # 6/928
عن أبي رافع أسلم مولي رسول الله صلى الله عليه وسلم أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال:
" من غسل ميتاً فكتم عليه ، غفر الله له أربعين مرة" ((رواه الحاكم وقال صحيح علي شرط مسلم)).
" من غسل ميتاً فكتم عليه ، غفر الله له أربعين مرة" ((رواه الحاكم وقال صحيح علي شرط مسلم)).
Allah Resulü'nün (s.a.v.) müşterisi Ebu Rafi' Aslam'dan rivayet edildiğine göre, Allah Resulü (s.a.v.) Allah ona salat ve selam versin, Allah Resulü (s.a.v.) Allah ona salat ve selam versin, şöyle buyurmuştur:
"Kim bir ölüyü yıkar ve gizlerse, Allah onu kırk defa bağışlar." (Hakim, Müslim'in şartlarına göre sahih olduğunu söylemiştir.)
27
Riyazus Salihin # 6/929
عن أبي هريرة رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : “من شهد الجنازة حتي يصلى عليها، فله قيراط ، ومن شهدها حتي تدفن، فله قيراطان" قيل: وما القيراطان؟ قال: “مثل الجبلين العظيمين” ((متفق عليه)) .
Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayetle şöyle demiştir: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Kim cenazeye namaz kılınıncaya kadar şahit olursa bir kırat alır, kim de defin edilinceye kadar cenazeye şahit olursa iki kırat alır." Denildi ki: İki kırat nedir? Dedi ki: "İki büyük dağ gibidir." ((Anlaştık)).
28
Riyazus Salihin # 6/930
وعنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: "من اتبع جنازة مسلم إيماناً واحتساباً، وكان معه حتي يصلى عليها ويفرغ من دفنها، فإنه يرجع من الأجر بقيراطين كل قيراط مثل أحدٍ، ومن صلى عليها، ثم رجع قبل أن تدفن ، فإنه يرجع بقيراط” ((رواه البخاري)).
Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim imanla ve sevabını umarak bir Müslümanın cenazesini takip eder ve cenaze namazı kılınıp defnedilmesi tamamlanıncaya kadar onunla birlikte olursa, her biri Uhud miktarı kadar olan iki kırat sevabından döner; kim de onun için namaz kılar, sonra defnedilmeden önce dönerse, bir kıratla döner." (Buhârî rivayet etmiştir)
29
Riyazus Salihin # 6/931
وعن أم عطية رضي الله عنها قالت: نهينا عن اتباع الجنائز، ولم يعزم علينا" ((متفق عليه)) .
"ومعناه " ولم يشدد في النهي كما يشدد في المحرمات.
"ومعناه " ولم يشدد في النهي كما يشدد في المحرمات.
Ümmü Attiya -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Cenazelere katılmak bize yasaklandı ve bu bize tavsiye edilmedi." ((Anlaştık))
Anlamı şudur: “Yasaklarda olduğu kadar yasaklarda da katı değildi.”
30
Riyazus Salihin # 6/932
عن عائشة رضي الله عنها، قالت: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: “ما من ميت يصلي عليه أمة من المسلمين يبلغون مائة كلهم يشفعون له إلا شفعوا فيه“ ((رواه مسلم).
Aişe (Allah ondan razı olsun)'dan rivayetle şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Kendisi için dua eden yüz kişilik bir grup Müslümanın hepsi ona şefaat ederlerse de, ölü yoktur." (Müslim rivayet etmiştir.)
31
Riyazus Salihin # 6/933
وعن ابن عباس رَضِيَ اللَّهُ عَنهُما قال سمعت رَسُول اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيهِ وَسَلَّم يقول :
"ما من رجل مسلم يموت فيقوم على جنازته أربعون رجلاً لا يشركون بالله شيئاً إلا شفعهم اللَّه فيه." ((رَوَاهُ مُسلِمٌ)).
"ما من رجل مسلم يموت فيقوم على جنازته أربعون رجلاً لا يشركون بالله شيئاً إلا شفعهم اللَّه فيه." ((رَوَاهُ مُسلِمٌ)).
İbni Abbas'tan -Allah her ikisinden de razı olsun- şöyle dedi: Allah Resulü'nü (Allah ona salat ve selam versin) şöyle derken işittim:
"Hiçbir Müslüman ölmez ve onun cenazesine Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmadan kırk kişi katılır; ancak Allah onlar hakkında şefaat eder." ((Müslim rivayet etmiştir)).
32
Riyazus Salihin # 6/934
وعن مرثد بن عبد الله اليزني قال: كان مالك بن هبيرة رضي الله عنه إذا صلى علي الجنازة ، فتقال الناس عليها، جزأهم عليها ثلاثة أجزاء، ثم قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : “من صلى عليه ثلاثة صفوف، فقد أوجب “ ((رواه أبو دواد، والترمذي وقال: حديث حسن)).
Merhad bin Abdullah el-Yezânî'den rivayetle şöyle demiştir: Eğer Malik bin Hubeyre (Allah ondan razı olsun) cenazede namaz kılsaydı ve insanlar cenazenin etrafında toplansaydı, o da onlara üç pay verirdi, sonra şöyle dedi: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim onun için üç saf halinde namaz kılarsa, bu farzdır."
33
Riyazus Salihin # 6/935
عن أبي عبد الرحمن بن عوف بن مالك رضي الله عنه قال: صلى رسول الله صلى الله عليه وسلم علي جنازة، فحفظت من دعائه وهو يقول: "اللهم اغفر له، وارحمه، وعافه، واعف عنه، وأكرم نزله، ووسع مدخله واغسله بالماء والثلج والبرد ونقه من الخطايا، كما نقيت الثوب الأبيض من الدنس، وأبدله داراً خيراً من داره، وأهلاً خيراً من أهله، وزوجاً خيراً من زوجه، وأدخله الجنة، وأعذه من عذاب القبر، ومن عذاب النار” حتي تمنين أن أكون ذلك الميت. ((رواه مسلم)).
Ebu Abdurrahman bin Avf bin Malik'ten (Allah ondan razı olsun) rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir cenazede benim için dua etti, ben de onun şu duasını ezberledim: "Allah'ım, onu affet, ona merhamet et, onu iyi eyle, onu affet, meskenini şereflendir, girişini genişlet, onu su, buz ve soğukla yıka ve onu günahlardan arındır. Beyaz elbiseyi pislikten arındır ve onun yerine evinden daha hayırlı bir ev ve daha güzel bir karşılama getir.” Ailesinden ve karısından daha iyi bir koca ve onu içeri al Cennetini ver ve o ölünün benim olmamı dileyinceye kadar onu kabir azabından ve ateş azabından koru. ((Müslim rivayet etmiştir)).
34
Riyazus Salihin # 6/936
وعن أبي هريرة وأبي قتادة، وأبي إبراهيم الأشهلي عن أبيه -وأبوه صحابي- رضي الله عنهم، عن النبي صلى الله عليه وسلمى الله عليه وسلم الله عليه وسلم الله عليه وسلم أنه صلى علي جنازة فقال:
"اللهم اغفر لحينا وميتنا، وصغيرنا وكبيرنا، وذكرنا وأنثانا، وشاهدنا وغائبنا. اللهم من أحييته منا، فأحيه علي الإسلام، ومن توفيته منا، فتوفه علي الإيمان؛ اللهم لا تحرمنا أجره، ولا تفتنا بعده" ((رواه الترمذي))
من رواية أبي هريرة وأبو هريرة صحيح والأشهلي، ورواه أبو داود من رواية أبي هريرة وأبي قتادة. قال الحاكم: حديث أبي هريرة صحيح علي شرط البخاري ومسلم، قال الترمذي: قال البخاري: أصح روايات هذا الحديث رواية الأشهلي. قال البخاري: وأصح شيء في الباب حديث عوف بن مالك.
"اللهم اغفر لحينا وميتنا، وصغيرنا وكبيرنا، وذكرنا وأنثانا، وشاهدنا وغائبنا. اللهم من أحييته منا، فأحيه علي الإسلام، ومن توفيته منا، فتوفه علي الإيمان؛ اللهم لا تحرمنا أجره، ولا تفتنا بعده" ((رواه الترمذي))
من رواية أبي هريرة وأبو هريرة صحيح والأشهلي، ورواه أبو داود من رواية أبي هريرة وأبي قتادة. قال الحاكم: حديث أبي هريرة صحيح علي شرط البخاري ومسلم، قال الترمذي: قال البخاري: أصح روايات هذا الحديث رواية الأشهلي. قال البخاري: وأصح شيء في الباب حديث عوف بن مالك.
Ebu Hureyre, Ebu Katade ve Ebu İbrahim el-Eşhali'den rivayetle, babası -ki babası sahabe idi- Allah onlardan razı olsun, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in salat ve selamı onun üzerine olsun ve Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun ki o bir cenaze namazı kıldı ve şöyle dedi: "Allah'ım, dirilerimizi ve ölülerimizi, gençlerimizi ve yaşlılarımızı, erkeklerimizi ve kadınlarımızı, şahitlerimizi ve gafillerimizi bağışla. Bizden imanla ölsün Allah'ım; Bizi onun ecrinden mahrum bırak ve ondan sonra bizi imtihan etme.” (Tirmizi rivayet etmiştir) Ebu Hureyre ve Ebu Hureyre Sahih ile Eşhali'nin rivayetinden, Ebu Davud ise Ebu Hureyre ve Ebu Katade'nin rivayetinden rivayet etmiştir. Hakim dedi ki: Ebu Hureyre'nin hadisi, Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Tirmizi şöyle demiştir: Buhari şöyle demiştir: Bu hadisin en doğru rivayeti Eşhali'nin rivayetidir. Buhari şöyle dedi: Bu konudaki en sahih hadis Avf bin Malik'in hadisidir.
35
Riyazus Salihin # 6/937
وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: “إذا صليتم علي الميت، فأخلصوا له الدعاء" ((رواه أبو داود)).
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Resûlullah'ı (s.a.v.) şöyle derken işittim: "Ölü için dua ettiğinizde, onun için samimi olarak dua edin." (Ebu Davud'un rivayet ettiği)
36
Riyazus Salihin # 6/938
وعنه عن النبي صلى الله عليه وسلم الله عليه وسلمى الله عليه وسلم الله عليه وسلم في الصلاة علي الجنازة: “اللهم أنت ربها، وأنت خلقتها، وأنت هديتها للإسلام، وأنت قبضت روحها، وأنت أعلم بسرها وعلانيتها، جئناك شفعاء له، فاغفر له” ((رواه أبو داود)).
Peygamber Efendimiz'den (s.a.v.) rivayetle, Allah ona salat ve selam etsin, Allah ona salat ve selam etsin, cenaze namazında: "Allahım, sen onun Rabbisin, onu sen yarattın, onu İslam'a hidayet ettin, ruhunu aldın, onun sırlarını ve açıklarını bilirsin, biz sana onun için şefaatçi olarak geldik, onu bağışla" ((Ebu Davud'dan rivayet edilmiştir)).
37
Riyazus Salihin # 6/939
وعن واثلة بن الأسقع رضي الله عنه قال: صلى بنا رسول الله صلى الله عليه وسلم علي رجل من المسلمين، فسمعته يقول:
"اللهم إن فلان ابن فلان في ذمتك وحبل جوارك، فقه فتنة القبر، وعذاب النار، وأنت أهل الوفاء والحمد؛ اللهم اغفر له وارحمه، إنك أنت الغفور الرحيم" ((رواه أبو داود)).
"اللهم إن فلان ابن فلان في ذمتك وحبل جوارك، فقه فتنة القبر، وعذاب النار، وأنت أهل الوفاء والحمد؛ اللهم اغفر له وارحمه، إنك أنت الغفور الرحيم" ((رواه أبو داود)).
Vasile bin Eska' (Allah ondan razı olsun)'dan rivayetle o şöyle dedi: Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bize Müslüman bir adam için namaz kıldırdı, ben de onun şöyle dediğini duydum:
"Ey Allah'ım falanca oğlu falan, senin himayen ve himayen altındadır. O, kabir fitnesini ve ateş azabını anlamıştır ve sen sadakate ve hamde layıksın. Allah'ım, onu bağışla ve ona merhamet et. Şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin" ((Ebu Davud rivayet etmiştir)).
38
Riyazus Salihin # 6/940
وعن عبد الله بن أبي أوفي رضي الله عنهما أنه كبر علي جنازة ابنة له أربع تكبيرات، فقام بعد الرابعة كقدر ما بين التكبيرتين يستغفر لها ويدعو، ثم قال: كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يصنع هكذا.
وفي رواية: كبر أربعاً، فمكث ساعة حتي ظننت أنه سيكبر خمساً، ثم سلم عن يمينه وعن شماله. فلما انصرف قلنا له: ما هذا؟ فقال: إني لا أزيدكم علي ما رأيت رسول الله صلى الله عليه وسلم يصنع، أو: هكذا صنع رسول الله صلى الله عليه وسلم ((رواه الحاكم وقال: حديث صحيح)).
وفي رواية: كبر أربعاً، فمكث ساعة حتي ظننت أنه سيكبر خمساً، ثم سلم عن يمينه وعن شماله. فلما انصرف قلنا له: ما هذا؟ فقال: إني لا أزيدكم علي ما رأيت رسول الله صلى الله عليه وسلم يصنع، أو: هكذا صنع رسول الله صلى الله عليه وسلم ((رواه الحاكم وقال: حديث صحيح)).
Abdullah bin Ebi Avfi (Allah her ikisinden de razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre, kızının cenazesinde dört defa "Allahu Ekber" demiş, dördüncüsünden sonra iki "Allahu Ekber" arası kadar ayağa kalkarak onun için mağfiret dilemiş ve ona dua etmiş, sonra şöyle buyurdu: Resûlullah (s.a.v.) bunu yapardı. Ve bir rivayette: Dört defa “Allahu Ekber” dedi ve ben beş defa “Allahu Ekber” diyeceğini sanıncaya kadar bir saat kaldı, sonra sağına ve soluna şöyle dedi. O gidince kendisine dedik ki: Bu nedir? Dedi ki: Size gördüklerimi daha fazla anlatmayacağım Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, yaptı veya: Bu, Allah'ın Elçisi'nin (Allah onu kutsasın ve ona huzur versin) yaptığı şeydir ((El-Hakim rivayet etti ve şöyle dedi: sahih bir hadis)).
39
Riyazus Salihin # 6/941
عن أبي هريرة رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلمى الله عليه وسلم الله عليه وسلم الله عليه وسلم قال: "أسرعوا بالجنازة، فإن تك صالحة، فخير تقدمونها إليه، وإن تك سوي ذلك، فشر تضعونه عن رقابكم" ((متفق عليه)).
((وفي رواية لمسلم: "فخير تقدمونها عليه)).
((وفي رواية لمسلم: "فخير تقدمونها عليه)).
Ebu Hureyre'den (Allah ondan razı olsun), Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'den rivayetle, Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun ve Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun, şöyle buyurdu: "Cenazeyi acele edin. Eğer cenaze hayırlı ise, o zaman onu ona kurban edin, eğer o hayırlı ise, o zaman boyunlarınızdaki kötülüğü giderirsiniz" ((Anlaştık)).
((Müslim'in bir rivayetinde: "Öyleyse bunu ona kurban etmen daha iyidir.")
40
Riyazus Salihin # 6/942
وعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه قال: كان النبي صلى الله عليه وسلم الله عليه وسلمى الله عليه وسلم الله عليه وسلم يقول: "إذا وضعت الجنازة، فاحتملها الرجال علي أعناقهم، فإن كانت صالحة، قال: قدموني، وإن كانت غير صالحة، قالت لأهلها: يا ويلها أين تذهبون بها؟ يسمع صوتها كل شيء إلا الأنسان، ولو سمع الأنسان لصعق” ((رواه البخاري)).
Ebu Said el-Hudri'den (Allah ondan razı olsun) rivayetle şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), Allah onu kutsasın ve huzur versin, Allah onu kutsasın ve huzur versin, Allah onu kutsasın ve huzur versin, şöyle derdi: Cenaze kaldırıldığında ve adamlar onu boyunlarında taşıdıklarında, eğer geçerli ise şöyle derdi: Beni öne çıkarın, eğer geçerli değilse, ailesine şöyle dedi: Vay ona, onu nereye götürüyorsunuz? Her şey duyar. onun sesi erkek dışında ve eğer erkek duysaydı şok olurdu.” ((Anlatan El-Buhari)..
41
Riyazus Salihin # 6/943
عن أبي هريرة رضي الله عنه، عن النبي صلى الله عليه وسلمى الله عليه وسلم الله عليه وسلم الله عليه وسلم قال:
"نفس المؤمن معلقة بدينه حتي يقضي عنه" ((رواه الترمذي وقال: حديث حسن)).
"نفس المؤمن معلقة بدينه حتي يقضي عنه" ((رواه الترمذي وقال: حديث حسن)).
Ebu Hureyre'den, Allah ondan razı olsun, Peygamber'den, Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun, Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun, Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun, şöyle dedi:
"Müminin ruhu, bedeli ödeninceye kadar dinine bağlıdır." (Tirmizi rivayet etmiştir ve şöyle demiştir: Güzel bir hadis.)
42
Riyazus Salihin # 6/944
وعن حصين بن وحوح رضي الله عنه أن طلحة بن البراء رضي الله عنه مرض، فأتاه النبي صلى الله عليه وسلم الله عليه وسلمى الله عليه وسلم الله عليه وسلم يعوده فقال: إني لا أري طلحة إلا قد حدث فيه الموت فآذوني به وعجلوا به، فإنه لا ينبغي لجيفة مسلم أن تحبس بين ظهراني أهله" ((رواه أبو داود)).
Hüseyin ibn Vahuh (Allah ondan razı olsun)'dan rivayete göre, Talha ibn el-Berâ (Allah ondan razı olsun) hastalandı, bunun üzerine Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun, onu ziyaret etmek için ona geldi ve şöyle dedi: Talha'yı ancak ölüm meydana geldi, bu yüzden bana zarar verdiler ve acele ettirdiler, çünkü bir Müslümanın cesedi oraya hapsedilmemeli. ailesinin varlığı” ((Rivayet Ebu Davud)).
43
Riyazus Salihin # 6/945
عن علي رضي الله عنه قال: كنا في جنازة في بقيع الغرقد فأتانا رسول الله صلى الله عليه وسلم فقعد، وقعدنا حوله ومعه مخصرة فنكس وجعل ينكت بمخصرته، ثم قال: ما منكم من أحد إلا وقد كتب مقعده من النار ومقعده من الجنة” فقالوا: يا رسول الله أفلا نتكل علي كتابنا؟ فقال:
"اعملوا فكل ميسر لما خلق له" وذكر تمام الحديث. ((متفق عليه))
"اعملوا فكل ميسر لما خلق له" وذكر تمام الحديث. ((متفق عليه))
Ali (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayetle şöyle dedi: Baki'ul-Garkad'da bir cenazedeydik, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yanımıza geldi ve oturdu. Etrafına oturduk, belinde bir kuşak vardı, o da eğilip belini dürtmeye başladı ve şöyle buyurdu: İçinizden Cehennemdeki koltuğunu ve Cennetteki koltuğunu yazmayan hiçbiriniz yoktur. Dediler ki: Ey Allah'ın Resulü, kitabımıza güvenmemeli miyiz? O da şöyle dedi:
“Herkese, yaratıldığı amaç uğruna çalışmak kolaylaştırılacaktır” hadisinin tamamını zikretmiştir. ((Anlaştık))
44
Riyazus Salihin # 6/946
عن أبي عمرو -وقيل: أبو عبد الله، وقيل: أبو ليلى- عثمان بن عفان رضي الله عنه قال: كان النبي صلى الله عليه وسلمى الله عليه وسلم الله عليه وسلم الله عليه وسلم إذا فرغ من دفن الميت وقف عليه، وقال:
"استغفروا لأخيكم وسلوا له التثبيت، فإنه الآن يسأل" ((رواه أبو داود)).
"استغفروا لأخيكم وسلوا له التثبيت، فإنه الآن يسأل" ((رواه أبو داود)).
Ebu Amr'dan rivayet edildiğine göre: Ebu Abdullah denildi ve şöyle denildi: Ebu Leyla - Osman bin Affan, Allah ondan razı olsun, dedi ki: Peygamber, Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun, Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun, Allah'ın selamı onun üzerine olsun ve Allah'ın selamı onun üzerine olsun, ölüyü defnetmeyi bitirdiğinde onun başında durur ve şöyle derdi:
“Kardeşin için mağfiret dile ve onun için sebat dile; çünkü şimdi ondan isteniyor.” (Ebu Davud rivayet etmiştir)
45
Riyazus Salihin # 6/947
وعن عمرو بن العاص رضي الله عنه قال: إذا دفنتمونى، فأقيموا حول قبري قدر ما تنحر جذور، ويقسم لحمها حت أستأنس بكم، وأعلم ماذا أراجع به رسل ربي" ((رواه مسلم. وقد سبق بطوله)). وقال الشافعي رحمه الله: ويستحب أن يقرأ عنده شيء من القرآن، وإن ختموا القرآن عنده كان حسناً.
Amr ibn el-As'tan (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: Eğer beni gömeceksen, kökleri kesilinceye ve etleri bölünene kadar kabrimin etrafında dur ki, seninle huzur bulayım ve Rabbimin elçilerine neyle döneceğimi bileyim. Kuyu.
46
Riyazus Salihin # 6/948
وعن عائشة رضي الله عنها أن رجلاً قال للنبي صلى الله عليه وسلم : إن أمي افتلتت نفسها وأراها لو تكلمت، تصدقت، فهل لها أجر إن تصدقت عنها؟ قال:
"نعم" ((متفق عليه))
"نعم" ((متفق عليه))
Aişe'den (Allah ondan razı olsun) rivayete göre, bir adam Peygamber Efendimiz (sav)'e şöyle dedi: Allah onu kutsasın ve ona huzur versin: Annem kendini kaybetti ve sanırım konuşursa sadaka verirdi. Onun adına sadaka verirsem sevap alır mıyım? Dedi ki:
“Evet” ((Kabul edildi)).
47
Riyazus Salihin # 6/949
وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: “إذا مات الأنسان انقطع عمله إلا من ثلاث: صدقة جارية، أو علم ينتفع به، أو ولد صالح يدعو له" ((رواه مسلم)).
Ebu Hureyre'den Allah ondan razı olsun, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Kim ölürse şu üç şey dışında onun ameli kesilir: Devam eden sadaka, kendisine fayda veren ilim veya kendisine dua eden salih çocuk." ((Müslim rivayet etmiştir)
48
Riyazus Salihin # 6/950
عن أنس رضي الله عنه قال: مروا بجنازة، فأثنوا عليها خيراً، فقال النبي صلى الله عليه وسلم الله عليه وسلمى الله عليه وسلم الله عليه وسلم : "وجبت”، ثم مروا بأخرى، فأثنوا عليها شراً، فقال النبي صلى الله عليه وسلمى الله عليه وسلم الله عليه وسلم الله عليه وسلم : "وجبت" فقال عمر بن الخطاب رضي الله عنه: ما وجبت؟ قال: "هذا أثنيتم عليه خيراً، فوجبت له الجنة، وهذا أثنيتم عليه شراً فوجبت عليه النار، أنتم شهداء الله في الأرض” ((متفق عليه)).
Enes radıyallahu anh şöyle dedi: Bir cenazenin yanından geçtiler ve onu güzelce övdüler ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dedi: "Bu farzdır." Sonra bir başkasının yanından geçtiler ve bunu kötü bir şekilde övdüler, bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem - Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun ve Allah'ın selamı onun üzerine olsun, "Bu farzdır" dedi, Ömer bin El-Hattab (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: Ne? Zorunlu mu? Dedi ki: "İşte bu senin övdüğün şeydir." Hayırlı olsun, ona cennet bahşedildi ve sen bu adamı şerrinden dolayı övdün de ona cehennem vacip oldu. Siz Allah'ın yeryüzündeki şehidlerisiniz” ((Kabul edildi)).
49
Riyazus Salihin # 6/951
وعن أبي الأسود قال: قدمت المدينة، فجلست إلي عمر بن الخطاب رضي الله عنه فمرت بهم جنازة، فأثني علي صاحبها خيراً فقال عمر: وجبت، ثم مر بأخرى، فأثني علي صاحبها خيراً، فقال عمر: وجبت، ثم مر بالثالثة، فأثني علي صاحبها شراً، فقال عمر: وجبت: قال أبو الأسود: فقلت: وما وجبت يا أمير المؤمنين؟ قال: قلت كما قال النبي صلى الله عليه وسلمى الله عليه وسلم الله عليه وسلم : “أيما مسلم شهد له أربعة بخير، أدخله الله الجنة: فقلنا: وثلاثة؟ قال: “وثلاثة" فقلنا: واثنان؟ قال: "واثنان" ثم لم نسأله عن الواحد" ((رواه البخاري)).
Ebu'l-Esved'den rivayetle şöyle dedi: Medine'ye geldim ve Ömer bin Hattab'ın (Allah ondan razı olsun) yanında oturdum. Yanlarından bir cenaze geçti ve sahibi beni çok övdü. Ömer şöyle dedi: Vaciptir. Sonra bir başkasının yanından geçti ve sahibi beni çok övdü. Ömer şöyle dedi: Vaciptir. Sonra üçte bir oranında geçti ve sahibi beni çok övdü. Ömer şöyle dedi: Vaciptir. Ebu'l-Esved dedi ki: Ben de dedim ki: Neyi farz kıldın ey Müminlerin Emiri? Şöyle dedi: Ben Peygamber Efendimiz'in dediği gibi söyledim. Allah ondan razı olsun ve ona huzur versin Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun: "Herhangi bir Müslüman, kendisi hakkında dört kişinin iyi olduğuna şahitlik ederse, Allah onu cennete koyar. Biz de: "Ve üç mü?" dedik. "Ve üç?" dedi. Biz de: "Ve iki?" dedik. O da: "Ve iki" dedi. Sonra ona birini sormadık." ((Buhari rivayet etmiştir)).
50
Riyazus Salihin # 6/952
عن أنس رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم :
"ما من مسلم يموت له ثلاثة لم يبلغوا الحنث إلا ادخله الله الجنة بفضل رحمته إياهم" ((متفق عليه)).
"ما من مسلم يموت له ثلاثة لم يبلغوا الحنث إلا ادخله الله الجنة بفضل رحمته إياهم" ((متفق عليه)).
Enes radıyallahu anh şöyle dedi: Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Yalancı şahitlik çağına gelmemiş üç kişi yüzünden ölen hiçbir Müslüman yoktur ki, Allah onları rahmetiyle cennete koysun." (Anlaştık).