277 Hadis
01
Riyazus Salihin # 8/991
Abu Umamah
عن أبي أمامة رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏
"‏ اقرءوا القرآن فإنه يأتي يوم القيامة شفيعًا لأصحابه‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Umame (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre o şöyle dedi: Allah Resulü'nü (Allah ona salat ve selam versin) şöyle derken işittim: "Kur'an'ı okuyun, çünkü o kıyamet günü ashabına şefaatçi olarak gelecektir." (Müslim rivayet etmiştir.)
02
Riyazus Salihin # 8/992
el-Navvas bin Sam'an (RA)
وعن النواس بن سمعان رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏
"‏يؤتى يوم القيامة بالقرآن وأهله الذين كانو يعملون به في الدنيا تقدمه سورة البقرة وآل عمران تحاجان عن صاحبهما ‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Nevâs bin Semân (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Resûlullah (s.a.v.)'i şöyle derken işittim: “Kıyamet gününde Kur’an ve onu dünyada uygulayan ehli, arkasından Bakara ve Âl-i İmran sureleri, arkadaşları adına tartışarak getirilir.” (Müslim rivayet etmiştir.)
03
Riyazus Salihin # 8/993
Hz. Osman (r.a.)
- وعن عثمان بن عفان رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏
"‏خيركم من تعلم القرآن وعلمه‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
- Osman bin Affan'dan (Allah ondan razı olsun) rivayetle şöyle dedi: Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğreteninizdir." (Buhari rivayet etmiştir.)
04
Riyazus Salihin # 8/994
Hz. Âişe (r.anha)
وعن عائشة رضي الله عنها قالت‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏
"‏الذي يقرأ القرآن وهو ماهر به مع السفرة الكرام البررة، والذي يقرأ القرآن ويتتعتع فيه وهو عليه شاق له أجران‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Aişe'den (Allah ondan razı olsun) rivayetle o şöyle dedi: Allah'ın Elçisi (Allah onu kutsasın ve ona huzur versin) şöyle dedi: "Kur'an okuyan ve onda uzman olan kimse, şerefli ve salih alimlerle beraberdir; Kur'an okuyan ve kendisine zor gelen bir durumda onda tökezleyen kimseye ise iki ecir vardır."
05
Riyazus Salihin # 8/995
Ebû Mûsâ el-Eş'ari (r.a.)
وعن أبي موسى الأشعري رضي الله عنه‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏
"‏مثل المؤمن الذي يقرأ القرآن مثل الأترجة‏:‏ ريحها طيب، وطعمها طيب، ومثل المؤمن الذي لا يقرأ القرآن كمثل التمرة‏:‏ لا ريح لها وطعمها حلو، ومثل المنافق الذي يقرأ القرآن كمثل الريحانة‏:‏ ريحها طيب وطعمها مر، ومثل المنافق الذي لايقرأ القرآن كمثل الحنظلة‏:‏ ليس له ريح وطعمها مر‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Musa el-Eş'arî'den (Allah ondan razı olsun) rivayetle: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Kur'an okuyan müminin misali ağaç kavunu gibidir: kokusu hoş, tadı güzeldir. Kur'an okumayan müminin misali hurma gibidir: kokusu yoktur, tadı tatlıdır. Kur'an, kolokent gibi okunmaz: kokusu ve tadı yok "(Anlaştık))).
06
Riyazus Salihin # 8/996
Hz. Ömer (r.a.)
وعن عمر بن الخطاب رضي الله عنه‏:‏ أن النبي صلى الله عليه وسلم قال ‏:‏ ‏
"‏ إن الله يرفع بهذا الكتاب أقوامًا ويضع به آخرين‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Ömer bin Hattab'dan (Allah ondan razı olsun) rivâyet olunduğuna göre, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Allah, insanları bu kitapla yükseltir, diğerlerini de onunla indirir." (Müslim rivayet etmiştir.)
07
Riyazus Salihin # 8/997
Abdullah ibn Umar (RA)
وعن ابن عمر رضي الله عنهما‏:‏ عن النبي صلى الله عليه وسلم قال ‏:‏‏"‏ لا حسد إلا في اثنتين‏:‏ رجل آتاه الله القرآن، فهو يقوم به آناء الليل وآناء النهار، ورجل آتاه الله مالا، فهو ينفقه آناء الليل وآناء النهارِ‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏ (1) ‏.‏
İbn Ömer'den, Allah her ikisinden de râzı olsun: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "İki şey dışında haset yoktur: Allah'ın kendisine Kur'an verdiği ve gece ve gündüz onu okuyan kimseye ve Allah'ın kendisine verdiği malı gece ve gündüz infak eden kimseye." ((Anlaştık)). (1).
08
Riyazus Salihin # 8/999
İbn Mes'ûd (r.a.)
وعن ابن مسعود رضي الله عنه قال ‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏
"‏من قرأ حرفًا من كتاب الله فله حسنة، والحسنة بعشر أمثالها لا أقول‏:‏ ألم حرف، ولكن ألف حرف، ولام حرف، وميم حرف‏"‏‏(‏‏(‏راوه الترمذي وقال‏:‏ حديث حسن صحيح‏)‏‏)‏‏.‏
İbn Mesud'dan (Allah ondan razı olsun) rivayetle o şöyle dedi: Allah'ın Elçisi (Allah onu kutsasın ve ona huzur versin) şöyle dedi: "Kim Allah'ın Kitabından bir harf okursa ona bir sevap verilir ve bir iyilik on kat artar. Lam bir harftir, Elif bir harftir, Laam bir harftir, Meem bir harftir demiyorum." ((Tirmizî bunu rivayet etti ve şöyle dedi: Güzel ve sahih bir hadis)).
09
Riyazus Salihin # 8/1008
İbn Mes'ûd (r.a.)
وعن ابن مسعود رضي الله عنه قال‏:‏ قال لي النبي صلى الله عليه وسلم ‏:‏‏"‏اقرأ علي القرآن ‏"‏، فقلت ‏:‏ يا رسول الله، أقرأ عليك وعليك أنزل ‏؟‏‏!‏ قال ‏:‏ ‏"‏إني أحب أن أسمعه من غيري‏"‏ فقرأت عليه سورة النساء حتى جئت إلى هذه الآية ‏:‏ ‏{‏فكيف إذا جئنا من كل أمة بشهيد وجئنا بك على هؤلاء شهيدا‏}‏ قال‏:‏ ‏"‏حسبك الآن‏"‏ فالتفت إليه، فإذا عيناه تذرفان ‏.‏‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏ ‏.‏
İbn Mesud (Allah ondan razı olsun)'dan rivayetle o şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) bana: "Bana Kur'an oku" dedi. Ben de dedim ki: Ey Allah'ın Resulü, onu sana ve sana okuyayım mı? Bu sana mı açıklandı? Şöyle dedi: "Bunu başkalarından duymayı çok isterim." Ben de şu ayete gelinceye kadar ona Nisa Suresi'ni okudum: {Peki, ya her ümmetten bir şehit çıkarırsak? Ve seni bunlara şahit olarak getirdik. “Artık bu sana yeter” dedi. Ona döndü ve gözlerini gördü. Göz yaşı döktüler. ((Anlaştık)).
10
Riyazus Salihin # 8/1009
Ebu Sa'id el-Rafi' bin el-Mu'alla (RA)
عن أبي سعيد رافع بن المعلى رضي الله عنه قال ‏:‏ قال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏‏"‏ألا أعلمك أعظم سورة في القرآن قبل أن تخرج من المسجد‏؟‏ فأخذ بيدي ، فلما أردنا أن نخرج قلت ‏:‏ يا رسول الله إنك قلت لأعلمنك أعظم سورة في القرآن ‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏الحمد لله رب العالمين هي السبع المثاني، والقرآن العظيم الذي أوتيته ‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Said Rafi' bin El-Mu'alla'dan (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana şöyle dedi: "Mescidden çıkmadan önce sana Kur'an'ın en büyük suresini öğreteyim mi?" Bunun üzerine elimi tuttu ve ayrılmak istediğimizde dedim ki: Ey Allah'ın Resulü, "Sana Kur'an'ın en büyük suresini öğreteyim mi?" dedin. Şöyle buyurdu: "Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun, tekrarlanan yedi ayet ve kendisine verdiğim büyük Kur'an'dır." ((Anlatılan El-Buhari)..
11
Riyazus Salihin # 8/1010
Ebu Said El Hudri (RA)
وعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال في‏:‏‏{‏ قل هو الله أحد‏}‏‏:‏‏"‏ والذي نفسي بيده، إنها لتعدل ثلث القرآن‏"‏‏.‏
وفي رواية‏:‏ أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال لأصحابه‏:‏‏"‏ أيعجز أحدكم أن يقرأ بثلث القرآن في ليلة‏"‏ فشق ذلك عليهم، وقالوا‏:‏ أينا يطيق ذلك يارسول الله‏:‏ فقال ‏:‏‏"‏ ‏{‏قل هو الله أحد‏}‏ ثلث القرآن‏.‏‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏ رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Said el-Hudri'den (Allah ondan razı olsun) rivâyet olunduğuna göre, Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: {De ki: O Allah birdir}: "Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Kur'an'ın üçte birine eşittir." Ve bir rivayette: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ashabına şöyle buyurdu: "Sizden herhangi biriniz bir gecede Kur'an'ın üçte birini okumaya gücü yetmez mi?" Bu onları çok üzdü ve dediler ki: Buna kim dayanabilir ey Resul? Allah: "De ki: O, Allah'tır, birdir" dedi. Kur'an'ın üçte biri." ((Buhari rivayet etmiştir)).
12
Riyazus Salihin # 8/1011
Ebu Said El Hudri (RA)
وعنه أن رجل سمع رجلاً يقرأ‏:‏‏{‏قل هو الله احد‏}‏ يرددها فلما أصبح جاء إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم، فذكر ذلك له وكان الرجل يتقالها فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏‏
"‏ والذي نفسي بيده، إنها لتعدل ثلث القرآن‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري ‏)‏‏)‏‏.‏
Bir adam, onun verdiği yetkiyle, bir adamın şunu okuduğunu işitti: {De ki: O, Allah birdir}. Daha sonra sabahleyin Resûlullah (s.a.v.)'in yanına geldi ve bunu kendisine anlattı. Adam bunu söylerken, Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki o, Kur'an'ın üçte birine denktir." (Buhari rivayet etmiştir.)
13
Riyazus Salihin # 8/1015
Ebu Said El Hudri (RA)
وعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه قال ‏:‏ كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يتعوذ من الجان، وعين الإنسان، حتى نزلت المعوذتان، فلما نزلتا، أخذ بهما وترك ما سواهما ‏.‏
(‏‏(‏رواه الترمذي وقال ‏:‏حديث حسن ‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Said el-Hudri (Allah ondan razı olsun)'dan rivayetle şöyle dedi: Allah'ın Elçisi (Allah'ın duası ve selamı ona olsun), iki sığınak ortaya çıkıncaya kadar cinlerden ve insanların nazarından sığınıyordu. Açığa çıkınca onları aldı ve geri kalan her şeyi bıraktı. ((Tirmizi rivayet etmiştir ve şöyle demiştir: Bu güzel bir hadistir.))
14
Riyazus Salihin # 8/1016
Ebû Hüreyre (r.a.)
وعن أبي هريرة رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال ‏:‏‏"‏ من القرآن سورة ثلاثون آية شفعت لرجل حتى غفرت له ،وهي‏:‏ تبارك الذي بيده الملك ‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود والترمذي وقال ‏:‏‏"‏ حديث حسن ، وفي رواية أبي داود‏:‏ ‏"‏تشفع ‏"‏‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)'den, Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'den rivayetle şöyle demiştir: "Kur'an'da, bağışlanıncaya kadar kişiye şefaat eden otuz ayet vardır ve bunlar: Mülk elinde olan Allah'ın şanı yücedir." ((Ebu Davud ve Tirmizî rivayet etmiş ve şöyle demiştir: "Güzel bir hadis, Ebu Davud'un rivayetinde: "Sen şefaat et").
15
Riyazus Salihin # 8/1020
Ebû Hüreyre (r.a.)
وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ وكلني رسول الله صلى الله عليه وسلم بحفظ زكاة رمضان، فأتاني آتٍ، فجعل يحثو من الطعام، فأخذته فقلت‏:‏ لأرفعنك إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ إني محتاج، وعلي عيال، وبي حاجة شديدة، فخليت عنه، فأصبحت، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏‏"‏ يا أبا هريرة، ما فعل أسيرك البارحة‏؟‏‏"‏ قلت‏:‏ يا رسول الله شكا حاجة وعيالا، فرحمته، فخليت سبيله‏.‏ فقال‏:‏ ‏"‏ أما إنه قد كذبك وسيعود‏"‏ فعرفت أنه سيعود لقول رسول الله صلى الله عليه وسلم فرصدته، فجاء يحثو من الطعام، فقلت‏:‏ لأرفعنك إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم، قال‏:‏ دعني فإني محتاج، وعلي عيال لا أعود، فرحمته فخليت سبيله، فأصبحت فقال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏"‏يا أبا هريرة، ما فعل أسيرك البارحة‏؟‏‏"‏ قلت‏:‏ يا رسول الله شكا حاجة وعيالا فرحمته، فخليت سبيله، فقال‏:‏ ‏"‏إنه قد كذبك وسيعود‏"‏ فرصدته الثالثة‏.‏ فجاء يحثو من الطعام، فأخذته، فقلت‏:‏ لأرفعنك إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم، وهذا آخر ثلاث أنك تزعم أنك لا تعود، ثم تعود‏!‏ فقال‏:‏ دعني فإني أعلمك كلمات ينفعك الله بها، قلت‏:‏ ما هن‏؟‏ قال‏:‏ إذا أويت إلى فراشك فاقرأ آية الكرسي، فإنه لن يزال عليك من الله حافظ، ولا يقربك شيطان حتى تصبح، فخليت سبيله فأصبحت، فقال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏"‏ما فعل أسيرك البارحة‏؟‏ ‏"‏ قلت‏:‏ يا رسول الله زعم أنه يعلمني كلمات ينفعني الله بها، فخليت سبيله‏.‏ قال‏:‏ ‏"‏ما هي‏؟‏‏"‏ قلت‏:‏ قال لي‏:‏ إذا أويت إلى فراشك فاقرأ آية الكرسي من أولها حتى تختم الآية‏:‏ ‏{‏الله لا إله إلا هو الحي القيوم‏}‏ وقال لي‏:‏ لا يزال عليك من الله حافظ، ولن يقربك شيطان حتى تصبح، فقال النبي صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏"‏أما إنه قد صدقك وهو كذوب، تعلم من تخاطب منذ ثلاث يا أبا هريرة ‏"‏ ‏؟‏ قلت‏:‏ لا، قال‏:‏ ‏"‏ذاك شيطان‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun)'den rivayetle o şöyle dedi: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Ramazan ayının zekatını korumakla bana görev verdi. Bir adam yanıma geldi ve yiyecek toplamaya başladı. Aldım ve dedim ki: Seni Resûlullah'ın huzuruna götüreceğim, Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun. Dedi ki: Muhtacım, çocuklarım var ve çok muhtaç durumdayım. Bunun üzerine ondan ayrıldım ve sabahleyin Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle dedi: "Ey babacığım." Yavru kedi, mahkumun dün ne yaptı? "Dedim ki: Ey Allah'ın Resulü, şikayet etti. O, muhtaç ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerdendi, ben de ona merhamet ettim ve onu serbest bıraktım. Dedi ki: "Fakat o sana yalan söyledi ve geri dönecektir." Onun, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in söylediği gibi döneceğini biliyordum, bu yüzden onu gördüm ve yiyecek aramaya geldi, ben de dedim ki: Seni Resûlullah'ın yanına götüreceğim, Allah ona salat ve selam versin. Dedi ki: Beni bırakın, çünkü ben muhtaç durumdayım ve bir daha bakmakla yükümlü olduğum kimselere sahip olmayacağım. Ben de ona merhamet ettim ve onu salıverdim, bunun üzerine sabahleyin geldim ve Resûlullah bana şöyle dedi: Allah’ın salat ve selamı onun üzerine olsun: “Ey Ebu Hureyre, senin esirin ne yaptı? "Dün?" Dedim ki: Ey Allah'ın Resulü, o bir ihtiyaç ve ihtiyaçtan şikayet etti, ben de ona merhamet ettim, ben de onu serbest bıraktım. Dedi ki: "Sana yalan söyledi ve geri dönecek." Bu yüzden onu üçüncü kez gördüm. Yiyecek aramaya geldi, ben de aldım ve dedim ki: Seni Resûlullah'a götüreceğim, Allah ona salat ve selam versin, bu üçünün sonuncusudur. Dönmeyeceğini iddia ediyorsun, sonra geri döneceksin! Bunun üzerine şöyle dedi: İzin verin, çünkü size Allah'ın size fayda sağlayacağı sözler öğreteyim. Onunla dedim ki: Bunlar nedir? Dedi ki: Yatağa gidersen oku Ayat el-Kürsi, üzerinizde Allah'tan bir koruyucu kalacaktır ve sabaha kadar size hiçbir şeytan yaklaşmayacak, ben de onu bıraktım ve sabahleyin Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- bana şöyle dedi: "Tutuklun dün ne yaptı?" Dedim ki: Ey Allah'ın Resulü, bana Allah'ın bana fayda vereceği sözler öğrettiğini iddia etti, ben de onu bıraktım. "Nedir o?" dedi. Dedim ki: Bana şöyle dedi: Yatacaksan, Ayet-i Kürsi'yi başından sonuna kadar oku: {Allah O'ndan başka ilah yoktur, daima diridir, diridir. Bana şöyle dedi: Üzerinizde hâlâ Allah'tan bir koruyucu vardır ve sabaha kadar size hiçbir şeytan yaklaşamaz. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Ama o sana doğruyu söyledi, oysa o bir yalancıdır. Üç yıl önce kiminle konuştuğunu biliyor muydun ey Ebu Hureyre?" Ben: Hayır dedim. O: "Bu, şeytandır" dedi. ((Buhari rivayet etmiştir).
16
Riyazus Salihin # 8/1024
Ebû Hüreyre (r.a.)
-وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏
"‏إن أمتي يدعون يوم القيامة غرًا محجلين من آثار الوضوء فمن استطاع منكم أن يطيل غرته، فليفعل‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Hureyre (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre o şöyle dedi: Allah Resulü'nü (Allah onu kutsasın ve ona huzur versin) şöyle derken işittim: "Kıyamet günü ümmetim, abdestin etkisinden dolayı saçlarının ağarmasına çağrılacaktır. O halde sizden kim saçını uzatmaya gücü yetiyorsa, uzatsın." (Anlaştık)
17
Riyazus Salihin # 8/1025
Ebû Hüreyre (r.a.)
وعنه قال‏:‏ سمعت خليلي صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏
"‏تبلغ الحلية من المؤمن حيث يبلغ الوضوء‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Yetkisi üzerine şöyle dedi: Arkadaşımı (Allah ondan razı olsun ve ona huzur versin) şöyle derken işittim: "Abdest mü'mine ulaştığı gibi, abdest de mü'mine ulaşır." (Müslim rivayet etmiştir.)
18
Riyazus Salihin # 8/1026
Hz. Osman (r.a.)
وعن عثمان بن عفان رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏
"‏من توضأ فأحسن الوضوء، خرجت خطاياه من جسده حتى تخرج من تحت أظفاره‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Osman bin Affan'dan (Allah ondan razı olsun) rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Kim abdest alır ve güzelce yaparsa, günahları tırnaklarının altından çıkıncaya kadar vücudundan çıkar." (Müslim rivayet etmiştir.)
19
Riyazus Salihin # 8/1028
Ebû Hüreyre (r.a.)
-وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏
"‏إذا توضأ العبد المسلم - أو المؤمن- فغسل وجهه، خرج من وجهه كل خطيئة نظر إليها بعينيه مع الماء، أو مع آخر قطر الماء، فإذا غسل يديه، خرج من يديه كل خطيئة كان بطشتها يداه مع الماء، أو مع آخر قطر الماء، فإذا غسل رجليه، خرجت كل خطيئة مشتها رجلاه مع الماء، أو مع آخر قطر الماء، حتى يخرج نقيًا من الذنوب‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
- Ebu Hureyre (radıyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Müslüman bir kul -veya mü'min- abdest alır ve yüzünü yıkarsa, gözleriyle gördüğü her günah suyla veya suyun son damlasıyla çıkar. Ellerini yıkarsa, elleriyle işlediği her günah da suyla veya suyun son damlasıyla elinden çıkar. Eğer o, Ayaklarını yıkarsa, ayaklarının işlediği her günah, su ile birlikte veya suyun son damlasıyla birlikte, temiz çıkana kadar çıkar. Günahlar” ((Müslim rivayet etmiştir)).
20
Riyazus Salihin # 8/1029
Ebû Hüreyre (r.a.)
وعنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم أتى المقبرة فقال‏:‏ ‏"‏السلام عليكم دار قوم مؤمنين وإنا إن شاء الله بكم لاحقون، وددت أنا قد رأينا إخواننا‏"‏ قالوا‏:‏ أولسنا إخوانك يا رسول الله‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏أنتم أصحابي، وإخواننا الذين لم يأتوا بعد‏"‏ قالوا‏:‏ كيف تعرف من لم يأتِ بعد من أمتك يا رسول الله‏؟‏ فقال‏:‏ ‏"‏أرأيت لو أن رجلا له خيل غر محجلة بين ظهري خيل دهم بهم، ألا يعرف خيله ‏؟‏‏"‏ قالوا بلى يا رسول الله، قال‏:‏ فإنهم يأتون غرًا محجلين من الوضوء وأنا فرطهم على الحوض ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Bunun üzerine Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- kabristana geldi ve şöyle dedi: "Selam size, ey ​​mü'min topluluğun evi, biz de size tabi olacağız, inşaAllah. Keşke kardeşlerimizi görebilseydik." "Biz sizin kardeşleriniz değil miyiz ey Allah'ın Resulü?" dediler. Dedi ki: "Siz benim ashabımsınız, bizim kardeşlerimiz ise henüz gelmemiş olanlardır." Dediler ki: Ümmetinden henüz kimin gelmediğini nereden biliyorsun, ey Allah'ın Resulü? Tanrı? Sonra şöyle dedi: "Bir adamın aralarına eyerlenmiş atları olsaydı ne düşünürdün? Onlara doğru koşan atlarım var. Atlarını bilmiyor mu? "Evet, ey Allah'ın Resulü" dediler. "Abdestten ışıl ışıl geliyorlar, onları leğene koyacağım" dedi. (Müslim rivayet etmiştir.)
21
Riyazus Salihin # 8/1030
وعنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال ألا أدلكم على ما يمحو الله به الخطايا ويرفع به الدرجات قالوا بلى يارسول الله قال‏:‏ ‏
"‏إسباغ الوضوء على المكاره، وكثرة الخطا إلى المساجد، وانتظار الصلاة بعد الصلاة، فذلكم الرباط، فذلكم الرباط‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Allah'ın günahları sildiği ve dereceleri yükselttiği şeyleri size ileteyim mi?" "Evet, ey Allah'ın Resulü" dediler. Dedi ki: “Zorluk anında güzelce abdest almak, mescidlere çok adım atmak, namazdan sonra namazı beklemek işte bağdır, işte bu bağdır” ((Müslim rivayet etmiştir)).
22
Riyazus Salihin # 8/1031
Ebu Malik el-Eş'ari (RA)
وعن أبي مالك الأشعري رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏
"‏الطهور شطر الإيمان‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏ وقد سبق بطوله في باب الصبر‏.‏
وفي الباب حديث عمرو بن عبسة رضي الله عنه السابق في آخر باب الرجاء، وهو حديث عظيم، مشتمل على جمل من الخيرات‏.‏
Ebu Malik el-Eş'arî'den (Allah ondan razı olsun) rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Temizlik imanın yarısıdır." (Müslim rivayet etmiştir.) Sabırla ilgili bölümde bu konu uzun uzadıya tartışıldı. Bu bölümde, yukarıda bölümün sonunda zikredilen, büyük bir hadis olan ve pek çok sevabı içeren Amr bin Absa (Allah ondan razı olsun) hadisi bulunmaktadır.
23
Riyazus Salihin # 8/1033
Ebû Hüreyre (r.a.)
- عن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏
"‏لو يعلم الناس ما في النداء والصف الأول ثم لم يجدوا إلا أن يستهموا عليه لاستهموا عليه، ولو يعلمون ما في التهجير لاستبقوا إليه، ولو يعلمون ما في العتمة والصبح لأتوهما ولو حبوا‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
‏والاستهام‏:‏ الاقتراع‏.‏ والتهجير‏:‏ التبكير إلى الصلاة
- Ebu Hureyre'den Allah ondan razı olsun, Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dedi: “İnsanlar, çağrıda ve ilk safta ne olduğunu bilselerdi ve bunun için su çekmekten başka çareleri olmasaydı, onun için su çekerlerdi, hicrette ne olduğunu bilselerdi ona koşarlardı, karanlıkta ve sabahta ne olduğunu bilselerdi, sürünerek de olsa gelirlerdi.”((Kabul edildi)) Soru: oy vermek. Yer değiştirme: Namaza erken gelmek
24
Riyazus Salihin # 8/1035
Abdullah bin Abdurrahman (RA)
وعن عبد الله بن عبد الرحمن بن أبي صعصعة أن أبا سعيد الخدري رضي الله عنه قال له‏:‏ ‏
"‏إني أراك تحب الغنم والبادية فإذا كنت في غنمك- أو باديتك- فأذنت للصلاة، فارفع صوتك بالنداء، فإنه لا يسمع مدى صوت المؤذن جن، ولا إنس، ولا شيء، إلا شهد له يوم القيامة‏"‏ قال أبو سعيد‏:‏ سمعته من رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Abdullah bin Abdul Rahman bin Ebi Sa'sa'ah'dan rivayet edildiğine göre, Ebu Saeed Al-Hudri (Allah ondan razı olsun) ona şöyle dedi: "Koyunları ve çölleri sevdiğinizi görüyorum. Koyunlarınızın veya çöllerinizin arasındaysanız ve ezan okurken sesinizi yükseltin. Çünkü müezzinin sesini, kıyamet günü ona şahitlik etmedikçe ne cin, ne insan, ne de hiçbir şey duyabilir." Ebu Sa'id şöyle dedi: Bunu Resûlullah'tan duydum, Allah ona bereket versin ve huzur versin ((Buhari'den rivayet edilmiştir)).
25
Riyazus Salihin # 8/1037
Abdullah bin Amr bin el-As (RA)
وعن عبد الله بن عمرو بن العاص رضي الله عنهما أنه سمع رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏
"‏إذا سمعتم النداء فقولوا مثل ما يقول، ثم صلوا علي، فإنه من صلى على صلاة صلى الله عليه بها عشرًا، ثم سلوا الله لي الوسيلة، فإنها منزلة في الجنة لا تنبغي إلا لعبد من عباد الله وأرجو أن أكون أنا هو، فمن سأل لي الوسيلة حلت له الشفاعة‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Abdullah bin Amr bin El-As (Allah her ikisinden de razı olsun)'dan rivayete göre, o, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i şöyle derken işitmiştir: "Eğer ezanı işitirsen, onun söylediklerinin aynısını söyle, sonra bana dua et, çünkü kim namaz kılarsa, Allah ona on defa bereket verir, sonra benim için Allah'tan vesîle iste, çünkü bu, cennette ancak Allah'ın bir kuluna yakışan bir makamdır, umarım ben oyum, o halde kim benim için vesile isterse, ona şefaat caiz olur" ((Müslim rivayet etmiştir)).
26
Riyazus Salihin # 8/1039
Cabir (RA)
وعن جابر رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏
"‏من قال حين يسمع النداء‏:‏ اللهم رب هذه الدعوة التامة، والصلاة القائمة، آت محمدًا الوسيلة والفضيلة، وابعثه مقامًا محمودًا الذي وعدته، حلت له شفاعتي يوم القيامة‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Cabir'in (Allah ondan razı olsun) yetkisi üzerine, Allah'ın Elçisi (Allah onu kutsasın ve ona huzur versin) şöyle dedi: "Kim bu çağrıyı işittiğinde: Ey bu mükemmel davetin ve kılınmış namazın Rabbi olan Allah'ım, Muhammed'e vesile ve fazilet ver ve onu kendisine vaad ettiğin övülen makama yükselt derse, kıyamet gününde şefaatim ona verilecektir." (Buhârî rivayet etmiştir)
27
Riyazus Salihin # 8/1040
Sa'd bin Ebu Vakkas (RA)
وعن سعد بن أبي وقاص رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم أنه قال‏:‏‏
"‏من قال حين يسمع المؤذن‏:‏ أشهد أن لا إله إلا الله وحده لا شريك له، وأن محمدًا عبده ورسوله، رضيت بالله ربًا وبالإسلام دينًا، غفر له ذنبه‏"‏‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال حديث حسن‏)‏‏)‏‏.‏
Saad bin Ebi Vakkas'tan (Allah ondan razı olsun) rivayete göre, Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'den rivayetle, Allah ondan razı olsun ve ona huzur versin, şöyle dedi: "Kim müezzini işittiğinde: "Allah'tan başka ilah olmadığına, ortağı bulunmadığına, Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet ederim. Rab olarak Allah'tan, din olarak İslam'dan razı oldum" derse, onun günahı bağışlanır." ((Tirmizi rivayet etmiş ve bunun güzel bir hadis olduğunu söylemiştir)).
28
Riyazus Salihin # 8/1042
Ebu Hurayrahu (RA)
وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏"‏أرأيتم لو أن نهرًا بباب أحدكم يغتسل منه كل يوم خمس مرات، هل يبقى من درنه شيء‏؟‏‏"‏ قالوا‏:‏ لا يبقى من درنه شيء، قال‏:‏ ‏"‏فذلك مثل الصلوات الخمس، يمحو الله بهن الخطايا‏"‏‏.‏‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Ben, Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'i şöyle derken işittim: "Sizden birinizin kapısının önünde bir nehir olsa ve o, her gün beş defa o suda yıkansa, üzerinde kir kalır mı?" Dediler ki: Üzerinde kir kalmaz. Şöyle buyurdu: "Bu, beş vakit namaz gibidir; Allah, onlarla günahları siler." ((Kabul edildi) Onun üzerine)..
29
Riyazus Salihin # 8/1045
Ebû Hüreyre (r.a.)
عن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏‏
"‏الصلوات الخمس، والجمعة إلى الجمعة، كفارة لما بينهن، ما لم تغشَ الكبائر‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Hureyre'den Allah ondan razı olsun, Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dedi: "Büyük günahlar gözden kaçırılmadığı sürece, beş vakit namaz ve Cuma'dan Cuma'ya kadar olan vakitler, ikisi arasında kalanlara kefarettir." (Müslim rivayet etmiştir)
30
Riyazus Salihin # 8/1049
Cundub bin Sufyan (RA)
وعن جندب بن سفيان رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏
"‏من صلى الصبح فهو في ذمة الله فانظر يابن آدم، لا يطلبنك الله من ذمته بشيء‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Cündub bin Süfyan'dan (Allah ondan razı olsun) rivâyet olunduğuna göre o şöyle dedi: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Sabah namazını kılan kimse, Allah'ın koruması altındadır, öyleyse bak ey Ademoğlu. Allah, senden, kendi koruması altında olan hiçbir şeyi istemez." ((Müslim rivayet etmiştir)).
31
Riyazus Salihin # 8/1054
Ebû Hüreyre (r.a.)
وعنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏‏
"‏من تطهر في بيته، ثم مضى إلى بيت من بيوت الله، ليقضي فريضة من فرائض الله كانت خطواته، إحداها تحط خطيئة، والأخرى ترفع درجة‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim evinde temizlenir, sonra Allah'ın bir görevini yerine getirmek üzere Allah'ın evlerinden birine giderse, attığı adımlardan biri günahını siler, diğeri ise onun derecesini yükseltir." (Müslim rivayet etmiştir)
32
Riyazus Salihin # 8/1056
Cabir (RA)
وعن جابر رضي الله عنه قال‏:‏ خلت البقاع حول المسجد فأراد بنو سلمة أن ينتقلوا قرب المسجد، فبلغ ذلك النبي صلى الله عليه وسلم فقال لهم‏:‏ ‏"‏بلغني أنكم تريدون أن تنتقلوا قرب المسجد‏؟‏ قالوا‏:‏ نعم يا رسول الله قد أردنا ذلك، فقال‏:‏ ‏"‏ بني سلمة دياركم تكتب آثاركم، دياركم تكتب آثاركم‏"‏ فقالوا‏:‏ ما يسرنا أنا كنا تحولنا‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم، وروى البخاري معناه من رواية أنس‏)‏‏)‏‏.‏
Cabir (Allah ondan razı olsun)'den rivayetle şöyle dedi: Mescidin etrafındaki yerler terk edilmişti, bu yüzden Banu Seleme mescidin yakınına taşınmak istedi. Bu durum Peygamber (s.a.v.)'e haber verildi ve o da onlara şöyle dedi: "Mescidin yakınına taşınmak istediğinizi duydum. Dediler ki: Evet, ey Allah'ın Resulü, biz bunu istedik. O da şöyle dedi: 'Beni Seleme, evleriniz izlerinizi yazar, evleriniz izlerinizi yazar.' Dediler ki: Bizi ne memnun eder? Biz dönüştük." El-Buhari, Enes'in rivayetinden demektir)..
33
Riyazus Salihin # 8/1057
Ebû Mûsâ el-Eş'ari (r.a.)
وعن أبي موسى الأشعري رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏
"‏إن أعظم الناس أجرًا في الصلاة أبعدهم إليها ممشى، فأبعدهم، والذي ينتظر الصلاة حتى يصليها مع الإمام أعظم أجرًا من الذي يصليها ثم ينام‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Musa el-Eş'arî'den (Allah ondan razı olsun) rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Namazın sevabı en büyük olan, ona en uzun süre yürüyen ve ondan en uzak olandır ve imamla birlikte namazı kılıncaya kadar namazı bekleyen kimse, namazı kılıp sonra uyuyandan daha büyük sevaptır.”((Anlaştık))
34
Riyazus Salihin # 8/1058
Buraidah (RA)
وعن بريدة رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏
"‏بشروا المشائين في الظلم إلى المساجد بالنور التام يوم القيامة‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود والترمذي‏)‏‏)‏‏.‏
Büreyde'den, Allah ondan razı olsun, Peygamber'den, Allah ondan razı olsun ve ona huzur versin: "Karanlıkta mescidlere gidenlere, kıyamet gününde tam bir aydınlığın olacağını müjdele." (Ebu Davud ve Tirmizî rivayet etmiştir).
35
Riyazus Salihin # 8/1060
Ebu Said El Hudri (RA)
وعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏"‏إذا رأيتم الرجل يعتاد المساجد فاشهدوا له بالإيمان، قال الله عز وجل ‏{‏إنما يعمر مساجد الله من آمن بالله واليوم الآخر‏}‏ ‏(‏‏(‏الآية‏.‏ رواه الترمذي وقال حديث حسن‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Said el-Hudri (Allah ondan razı olsun)'den, Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'den rivayetle şöyle buyurmuştur: "Mescidlere alışmış bir adam görürseniz, onun imanına şahit olun. Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştur: 'Allah'ın mescidlerinde yalnızca Allah'a ve ahiret gününe inananlar oturmaktadır' ((Ayet. Tirmizî rivayet etmiştir ve bunun güzel bir hadis olduğunu söylemiştir)).
36
Riyazus Salihin # 8/1062
Ebû Hüreyre (r.a.)
وعنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ الملائكة تصلي على أحدكم ما دام في مصلاه الذي صلى فيه ما لم يحدث تقول اللهم اغفر له اللهم ارحمه‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏
Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Sizden biriniz, namaz kıldığı yerde bulunduğu sürece, bir aksilik olmadığı sürece melekler onun üzerine namaz kılarlar." "Allah'ım, onu bağışla, Allah'ım, ona merhamet et" derler. ((Buhari rivayet etmiştir)
37
Riyazus Salihin # 8/1063
Enes b. Mâlik (r.a.)
وعن أنس رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم أخر ليلة صلاة العشاء إلى شطر الليل ثم أقبل علينا بوجهه بعدما صلى فقال‏:‏ ‏
"‏صلى الناس ورقدوا ولم تزالوا في صلاة منذ انتظرتموها‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏
Enes radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem akşam namazını gece yarısına kadar erteledi, sonra namaz kıldıktan sonra yüzüyle bize döndü ve şöyle dedi: "İnsanlar dua edip uzandılar, sen de beklediğinden beri duayı bırakmadın." (Buhari rivayet etmiştir.)
38
Riyazus Salihin # 8/1065
Ebû Hüreyre (r.a.)
وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏
"‏صلاة الرجل في جماعة تُضعَّف على صلاته في بيته وفي سوقه خمسًا وعشرين ضعفًا، وذلك أنه إذا توضأ فأحسن الوضوء، ثم خرج إلى المسجد، لا يخرجه إلا الصلاة، لم يخطُ خطوة إلا رفعت له بها درجة، وحطت عنه بها خطيئة، فإذا صلى لم تزل الملائكة تصلي عليه ما دام في مصلاه، ما لم يحدث، تقول اللهم صلِّ عليه، اللهم ارحمه‏.‏ ولا يزال في صلاة ما انتظر الصلاة‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏.‏ وهذا لفظ البخاري‏)‏‏)‏
Ebu Hureyre'den (Allah ondan razı olsun) rivayetle şöyle demiştir: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Kişinin cemaatla kıldığı namaz, evinde ve çarşıda kıldığı namazın yirmi beş katıdır. Bunun nedeni, eğer abdest alıp güzelce yaparsa, sonra mescide çıkarsa, onu namaz dışında hiçbir şey dışarı çıkarmaz. Derecesi yükseltilmeden ve kendisinden bir günah kaldırılmadan bir adım bile atmaz. Bu yüzden eğer o dua ederse, o namaz kıldığı yerde olduğu sürece melekler onun üzerine dua etmeye devam ederler, olmadı, Allah'ım, dua et der. Ona merhamet eyle Allah'ım. Namazı beklediği sürece namaz kılmaya devam eder.” (Bu görüşte görüş birliğine varılmıştır. Bu, Buhari'nin sözüdür.)
39
Riyazus Salihin # 8/1067
Müezzin Abdullah bin Ümmü Mektum (RA)
وعن عبد الله- وقيل‏:‏ عمرو بن قيس المعروف بابن أم مكتوم المؤذن رضي الله عنه أنه قال‏:‏ يا رسول الله إن المدينة كثيرة الهوام والسباع‏.‏ فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏تسمع حي على الصلاة، حي على الفلاح، فحيهلا‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود بإسناد حسن‏.‏ (12)
Ve Abdullah'ın yetkisi üzerine - ve denildi ki: Müezzin İbn Ümmü Maktum olarak bilinen Amr bin Kays, Allah ondan razı olsun, şöyle dedi: Ey Allah'ın Resulü, şehir haşarat ve yırtıcı hayvanlarla dolu. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Duaya hayâ, 'çiftçiye hayâ' sözlerini duydun, hoş geldin." ((Ebû Dâvûd, güzel bir senedle rivayet etmiştir.(12))
40
Riyazus Salihin # 8/1068
Ebû Hüreyre (r.a.)
وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ ‏
"‏والذي نفسي بيده، لقد هممت أن آمر بحطب فيحتطب، ثم آمر بالصلاة فيؤذن لها، ثم آمر رجلا فيؤم الناس، ثم أخالف إلى رجال فأحرق عليهم بيوتهم‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Ebu Hureyre'den Allah ondan razı olsun, Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dedi: "Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, bir odun toplanmasını, sonra namazı ve ezan okunmasını emretmeyi, sonra bir adama insanlara namaz kıldırmasını emretmeyi, sonra da diğer adamların yanına gidip evlerini yakmayı emrediyordum." (Anlaştık)
41
Riyazus Salihin # 8/1070
Ebu el-Darda' (RA)
وعن أبي الدرداء رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏
"‏ما من ثلاثة في قرية ولا بدو لا تقام فيهم الصلاة إلا قد استحوذ عليهم الشيطان‏.‏ فعليكم بالجماعة، فإنما يأكل الذئب من الغنم القاصية‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود بإسناد حسن‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Derda'nın (Allah ondan razı olsun) yetkisi üzerine o şöyle dedi: Allah'ın Elçisi'ni (Allah onu kutsasın ve ona huzur versin) şöyle derken işittim: "Bir köyde veya bir Bedevi'de, şeytanın eline geçmesi dışında, aralarında namaz kılınmayan üç kişi yoktur. O halde cemaate bağlı kalın, çünkü kurt, yalnızca başıboş koyunlardan yer." ((Ebû Dâvûd, güzel bir senedle rivayet etmiştir)).
42
Riyazus Salihin # 8/1071
Hz. Osman (r.a.)
عن عثمان بن عفان رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏"‏من صلى العشاء في جماعة، فكأنما قام نصف الليل ومن صلى الصبح في جماعة، فكانما صلى الليل كله‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
وفي رواية الترمذي عن عثمان بن عفان رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏من شهد العشاء في جماعة كان له قيام نصف ليلة، ومن شهد العشاء والفجر في جماعة، كان له كقيام ليلة‏"‏ ‏(‏‏(‏قال الترمذي حديث حسن صحيح‏)‏‏)‏
On the authority of Othman bin Affan, may God be pleased with him, he said: I heard the Messenger of God, may God’s prayers and peace be upon him, say: “Whoever prays Isha’ in a group, it is as if he has risen at midnight, and whoever prays Fajr in a group, it is as if he prayed the whole night.” ((Müslim rivayet etmiştir)). And in Al-Tirmidhi’s narration on the authority of Othman bin Affan, may God be pleased with him, he said: The Messenger of God, may God’s prayers and peace be upon him, said: “Whoever witnesses the evening meal in a group will have the right to pray for half the night, and whoever witnesses Yatsı ve sabah namazının bir grup halinde olması onun için geceyi ibadetle geçirmek gibiydi.” ((Tirmizi dedi ki, güzel ve sahih bir hadis))
43
Riyazus Salihin # 8/1074
İbn Mes'ûd (r.a.)
وعن ابن مسعود رضي الله عنه قال‏:‏ سألت رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ أي الأعمال أفضل‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏الصلاة على أوقتها‏"‏ قلت‏:‏ ثم أي‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏بر الوالدين‏"‏ قلت ثم أي‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏ الجهاد في سبيل الله‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
İbn Mesud (Allah ondan razı olsun)'dan rivayetle o şöyle demiştir: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'e sordum: Hangi amel daha iyidir? "Namazı vaktinde kılın" dedi. "Sonra ne olacak?" dedim. Şunu söyledi: “Anne-babaya hürmet etmek.” "Sonra ne olacak?" dedim. Dedi ki: “Allah yolunda cihat” ((Anlaştık))
44
Riyazus Salihin # 8/1077
Mu'adh (RA)
وعن معاذ رضي الله عنه قال‏:‏ بعثني رسول الله صلى الله عليه وسلم إلى اليمن فقال‏:‏ ‏
"‏إنك تأتي قومًا من أهل الكتاب، فادعهم إلى شهادة أن لا إله إلا الله وأني رسول الله، فإن هم أطاعوا لذلك، فأعلمهم أن الله تعالى افترض عليهم خمس صلوات في كل يوم وليلة، فإن هم أطاعوا لذلك، فأعلمهم أن الله تعالى افترض عليهم صدقة تؤخذ من أغنيائهم فترد على فقرائهم، فإن هم اطاعوا لذلك، فإياك وكرائم أموالهم واتقِ دعوة المظلوم فإنه ليس بينها وبين الله حجاب‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Muaz'dan (Allah ondan razı olsun) rivayetle şöyle dedi: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) beni Yemen'e gönderdi ve şöyle dedi: "Sen kitap ehlinden bir kavme geliyorsun, onları Allah'tan başka ilah olmadığına ve benim Allah'ın elçisi olduğuma şehadet etmeye davet et. Eğer buna itaat ederlerse, onlara Cenab-ı Hakk'ın kendilerine her gün ve gecede beş vakit namaz kılmayı farz kıldığını öğret. Buna itaat ederlerse, onlara Cenab-ı Hakk'ın kıldığını haber ver." Zenginlerinden alınıp kendilerine verilen farz sadakadır.” Eğer itaat ederlerse fakirleri O halde onların mallarından sakının ve mazlumların duasından korkun; zira onunla Allah arasında perde yoktur.” (Anlaştık)
45
Riyazus Salihin # 8/1078
Cabir (RA)
وعن جابر رضي الله عنه قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏
"‏إن بين الرجل وبين الشرك والكفر ترك الصلاة‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Cabir (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre o şöyle dedi: Allah'ın Resulü'nü (Allah onu kutsasın ve ona huzur versin) şöyle derken işittim: "Kişi ile şirk ve küfür arasında namazı terk etmek vardır." (Müslim rivayet etmiştir.)
46
Riyazus Salihin # 8/1081
Ebû Hüreyre (r.a.)
وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏
"‏إن أول ما يحاسب به العبد يوم القيامة من عمله صلاته، فإن صلحت، فقد أفلح وأنجح، وإن فسدت، فقد خاب وخسر، فإن انتقص من فريضته شيئًا، قال الرب، عز وجل‏:‏ انظروا هل لعبدي من تطوع، فيكمل منها ما انتقص من الفريضة‏؟‏ ثم يكون سائر أعماله على هذا‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه الترمذي وقال حديث حسن‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayetle şöyle demiştir: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Kıyamet gününde kulun, yaptığı işten dolayı ilk hesaba çekileceği şey, namazıdır. Eğer o, hayırlı ise başarılı olmuş, başarılı olmuş, eğer bozuksa, başarısız olmuş ve kaybetmiştir. Eğer farz namazından bir şeyi eksiltmişse, Cenab-ı Hakk şöyle buyurmuştur: Bakın, kulumun farzlardan eksik kalan kısmını tamamlamak için nafile namazı var mı? O zaman bütün amelleri buna göre olur." (Tirmizi ve Hadis-i Şerif) Hasan).
47
Riyazus Salihin # 8/1085
Ebu Said El Hudri (RA)
وعن أبي سعيد الخدري، رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم رأي في أصحابه تأخرًا، فقال لهم‏:‏ ‏
"‏تقدموا فَأتموا بي وليأتم بكم مَن بعدكم، لا يزال قوم يتأخرون حتى يؤخرهم الله‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Said el-Hudri'den (Allah ondan razı olsun) rivayete göre, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabının geciktiğini görünce onlara şöyle dedi: "Git beni tamamla, senden sonrakiler de seninle gelsin. Bir kavim, Allah onları geciktirinceye kadar geride kalmaya devam edecektir" ((Müslim rivayet etmiştir).
48
Riyazus Salihin # 8/1086
Ebu Ma'sud (RA)
وعن أبي مسعود رضي الله عنه قال‏:‏ كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يمسح مناكبنا في الصلاة، ويقول‏:‏ ‏
"‏استووا ولا تختلفوا فتختلف قلوبكم، ليلني منكم أولو الأحلام والنهى، ثم الذين يلونهم ثم الذين يلونهم‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Mesud (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) namazda omuzlarımızı mesheder ve şöyle derdi: "Eşit olunuz, ayrılığa düşmeyiniz ki kalpleriniz ayrılığa düşmesin. Belki içinizden rüya görenler ve yasaklayanlar olur, sonra onlara uyanlar, sonra da onlara uyanlar olur." ((Müslim rivayet etmiştir)).
49
Riyazus Salihin # 8/1087
Enes b. Mâlik (r.a.)
وعن أنس، رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏"‏سووا صفوفكم، فإن تسوية الصف من تمام الصلاة‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
وفي رواية البخاري‏:‏ ‏"‏فإن تسوية الصفوف من إقامة الصلاة‏"‏‏.‏
Enes radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Saflarınızı düzeltin, zira safı düzeltmek namazın tamamlanmasındandır." ((Anlaştık)) Buhari'nin rivayetinde: "Safları düzeltmek, namaz kılmanın bir parçasıdır."
50
Riyazus Salihin # 8/1089
An-Nu'man ibn Bashir (RA)
وعن النعمان بن بشير رضي الله عنهما، قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏"‏لتسون صفوفكم، أو ليخالفن الله بين وجوهكم‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
وفي رواية لمسلم‏:‏ أن رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يسوي صفوفنا حتى كأنما يسوي بها القداح، حتى رأى أنا قد عقلنا عنه‏.‏ ثم خرج يومًا فقام حتى كاد يكبر، فرأى رجلا باديا صدره من الصف، فقال ‏"‏عباد الله لتسون صفوفكم، أو ليخالفن الله بين وجوهكم‏"‏‏.‏
Nu'man bin Beşir'den (Allah her ikisinden de râzı olsun) rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir: Ben Resûlullah (s.a.v.)'i şöyle derken işittim: "Saflarınızı düzeltin veya Allah yüzlerinizin arasını düzeltsin." ((Görüşme)) Ve Müslim'in bir rivayetinde: Resûlullah (s.a.v.), bizim ondan yüz çevirdiğimizi görünceye kadar saflarımızı kılıçla düzeltir gibi düzeltiyordu. Sonra bir gün dışarı çıktı ve büyüyünceye kadar ayağa kalktı ve saftan göğsü görünen bir adam gördü ve şöyle dedi: "Allah'ın kulları, saflarınızı düzeltin, yoksa Allah yüzlerinizin arasını bozar."