Bölüm 22: Hasta Ziyareti
Bölümlere Dön
11 Hadis
01
Riyazus Salihin # 22/52
Hz. Ali (r.a.)
عن علي رضي الله عنه قال‏:‏ كنا في جنازة في بقيع الغرقد فأتانا رسول الله صلى الله عليه وسلم فقعد، وقعدنا حوله ومعه مخصرة فنكس وجعل ينكت بمخصرته، ثم قال‏:‏ ما منكم من أحد إلا وقد كتب مقعده من النار ومقعده من الجنة” فقالوا‏:‏ يا رسول الله أفلا نتكل علي كتابنا‏؟‏ فقال‏:‏ ‏
"‏اعملوا فكل ميسر لما خلق له‏"‏ وذكر تمام الحديث‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Ali (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayetle şöyle dedi: Baki'ul-Garkad'da bir cenazedeydik, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yanımıza geldi ve oturdu. Etrafına oturduk, belinde bir kuşak vardı, o da eğilip belini dürtmeye başladı ve şöyle buyurdu: İçinizden Cehennemdeki koltuğunu ve Cennetteki koltuğunu yazmayan hiçbiriniz yoktur. Dediler ki: Ey Allah'ın Resulü, kitabımıza güvenmemeli miyiz? O da şöyle dedi: “Herkese, yaratıldığı amaç uğruna çalışmak kolaylaştırılacaktır” hadisinin tamamını zikretmiştir. ((Anlaştık))
02
Riyazus Salihin # 22/53
Ebu Amr, Osman bin Affan'dan (RA)
عن أبي عمرو -وقيل‏:‏ أبو عبد الله، وقيل‏:‏ أبو ليلى- عثمان بن عفان رضي الله عنه قال‏:‏ كان النبي صلى الله عليه وسلمى الله عليه وسلم الله عليه وسلم الله عليه وسلم إذا فرغ من دفن الميت وقف عليه، وقال‏:‏ ‏
"‏استغفروا لأخيكم وسلوا له التثبيت، فإنه الآن يسأل‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Amr'dan rivayet edildiğine göre: Ebu Abdullah denildi ve şöyle denildi: Ebu Leyla - Osman bin Affan, Allah ondan razı olsun, şöyle dedi: Peygamber, Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun, Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun, Allah'ın selamı onun üzerine olsun ve Allah'ın selamı onun üzerine olsun, ölüyü defnetmeyi bitirdiğinde onun başında durur ve şöyle derdi: “Kardeşin için mağfiret dile ve onun için sabret dile; çünkü şimdi ondan isteniyor.” (Ebu Davud rivayet etmiştir)
03
Riyazus Salihin # 22/54
Amr bin el-As (RA) şöyle derdi:
وعن عمرو بن العاص رضي الله عنه قال‏:‏ إذا دفنتمونى، فأقيموا حول قبري قدر ما تنحر جذور، ويقسم لحمها حت أستأنس بكم، وأعلم ماذا أراجع به رسل ربي‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏.‏ وقد سبق بطوله‏)‏‏)‏‏.‏ وقال الشافعي رحمه الله‏:‏ ويستحب أن يقرأ عنده شيء من القرآن، وإن ختموا القرآن عنده كان حسناً‏.‏
Amr ibn el-As'tan (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: Eğer beni gömeceksen, kökleri kesilinceye ve etleri bölünene kadar kabrimin etrafında dur ki, seninle huzur bulayım ve Rabbimin elçilerine neyle döneceğimi bileyim. Kuyu.
04
Riyazus Salihin # 22/55
Hz. Âişe (r.anha)
وعن عائشة رضي الله عنها أن رجلاً قال للنبي صلى الله عليه وسلم ‏:‏ إن أمي افتلتت نفسها وأراها لو تكلمت، تصدقت، فهل لها أجر إن تصدقت عنها‏؟‏ قال‏:‏ ‏
"‏نعم‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Aişe'den (Allah ondan razı olsun) rivayete göre, bir adam Peygamber Efendimiz (sav)'e şöyle dedi: Allah onu kutsasın ve ona huzur versin: Annem kendini kaybetti ve sanırım konuşursa sadaka verirdi. Onun adına sadaka verirsem sevap alır mıyım? Dedi ki: “Evet” ((Kabul edildi)).
05
Riyazus Salihin # 22/56
Ebû Hüreyre (r.a.)
وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “إذا مات الأنسان انقطع عمله إلا من ثلاث‏:‏ صدقة جارية، أو علم ينتفع به، أو ولد صالح يدعو له‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim ölürse şu üç şey dışında onun ameli kesilir: Devam eden sadaka, kendisine fayda veren ilim veya kendisine dua eden salih çocuk." (Müslim rivayet etmiştir)
06
Riyazus Salihin # 22/57
Enes b. Mâlik (r.a.)
عن أنس رضي الله عنه قال‏:‏ مروا بجنازة، فأثنوا عليها خيراً، فقال النبي صلى الله عليه وسلم الله عليه وسلمى الله عليه وسلم الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏وجبت”، ثم مروا بأخرى، فأثنوا عليها شراً، فقال النبي صلى الله عليه وسلمى الله عليه وسلم الله عليه وسلم الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏وجبت‏"‏ فقال عمر بن الخطاب رضي الله عنه‏:‏ ما وجبت‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏هذا أثنيتم عليه خيراً، فوجبت له الجنة، وهذا أثنيتم عليه شراً فوجبت عليه النار، أنتم شهداء الله في الأرض” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Enes radıyallahu anh şöyle dedi: Bir cenazenin yanından geçtiler ve onu güzelce övdüler ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dedi: "Bu farzdır." Sonra bir başkasının yanından geçtiler ve bunu kötü bir şekilde övdüler, bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem - Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun ve Allah'ın selamı onun üzerine olsun, "Bu farzdır" dedi, Ömer bin El-Hattab (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: Ne? Zorunlu mu? Dedi ki: "İşte bu senin övdüğün şeydir." Hayırlı olsun, ona cennet bahşedildi ve sen bu adamı şerrinden dolayı övdün de ona cehennem vacip oldu. Siz Allah'ın yeryüzündeki şehidlerisiniz” ((Kabul edildi)).
07
Riyazus Salihin # 22/58
Ebu'l-Esved
وعن أبي الأسود قال‏:‏ قدمت المدينة، فجلست إلي عمر بن الخطاب رضي الله عنه فمرت بهم جنازة، فأثني علي صاحبها خيراً فقال عمر‏:‏ وجبت، ثم مر بأخرى، فأثني علي صاحبها خيراً، فقال عمر‏:‏ وجبت، ثم مر بالثالثة، فأثني علي صاحبها شراً، فقال عمر‏:‏ وجبت‏:‏ قال أبو الأسود‏:‏ فقلت‏:‏ وما وجبت يا أمير المؤمنين‏؟‏ قال‏:‏ قلت كما قال النبي صلى الله عليه وسلمى الله عليه وسلم الله عليه وسلم ‏:‏ “أيما مسلم شهد له أربعة بخير، أدخله الله الجنة‏:‏ فقلنا‏:‏ وثلاثة‏؟‏ قال‏:‏ “وثلاثة‏"‏ فقلنا‏:‏ واثنان‏؟‏ قال‏:‏ ‏"‏واثنان‏"‏ ثم لم نسأله عن الواحد‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏
Medine'ye geldim ve Ömer bin Hattab'ın yanında otururken yanımdan bir cenaze alayı geçti. İnsanlar merhum kişiyi övdü ve 'Ömer bin El-Hattab şöyle dedi: "Kesinlikle oraya girecek." Daha sonra başka bir cenaze alayı geçti ve halk merhuma övgüler yağdırdı. Ömer bin Hattab (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: "Mutlaka oraya girecek." Üçüncü bir cenaze alayı geçti ve insanlar merhum hakkında kötü konuştu. "O, mutlaka oraya girecektir" dedi. Ben (Ebu'l-Esved) sordum: "Ey Emir el-Mü'minin (yani Mü'minlerin Emiri)! 'Mutlaka oraya girecek' derken neyi kastediyorsun?" Şöyle cevap verdi: "Ben de Peygamber Efendimiz (ﷺ)'in söylediklerinin aynısını söyledim. O (ﷺ) şöyle buyurdu: 'Bir Müslümanın doğruluğuna dört kişi şahitlik ederse, Allah ona cenneti verir.' Biz şunu sorduk: 'Üç kişi onun doğruluğuna şahitlik ederse?' O (ﷺ), 'Üç bile' diye cevap verdi. Sonra şunu sorduk: 'İki mi?' O (ﷺ), 'İki bile' diye cevap verdi. Biz ona (şehadet konusunda) bir şey sormadık."
08
Riyazus Salihin # 22/59
Enes b. Mâlik (r.a.)
عن أنس رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏
"‏ما من مسلم يموت له ثلاثة لم يبلغوا الحنث إلا ادخله الله الجنة بفضل رحمته إياهم‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Enes radıyallahu anh şöyle dedi: Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Yalancı şahitlik çağına gelmemiş üç kişi yüzünden ölen hiçbir Müslüman yoktur ki, Allah onları rahmetiyle cennete koysun." (Anlaştık).
09
Riyazus Salihin # 22/60
Ebû Hüreyre (r.a.)
وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ “لا يموت لأحد من المسلمين ثلاثة من الولد لا تمسه النار إلا تحلة القسم‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Üç çocuğu olan hiçbir Müslüman, yemin etmedikçe Cehennem değmeden ölmez." ((Anlaştık))
10
Riyazus Salihin # 22/61
Ebu Said El Hudri (RA)
وعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه قال‏:‏ جاءت امرأة إلي رسول الله صلى الله عليه وسلم ، فقالت‏:‏ يا رسول الله ذهب الرجال بحديثك، فاجعل لنا مننفسك يوماً ناتيك فيه تعلمنا مما علمك الله، قال‏:‏ “اجتمعن يوم كذا وكذا” فاجتمعن، فأتاهن النبي صلى الله عليه وسلم فعلمهن مما علمه الله، ثم قال‏:‏ ‏
"‏ما منكن من امرأة تقدم ثلاثة من الولد إلا كانوا لها حجاباً من النار‏"‏ فقالت امرأة‏:‏ واثنين‏؟‏ فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم “واثنين” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏‏.‏
Bir kadın Resûlullah (s.a.v.)'e gelerek şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü! Senin konuşmandan ancak erkekler faydalanıyor. O halde, Allah'ın sana öğrettiği ilmi bize öğretmemiz için bize bir gün ayır." Resûlullah (s.a.v.) bir gün belirleyip toplanmalarını emretti. Toplandıklarında Peygamber (s.a.v.) yanlarına giderek Allah'ın kendisine öğrettiği şeyleri onlara öğretti. Daha sonra şöyle buyurdu: "Sizden herhangi bir kadının üç çocuğu (bebeklik döneminde) ölürse, onlar onu (cehennem) ateşinden korurlar." Kadınlardan biri sordu: "Ya iki tanesini kaybederse?" Resûlullah (s.a.v.) "İki tane de olsa" diye cevap verdi.
11
Riyazus Salihin # 22/62
Abdullah ibn Umar (RA)
عن ابن عمر رضي الله عنهما أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال لأصحابه -يعني لما وصلوا الحجر‏:‏ ديار ثمود-‏:‏ ‏"‏لا تدخلوا علي هؤلاء المعذبين إلا أن تكونوا باكين، فإن لم تكونوا باكين، فلا تدخلوا عليهم، لا يصيبكم ما أصابهم” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏
وفي رواية قال‏:‏ لما مر رسول الله صلى الله عليه وسلم بالحجر قال‏:‏ ‏"‏لا تدخلوا مساكن الذين ظلموا أنفسهم أن يصيبكم ما أصابهم إلا ان تكونوا باكين‏"‏ ثم قنع رسول الله صلى الله عليه وسلم رأسه وأسرع السير حتي أجاز الوادي‏.‏
İbn Ömer'den (Allah her ikisinden de razı olsun) rivayete göre, Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) ashabına -yani Semud'un evleri olan Hicr'e vardıklarında- şöyle demişti: "Ağlamadıkça bu azap gören kavmin yanlarına girmeyin. Ağlamıyorsanız, onların başlarına girmeyin, yoksa onların başına gelenler sizin de başınıza gelir." (Anlaştık) Bir rivayette şöyle dedi: Rasulullah (s.a.v.) Hicr'in yanından geçerken şöyle buyurdu: "Zalimlerin evlerine girmeyin." Sen ağlamadığın sürece, onların başına gelenin senin başına gelmeyeceğini umuyorlardı.” Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (s.a.v.) başını eğerek vadiyi geçene kadar hızla ilerledi.