510 Hadis
01
Sunen ed-Darimi # 1/650
أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ الْحَمِيدِ ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ الْمُغِيرَةِ ، عَنْ ثَابِتٍ ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ :" لَمَّا نُهِينَا أَنْ نَبْتَدِئَ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ يُعْجِبُنَا أَنْ يَقْدُمَ الْبَدَوِيُّ وَالْأَعْرَابِيُّ الْعَاقِلُ فَيَسْأَلَ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، وَنَحْنُ عِنْدَهُ فَبَيْنَا نَحْنُ كَذَلِكَ إِذْ جَاءَ أَعْرَابِيٌّ، فَجَثَا بَيْنَ يَدَيْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ : يَا مُحَمَّدُ ، إِنَّ رَسُولَكَ أَتَانَا فَزَعَمَ لَنَا أَنَّكَ تَزْعُمُ أَنَّ اللَّهَ أَرْسَلَكَ؟، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : صَدَقَ، قَالَ : فَبِالَّذِي رَفَعَ السَّمَاءَ وَبَسَطَ الْأَرْضَ وَنَصَبَ الْجِبَالَ، آللَّهُ أَرْسَلَكَ؟، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : نَعَمْ، قَالَ : فَإِنَّ رَسُولَكَ زَعَمَ لَنَا أَنَّكَ تَزْعُمُ أَنَّ عَلَيْنَا خَمْسَ صَلَوَاتٍ فِي الْيَوْمِ وَاللَّيْلَةِ؟، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : صَدَقَ، قَالَ : فَبِالَّذِي أَرْسَلَكَ، آللَّهُ أَمَرَكَ بِهَذَا؟، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : نَعَمْ، قَالَ : فَإِنَّ رَسُولَكَ زَعَمَ لَنَا أَنَّكَ تَزْعُمُ أَنَّ عَلَيْنَا صَوْمَ شَهْرٍ فِي السَّنَةِ؟، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : صَدَقَ، قَالَ : فَبِالَّذِي أَرْسَلَكَ، آللَّهُ أَمَرَكَ بِهَذَا؟، قَالَ : نَعَمْ، قَالَ : فَإِنَّ رَسُولَكَ زَعَمَ لَنَا أَنَّكَ تَزْعُمُ أَنَّ عَلَيْنَا فِي أَمْوَالِنَا الزَّكَاةَ؟، فَقَالَ : النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : صَدَقَ، قَالَ : فَبِالَّذِي أَرْسَلَكَ، آللَّهُ أَمَرَكَ بِهَذَا؟، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : نَعَمْ، قَالَ : فَإِنَّ رَسُولَكَ زَعَمَ لَنَا أَنَّكَ تَزْعُمُ أَنَّ عَلَيْنَا الْحَجَّ إِلَى الْبَيْتِ مَنْ اسْتَطَاعَ إِلَيْهِ سَبِيلًا؟، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : صَدَقَ، قَالَ : فَبِالَّذِي أَرْسَلَكَ آللَّهُ أَمَرَكَ بِهَذَا؟، قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : نَعَمْ، قَالَ : فَوَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ لَا أَدَعُ مِنْهُنَّ شَيْئًا، وَلَا أُجَاوِزُهُنَّ، قَالَ : ثُمَّ وَثَبَ الْأَعْرَابِيُّ، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : إِنْ صَدَقَ الْأَعْرَابِيُّ دَخَلَ الْجَنَّةَ "
Ali bin Abdülhamid bize anlattı, Süleyman bin El-Muğire, Sabit'ten, Enes bin Malik'ten Allah ondan razı olsun, şöyle dedi: "Peygamber'le başlamaktan men edildiğimizde, Allah ona salat ve selam versin. Bedevi ve aklı başında Bedevi'nin öne çıkıp Peygamber'e sorması hoşumuza gitti. Biz onun yanındayken, biz oradayken bir Bedevi geldi, Resûlullah (s.a.v.)'in huzurunda diz çöktü ve şöyle dedi: Ya Muhammed, senin elçin bize geldi ve bize iddiada bulundu. Seni Allah'ın gönderdiğini mi iddia ediyorsun? Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Allah onu bereketlesin ve ona huzur versin, dedi. Dedi ki: Doğruyu söyledi. Dedi ki: Göğü yükselten, yeri yayan ve dağları yerleştiren Allah'a yemin ederim ki, seni Allah mı gönderdi? Sonra Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dedi: Evet. Dedi ki: "Resulün bize, senin bizim gece ve gündüz beş vakit namaz kılmamız gerektiğini iddia ettiğini mi iddia etti?" Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle dedi: Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun: Doğru söyledi. Dedi ki: Seni gönderene yemin ederim ki, bunu sana Allah mı emretti? Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle dedi: Evet. Dedi ki: Elçin bize iddia etti Sen senede bir ay oruç tutmamız gerektiğini mi iddia ediyorsun? Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle dedi: O haklıdır. Şöyle dedi: O halde Seni gönderdi. Bunu yapmanı sana Allah mı emretti? Dedi ki: Evet. Dedi ki: Elçiniz bize, sizin mallarımızın zekatını vermemiz gerektiğini iddia ettiğinizi mi iddia etti? Şöyle dedi: Peygamber Efendimiz, Allah ona salat ve selam versin. Tanrı onu kutsasın ve ona huzur versin: Doğruyu söyledi. Dedi ki: Seni gönderene yemin ederim ki bunu sana Allah mı emretti? Daha sonra Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: Evet dedi: Elçiniz bize, sizin Beyt'i haccetmekle yükümlü olduğumuzu iddia ettiğinizi iddia etti, kim buna bir yol bulabilirse? Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dedi: O şöyle dedi: Doğru söyledi. Dedi ki: Bunu sana Allah'ın gönderdiği adam mı emretti? Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Evet. Dedi ki: Seni hak ile gönderene yemin ederim ki, onlardan hiçbirini bırakmam ve onları atlamam. Şöyle dedi: Bunun üzerine Bedeviler ayağa fırladılar ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle dedi: "Eğer doğru söylüyorsa." Bedevi Cennete girdi.”
02
Sunen ed-Darimi # 1/651
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَزِيدَ ، حَدَّثَنَا ابْنُ فُضَيْلٍ ، حَدَّثَنَا عَطَاءُ بْنُ السَّائِبِ ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا، قَالَ :" جَاءَ أَعْرَابِيٌّ إِلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ : السَّلَامُ عَلَيْكَ يَا غُلَامَ بَنِي عَبْدِ الْمُطَّلِبِ، فَقَالَ : وَعَلَيْكَ، قَالَ : إِنِّي رَجُلٌ مِنْ أَخْوَالِكَ مِنْ بَنِي سَعْدِ بْنِ بَكْرٍ، وَأَنَا رَسُولُ قَوْمِي إِلَيْكَ وَوَافِدُهُمْ، وَإِنِّي سَائِلُكَ فَمُشَدِّدٌ مَسْأَلَتِي إِلَيْكَ، وَمُنَاشِدُكَ فَمُشَدِّدٌ مُنَاشَدَتِي إِيَّاكَ، قَالَ : خُذْ عَنْكَ يَا أَخَا بَنِي سَعْدٍ، قَالَ : مَنْ خَلَقَكَ، وَخَلَقَ مَنْ قَبْلَكَ، وَمَنْ هُوَ خَالِقُ مَنْ بَعْدَكَ؟، قَالَ : اللَّهُ قَالَ فَنَشَدْتُكَ بِذَلِكَ، أَهُوَ أَرْسَلَكَ؟، قَالَ : نَعَمْ، قَالَ : مَنْ خَلَقَ السَّمَوَاتِ السَّبْعَ وَالْأَرَضِينَ السَّبْعَ، وَأَجْرَى بَيْنَهُنَّ الرِّزْقَ؟، قَالَ : اللَّهُ، قَالَ : فَنَشَدْتُكَ بِذَلِكَ، أَهُوَ أَرْسَلَكَ؟، قَالَ : نَعَمْ، قَالَ : إِنَّا وَجَدْنَا فِي كِتَابِكَ، وَأَمَرَتْنَا رُسُلُكَ أَنْ نُصَلِّيَ فِي الْيَوْمِ وَاللَّيْلَةِ خَمْسَ صَلَوَاتٍ لِمَوَاقِيتِهَا، فَنَشَدْتُكَ بِذَلِكَ، أَهُوَ أَمَرَكَ؟، قَالَ : نَعَمْ، قَالَ : فَإِنَّا وَجَدْنَا فِي كِتَابِكَ، وَأَمَرَتْنَا رُسُلُكَ أَنْ نَأْخُذَ مِنْ حَوَاشِي أَمْوَالِنَا فَنَرُدَّهَا عَلَى فُقَرَائِنَا، فَنَشَدْتُكَ بِذَلِكَ، أَهُوَ أَمَرَكَ بِذَلِكَ؟، قَالَ : نَعَمْ، ثُمَّ قَالَ : أَمَّا الْخَامِسَةُ، فَلَسْتُ بِسَائِلِكَ عَنْهَا، وَلَا إِرَبَ لِي فِيهَا، ثُمَّ قَالَ : أَمَا وَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ لَأَعْمَلَنَّ بِهَا وَمَنْ أَطَاعَنِي مِنْ قَوْمِي، ثُمَّ رَجَعَ، فَضَحِكَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حَتَّى بَدَتْ نَوَاجِذُهُ، ثُمَّ قَالَ : وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ، لَئِنْ صَدَقَ، لَيَدْخُلَنَّ الْجَنَّةَ "
Muhammed bin Yezid anlattı, İbn Fudayl bize anlattı, Ata bin es-Sa'ib bize Salim bin Ebu'l-Ja'd'dan, İbn Abbas'tan rivayetle Allah ondan razı olsun dedi. Allah onlar adına şöyle dedi: “Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e bir Bedevi geldi ve şöyle dedi: Selam sana ey Benî Abdulmuttalib oğlu ve şöyle dedi: Ve senin üzerine şöyle dedi: Ben amcalarından Banu Saad bin Bekr'den bir adamım ve ben kavmimin sana ve onların gelişlerine elçisiyim ve senden istiyorum, o halde sana soracağım. Senden ricam, sana itirazım, bu yüzden sana olan itirazımı vurguladı. Dedi ki: Al onu senden ey Banu Sa'd'ın kardeşi. Dedi ki: Sizi, sizden öncekileri de yaratan ve kimdir? Senden sonrakilerin yaratıcısı mı? Dedi ki: Tanrım. Dedi ki: Ben de seni bunu yapmaya teşvik ettim. Seni O mu gönderdi? Dedi ki: Evet. Dedi ki: Yedi göğü ve yedi yeri kim yarattı? Ve onların arasına rızık mı getirdi? Dedi ki: Tanrım. Dedi ki: Ben de seni bunu yapmaya teşvik ettim. Seni O mu gönderdi? Dedi ki: Evet. Dedi ki: Bunu senin kitabında bulduk. Elçilerin bize bugün ve gece beş vakit namazı kendi vakitlerinde kılmamızı emretti, ben de sana bunu tavsiye ettim. Bu senin emrin mi? Dedi ki: Evet. Dedi ki: Çünkü biz senin kitabında bulduk ve elçilerin bize mallarımızdan alıp fakirlerimize vermemizi emrettiler, ben de sana bunu tavsiye ettim. Öyle mi? Sana bunu yapmanı o mu emretti? O da: Evet dedi, sonra şöyle dedi: Beşincisine gelince, onu sana sormayacağım ve bunda hiçbir şüphem yok. Sonra şöyle dedi: Seni hak olarak gönderene yemin ederim ki, ben bunu yapacağım ve kavmimden kim bana itaat ederse onu yapacağım. Sonra geri döndü ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- azı dişleri görünene kadar güldü ve şöyle dedi: "Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, eğer o doğru söylerse mutlaka cennete gireceklerdir."
03
Sunen ed-Darimi # 1/652
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حُمَيْدٍ ، حَدَّثَنَا سَلَمَةُ ، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاق ، حَدَّثَنِي سَلَمَةُ بْنُ كُهَيْلٍ ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْوَلِيدِ بْنِ نُوَيْفِعٍ ، عَنْ كُرَيْبٍ مَوْلَى ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا، قَالَ : بَعَثَ بَنُو سَعْدِ بْنِ بَكْرٍ ضِمَامَ بْنَ ثَعْلَبَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَدِمَ عَلَيْهِ، فَأَنَاخَ بَعِيرَهُ عَلَى بَابِ الْمَسْجِدِ، ثُمَّ عَقَلَهُ، ثُمَّ دَخَلَ الْمَسْجِدَ وَرَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ جَالِسٌ فِي أَصْحَابِهِ، وَكَانَ ضِمَامٌ رَجُلًا جَلْدًا، أَشْعَرَ، ذَا غَدِيرَتَيْنِ، حَتَّى وَقَفَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ : أَيُّكُمْ ابْنُ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ؟، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" أَنَا ابْنُ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ، قَالَ : مُحَمَّدٌ ؟، قَالَ : نَعَمْ، قَالَ : يَا ابْنَ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ، إِنِّي سَائِلُكَ وَمُغَلِّظٌ فِي الْمَسْأَلَةِ، فَلَا تَجِدَنَّ فِي نَفْسِكَ، قَالَ : لَا أَجِدُ فِي نَفْسِي، فَسَلْ عَمَّا بَدَا لَكَ، قَالَ : إِنِّي أَنْشُدُكَ بِاللَّهِ إِلَهِكَ وَإِلَهِ مَنْ هُوَ كَانَ قَبْلَكَ، وَإِلَهِ مَنْ هُوَ كَائِنٌ بَعْدَكَ، آللَّهُ بَعَثَكَ إِلَيْنَا رَسُولًا؟، قَالَ : اللَّهُمَّ نَعَمْ، قَالَ : فَأَنْشُدُكَ بِاللَّهِ إِلَهِكَ وَإِلَهِ مَنْ كَانَ قَبْلَكَ، وَإِلَهِ مَنْ هُوَ كَائِنٌ بَعْدَكَ، آللَّهُ أَمَرَكَ أَنْ نَعْبُدَهُ وَحْدَهُ لَا نُشْرِكُ بِهِ شَيْئًا، وَأَنْ نَخْلَعَ هَذِهِ الْأَنْدَادَ الَّتِي كَانَتْ آبَاؤُنَا تَعْبُدُهَا مِنْ دُونِهِ؟، قَالَ : اللَّهُمَّ نَعَمْ، قَالَ : فَأَنْشُدُكَ بِاللَّهِ إِلَهِكَ وَإِلَهِ مَنْ كَانَ قَبْلَكَ، وَإِلَهِ مَنْ هُوَ كَائِنٌ بَعْدَكَ، آللَّهُ أَمَرَكَ أَنْ نُصَلِّيَ هَذِهِ الصَّلَوَاتِ الْخَمْسَ؟، قَالَ : اللَّهُمَّ نَعَمْ، قَالَ : ثُمَّ جَعَلَ يَذْكُرُ فَرَائِضَ الْإِسْلَامِ فَرِيضَةً فَرِيضَةً : الزَّكَاةَ، وَالصِّيَامَ، وَالْحَجَّ، وَشَرَائِعَ الْإِسْلَامِ كُلَّهَا، وَيُنَاشِدُهُ عِنْدَ كُلِّ فَرِيضَةٍ كَمَا نَاشَدَهُ فِي الَّتِي قَبْلَهَا حَتَّى إِذَا فَرَغَ، قَالَ : فَإِنِّي أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ، وَسَأُؤَدِّي هَذِهِ الْفَرِيضَةَ، وَأَجْتَنِبُ مَا نَهَيْتَنِي عَنْهُ، ثُمَّ قَالَ : لَا أَزِيدُ وَلَا أُنْقِصُ، ثُمَّ انْصَرَفَ إِلَى بَعِيرِهِ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حِينَ وَلَّى : إِنْ يَصْدُقْ ذُو الْعَقِيصَتَيْنِ، يَدْخُلْ الْجَنَّةَ، فَأَتَى إِلَى بَعِيرِهِ فَأَطْلَقَ عِقَالَهُ، ثُمَّ خَرَجَ حَتَّى قَدِمَ عَلَى قَوْمِهِ فَاجْتَمَعُوا إِلَيْهِ، فَكَانَ أَوَّلَ مَا تَكَلَّمَ أَنْ قَالَ : بَئْسَتِ اللَّاتِ وَالْعُزَّى، قَالُوا : مَهْ يَا ضِمَامُ، اتَّقِ الْبَرَصَ، وَاتَّقِ الْجُنُونَ، وَاتَّقِ الْجُذَامَ، قَالَ : وَيْلَكُمْ، إِنَّهُمَا وَاللَّهِ مَا يَضُرَّانِ وَلَا يَنْفَعَانِ، إِنَّ اللَّهَ قَدْ بَعَثَ رَسُولًا، وَأَنْزَلَ عَلَيْهِ كِتَابًا اسْتَنْقَذَكُمْ بِهِ مِمَّا كُنْتُمْ فِيهِ، وَإِنِّي أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ، وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ، وَقَدْ جِئْتُكُمْ مِنْ عِنْدِهِ بِمَا أَمَرَكُمْ بِهِ وَنَهَاكُمْ عَنْهُ، قَالَ : فَوَاللَّهِ مَا أَمْسَى مِنْ ذَلِكَ الْيَوْمِ وَفِي حَاضِرِهِ رَجُلٌ، وَلَا امْرَأَةٌ إِلَّا مُسْلِمًا، قَالَ : يَقُولُ ابْنُ عَبَّاسٍ : فَمَا سَمِعْنَا بِوَافِدِ قَوْمٍ كَانَ أَفْضَلَ مِنْ ضِمَامِ بْنِ ثَعْلَبَةَ "
Muhammed bin Humeyd anlattı, Seleme anlattı, Muhammed bin İshak bana anlattı, Seleme bin Kuhail bana söyledi ve Muhammed bin Velid bin Nuveyfi bana anlattı. İbni Abbas'ın azatlı kölesi Kurayb'dan, İbn Abbas'tan Allah her ikisinden de razı olsun, şöyle dedi: Banu Saad bin Bekr, Dammam bin Sa'labe'yi gönderdi, Allah onlardan razı olsun. Onun izniyle Resûlullah'ın (s.a.v.) yanına gitti, o da yanına geldi ve devesini mescidin kapısına dayadı, sonra onu tedavülden kaldırdı, sonra kendisi ve Resûlullah mescide girdi. Tanrı, Allah'ın duaları ve selamı onun üzerine olsun, ashabının arasında oturuyordu ve Dhamam, ayağa kalkıncaya kadar derili, kıllı, iki bezli bir adamdı. Resûlullah (s.a.v.) Allah ona salat ve selam versin ve şöyle dedi: Hanginiz İbn Abdülmuttalib'tir? Sonra Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle dedi: "Ben İbn Abdülmuttalib'im." El-Muttalib, şöyle dedi: Muhammed? Dedi ki: Evet dedi ki: Ey İbn Abdulmuttalib, sana soruyorum ve soruyu abartıyorum, o yüzden zorlanma. Kendin. Dedi ki: Onu kendi içimde bulamıyorum. Öyleyse sana ne göründüğünü sor. Dedi ki: Allah'a, sizin ilahınıza, sizden öncekilerin ilahına ve sizden sonra gelecek olanın ilahına yemin ederim ki? Allah seni bize elçi olarak mı gönderdi? Dedi ki: Aman Tanrım, evet. Dedi ki: O halde sana Allah'a, senin ilahına ve senden öncekilerin ilahına yemin ediyorum. Peki o kimin Tanrısı? Senden sonra bir varoluş. Allah size, yalnızca kendisine ibadet etmemizi, O'na hiçbir şeyi ortak koşmamamızı ve atalarımız olan bu eşitleri bir kenara atmamızı emretmiştir. O'nun yerine ona mı tapıyorsunuz? Dedi ki: Aman Tanrım, evet. Dedi ki: O halde, Allah'a, sizin ilahınız ve sizden öncekilerin ilahı olan ve Allah'ı mevcut olan Allah'a yemin ederim. Senden sonra Allah sana şunu emretti: Bu beş vakit namazı kılıyor muyuz? Dedi ki: Aman Tanrım, evet. Şöyle dedi: Sonra İslam'ın farzlarından biri olan zekat, oruç ve Hac'dan bahsetmeye başladı. İslam'ın bütün kanunları ve her farz namazda ona hitap ettiği gibi, bir önceki namazda da ona hitap etti, ta ki namazı bitirince şöyle dedi: Sonra ben Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna ve bu farzı yerine getireceğime ve bana yasakladığın şeylerden kaçınacağıma şahitlik ederim. Sonra dedi ki: Ne ekleme ne de çıkarma yapacağım. Sonra devesine bindi ve Allah Resulü (s.a.v.) ayrılırken şöyle dedi: "Eğer bir adam doğru söylerse." Cennete girecek, sonra devesine binecek, dizginlerini çözecek, sonra dışarı çıkıp halkının yanına gelecek, onlar da onun için toplanacaklar ve ona ilk gelen o olacak. Konuştu ve şöyle dedi: Lat ve Uzza ne kötüdür. Dediler ki: Ey Damam, cüzamdan sakının, delilikten sakının ve cüzamdan sakının. Dedi ki: Yazıklar olsun sana. Vallahi onlar sana zarar veremezler, fayda da sağlayamazlar. Şüphesiz Allah, ona bir elçi göndermiş ve bir kitap indirmiştir ki, onunla sizi içinde bulunduğunuz durumdan kurtarmıştır. Ben şahitlik ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur, Muhammed O'nun kulu ve elçisidir ve ben O'nun katından, O'nun size emrettiği ve yasakladığı şeylerle geldim. Şöyle dedi: Vallahi o günün akşamı Müslüman dışında ne bir erkek ne de bir kadın vardı. Dedi ki: İbni Abbas diyor ki: "Bir kavimden geldiği için Dimam bin Sa'lebe'den daha hayırlı olduğunu" duymadık.
04
Sunen ed-Darimi # 1/653
أَخْبَرَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ ، حَدَّثَنَا أَبَانُ هُوَ ابْنُ يَزِيدَ ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ ، عَنْ زَيْدٍ ، عَنْ أَبِي سَلَّامٍ ، عَنْ أَبِي مَالِكٍ الْأَشْعَرِيِّ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ :" الطُّهُورُ شَطْرُ الْإِيمَانِ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ يَمْلَأُ الْمِيزَانَ، وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَاللَّهُ أَكْبَرُ يَمْلَآَنِ مَا بَيْنَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ، وَالصَّلَاةُ نُورٌ، وَالصَّدَقَةُ بُرْهَانٌ، وَالْوُضُوءُ ضِيَاءٌ، وَالْقُرْآنُ حُجَّةٌ لَكَ أَوْ عَلَيْكَ، وَكُلُّ النَّاسِ يَغْدُو : فَبَائِعٌ نَفْسَهُ، فَمُعْتِقُهَا، أَوْ مُوبِقُهَا "
Müslim bin İbrahim bize anlattı, Aban bize Yezid'in oğlu olduğunu söyledi, Yahya bin Ebi Kesir bize Zeyd'den, Ebu Selam'dan, Ebu Malik El-Eş'ari'den rivayetle Allah ondan razı olsun şöyle dedi: “Temizlik imanın yarısıdır ve Allah'a hamd teraziyi doldurur ve Allah'tan ve Allah'tan başka ilah yoktur. Göklerle yer arasını dolduran en büyük şey namaz nurdur, zekat hüccettir, abdest nurdur, Kur'an da sizin lehinize veya aleyhinize bir hüccettir. Ve her insan, ruhunun satıcısı, onu serbest bırakan veya onu serbest bırakan olur.”
05
Sunen ed-Darimi # 1/654
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عَامِرٍ ، عَنْ شُعْبَةَ ، عَنْ أَبِي إِسْحَاق ، عَنْ جُرَيٍّ النَّهْدِيِّ ، عَنْ رَجُلٍ مِنْ بَنِي سُلَيْمٍ، قَالَ : عَقَدَهُنَّ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي يَدِي أَوْ قَالَ : عَقَدَهُنَّ فِي يَدِهِ وَيَدُهُ فِي يَدِي :" سُبْحَانَ اللَّهِ نِصْفُ الْميزَانِ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ يَمْلَأُ الْمِيزَانَ، وَاللَّهُ أَكْبَرُ يَمْلَأُ مَا بَيْنَ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ، وَالْوُضُوءُ نِصْفُ الْإِيمَانِ، وَالصَّوْمُ نِصْفُ الصَّبْرِ "
Sa'id bin Amir, Şu'be'den, Ebu İshak'tan, Jari en-Nahdi'den, Banu Süleym'den bir adamdan rivayet ederek şöyle dedi: Allah'ın Resulü onlarla bir sözleşme yaptı. Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun, elimde, veya dedi ki: onları elinde ve eli elimde tutarak: "Allah'ı tesbih ederim, terazinin yarısı doludur ve hamd Allah'adır ki doldurur." Allah büyüktür, gökle yer arasını doldurur, abdest imanın yarısıdır, oruç sabrın yarısıdır.”
06
Sunen ed-Darimi # 1/655
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ ، عَنْ مَنْصُورٍ ، وَالْأَعْمَشِ ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ ، عَنْ ثَوْبَانَ مَوْلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" اسْتَقِيمُوا وَلَنْ تُحْصُوا، وَاعْلَمُوا أَنَّ خَيْرَ أَعْمَالِكُمْ الصَّلَاةُ " وَقَالَ الْآخَرُ : " إِنَّ مِنْ خَيْرِ أَعْمَالِكُمْ الصَّلَاةَ " " وَلَنْ يُحَافِظَ عَلَى الْوُضُوءِ إِلَّا مُؤْمِنٌ "
Muhammed bin Yusuf bize anlattı, Süfyan bize Mansur'dan, El-Amaş'tan da Salim bin Ebu'l-Ja'd'dan, Allah Resulü'nün kulu Sevban'dan rivayet etti, Allah ona bereket versin ve ona huzur versin, şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah ona bereket versin ve ona huzur versin, şöyle dedi: "Doğru olun ve sayılmazsınız ve bilin ki amellerinizin en hayırlısı, "Namaz." Diğeri de şöyle dedi: "Amellerinizin en hayırlısı namazdır." "Mü'min dışında hiç kimse abdestini hakkıyla alamaz."
07
Sunen ed-Darimi # 1/656
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بِشْرٍ ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ ، حَدَّثَنَا ابْنُ ثَوْبَانَ ، قَالَ : حَدَّثَنِي حَسَّانُ بْنُ عَطِيَّةَ ، أَنَّ أَبَا كَبْشَةَ السَّلُولِيّ حَدَّثَهُ، أَنَّهُ سَمِعَ ثَوْبَانَ مَوْلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، يَقُولُ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" سَدِّدُوا، وَقَارِبُوا، وَخَيْرُ أَعْمَالِكُمْ الصَّلَاةُ، وَلَنْ يُحَافِظَ عَلَى الْوُضُوءِ إِلَّا مُؤْمِنٌ "
Bize Yahya bin Bişr anlattı, Velid bin Müslim bize anlattı, İbn Süban bize şöyle dedi: Hasan bin Atiyye bana anlattı, Ebu Kebşah es-Saluli ona, Allah Resulü'nün (Allah ona salat ve selam versin) hizmetkarı Sevban'ı şöyle derken işittiğini söyledi: Allah'ın Resulü, Allah ona salat ve selam versin, şöyle buyururdu: Ve şöyle buyurdu: "Arayın ve yakın olun, amellerinizin en hayırlısı namazdır, mü'minden başka kimse abdestini hakkıyla alamaz."
08
Sunen ed-Darimi # 1/657
حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ بْنُ عَبْدِ الْوَارِثِ ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ ، حَدَّثَنَا مَسْعُودُ بْنُ عَلِيٍّ L7439 ، عَنْ عِكْرِمَةَ : أَنَّ سَعْدًا رَضِيَ اللهُ عَنْهُ كَانَيُصَلِّي الصَّلَوَاتِ كُلَّهَا بِوُضُوءٍ وَاحِدٍ، وَأَنَّ عَلِيًّا رَضِيَ اللهُ عَنْهُ كَانَ يَتَوَضَّأُ لِكُلِّ صَلَاةٍ، وَتَلَا هَذِهِ الْآيَةَ : # إِذَا قُمْتُمْ إِلَى الصَّلاةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ سورة المائدة آية 6 # "
Abd Al-Samad bin Abd Al-Warith bize şunu anlattı, Şu'be bize anlattı, Mesud bin Ali bize İkrime'den rivayet etti L7439: Sa'd -Allah ondan razı olsun- bize rivayet etti Onun yetkisiyle bütün namazları tek abdestle kılardı, Ali -Allah ondan razı olsun - her namaz için abdest alırdı ve şu ayeti okurdu: #Eğer kalkarsan Namaza giderken yüzünüzü ve ellerinizi yıkayın. Maide Suresi, 6. Ayet #”
09
Sunen ed-Darimi # 1/658
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ خَالِدٍ ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ هُوَ ابْنُ إِسْحَاق ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ ، قَالَ : قُلْتُ : أَرَأَيْتَ تَوَضُّأَ ابْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا لِكُلِّ صَلَاةٍ طَاهِرًا، أَوْ غَيْرَ طَاهِرٍ عَمَّ ذَلِكَ؟، قَالَ : حَدَّثَتْهُ أَسْمَاءُ بِنْتُ زَيْدِ بْنِ الْخَطَّابِ ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ حَنْظَلَةَ بْنِ أَبِي عَامِرٍ حَدَّثَهَا، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" أُمِرَ بِالْوُضُوءِ لِكُلِّ صَلَاةٍ طَاهِرًا أَوْ غَيْرَ طَاهِرٍ، فَلَمَّا شَقَّ ذَلِكَ عَلَيْهِ، أُمِرَ بِالسِّوَاكِ لِكُلِّ صَلَاةٍ "، وَكَانَ ابْنُ عُمَرَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا، يَرَى أَنَّ بِهِ عَلَى ذَلِكَ قُوَّةً، فَكَانَ لَا يَدَعُ الْوُضُوءَ لِكُلِّ صَلَاةٍ
Ahmed ibni Halid bize haber verdi, Muhammed ibni İshak, Muhammed ibni Yahya ibni Hibban'dan, Abdullah ibni Abdullah ibni Ömer'den rivayetle şöyle dedi: Ben şöyle dedim: İbni Ömer'in, Allah onlardan razı olsun, bunun ötesinde pak ve necis her namaz için abdest aldığını gördün mü? Şöyle dedi: Esma ona anlattı. Zeyd bin Hattab'ın kızı, Abdullah bin Hanzal bin Ebi Amir'in ona anlattığına göre, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah ona salat ve selam versin: "Ona, temiz olsun, necis olsun, her namaz için abdest alması emredildi. Bu ona zor geldiğinde, her namazda misvak kullanması emrolundu. İbni Ömer de Allah ondan razı olsun, Hz. Onlara göre bu konuda güçlü olduğuna inanıyordu ve her namazda abdesti kaçırmazdı.
10
Sunen ed-Darimi # 1/659
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى ، عَنْ سُفْيَانَ ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ ، عَنْ ابْنِ بُرَيْدَةَ ، عَنْ أَبِيهِ ، قَالَ : كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" يَتَوَضَّأُ لِكُلِّ صَلَاةٍ، حَتَّى كَانَ يَوْمُ فَتْحِ مَكَّةَ ، صَلَّى الصَّلَوَاتِ بِوُضُوءٍ وَاحِدٍ، وَمَسَحَ عَلَى خُفَّيْهِ "، فَقَالَ لَهُ عُمَرُ : رَأَيْتُكَ صَنَعْتَ شَيْئًا لَمْ تَكُنْ تَصْنَعُهُ؟، قَالَ : " إِنِّي عَمْدًا صَنَعْتُ يَا عُمَرُ "، قَالَ أَبُو مُحَمَّد : فَدَلَّ فِعْلُ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنَّ مَعْنَى قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى : # إِذَا قُمْتُمْ إِلَى الصَّلاةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ سورة المائدة آية 6 #، لِكُلِّ مُحْدِثٍ، لَيْسَ لِلطَّاهِرِ، وَمِنْهُ قَوْلُ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : " لَا وُضُوءَ إِلَّا مِنْ حَدَثٍ "، وَاللَّهُ أَعْلَمُ
Ubeydullah ibni Musa, Süfyan'dan, Alkame ibni Merhad'dan, İbni Büreyde'den, babasından rivayet ederek şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Allah ona salat ve selam versin, Allah ona salat ve selam versin, "Mekke'nin fethi gününe kadar her namaz için abdest aldı. Namazları bir abdestle kıldı ve çoraplarına meshetti" dedi. Ömer: Yapmadığın bir şeyi yaptığını mı gördüm? Dedi ki: "Bunu bilerek yaptım ey Ömer." Ebu Muhammed dedi ki: Bu, Allah Resulü'nün (s.a.v.) yaptığı eyleme işaret eder, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin. Ve Cenâb-ı Hakk'ın: "Namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi yıkayın." Maide Suresi 6# ayeti her hadis alimi için geçerli değildir. Temiz insan için, Allah Resulü'nün (s.a.v.) şu sözü de bundandır: "Abdest alınmadıkça abdest yoktur." Ve Allah en iyisini bilir.
11
Sunen ed-Darimi # 1/660
أَخْبَرَنَا يَعْلَى بْنُ عُبَيْدٍ ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرٍو ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ ، عَنْ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ : كُنْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي بَعْضِ أَسْفَارِهِ، وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" إِذَا ذَهَبَ إِلَى الْحَاجَةِ، أَبْعَدَ "
Ya'la bin Ubeyd bize anlattı, Muhammed bin Amr, Ebu Seleme'den, Muğire bin Şu'be'den, Allah ondan razı olsun, şöyle dedi: Bazı seyahatlerinde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanındaydım, Allah ona salat ve selam versin, bir ihtiyacı olduğunda Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Allah ona salât ve selâm verirdi. "kaldırmak"
12
Sunen ed-Darimi # 1/661
أَخْبَرَنَا أَبُو نُعَيْمٍ ، حَدَّثَنَا جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ ، عَنْ ابْنِ سِيرِينَ ، عَنْ عَمْرِو بْنِ وَهْبٍ ، عَنْ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ : كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" إِذَا تَبَرَّزَ تَبَاعَدَ "، قَالَ أَبُو مُحَمَّد : هُوَ الْأَدَبُ
Ebu Nuaym bize anlattı, Cerir bin Hazim bize İbn Sirin'den, Amr bin Vehb'den, Muğire bin Şu'be'den (Allah ondan razı olsun) rivayetle anlattı. Yetkisi üzerine şöyle dedi: Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "dışkısını yaptığı zaman uzaklaşırdı." Ebu Muhammed dedi ki: Bu güzel ahlaktır.
13
Sunen ed-Darimi # 1/662
أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ ، حَدَّثَنَا ثَوْرُ بْنُ يَزِيدَ ، حَدَّثَنَا حُصَيْنٌ الْحِمْيَرِيُّ ، أَخْبَرَنَا أَبُو سَعِيدٍ الْخَيْرُ ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" مَنْ اكْتَحَلَ فَلْيُوتِرْ، مَنْ فَعَلَ ذَلِكَ، فَقَدْ أَحْسَنَ، وَمَنْ لَا، فَلَا حَرَجَ، مَنْ اسْتَجْمَرَ، فَلْيُوتِرْ، مَنْ فَعَلَ، فَقَدْ أَحْسَنَ، وَمَنْ لَا، فَلَا حَرَجَ، مَنْ أَكَلَ فَلْيَتَخَلَّلْ، فَمَا تَخَلَّلَ، فَلْيَلْفِظْ، وَمَا لَاكَ بِلِسَانِهِ، فَلْيَبْتَلِعْ، مَنْ أَتَى الْغَائِطَ، فَلْيَسْتَتِرْ، فَإِنْ لَمْ يَجِدْ إِلَّا كَثِيبَ رَمْلٍ، فَلْيَسْتَدْبِرْهُ، فَإِنَّ الشَّيَاطِينَ يَتَلَاعَبُونَ بِمَقَاعِدِ بَنِي آدَمَ ، مَنْ فَعَلَ، فَقَدْ أَحْسَنَ، وَمَنْ لَا، فَلَا حَرَجَ "
Ebu Asim bize anlattı, Sevr bin Yezid anlattı, Hüseyin el-Himyari bize anlattı, Ebu Sa'id el-Hair bize Ebu Hureyre'den rivayetle Allah ondan razı olsun dedi. Hadis olarak şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim sürmeyi kullanırsa sürmeli. Kim bunu yaparsa iyilik yapmış olur, kim de yapmazsa günah yoktur." Kim yaparsa yapsın, kim yaparsa iyi yapmış olur, kim yapmazsa günah yoktur. Kim yerse onu temizlesin, temizlenmişse tükürsün, temizlenmiyorsa diliyle tükürsün. Bırakın yutsun. Kim dışkılıyorsa örtünsün. Eğer kumuldan başka bir şey bulamazsa, oradan uzaklaşsın, çünkü şeytanlar oyun oynuyorlar. Ademoğullarının makamında kim bunu yaparsa iyilik yapmış olur, kim de yapmamışsa, ona bir sorumluluk yoktur.”
14
Sunen ed-Darimi # 1/663
أَخْبَرَنَا حَجَّاجُ بْنُ مِنْهَالٍ ، حَدَّثَنَا مَهْدِيٌّ ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي يَعْقُوبَ ، عَنْ الْحَسَنِ بْنِ سَعْدٍ مَوْلَى الْحَسَنِ بْنِ عَلِيٍّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَعْفَرٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ : كَانَ أَحَبَّ مَا اسْتَتَرَ بِهِ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِحَاجَتِهِ" هَدَفٌ أَوْ حَائِشُ نَخْلٍ "
Haccac bin Minhal bize, Mehdi anlattı, Muhammed bin Abdullah bin Ebi Yakup, el-Hasan bin Saad'dan, el-Hasan bin Ali'den, Abdullah bin Cafer (Allah ondan razı olsun)'dan rivayetle şöyle dedi: "Peygamber (s.a.v.)'in, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, ihtiyaçları için kendisini örttüğü en sevgili şeydi." Bir hedef ya da bir palmiye ağacı.”
15
Sunen ed-Darimi # 1/664
أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ ، عَنْ ابْنِ جُرَيْجٍ ، عَنْ عَبْدِ الْكَرِيمِ ، عَنْ الْوَلِيدِ بْنِ مَالِكٍ بِنْ عَبْدِ الْقَيْسِ ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ قَيْسٍ مَوْلَى سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، أَنّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ لَهُ :" أَنْتَ رَسُولِي إِلَى أَهْلِ مَكَّةَ فَقُلْ : إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقْرَأُ عَلَيْكُمْ السَّلَامَ، وَيَأْمُرُكُمْ إِذَا خَرَجْتُمْ، فَلَا تَسْتَقْبِلُوا الْقِبْلَةَ، وَلَا تَسْتَدْبِرُوهَا "
Ebu Asım bize, İbn Cüreyc'den, Abdulkerim'den, Velid bin Malik bin Abdul Kays'tan, Muhammed bin Kays'tan, Sehl bin Huneyf'in hizmetkarlarından biri, Sehl bin Huneyf'ten, Allah ondan razı olsun, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e şöyle dediğini anlattı: "Sen benim Mekke halkına elçimsin, sonra söyle: Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- size selam veriyor ve dışarı çıktığınızda kıbleye dönmemenizi ve oradan uzaklaşmamanızı emrediyor."
16
Sunen ed-Darimi # 1/665
أَخْبَرَنَا أَبُو نُعَيْمٍ ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ زَيدَ ، عَنْ أَبِي أَيُّوبَ ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ :" إِذَا أَتَيْتُمْ الْغَائِطَ، فَلَا تَسْتَقْبِلُوا الْقِبْلَةَ بِغَائِطٍ، وَلَا بَوْلٍ، وَلَا تَسْتَدْبِرُوهَا "، قَالَ : ثُمَّ قَالَ أَبُو أَيُّوبَ : فَقَدِمْنَا الشَّامَ ، فَوَجَدْنَا مَرَاحِيضَ قَدْ بُنِيَتْ عِنْدَ الْقِبْلَةِ فَنَنْحَرِفُ وَنَسْتَغْفِرُ اللَّهَ، قَالَ أَبُو مُحَمَّد : وَهَذَا أَصَحُّ مِنْ حَدِيثِ عَبْدِ الْكَرِيمِ، وَعَبْدُ الْكَرِيمِ شِبْهُ الْمَتْرُوكِ
Ebu Nu'aym bize anlattı, İbn Uyaynah bize ez-Zuhri'den, Ata' bin Zeyd'den, Ebu Eyyub'dan, Peygamber'den, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin dedi. Şöyle buyurdu: "Tuvalete gittiğinizde, tuvalet ve idrar yaparken kıbleye yönelmeyin ve oradan da yüz çevirmeyin." Şöyle dedi: Sonra Ebu Eyyub şöyle dedi: Bunun üzerine Levant'a geldik ve kıblede inşa edilmiş tuvaletler bulduk, bu yüzden yüz çevirdik ve Allah'tan bağışlanma diledik. Ebu Muhammed şöyle dedi: Bu hadisten daha doğrudur. Abdülkerim ve Abdülkerim neredeyse terk edilmiş durumda.
17
Sunen ed-Darimi # 1/666
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَوْنٍ ، عَنْ عَبْدِ السَّلَامِ بْنِ حَرْبٍ ، عَنْ الْأَعْمَشِ ، عَنْ أَنَسٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، أَنّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ :" لَا يَرْفَعُ ثَوْبَهُ حَتَّى يَدْنُوَ مِنْ الْأَرْضِ "، قَالَ أَبُو مُحَمَّد : هُوَ أَدَبٌ، وَهُوَ أَشْبَهُ مِنْ حَدِيثِ الْمُغِيرَةِ
Amr ibn Aoun, Abd al-Selam ibn Harb'den, Amash'tan, Enes'ten (Allah ondan razı olsun) rivayetle, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, "Yere yaklaşıncaya kadar elbisesini kaldırmaz" dediğini bize anlattı. Ebu Muhammed şöyle dedi: Bu nezakettir ve Muğire hadisine benzer.
18
Sunen ed-Darimi # 1/667
أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ ، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ أَخْبَرَهُ، أَنَّ عَمَّهُ وَاسِعَ بْنَ حَبَّانَ أَخْبَرَهُ، عَنْ ابْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا، قَالَ : رَأَيْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" عَلَى ظَهْرِ بَيْتِنَا "، فَرَأَيْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ " جَالِسًا عَلَى لَبِنَتَيْنِ، مُسْتَقْبِلَ بَيْتِ الْمَقْدِسِ "
Yezid bin Harun bize anlattı, Yahya bin Saeed bize Muhammed bin Yahya bin Hibban'ın amcası Vasi bin Hibban'ın anlattığını anlattı. İbn Ömer'den rivayetle Allah her ikisinden de razı olsun dedi ki: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'i "evimizin arkasında" gördüm, bu yüzden Peygamber'i dua ederken gördüm. Tanrı onu kutsasın ve ona huzur versin, “iki tuğla üzerinde oturuyor, yüzü Kutsal Ev'e dönük”
19
Sunen ed-Darimi # 1/668
أَخْبَرَنَا جَعْفَرُ بْنُ عَوْنٍ ، أَخْبَرَنَا الْأَعْمَشُ ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ ، عَنْ حُذَيْفَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ :" جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِلَى سُبَاطَةِ قَوْمٍ فَبَالَ وَهُوَ قَائِمٌ "، قَالَ أَبُو مُحَمَّد : لَا أَعْلَمُ فِيهِ كَرَاهِيَةً
Cafer bin Aoun bize, El-Amaş'ın Ebu Vail'den, Huzeyfe'den (Allah ondan razı olsun) rivayet ettiğine göre şöyle dediğini anlattı: "Allah'ın Elçisi (Allah'ın salat ve selamı ona olsun) geldi ve bir kavmin kabilelerine teslim edildi ve ayakta idrarını yaptı. Ebu Muhammed şöyle dedi: Onda herhangi bir nefret bilmiyorum."
20
Sunen ed-Darimi # 1/669
أَخْبَرَنَا أَبُو النُّعْمَانِ ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ : كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا دَخَلَ الْخَلَاءَ، قَالَ :" اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ الْخُبْثِ وَالْخَبَائِثِ "
Ebu'n-Numan bize, Hammad bin Zeyd'in, Abdülaziz bin Suheyb'den, Enes bin Malik'ten -Allah ondan razı olsun- rivayet ettiğine göre şöyle dediğini anlattı: O sırada, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah'ın salât ve selamını versin, tuvalete girince şöyle dedi: "Allah'ım, şer ve kötü şeylerden sana sığınırım."
21
Sunen ed-Darimi # 1/670
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ ، عَنْ مُسْلِمِ بْنِ قُرْطٍ ، عَنْ عُرْوَةَ ، عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهَا، قَالَتْ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" إِذَا ذَهَبَ أَحَدُكُمْ إِلَى الْغَائِطِ، فَلْيَذْهَبْ مَعَهُ بِثَلَاثَةِ أَحْجَارٍ يَسْتَطِيبُ، بِهِنَّ فَإِنَّهَا تُجْزِئُ عَنْهُ "
Saeed bin Mansur bize anlattı, Yakup bin Abdul Rahman, Ebu Hazim'den, Müslim bin Qart'tan, Urve'den, Aişe'den (Allah ondan razı olsun) rivayetle şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dedi: "Sizden biri tuvalete giderse, onunla birlikte gitsin." Üç taşla Hoşuna gidiyor çünkü bu ona yetiyor.”
22
Sunen ed-Darimi # 1/671
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُيَيْنَةَ ، أَخْبَرَنَا عَلِيٌّ هُوَ ابْنُ مُسْهِرٍ ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ ، عَنْ عَمْرِو بْنِ خُزَيْمَةَ ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ خُزَيْمَةَ بْنِ ثَابِتٍ الْأَنْصَارِيِّ ، عَنْ أَبِيهِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" ثَلَاثَةُ أَحْجَارٍ لَيْسَ مِنْهُنَّ رَجِيعٌ "، يَعْنِي : الِاسْتِطَابَةَ
Muhammed ibn Uyaynah bize haber verdi, İbn Müşer olan Ali bize Hişam ibn Urve'den, Amr ibn Huzeyme'den, Amara ibn Huzeyme'den rivayetle İbn Sâbit El-Ensari'den, babasından (Allah ondan razı olsun) rivayetle şöyle dedi: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Üç taş yoktur. Bunların arasında, hidayet arayan anlamına gelen raca da vardır.
23
Sunen ed-Darimi # 1/672
أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ ، عَنْ ابْنِ جُرَيْجٍ ، عَنْ عَبْدِ الْكَرِيمِ هُوَ ابْنُ أَبِي الْمُخَارِقِ ، عَنْ الْوَلِيدِ بْنِ مَالِكٍ مِنْ عَبْدِ الْقَيْسِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ قَيْسٍ مَوْلَى سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، أَنّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ لَهُ :" أَنْتَ رَسُولِي إِلَى أَهْلِ مَكَّةَ ، فَقُلْ : إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقْرَأُ عَلَيْكُمْ السَّلَامَ، وَيَأْمُرُكُمْ أَنْ لَا تَسْتَنْجُوا بِعَظْمٍ، وَلَا بِبَعْرَةٍ "، قَالَ أَبُو عَاصِمٍ مَرَّةً : وَيَنْهَاكُمْ أَو يَأْمُرُكُمْ
Ebu Asım bize, İbn Cüreyc'ten, Ebu'l-Muharik'in oğlu Abdülkerim'den, el-Velid ibn Malik'ten, Abdülkays'tan, Sehl bin Huneyf'in müşterisi Muhammed bin Kays'tan, Sehl bin Huneyf'ten Allah ondan razı olsun, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ona salat ve selam olsun şöyle dediğini anlattı: “Sen benim elçimsin Mekke halkına de ki: Allah'ın Elçisi, Allah ona salat ve selam versin, size selam veriyor ve ağzınızı hiçbir kemikle ve deveyle temizlememenizi emrediyor." Ebû Asım şöyle demiştir: O, sizi nehyediyor veya size emrediyor.
24
Sunen ed-Darimi # 1/673
أَخْبَرَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ ، وَيَزِيدُ بْنُ هَارُونَ ، وَأَبُو نُعَيْمٍ ، عَنْ هِشَامٍ ، عَنْ يَحْيَى ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي قَتَادَةَ ، عَنْ أَبِيهِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، أَنّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ :" لَا يَمَسَّ أَحَدُكُمْ ذَكَرَهُ بِيَمِينِهِ، وَلَا يَتَمَسَّحْ بِيَمِينِهِ "
Vehb bin Cerir, Yezid bin Harun ve Ebu Nu'aym, Hişam'dan, Yahya'dan, Abdullah bin Ebu Katade'den rivayetle, Babasından -Allah ondan razı olsun- rivayet ederek, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in salat ve selamı ona olsun şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Hiçbiriniz sağ eliyle penisine dokunmasın ve sağ eliyle de mesh etmesin."
25
Sunen ed-Darimi # 1/674
حَدَّثَنَا زَكَرِيَّا بْنُ عَدِيٍّ ، حَدَّثَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ ، عَنْ ابْنِ عَجْلَانَ ، عَنْ الْقَعْقَاعِ ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" إِنَّمَا أَنَا لَكُمْ مِثْلُ الْوَالِدِ لِلْوَلَدِ أُعَلِّمُكُمْ، فَلَا تَسْتَقْبِلُوا الْقِبْلَةَ، وَلَا تَسْتَدْبِرُوهَا، وَإِذَا اسْتَطَبْتَ، فَلَا تَسْتَطِبْ بِيَمِينِكَ "، وَكَانَ " يَأْمُرُنَا بِثَلَاثَةِ أَحْجَارٍ، وَيَنْهَى عَنْ الرَّوْثِ وَالرِّمَّةِ "، قَالَ زَكَرِيَّا : يَعْنِي : الْعِظَامَ الْبَالِيَةَ
Zekeriya bin Adi bize rivayet etti, İbnü'l-Mübarek bize İbn Ajlan'dan, El-Qaqa'dan, Ebu Salih'ten, Ebu Hureyre'den rivayet etti, Allah ona rahmet etsin. Yetkisi üzerine şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dedi: "Ben senin için bir çocuğun babası gibiyim. Sana öğretiyorum, o yüzden kabul etme." “Kıbleden yüz çevirmeyin, eğer kıbleye dönmeye gücünüz yetiyorsa, sağ elinizle de ona yönelmeyin.” “Bize üç taş almamızı emreder, gübreyi yasaklardı.” Zekeriya, "Ve özsuyu da" dedi: anlamı: yıpranmış kemikler.
26
Sunen ed-Darimi # 1/675
أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ ، عَنْ شُعْبَةَ ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ أَبِي مَيْمُونَةَ ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ : أَنّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ" إِذَا ذَهَبَ لِحَاجَتِهِ، أَتَيْتُهُ أَنَا وَغُلَامٌ بِعَنَزَةٍ، وَإِدَاوَةٍ فَيَتَوَضَّأُ "
Yezid bin Harun, Şu'be'den, Ata' bin Ebi Meymune'den, Enes bin Malik'ten -Allah ondan razı olsun-'dan rivayetle şöyle dedi: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle derdi: "İhtiyacını gidermek için gittiğinde, ben ve bir oğlan bir keçi ve bir kapla yanına gelirdik, o da abdest alırdı."
27
Sunen ed-Darimi # 1/676
أَخْبَرَنَا أَبُو الْوَلِيدِ الطَّيَالِسِيُّ ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ ، عَنْ أَبِي مُعَاذٍ ، عَنْ أَنَسٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ : أَنّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ" إِذَا خَرَجَ مِنْ الْخَلَاءِ، جَاءَ الْغُلَامُ بِإِدَاوَةٍ مِنْ مَاءٍ كَانَ يَسْتَنْجِي بِهِ "، قَالَ أَبُو مُحَمَّد : أَبُو مُعَاذٍ اسْمُهُ عَطَاءُ بْنُ مَنِيعٍ أَبِي مَيْمُونَةٍ
Ebu el-Velid et-Tayalisi bize, Şu'be'nin Ebu Muaz'dan, Enes'ten (Allah ondan razı olsun) rivayet ettiğine göre şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) tuvaletten çıktığında, çocuk tuvaletten çıktığında bir tas su getirmiş ve bununla kendini temizlemekteydi." Ebu Muhammed şöyle dedi: Ebu Muaz'ın adı Ata' ibn'dir. Manee'a Abi Maimuna
28
Sunen ed-Darimi # 1/677
أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ سُلَيْمَانَ ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ الْعَوَّامِ ، عَنْ حُصَيْنِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ ، عَنْ ذَرٍّ ، عَنْ الْمُسَيَّبِ بْنِ نَجَبَةَ ، قَالَ : حَدَّثَتْنِي عَمَّتِي ، وَكَانَتْ تَحْتَ حُذَيْفَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ "أَنَّ حُذَيْفَةَ كَانَ يَسْتَنْجِي بِالْمَاءِ "
Saeed bin Süleyman bize Abbad bin Avvam'dan, Hüseyin bin Abdurrahman'dan, Dhar'dan, Müseyyeb bin Necebe'den rivayetle şöyle dedi: Huzeyfe'nin emrinde olan teyzem -Allah ondan razı olsun- bana Huzeyfe'nin suyla yıkandığını söyledi.
29
Sunen ed-Darimi # 1/678
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ ، عَنْ أَبَانَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي حَازِمٍ ، عَنْ مَوْلًى لِأَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" ائْتِنِي بِوَضُوءٍ "، " ثُمَّ دَخَلَ غَيْضَةً فَأَتَيْتُهُ بِمَاءٍ فَاسْتَنْجَى، ثُمَّ مَسَحَ يَدَهُ بِالتُّرَابِ، ثُمَّ غَسَلَ يَدَيْهِ "، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ ، حَدَّثَنَا أَبَانُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ ، حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ جَرِيرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ، عَنْ أَبِيهِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، مِثْلَهُ
Muhammed bin Yusuf, Eban bin Abdullah bin Ebi Hazim'den, Ebu Hureyre'nin bir hizmetçisinden, Ebu Hureyre'den Allah ondan razı olsun, şöyle haber verdi: Allah Resulü, Allah ona salat ve selam versin, şöyle dedi: "Bana abdest getir." Sonra bir ormana girdi, ona su getirdim, kendini temizledi, sonra elini sildi. Kirden sonra ellerini yıkadı.” Muhammed bin Yusuf bize anlattı, Aban bin Abdullah bize anlattı, İbrahim bin Cerir bin Abdullah bana şöyle dedi: Babasının yetkisiyle, Allah ondan razı olsun, Peygamberin yetkisiyle, Allah ona salat ve selam versin, aynısını
30
Sunen ed-Darimi # 1/679
أَخْبَرَنَا مَالِكُ بْنُ إِسْمَاعِيل ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ ، عَنْ يُوسُفَ بْنِ أَبِي بُرْدَةَ ، عَنْ أَبِيهِ ، أَنَّ عَائِشَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهَا حَدَّثَتْهُ، أَنّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَإِذَا خَرَجَ مِنْ الْخَلَاءِ، قَالَ : " غُفْرَانَكَ "
Malik bin İsmail bize, İsrail'in bize anlattığına göre, Yusuf bin Ebu Burda'dan, babasından rivayete göre, Aişe -Allah ondan razı olsun- ona, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah onu korusun ve ona huzur versin, tuvaletten çıktığında şöyle diyeceğini söyledim: "Affın olsun."
31
Sunen ed-Darimi # 1/680
أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَسَّانَ ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ زَيْدٍ ، عَنْ شُعَيْبِ بْنِ الْحَبْحَابِ ، عَنْ أَنَسٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، أَنّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ :" أَكْثَرْتُ عَلَيْكُمْ فِي السِّوَاكِ "
Yahya bin Hasan bize, Saeed bin Zeyd'in, Şuayb bin El-Habhab'tan, Enes'ten (Allah ondan razı olsun) rivayet ettiğine göre, Allah'ın Elçisi, Allah ona salat ve selam versin, şöyle buyurmuştur: "Ben misvak konusunda senden daha bilgiliyim."
32
Sunen ed-Darimi # 1/681
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ ، عَنْ شُعَيْبِ بْنِ الْحَبْحَابِ ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" أَكْثَرْتُ عَلَيْكُمْ فِي السِّوَاكِ "
Muhammed bin İssa bize anlattı, Abdul-Varis, Şuayb bin El-Habhab'tan, Enes bin Malik'ten Allah ondan razı olsun, şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dedi: "Ben misvak'ı senden daha çok kullandım."
33
Sunen ed-Darimi # 1/682
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَحْمَدَ ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ ، عَنْ الْأَعْرَجِ ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ :" لَوْلَا أَنْ أَشُقَّ عَلَى أُمَّتِي، لَأَمَرْتُهُمْ بِهِ عِنْدَ كُلِّ صَلَاةٍ "، قَالَ أَبُو مُحَمَّد : يَعْنِي : السِّوَاكَ
Muhammed bin Ahmed bize anlattı, Süfyan bize Ebu'z-Zinad'dan, el-Arac'tan, Ebu Hureyre'den (Allah ondan razı olsun), Peygamber (sav)'den rivayetle, Allah ondan razı olsun ve ona salat ve selam olsun, şöyle dedi: "Eğer ümmetime zorluk çıkarmasaydım, onlara bunu her namazda kullanmalarını emrederdim." Ebu Muhammed şöyle dedi: Bu şu anlama gelir: misvak.
34
Sunen ed-Darimi # 1/683
أَخْبَرَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ هُوَ الْقَطْوَانِيُّ ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ إِسْمَاعِيل بْنِ أَبِي حَبِيبَةَ ، أَخْبَرَنِي دَاوُدُ بْنُ الْحُصَيْنِ ، عَنْ الْقَاسِمِ بْنِ مُحَمَّدٍ ، عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهَا، قَالَتْ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" السِّوَاكُ مَطْهَرَةٌ لِلْفَمِ، مَرْضَاةٌ لِلرَّبِّ "
Halid bin Muhlid, El-Katvani'dir, bize haber verdi. İbrahim bin İsmail bin Ebi Habiba bize dedi ki, Dâvûd bin el-Hüseyin bana şöyle dedi: Kasım bin Muhammed'den, Aişe'den rivayete göre Allah ondan razı olsun, o şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah'ın salat ve selamı ona olsun, şöyle buyurdu: "Misvak ağzı temizler. Rabbim razı olsun."
35
Sunen ed-Darimi # 1/684
أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ الرَّبِيعِ ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ ، عَنْ حُصَيْنٍ ، قَالَ : سَمِعْتُ أَبَا وَائِلٍ ، عَنْ حُذَيْفَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ : كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" إِذَا قَامَ إِلَى التَّهَجُّدِ، يَشُوصُ فَاهُ بِالسِّوَاكِ "
Saeed bin Al-Rabi bize anlattı, Şu'be bize Hüseyin'den rivayetle şöyle dedi: Ebu Vail'in Huzeyfe'den (Allah ondan razı olsun) rivayet ettiğine göre şöyle dediğini duydum: Allah'ın Elçisi (Allah onu kutsasın ve ona huzur versin) şöyle dedi: "Teheccüd için durduğunda ağzını misvak ile örtmelidir."
36
Sunen ed-Darimi # 1/685
أَخْبَرَنَا سَهْلُ بْنُ حَمَّادٍ ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ ، عَنْ قَتَادَةَ ، عَنْ أَبِي الْمَلِيحِ ، عَنْ أَبِيهِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ :" لَا يَقْبَلُ اللَّهُ صَلَاةً بِغَيْرِ طُهُورٍ، وَلَا صَدَقَةً مِنْ غُلُولٍ "
Sehl bin Hammad bize şunu anlattı, Şu'be bize Katade'den, Ebu'l-Malih'ten, babasından, Allah ondan razı olsun, Peygamber'den, Allah'ın duası ve selamı onun üzerine olsun rivayetiyle anlattı. Ve şöyle buyurdu: "Allah, arınmadan yapılan namazı ve aldanmayan insanlardan gelen sadakayı kabul etmez."
37
Sunen ed-Darimi # 1/686
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ ، عَنْ سُفْيَانَ ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْحَنَفِيَّةِ ، عَنْ عَلِيٍّ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" مِفْتَاحُ الصَّلَاةِ الطُّهُورُ، وَتَحْرِيمُهَا التَّكْبِيرُ، وَتَحْلِيلُهَا التَّسْلِيمُ "
Muhammed ibn Yusuf, Süfyan'dan, Abdullah ibn Muhammed ibn Akil'den, Muhammed ibn el-Hanefiyye'den, Ali'den -Allah ondan râzı olsun- haber verdi ve şöyle dedi: Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: "Namazın anahtarı temizliktir, haramı tekbirdir, caizliği ise selamdır."
38
Sunen ed-Darimi # 1/687
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ ، حَدَّثَنَا أَبُو رَيْحَانَةَ ، عَنْ سَفِينَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ : كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" يَتَوَضَّأُ بِالْمُدِّ وَيَغْتَسِلُ بِالصَّاعِ "
Gemiyi bize Muhammed bin İsa anlattı, İbn Uleyye anlattı, Ebu Reyhane anlattı, Allah ondan razı olsun, şöyle dedi: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dedi: "Mudla abdest almalı, saa' ile yıkanmalı"
39
Sunen ed-Darimi # 1/688
أَخْبَرَنَا أَبُو الْوَلِيدِ الطَّيَالِسِيُّ ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ ، أَخْبَرَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَبْرٍ ، قَالَ : سَمِعْتُ أَنَسًا ، يَقُولُ : كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" يَتَوَضَّأُ بِالْمَكُّوكِ، وَيَغْتَسِلُ بِخَمْسِ مَكَاكِي "
Ebu'l-Velid et-Tayâlisi bize anlattı, Şu'be anlattı, Abdullah bin Abdullah bin Cebr bana şöyle dedi: Enes'i şöyle derken işittim: Allah'ın Resulü, Allah ona salat ve selam versin, "bir Mekke'de abdest alır ve beş Mekke'de yıkanırdı."
40
Sunen ed-Darimi # 1/689
أَخْبَرَنَا زَكَرِيَّا بْنُ عَدِيٍّ ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَمْرٍو ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ ، عَنْ الرُّبَيِّعِ بِنْتِ مُعَوِّذِ بْنِ عَفْرَاءَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا، قَالَتْ : كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" يَأْتِينَا فِي مَنْزِلِنَا، فَآخُذُ مِيضَأَةً لَنَا تَكُونُ مُدًّا وَثُلُثَ مُدٍّ، أَوْ رُبُعَ مُدٍّ فَأَسْكُبُ عَلَيْهِ فَيَتَوَضَّأُ ثَلَاثًا ثَلَاثًا "
Bize Zekeriya bin Adi'nin haber verdiğine göre, Ubeydullah bin Amr, Abdullah bin Muhammed bin Akil'den, El-Rabi' bint Mu'aviz bin Afra'dan (Allah onlardan razı olsun) rivayetle şöyle dedi: Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) evimize gelirdi, ben de bize hizmet etmek için bir leğen alırdım. Bir çamur ve bir çamurun üçte biri veya dörtte biri çamur, sonra üzerine dökün ve üç defa abdest alır.”
41
Sunen ed-Darimi # 1/690
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ الْعَقَدِيُّ ، حَدَّثَنَا كَثِيرُ بْنُ زَيْدٍ ، حَدَّثَنِي رُبَيْحُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيُّ ، عَنْ أَبِيهِ ، عَنْ جَدِّهِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ :" لَا وُضُوءَ لِمَنْ لَمْ يَذْكُرْ اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهِ "
Ubeydullah bin Saeed bize anlattı, Ebu Amir el-Akdi anlattı, Kesir bin Zeyd anlattı, Rabih bin Abdul Rahman bin Abi bize Saeed Al-Hudri'den, babasından, dedesinden, Allah ondan razı olsun, Peygamber'den, Allah'ın dua ve selamı üzerine olsun, şöyle dedi: "Hatırlamayanın abdesti yoktur." Allah'ın ismi onun üzerine olsun."
42
Sunen ed-Darimi # 1/691
أَخْبَرَنَا هَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ ، أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ ، أَخْبَرَنِي النُّعْمَانُ بْنُ سَالِمٍ ، قَالَ : سَمِعْتُ ابْنَ عَمْرِو بْنِ أَوْسٍ يُحَدِّثُ، عَنْ جَدِّهِ أَوْسِ بْنِ أَبِي أَوْسٍ أَنَّهُ ، رَأَى رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" تَوَضَّأَ، فَاسْتَوْكَفَ ثَلَاثًا "، فَقُلْتُ أَنَا لَهُ : أَيُّ شَيْءٍ اسْتَوْكَفَ ثَلَاثًا؟ قَالَ : غَسَلَ يَدَيْهِ ثَلَاثًا
Haşim bin Kasım bize anlattı, Şu'be bize anlattı, Nu'man bin Salem bana dedi ki: Ben İbni Amr bin Evs'i, dedesi Evs bin Ebu Evs'ten rivayetle konuşurken duydum, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i "abdest alırken üç defa yetti" diye gördüğünü söyledi, ben de ona: "Ne var?" dedim. Üç gün durdu mu? Şöyle dedi: Ellerini üç defa yıkadı.
43
Sunen ed-Darimi # 1/692
أَخْبَرَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهَمِيُّ ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْأَعْلَى ، عَنْ مَعْمَرٍ ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ ، عَنْ حُمْرَانَ بْنِ أَبَانَ مَوْلَى عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ " أَنَّ عُثْمَانَ تَوَضَّأَ،فَمَضْمَضَ، وَاسْتَنْشَقَ، وَغَسَلَ وَجْهَهُ ثَلَاثًا، وَيَدَيْهِ ثَلَاثًا، وَمَسَحَ بِرَأْسِهِ، وَغَسَلَ رِجْلَيْهِ ثَلَاثًا، ثُمَّ قَالَ : رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ تَوَضَّأَ كَمَا تَوَضَّأْتُ، ثُمَّ قَالَ : " مَنْ تَوَضَّأَ وُضُوئِي هَذَا، ثُمَّ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ لَا يُحَدِّثُ فِيهِمَا نَفْسَهُ، غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ "
Nasr bin Ali el-Cahmi bize anlattı, Abd el-A'la bize Muammer'den, ez-Zuhri'den, Ata' bin Yezid'den, Hamran bin'den rivayet etti. Osman ibn Affan'ın hizmetçisi şöyle anlattı: "Osman abdest aldı, ağzını çalkaladı, ağzını kokladı, yüzünü üç kez yıkadı, ellerini üç kez yıkadı ve başını meshetti. Ayaklarını üç defa yıkadı ve şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.)'i benim gibi abdest alırken gördüm. Sonra: "Abdestimi kim aldı?" dedi. Daha sonra kendi kendine konuşmadan iki rek'at namaz kıldı ve bu sırada geçmiş günahları bağışlandı."
44
Sunen ed-Darimi # 1/693
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَسَّانَ ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ ، وَخَالِدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ ، عَنْ عَمْرِو بْنِ يَحْيَى الْمَازِنِيِّ ، عَنْ أَبِيهِ ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ زَيْدٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ" دَعَا بِتَوْرٍ مِنْ مَاءٍ فَأَكْفَأَ عَلَى يَدَيْهِ فَغَسَلَهُمَا ثَلَاثَ مَرَّاتٍ، وَغَسَلَ وَجْهَهُ ثَلَاثًا، وَيَدَيْهِ إِلَى الْمِرْفَقَيْنِ مَرَّتَيْنِ مَرَّتَيْنِ، ثُمَّ قَالَ : هَكَذَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَتَوَضَّأُ "، أَخْبَرَنَا يَحْيَى ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي سَلَمَةَ ، عَنْ عَمْرِو بْنِ يَحْيَى ، عَنْ أَبِيهِ ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ زَيْدٍ ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَحْوًا مِنْهُ
Yahya bin Hasan anlattı, Abdülaziz bin Muhammed bize anlattı ve Halid bin Abdullah, Amr bin Yahya el-Mazini'den, babasından rivayetle, Abdullah bin Zeyd'in (Allah ondan razı olsun) bir leğen su istediğini, bunun üzerine ellerini onun üzerine koyup üç kez yıkadığını ve yüzünü üç kez yıkadığını anlattı. Elleri iki kez dirseklere kadar geldi ve şöyle dedi: İşte böyle Resûlullah'ı (s.a.v.) Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, abdest alırken gördüm." Yahya bize anlattı, Abdülaziz bin Ebî Seleme, Amr bin Yahya'dan, babasından, Abdullah bin Zeyd'den, Peygamber'den (s.a.v.) rivayetle, dedi. Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun
45
Sunen ed-Darimi # 1/694
أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، قَالَ :" أَلَا أُنَبِّئُكُمْ أَوْ أَلَا أُخْبِرُكُمْ بِوُضُوءِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ؟ فَتَوَضَّأَ مَرَّةً مَرَّةً، أَوْ قَالَ : مَرَّةً مَرَّةً "
Bize Ebu Asım anlattı, Süfyan es-Sevri anlattı, Zeyd bin Eslem Ata' bin Yassar'dan, İbni Abbas'tan -Allah ondan razı olsun- rivayet ettiğine göre şöyle dedi: "Size Resûlullah'ın (s.a.v.) abdestini haber vereyim mi, haber vereyim mi? Allah ona salat ve selam versin? O da bir defa abdest aldı veya şöyle dedi: Bir defa."
46
Sunen ed-Darimi # 1/695
أَخْبَرَنَا أَبُو الْوَلِيدِ ، حَدَّثَنِي عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ الدَّرَاوَرْدِيُّ ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ : أَنّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" تَوَضَّأَ مَرَّةً مَرَّةً، وَجَمَعَ بَيْنَ الْمَضْمَضَةِ وَالِاسْتِنْشَاقِ "
Ebu El-Velid bize, Abdülaziz bin Muhammed El-Daraverdi anlattı, Zeyd bin Eslem, Ata' bin Yaşar'dan, İbni Abbas'tan (Allah ondan razı olsun) rivayetle şöyle dedi: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), "arada bir abdest alırdı, ayrıca ağzını ve burnunu yıkardı."
47
Sunen ed-Darimi # 1/696
حَدَّثَنَا زَكَرِيَّا بْنُ عَدِيٍّ ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَمْرٍو ، عَنْ ابْنِ عَقِيلٍ ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيِّبِ ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : أَنَّهُ سَمِعَهُ يَقُولُ :" أَلَا أَدُلُّكُمْ عَلَى مَا يُكَفِّرُ اللَّهُ بِهِ الْخَطَايَا، وَيَزِيدُ بِهِ فِي الْحَسَنَاتِ؟ "، قَالُوا : بَلَى، قَالَ : " إِسْبَاغُ الْوُضُوءِ عَلَى الْمَكْرُوهَاتِ، وَكَثْرَةُ الْخُطَا إِلَى الْمَسَاجِدِ، وَانْتِظَارُ الصَّلَاةِ بَعْدَ الصَّلَاةِ "، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ مَسْعُودٍ ، حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ هُوَ ابْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيِّبِ ، عَن أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ : أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَذَكَرَ بِنَحْوِهِ
Zakaria bin Adi bize anlattı, Ubeydullah bin Amr bize İbn Akil'den, Sa'id bin El-Müsayyab'dan, Ebu Sa'id el-Hudri'den (Allah ondan razı olsun) rivayetle anlattı. Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun: Onun şöyle dediğini duydu: "Allah'ın günahları kefaret edeceği şeyi sana ileteyim mi? Ve bu onun iyiliklerini arttırır mı? "Evet dediler. O da şöyle dedi: "Hoş olmayan şeyler için abdest almak, mescidlere çok adım atmak ve namazdan sonra namazı beklemek." Musa anlattı. Bin Mesud, Zuhayr bin Muhammed bize, Abdullah'tan rivayete göre, Saeed bin'den rivayete göre Muhammed bin Akil'in oğludur dedi. El-Müsayyab, Ebu Saeed El-Hudri'den (Allah ondan razı olsun) rivayetle: Allah Resulü'nü (Allah onu kutsasın ve ona huzur versin) duydu ve buna benzer bir şey söyledi.
48
Sunen ed-Darimi # 1/697
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ ، عَنْ أَبِي الْجَهْضَمِ ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ :" أُمِرْنَا بِإِسْبَاغِ الْوُضُوءِ "
Bize Musaddad anlattı, Hammad bin Zeyd bize Ebu'l-Cahzem'den, Ubeydullah bin Abdullah'tan, İbn Abbas'tan -Allah ondan razı olsun, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivayetle şöyle dedi: "Biz abdesti eksiksiz almamızla emrolunduk."
49
Sunen ed-Darimi # 1/698
أَخْبَرَنَا أَبُو الْوَلِيدِ الطَّيَالِسِيُّ ، حَدَّثَنَا زَائِدَةُ ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ عَلْقَمَةَ الْهَمْدَانِيُّ ، حَدَّثَنِي عَبْدُ خَيْرٍ ، قَالَ : دَخَلَ عَلِيٌّ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ الرَّحَبَةَ بَعْدَمَا صَلَّى الْفَجْرَ، فَجَلَسَ فِي الرَّحَبَةِ، ثُمَّ قَالَ لِغُلَامٍ لَهُ : ائْتِنِي بِطَهُورٍ، قَالَ : فَأَتَاهُ الْغُلَامُ بِإِنَاءٍ فِيهِ مَاءٌ وَطَسْتٍ، قَالَ عَبْدُ خَيْرٍ : وَنَحْنُ جُلُوسٌ نَنْظُرُ إِلَيْهِ " فَأَدْخَلَ يَدَهُ الْيُمْنَى فَمَلَأَ فَمَهُ، فَمَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ، وَنَثَرَ بِيَدِهِ الْيُسْرَى، فَعَلَ هَذَا ثَلَاثَ مَرَّاتٍ "، ثُمَّ قَالَ :" مَنْ سَرَّهُ أَنْ يَنْظُرَ إِلَى طُهُورِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَهَذَا طُهُورُهُ "، أَخْبَرَنَا أَبُو نُعَيْمٍ ، حَدَّثَنَا حَسَنُ بْنُ عُقْبَةَ الْمُرَادِيُّ ، أَخْبَرَنِي عَبْدُ خَيْرٍ بِإِسْنَادِهِ نَحْوَهُ
Ebu el-Velid el-Tayalisi anlattı, Zeyde anlattı, Halid bin Alkame El Hamdani anlattı, Abd Khair bana dedi ki: Ali içeri girdi, Allah ondan razı olsun, sabah namazını kıldıktan sonra Rahba'ya gitti, Rahba'da oturdu, sonra bir oğluna şöyle dedi: Bana arınacak bir şeyler getir. Şöyle dedi: Bunun üzerine çocuk onu kendisine getirdi. Abd Khair, içinde su bulunan bir kap ve bir leğenle şunları söyledi: "Ve biz de oturmuş ona bakıyorduk." Bunun üzerine sağ elini ağzına sokup ağzını doldurdu, ağzını çalkalayıp kokladı, sol eliyle de yaydı ve bunu üç defa yaptı, sonra şöyle dedi: "Kim Resulullah'ın paklığını görmekle memnun olursa, Allah ona bereket versin ve huzur versin, Bu onun arınmasıdır.” Ebu Nu'aym bize anlattı, Hasan bin Ukbe el-Muradi bize anlattı, Abd Khair bana benzer bir rivayet zinciriyle anlattı.
50
Sunen ed-Darimi # 1/699
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ خَالِدٍ ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاق ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ عَائِذِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ، قَالَ : سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، يَقُولُ : سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ :" مَنْ اسْتَنْشَقَ، فَلْيَسْتَنْثِرْ، وَمَنْ اسْتَجْمَرَ، فَلْيُوتِرْ "
Ahmed bin Halid bize anlattı, Muhammed bin İshak, Ez-Zühri'den, Aid Allah bin Abdullah'tan rivayetle şöyle dedi: Ebu Hureyre'yi duydum, Allah ondan razı olsun, şöyle dedi: Resûlullah'ı (Allah'ın salat ve selamı ona olsun) şöyle derken işittim: "Kim nefes alırsa tükürsün, kim ağzını temizlerse vitir kılsın."