33 Hadis
01
Sunen ed-Darimi # 13/2223
أَخْبَرَنَا عَفَّانُ ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ ، عَنْ الْأَسْوَدِ ، عَنْ عَائِشَةَ ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ :" رُفِعَ الْقَلَمُ عَنْ ثَلَاثَةٍ : عَنِ النَّائِمِ حَتَّى يَسْتَيْقِظَ، وَعَنِ الصَّغِيرِ حَتَّى يَحْتَلِمَ، وَعَنِ الْمَجْنُونِ حَتَّى يَعْقِلَ ".
وَقَدْ قَالَ حَمَّادٌ أَيْضًا : " وَعَنْ الْمَعْتُوهِ حَتَّى يَعْقِلَ "
Affan bize anlattı, Hammad bin Seleme anlattı, Hammad bize İbrahim'den, Esved'den, Aişe'den, Peygamber'den, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin. Ve buyurdu ki: "Kalem üç kişiden kaldırılmıştır: Uyuyandan uyanıncaya kadar, çocuktan ıslak rüya görene kadar ve deliden uyanıncaya kadar." Mantıklı hale geliyor.” Hammad ayrıca şunları söyledi: "Aklı başına gelinceye kadar aptal hakkında da."
02
Sunen ed-Darimi # 13/2224
أَخْبَرَنَا أَبُو النُّعْمَانِ ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ بْنِ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ ، عَنْ عُثْمَانَ ، قَالَ : سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، يَقُولُ :" لَا يَحِلُّ دَمُ امْرِئٍ مُسْلِمٍ إِلَّا بِإِحْدَى ثَلَاثٍ : بِكُفْرٍ بَعْدَ إِيمَانٍ، أَوْ بِزِنًى بَعْدَ إِحْصَانٍ، أَوْ يَقْتُلُ نَفْسًا بِغَيْرِ نَفْسٍ فَيُقْتَلُ "
Ebu'n-Numan bize anlattı, Hammad bin Zeyd, Yahya bin Saeed'den, Ebu Umame bin Sehl bin Hanif'ten, Osman'dan rivayetle şöyle dedi: Ben Rasulullah'ı (s.a.v.) işittim, şöyle derken işittim: "Üç durumdan biri dışında bir Müslümanın kanını dökmek caiz değildir: İmandan sonra küfür veya zina." Savaştan sonra veya bir candan başka bir canı öldürürse öldürülür.”
03
Sunen ed-Darimi # 13/2225
حَدَّثَنَا يَعْلَى ، حَدَّثَنَا الْأَعْمَشُ ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ ، عَنْ مَسْرُوقٍ ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" لَا يَحِلُّ دَمُ رَجُلٍ يَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ، وَأَنِّي رَسُولُ اللَّهِ إِلَّا أَحَدُ ثَلَاثَةِ نَفَرٍ : النَّفْسُ بِالنَّفْسِ، وَالثَّيِّبُ الزَّانِي، وَالتَّارِكُ لِدِينِهِ، الْمُفَارِقُ لِلْجَمَاعَةِ "
Ya'la bize anlattı, Al-A'meş, Abdullah bin Mürre'den, Mesruk'tan, Abdullah'tan rivayetle şöyle dedi: Allah'ın Resulü, Allah onu bereketlesin ve ona huzur versin, şöyle dedi: "Allah'tan başka ilah olmadığına ve benim Allah'ın elçisi olduğuma şu üç kişiden biri dışında şehadet eden bir adamın kanını dökmek caiz değildir: cana karşılık can, Ve evli olan, zina eden, dininden dönen, toplumdan ayrılan kimse.”
04
Sunen ed-Darimi # 13/2226
أَخْبَرَنَا سَعْدُ بْنُ حَفْصٍ ، حَدَّثَنَا شَيْبَانُ ، عَنْ أَشْعَثَ ، عَنْ عِكْرِمَةَ ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ، قَالَ : كَانَ صَفْوَانُ بْنُ أُمَيَّةَ نَائِمًا فِي الْمَسْجِدِ، فَأَتَاهُ رَجُلٌ وَهُوَ نَائِمٌ، فَاسْتَلَّ رِدَاءَهُ مِنْ تَحْتِ رَأْسِهِ، فتَنَبَّهَ بِهِ، فَلَحِقَهُ فَأَخَذَهُ فَانْطَلَقَ بِهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ : يَا رَسُولَ اللَّهِ، كُنْتُ نَائِمًا فِي الْمَسْجِدِ، فَأَتَانِي هَذَا فَاسْتَلَّ رِدَائِي مِنْ تَحْتِ رَأْسِي، فَلَحِقْتُهُ فَأَخَذْتُهُ، فَأَمَرَ بِقَطْعِهِ، فَقَالَ لَهُ صَفْوَانُ : يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ رِدَائِي لَمْ يَبْلُغْ أَنْ يُقْطَعَ فِيهِ هَذَا؟ قَالَ :" فَهَلَّا، قَبْلَ أَنْ تَأْتِيَنِي بِهِ؟ "
Saad bin Hafs bize anlattı, Şeyban, Eş'at'tan, İkrime'den, İbn Abbas'tan rivayetle şöyle dedi: Safvan bin Ümeyye uyuyordu. Mescidde uyurken yanına bir adam geldi, başının altından cübbesini çıkardı, bunu fark etti ve ona yetişip mescide götürdü. Allah Resulü, Allah ona salat ve selam versin Allah ondan razı olsun ve ona huzur versin. Dedi ki: Ey Allah'ın Resulü, ben mescidde uyuyordum, bu adam yanıma geldi ve başımın altından elbisemi çıkardı, ben de onu takip ettim. Ben de onu aldım, kesilmesini emretti ve Safvan ona şöyle dedi: Ey Allah'ın Resulü, benim elbisem bunun içine kesilecek kadar eski değil mi? Şöyle dedi: “Öyleyse ondan önce.” Onu bana getirir misin? "
05
Sunen ed-Darimi # 13/2227
أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ الْهَاشِمِيُّ ، أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ عَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ ، عَنْ عَائِشَةَ : أَنّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ :" تُقْطَعُ الْيَدُ فِي رُبْعِ دِينَارٍ فَصَاعِدًا "
Süleyman bin Davud el-Haşimi bize haber verdi, İbrahim bin Saad, Ez-Zuhri'den, Amra bint Abdul Rahman'dan, Aişe'den rivayetle şöyle haber verdi: Allah Resulü, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, buyurdu ki: "El, çeyrek dinar veya daha fazlası için kesilir."
06
Sunen ed-Darimi # 13/2228
أَخْبَرَنَا أَبُو نُعَيْمٍ ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ ، عَنْ أَيُّوبَ ، وَإِسْمَاعِيل بْنِ أُمَيَّةَ ، وَعُبَيْدِ اللَّهِ ، وَمُوسَى بْنِ عُقْبَة ، عَنْ نَافِعٍ ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ، قَالَ :" قَطَعَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي مِجَنٍّ قِيمَتُهُ ثَلَاثَةُ دَرَاهِمَ "
Ebu Nuaym bize anlattı, Süfyan bize Eyyub, İsmail bin Ümeyye, Ubeydullah ve Musa bin Ukba'dan, Nafi'den rivayetle, İbn Ömer'den rivayetle şöyle dedi: "Allah'ın Resulü, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, değeri üç dirhem olan bir kalkan kesti."
07
Sunen ed-Darimi # 13/2229
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ ، عَنْ ابْنِ شِهَابٍ ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ ، عَنْ عَائِشَةَ : أَنَّ قُرَيْشًا أَهَمَّهُمْ شَأْنُ الْمَرْأَةِ الْمَخْزُومِيَّةِ الَّتِي سَرَقَتْ، فَقَالُوا : مَنْ يُكَلِّمُ فِيهَا رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ؟، قَالُوا : وَمَنْ يَجْتَرِئُ عَلَيْهِ إِلَّا أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ حِبُّ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ؟ فَكَلَّمَهُ أُسَامَةُ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : " أَتَشْفَعُ فِي حَدٍّ مِنْ حُدُودِ اللَّهِ؟ " ثُمَّ قَامَ فَاخْتَطَبَ، فَقَالَ :" إِنَّمَا هَلَكَ الَّذِينَ قَبْلَكُمْ أَنَّهُمْ كَانُوا إِذَا سَرَقَ فِيهُمُ الشَّرِيفُ، تَرَكُوهُ، وَإِذَا سَرَقَ فِيهِمُ الضَّعِيفُ، أَقَامُوا عَلَيْهِ الْحَدَّ، وَايْمُ اللَّهِ، لَوْ أَنَّ فَاطِمَةَ بِنْتَ مُحَمَّدٍ سَرَقَتْ، لَقَطَعْتُ يَدَهَا "
Ahmed bin Abdullah bize, Leys'in İbn Şihab'tan, Urve bin Zübeyr'den, Aişe'den rivayetle şöyle anlattığını anlattı: Kureyş bunların en önemlileriydi. Hırsızlık yapan gizli kadın meselesi. Dediler ki: Onun hakkında Allah Resulü (s.a.v.) ile kim konuşacak? Dediler ki: Kim cesaret edebilir? Allah Resulü'nün sevdiği Usame bin Zeyd dışında, Allah ona salat ve selam versin? Bunun üzerine Usame onunla konuştu ve Resûlullah (s.a.v.) şöyle dedi: "Allah'ın koyduğu sınırlardan biri hakkında şefaat ediyor musun?" Sonra kalkıp hutbe okudu ve şöyle dedi: "Sizden öncekiler, eğer biri onlardan bir şey çalsaydı, Onurlu olanı bıraktılar, zayıf olanı çalarsa cezasını ona verdiler ve Allah'a yemin ederim ki, Muhammed'in kızı Fatıma hırsızlık yapsaydı, onun elini keserdim."
08
Sunen ed-Darimi # 13/2230
أَخْبَرَنَا حَجَّاجُ بْنُ مِنْهَالٍ ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ ، عَنْ إِسْحَاق بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ ، عَنْ أَبِي الْمُنْذِرِ مَوْلَى أَبِي ذَرٍّ، عَنْ أَبِي أُمَيَّةَ الْمَخْزُومِيِّ ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أُتِيَ بِسَارِقٍ اعْتَرَفَ اعْتِرَافًا، لَمْ يُوجَدْ مَعَهُ مَتَاعٌ، فَقَالَ :" مَا إِخَالُكَ سَرَقْتَ؟ " قَالَ : بَلَى، قَالَ : " مَا إِخَالُكَ سَرَقْتَ؟ " قَالَ : بَلَى، قَالَ : " فَاذْهَبُوا فَاقْطَعُوا يَدَهُ ثُمَّ جِيئُوا بِهِ " فَقَطَعُوا يَدَهُ، ثُمَّ جَاءُوا بِهِ، فَقَالَ : " اسْتَغْفِرِ اللَّهَ وَتُبْ إِلَيْهِ "، فَقَالَ : أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ، فَقَالَ : " اللَّهُمَّ تُبْ عَلَيْهِ، اللَّهُمَّ تُبْ عَلَيْهِ "
Haccac bin Minhal bize, Hammad bin Seleme'nin, İshak bin Abdullah bin Ebi Talha'dan, Ebu Zer'in hizmetçisi Ebu Zer'den, Ebu Ümeyye el-Makzumi'den rivayetle, Allah'ın Resulü'nün, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, itiraf eden bir hırsızla birlikte getirildiğini, ancak onun yanında bulunmadığını söyledi. "Ne çaldığını sanıyorsun?" dedi. "Evet" dedi. "Ne çaldığını sanıyorsun?" dedi. "Evet" dedi. Dedi ki: "Öyleyse git, elini kes ve sonra onu getir." Bunun üzerine elini kestiler, sonra onu getirdiler ve şöyle dedi: "Allah'tan mağfiret dileyin ve O'na tövbe edin." Şöyle dedi: "Allah'tan mağfiret dilerim ve ona tövbe ederim." O da şöyle dedi: "Allah'ım, ona tövbe et." Allah'ım, onun için tövbe et."
09
Sunen ed-Darimi # 13/2231
أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى هُوَ ابْنُ سَعِيدٍ ، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ أَخْبَرَهُ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ ، قَالَ : سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، يَقُولُ :" لَا قَطْعَ فِي ثَمَرٍ وَلَا كَثَرٍ "
Yezid ibn Harun bize bildirdi, Yahya ibn Sa'id bize Muhammed ibn Yahya ibn Hibban'ın kendisine haber verdiğini, Rafi' ibn Hadic'ten rivayetle şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.)'i şöyle derken işittim: "Meyveyi kesmek veya çoğaltmak yoktur."
10
Sunen ed-Darimi # 13/2232
حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ مَنْصُورٍ ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ ، عَنْ رَجُلٍ مِنْ قَوْمِهِ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ :" لَا قَطْعَ فِي ثَمَرٍ وَلَا كَثَرٍ "
El-Hüseyin bin Mansur bize anlattı, Ebu Usame bize, Yahya bin Saeed'den, Muhammed bin Yahya bin Hibban'dan, kavminden bir adamdan, Rafi' ibn Hatice'den, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivayetle şöyle dedi: "Meyve ve bereketin kesilmesi yoktur."
11
Sunen ed-Darimi # 13/2233
أَخْبَرَنَا إِسْحَاق ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ ، عَنْ سُفْيَانَ ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ ، عَنْ عَمِّهِ وَاسِعِ بْنِ حَبَّانَ ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" لَا قَطْعَ فِي ثَمَرٍ وَلَا كَثَرٍ ".
حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَحْوَهُ
İshak bize anlattı, Veki' Süfyan'dan, Yahya bin Sa'id'den, Muhammed bin Yahya bin Hibban'dan, amcası Vasi' ibn Hibban'dan, Rafi' ibn Hadic'ten rivayetle şöyle demiştir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Meyvenin kesilmesi veya bereketi yoktur." Ebu Nu`aym bize anlattı, bize anlattı Süfyan, Yahya bin Saeed'den, Muhammed bin Yahya bin Hibban'dan, Rafi' bin Hadic'ten, Peygamber'den, Allah ona salat ve selam versin.
12
Sunen ed-Darimi # 13/2234
أَخْبَرَنَا إِسْحَاق ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ ، وَالثَّقَفِيُّ ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ ، أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ ، قَالَ : سَمِعْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، يَقُولُ :" لَا قَطْعَ فِي ثَمَرٍ وَلَا كَثَرٍ ".
قَالَ : وَهُوَ شَحْمُ النَّخْلِ.
وَالْكَثَرُ : الْجُمَّارُ
Bize İshak anlattı, Cerir ve Sakafi, Yahya bin Saeed'den rivayetle, Muhammed bin Yahya bin Hibban bana, Rafi' bin Hadic'ten rivayetle şöyle dedi: Peygamber (s.a.v.)'i, Allah onu bereketlesin ve ona huzur versin, şöyle derken işittim: "Meyve kesmek veya bereket yoktur." Dedi ki: Hurma yağıdır. Ve en önemlisi: taşlar
13
Sunen ed-Darimi # 13/2235
أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ ، عَنْ أَبِي مَيْمُونٍ ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ ، قَالَ : سَمِعْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، يَقُولُ :" لَا قَطْعَ فِي كَثَرٍ ".
قَالَ أَبُو مُحَمَّد : الْقَوْلُ مَا قَالَ أَبُو أُسَامَةَ
Saeed bin Mansur bize anlattı, Abdülaziz bin Muhammed, Yahya bin Saeed'den, Muhammed bin Yahya bin Hibban'dan, Abi Maimoon'dan, Rafi' bin Hadic'ten rivayetle şöyle dedi: Peygamber Efendimiz'i (s.a.v.) Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle derken işittim: "Pek çok durumda kesinti yoktur." Ebu Muhammed şöyle dedi: Ne dedi? Ebu Usame
14
Sunen ed-Darimi # 13/2236
أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ ، عَنْ ابْنِ جُرَيْجٍ ، قَالَ : أَنْبَأَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ ، قَالَ جَابِرٌ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" لَيْسَ عَلَى الْمُنْتَهِبِ، وَلَا عَلَى الْمُخْتَلِسِ، وَلَا عَلَى الْخَائِنِ قَطْعٌ "
Ebu Asım bize İbn Cüreyc'ten rivayetle şöyle dedi: Ebu'z-Zübeyr haber verdi, Cabir şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah ona salat ve selam versin, şöyle buyurdu: "Bu, yağmacının, zimmete para geçirenin ve hainin üzerine değildir."
15
Sunen ed-Darimi # 13/2237
حَدَّثَنَا هَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ ، عَنْ قَتَادَةَ ، عَنْ أَنَسٍ ، " أَنّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَأُتِيَ بِرَجُلٍ قَدْ شَرِبَ خَمْرًا فَضَرَبَهُ بِجَرِيدَتَيْنِ "، ثُمَّ فَعَلَ أَبُو بَكْرٍ مِثْلَ ذَلِكَ، فَلَمَّا كَانَ عُمَرُ : اسْتَشَارَ النَّاسَ، فَقَالَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَوْفٍ : أَخَفُّ الْحُدُودِ : ثَمَانِينَ، قَالَ : فَفَعَلَ
Haşim bin El Kasım bize, Şu'be'nin Katade'den, Enes'ten rivayetle anlattığına göre şöyle dedi: "Peygamber (s.a.v.) şarap içmiş bir adam getirdi." Bunun üzerine ona iki hurma ağacıyla vurdu. Daha sonra Ebubekir de aynısını yaptı. Ömer oradayken insanlarla istişarede bulundu ve Abdurrahman bin Avf şöyle dedi: En hafif sınır: seksen. Şöyle dedi: Öyle de yaptı.
16
Sunen ed-Darimi # 13/2238
حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ الْمُخْتَارِ ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ الدَّانَاجُ ، حَدَّثَنَا حُضَيْنُ بْنُ الْمُنْذِرِ الرَّقَاشِيُّ ، قَالَ : شَهِدْتُ عُثْمَانَ بْنَ عَفَّانَ وَأُتِيَ بِالْوَلِيدِ بْنِ عُقْبَةَ، فَقَالَ عَلِيٌّ :" جَلَدَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَرْبَعِينَ، وَجَلَدَ أَبُو بَكْرٍ أَرْبَعِينَ، وَعُمَرُ ثَمَانِينَ، وَكُلٌّ سُنَّةٌ "
Müslim bin İbrahim anlattı, Abdülaziz bin Muhtar anlattı, Abdullah el-Danaj anlattı, Hudeyn bin el-Münzir er-Rakkaşi anlattı Şöyle dedi: Osman bin Affan ile Velid bin Ukbe'nin getirildiğine şahit oldum ve Ali şöyle dedi: "Peygamber (s.a.v.)'in kırbaçlandığına şahit oldum." Kırk, Ebu Bekir kırk kırbaçlandı, Ömer seksen yaşındaydı ve hem de her yıl.”
17
Sunen ed-Darimi # 13/2239
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الرَّقَاشِيُّ ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ هُوَ ابْنُ زُرَيْعٍ ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ هُوَ ابْنُ إِسْحَاق ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُتْبَةَ بْنِ عُرْوَةَ بْنِ مَسْعُودٍ الثَّقَفِيُّ ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الشَّرِيدِ ، عَنْ أَبِيهِ ، قَالَ : سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، يَقُولُ :" إِذَا شَرِبَ أَحَدُكُمْ فَاضْرِبُوهُ، ثُمَّ إِنْ عَادَ، فَاضْرِبُوهُ، ثُمَّ إِنْ عَادَ، فَاضْرِبُوهُ، ثُمَّ إِنْ عَادَ الرَّابِعَةَ فَاقْتُلُوهُ "
Muhammed bin Abdullah El-Rakkaşi bize, Yezid bize İbn Zürey' olduğunu söyledi, Muhammed bize İbn İshak olduğunu söyledi, Abdullah bin Utba bin Urve bin Mesud El-Sakafi, Amr bin El-Şerid'den, babasından rivayetle şöyle dedi: Allah'ın Elçisi'ni işittim, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, Şöyle buyuruyor: "Sizden biriniz içerse onu dövün, tekrar gelirse dövün, tekrar gelirse dövün, dördüncü kez tekrar gelirse onu öldürün."
18
Sunen ed-Darimi # 13/2240
أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ هُوَ ابْنُ أَبِي أَيُّوبَ ، حَدَّثَنِي يَزِيدُ بْنُ أَبِي حَبِيبٍ ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْأَشَجِّ ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ هُوَ ابْنُ جَابِرٍ ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ بْنِ نِيَارٍ ، قَالَ : سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، يَقُولُ :" لَا يَحِلُّ لِأَحَدٍ أَنْ يَضْرِبَ أَحَدًا فَوْقَ عَشْرَةِ أَصْوَاتٍ إِلَّا فِي حَدٍّ مِنْ حُدُودِ اللَّهِ "
Abdullah bin Yezid bize anlattı, İbn Ebi Eyyub olan Sa'id bize anlattı, Yezid bin Ebu Habib bana Bukayr bin Abdullah'tan rivayet etti. İbnü'l-Eşcec, Süleyman İbn Yesar'dan rivayetle, Abdurrahman'dan rivayetle o İbn Cabir'dir, Ebu Burdah ibn Nayyar'dan rivayetle şöyle dedi: Allah'ın Resulü'nü duydum Allah senden razı olsun. Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun, şöyle buyurdu: "Allah'ın koyduğu sınırlar dışında, hiç kimsenin bir kimseye ondan fazla vuruşla vurması caiz değildir."
19
Sunen ed-Darimi # 13/2241
أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ ، أَخْبَرَنِي ابْنُ شِهَابٍ ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ ، عَنْ جَابِرٍ : أَنَّ رَجُلًا مِنْ أَسْلَمَ أَتَى النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَحَدَّثَهُ أَنَّهُ زَنَى فَشَهِدَ عَلَى نَفْسِهِ أَنَّهُ زَنَى أَرْبَعًا،فَأَمَرَ بِرَجْمِهِ وَكَانَ قَدْ أُحْصِنَ "
Ebu Asım bize anlattı, İbn Cüreyc bize anlattı, İbn Şihab bana Ebu Seleme'den, Cabir'den rivayetle şöyle dedi: Peygamberimize İslam'dan bir adam geldi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin. Allah ona salat ve selamet versin, o da ona zina ettiğini haber verdi, o da dört defa zina yaptığına dair kendi aleyhine şahitlik etti, böylece taşlanmasını emretti ve kendisi temiz oldu.
20
Sunen ed-Darimi # 13/2242
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى ، عَنْ إِسْرَائِيلَ ، عَنْ سِمَاكٍ ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ سَمُرَةَ يَقُولُ : أُتِيَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِمَاعِزِ بْنِ مَالِكٍ رَجُلٍ قَصِيرٍ فِي إِزَارٍ مَا عَلَيْهِ رِدَاءٌ، وَرَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مُتَّكِئٌ عَلَى وِسَادَةٍ عَلَى يَسَارِهِ فَكَلَّمَهُ، فَمَا أَدْرِي مَا يُكَلِّمُهُ بِهِ، وَأَنَا بَعِيدٌ مِنْهُ، بَيْنِي وَبَيْنَهُ الْقَوْمُ، ثُمَّ قَالَ :" اذْهَبُوا بِهِ فَارْجُمُوهُ "، ثُمَّ قَالَ : " رُدُّوهُ "، فَكَلَّمَهُ أَيْضًا وَأَنَا أَسْمَعُ غَيْرَ أَنَّ بَيْنِي وَبَيْنَهُ الْقَوْمُ، فَقَالَ : " اذْهَبُوا بِهِ فَارْجُمُوهُ "، ثُمَّ قَامَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَخَطَبَ وَأَنَا أَسْمَعُهُ، ثُمَّ قَالَ : " كُلَّمَا نَفَرْنَا فِي سَبِيلِ اللَّهِ، خَلَفَ أَحَدُهُمْ لَهُ نَبِيبٌ كَنَبِيبِ التَّيْسِ يَمْنَحُ إِحْدَاهُنَّ الْكُثْبَةَ مِنَ اللَّبَنِ؟ وَاللَّهِ لَا أَقْدِرُ عَلَى أَحَدٍ مِنْهُمْ، إِلَّا نَكَّلْتُ بِهِ "
Ubeydullah ibn Musa, İsrail'den, Simmak'tan, Cabir ibn Samra'nın şöyle dediğini işittiğini anlattı: Peygamber (s.a.v.) bir keçiyle getirildi. İbn Malik kısa boylu, üzerinde elbise olmayan bir elbise giymiş, Resûlullah (s.a.v.) bir yastığa uzanmış yatıyor. Soluna gitti ve onunla konuştu ama ona ne söylediğini bilmiyorum ve ben ondan uzaktaydım. Benimle onun arasında insanlar vardı. Sonra şöyle dedi: "Onunla gidin ve onu taşlayın." Sonra şöyle dedi: “Onu geri gönderin.” Ben dinlerken o da onunla konuştu ama aramızda insanlar vardı, o da şöyle dedi: "Onunla git ve onu taşla." Daha sonra Peygamberimiz ayağa kalkıp dua etti. Allah ondan razı olsun ve ona huzur versin. Ben onu dinlerken bir konuşma yaptı ve sonra şöyle dedi: “Ne zaman Allah yolunda seferber olsak, onlardan biri arkasında, 'Onlardan biri bir parça süt mü?' diyen keçi gibi bir arkadaş bırakır.
21
Sunen ed-Darimi # 13/2243
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ، وَزَيْدِ بْنِ خَالِدٍ ، وَشِبْلٍ ، قَالُوا : جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ : أَنْشُدُكَ اللَّهَ إِلَّا قَضَيْتَ بَيْنَنَا بِكِتَابِ اللَّهِ، فَقَالَ خَصْمُهُ وَكَانَ أَفْقَهَ مِنْهُ : صَدَقَ، اقْضِ بَيْنَنَا بِكِتَابِ اللَّهِ، وَأْذَنْ لِي يَا رَسُولَ اللَّهِ أَنْ أَتَكَلَّمَ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : " قُلْ "، فَقَالَ : إِنَّ ابْنِي كَانَ عَسِيفًا عَلَى أَهْلِ هَذَا، فَزَنَى بِامْرَأَتِهِ، فَافْتَدَيْتُ مِنْهُ بِمِائَةِ شَاةٍ وَخَادِمٍ، وَإِنِّي سَأَلْتُ رِجَالًا مِنْ أَهْلِ الْعِلْمِ، فَأَخْبَرُونِي أَنَّ عَلَى ابْنِي جَلْدَ مِائَةٍ وَتَغْرِيبَ عَامٍ، وَأَنَّ عَلَى امْرَأَةِ هَذَا الرَّجْمَ، فَقَالَ : " وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ،لَأَقْضِيَنَّ بَيْنَكُمَا بِكِتَابِ اللَّهِ : الْمِائَةُ شَاةٍ وَالْخَادِمُ رَدٌّ عَلَيْكَ، وَعَلَى ابْنِكَ جَلْدُ مِائَةٍ وَتَغْرِيبُ عَامٍ، وَيَا أُنَيْسُ اغْدُ عَلَى امْرَأَةِ هَذَا فَسَلْهَا، فَإِنْ اعْتَرَفَتْ، فَارْجُمْهَا "، فَاعْتَرَفَتْ، فَرَجَمَهَا
Muhammed bin Yusuf bize anlattı, Süfyan bin Uyaynah bize ez-Zuhri'den, Ubeydullah bin Abdullah bin Utbe'den, Ebu Hureyre'den, Zeyd bin Halid'den ve Şibl'den rivayet etti: Bir adam Resûlullah'a geldi, Allah ona bereket versin ve ona huzur versin ve şöyle dedi: Allah adına yemin ediyorum, bir karar vermeyecek misin? Aramızda Allah'ın kitabına göre ve ondan daha bilgili olan hasmı şöyle dedi: O doğru söyledi, aramızda Allah'ın kitabına göre hükmet ve bana konuşma izni ver ey Allah'ın Resulü. Bunun üzerine Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e "De ki" dedi ve şöyle buyurdu: Benim oğlum bu kavme çok sert davrandı, karısıyla zina etti, ben de ona fidye verdim. Yüz koyun ve bir hizmetçi ile birlikte, ilim adamlarına sordum ve bana oğlumun yüz değnek ve bir yıl sürgüne tabi tutulması gerektiğini söylediler ve bu taşlayıcının karısı dedi ki: "Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, aranızda mutlaka Allah'ın kitabına göre hükmedeceğim; yüz koyun ve hizmetçi size ve oğlunuza iade edilecektir." Yüz kırbaç ve bir yıl sürgün, ey Üneyler, bu ahlaksızlığı yapan kadına karşı çıkın, itiraf ederse onu taşlayın.” O da itiraf etti ve adam onu ​​taşladı.
22
Sunen ed-Darimi # 13/2244
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الرَّقَاشِيُّ ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ هُوَ ابْنُ إِسْحَاق بْنِ يَسَارٍ ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِيُّ ، عَنْ أَبِي الْهَيْثَمِ بْنِ نَصْرِ بْنِ دَهْرٍ الْأَسْلَمِيِّ ، عَنْ أَبِيهِ ، قَالَ : كُنْتُ فِيمَنْ رَجَمَهُ، قَالَ أَبُو مُحَمَّدٍ : يَعْنِي مَاعِزَ بْنَ مَالِكٍ، فلَمَّا وَجَدَ مَسَّ الْحِجَارَةِ، جَزِعَ جَزَعًا شَدِيدًا، قَالَ : فَذَكَرْنَا ذَلِكَ لِرَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ :" فَهَلَّا تَرَكْتُمُوهُ؟ "
Muhammed bin Abdullah El-Rakkaşi bize anlattı, Yezid bin Zurayi bize anlattı, Muhammed bin İshak bin Yaşar bize anlattı, Muhammed bin İbrahim et-Teymi, Ebu'l-Heysem ibn Nasr ibn Dehr el-Aslami'den, babasından rivayetle şöyle dedi: Ben onu taşlayanlardandım. Ebu Muhammed şöyle dedi: Yani Maiz bin Malik. Taşlara dokunduğunu fark ettiğinde son derece paniğe kapıldı. Şöyle dedi: Biz de bunu Resûlullah'a (s.a.v.) anlattık, Allah ona bereket versin ve ona selâmet versin. "Peki onu yalnız mı bırakacaksın?" dedi.
23
Sunen ed-Darimi # 13/2245
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي زَائِدَةَ ، عَنْ دَاوُدَ ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" انْطَلِقُوا بِمَاعِزِ بْنِ مَالِكٍ، فَارْجُمُوهُ ".
فَانْطَلَقْنَا بِهِ إِلَى بَقِيعِ الْغَرْقَدِ ، فَوَاللَّهِ مَا أَوْثَقْنَاهُ وَلَا حَفَرْنَا لَهُ، وَلَكِنْ قَامَ فَرَمَيْنَاهُ بِالْعِظَامِ وَالْخَزَفِ وَالْجَنْدَلِ
Muhammed bin İssa bize anlattı, Yahya bin Ebi Zeyde, Davud'dan, Ebu Nadra'dan, Ebu Saeed el-Hudri'den rivayetle şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dedi: "Maiz bin Malik ile gidin ve onu taşlayın." Bunun üzerine onu Baki el-Garkad'a götürdük ve Allah'a yemin olsun ki, ne oldu? Onu bağladık ve kazmadık ama o ayağa kalktı ve üzerine kemikler, çanak çömlek parçaları ve çakıl fırlattık.
24
Sunen ed-Darimi # 13/2246
حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ ، حَدَّثَنَا بَشِيرُ بْنُ الْمُهَاجِرِ ، حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بُرَيْدَةَ ، عَنْ أَبِيهِ ، قَالَ : كُنْتُ جَالِسًا عِنْدَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَجَاءَهُ رَجُلٌ يُقَالُ لَهُ مَاعِزُ بْنُ مَالِكٍ، فَاعْتَرَفَ عِنْدَهُ بِالزِّنَا، فَرَدَّهُ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ، ثُمَّ جَاءَ الرَّابِعَةَ فَاعْتَرَفَ،" فَأَمَرَ بِهِ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَحُفِرَ لَهُ حُفْرَةٌ فَجُعِلَ فِيهَا إِلَى صَدْرِهِ، وَأَمَرَ النَّاسَ أَنْ يَرْجُمُوهُ "
Ebu Nuaym bize anlattı, Beşir ibn el-Muhacir anlattı, Abdullah ibn Büreyde bana anlattı, babasından rivayetle şöyle dedi: Peygamber'in yanında oturuyordum, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin. Allah ondan razı olsun ve ona huzur versin. Daha sonra Ma'iz bin Malik adında bir adam yanına gelerek zinayı itiraf etti. Onu üç kez azarladı, sonra geldi. Dördüncüsü, şunu itiraf etti: "Sonra Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- kendisine bir çukur kazılmasını ve göğsüne kadar oraya yerleştirilmesini emretti ve halka da onu taşlamalarını emretti."
25
Sunen ed-Darimi # 13/2247
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ ، عَنْ نَافِعٍ ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ : أَنَّ الْيَهُودَ جَاءُوا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِرَجُلٍ مِنْهُمْ وَامْرَأَةٍ قَدْ زَنَيَا، فَقَالَ :" كَيْفَ تَفْعَلُونَ بِمَنْ زَنَى مِنْكُمْ؟ ".
قَالُوا : لَا نَجِدُ فِيهَا شَيْئًا، فَقَالَ لَهُمْ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَلَامٍ : كَذَبْتُمْ، فِي التَّوْرَاةِ الرَّجْمُ، فَأْتُوا بِالتَّوْرَاةِ فَاتْلُوهَا إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ فَجَاءُوا بِالتَّوْرَاةِ، فَوَضَعَ مِدْرَاسُهَا الَّذِي يَدْرُسُهَا مِنْهُمْ كَفَّهُ عَلَى آيَةِ الرَّجْمِ، فَقَالَ : مَا هَذِهِ؟ فَلَمَّا رَأَوْا ذَلِكَ قَالُوا : هِيَ آيَةُ الرَّجْمِ، " فَأَمَرَ بِهِمَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ " فَرُجِمَا قَرِيبًا مِنْ حَيْثُ تُوضَعُ الْجَنَائِزُ عِنْدَ الْمَسْجِدِ.
قَالَ عَبْدُ اللَّهِ : فَرَأَيْتُ صَاحِبَهَا يُخْبِئُ عَلَيْهَا : يَقِيهَا الْحِجَارَةَ
Ahmed bin Abdullah bize, Zuhayr'ın anlattığına göre, Musa bin Ukba'nın Nafi'den, İbn Ömer'den rivayet ettiğine göre, Yahudiler Resûlullah'a (s.a.v.) geldiler, aralarında zina yapan bir erkek ve bir kadın gördüler ve şöyle dedi: "Sizden zina yapanlara ne yapacaksınız?" Dediler ki: Biz onu orada bulamıyoruz. Sonra Abdullah bin Selâm onlara şöyle dedi: Siz Tevrat'ta taşlama var diye yalan söylediniz, öyleyse Tevrat'ı getirin ve okuyun, eğer doğru iseniz, Tevrat'ı da getirin. Bunun üzerine onlardan bunu öğretenlerden biri, elini recmle ilgili ayetin üzerine koydu ve şöyle dedi: Bu nedir? Bunu gördüklerinde: Bu bir ayettir dediler. Taşlama. "Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) onların taşlanmasını emretti." Böylece mescidde cenazelerin konulduğu yere yakın bir yerde taşlandılar. Abdullah şöyle dedi: Sahibinin onun üzerine saklandığını, onu taşlarla koruduğunu gördüm.
26
Sunen ed-Darimi # 13/2248
أَخْبَرَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ، قَالَ : قَالَ عُمَرُ :" إِنَّ اللَّهَ تَعَالَى، بَعَثَ مُحَمَّدًا صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِالْحَقِّ، وَأَنْزَلَ عَلَيْهِ الْكِتَابَ، وَكَانَ فِيمَا أَنْزَلَ آيَةُ الرَّجْمِ، فَقَرَأْنَاهَا وَوَعَيْنَاهَا وَعَقَلْنَاهَا، وَرَجَمَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَرَجَمْنَا بَعْدَهُ، فَأَخْشَى إِنْ طَالَ بِالنَّاسِ زَمَانٌ أَنْ يَقُولَ الْقَائِلُ : لَا نَجِدُ حَدَّ آيَةِ الرَّجْمِ فِي كِتَابِ اللَّهِ، وَالرَّجْمُ فِي كِتَابِ اللَّهِ حَقٌّ عَلَى مَنْ زَنَى مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ إِذَا أُحْصِنَّ، إِذَا قَامَتْ عَلَيْهِ الْبَيِّنَةُ، أَوْ كَانَ الْحَبَلُ أَوِ الِاعْتِرَافُ "
Halid bin Muhlid bize anlattı, Malik, Ez-Zühri'den, Ubeydullah bin Abdullah bin Utbe'den, İbni Abbas'tan rivayetle şöyle dedi: Ömer şöyle dedi: "Şüphesiz, Yüce Allah, Muhammed'i, Allah ona bereket versin ve ona huzur versin, hak ile gönderdi ve ona kitap indirdi ve indirdiği şeyler arasında bir ayet de vardı." Taşlama, biz de okuduk, farkındaydık, anladık ve Resûlullah (s.a.v.) bizi taşladı, biz de onun peşinden taşladık, bu yüzden korkarım ki insanlar uzun süre kalırlar. "Biz recmin cezasını Allah'ın kitabında bulmuyoruz, Allah'ın kitabında da recm etmek zina yapan kimseye farzdır" diyen kimse için. Kadınlar da evliyse, delil varsa, hamilelik veya itiraf varsa.”
27
Sunen ed-Darimi # 13/2249
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَزِيدَ الرِّفَاعِيُّ ، حَدَّثَنَا الْعَقَدِيُّ ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ ، عَنْ قَتَادَةَ ، عَنْ يُونُسَ بْنِ جُبَيْرٍ يُحَدِّثُ : عَنْ كَثِيرِ بْنِ الصَّلْتِ ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ ، قَالَ : أَشْهَدُ لَسَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، يَقُولُ :" الشَّيْخُ وَالشَّيْخَةُ إِذَا زَنَيَا، فَارْجُمُوهُمَا الْبَتَّةَ "
Muhammed bin Yezid er-Rifa'i bize el-Akdi'nin anlattığını, Şu'be'nin Katade'den, Yunus bin Cübeyr'den rivayet ettiğine göre o şöyle anlatmıştır: Kesir bin es-Salt'tan, Zeyd bin Sabit'ten rivayetle o şöyle demiştir: Şehadet ederim ki Resûlullah'ı (s.a.v.) işittim, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle derken: "Yaşlı bir adam ve genç bir kadın zina yaptığında, O halde onları mutlaka taşlayın.”
28
Sunen ed-Darimi # 13/2250
أَخْبَرَنَا أَبُو نُعَيْمٍ ، حَدَّثَنَا بَشِيرُ بْنُ الْمُهَاجِرِ ، حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بُرَيْدَةَ ، عَنْ أَبِيهِ ، قَالَ : كُنْتُ جَالِسًا عِنْدَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَجَاءَتْهُ امْرَأَةٌ مِنْ بَنِي غَامِدٍ، فَقَالَتْ : يَا نَبِيَّ اللَّهِ إِنِّي قَدْ زَنَيْتُ، وَإِنِّي أُرِيدُ أَنْ تُطَهِّرَنِي، فَقَالَ لَهَا : " ارْجِعِي ".
فَلَمَّا كَانَ مِنْ الْغَدِ، أَتَتْهُ أَيْضًا، فَاعْتَرَفَتْ عِنْدَهُ بِالزِّنَاء، فَقَالَتْ : يَا نَبِيَّ اللَّهِ، طَهِّرْنِي، فَلَعَلَّكَ أَنْ تَرْدُدَنِي كَمَا رَدَدْتَ مَاعِزَ بْنَ مَالِكٍ، فَوَاللَّهِ إِنِّي لَحُبْلَى، فَقَالَ لَهَا النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : " ارْجِعِي، حَتَّى تَلِدِي ".
فَلَمَّا وَلَدَتْ، جَاءَتْ بِالصَّبِيِّ تَحْمِلُهُ فِي خِرْقَةٍ، فَقَالَتْ : يَا نَبِيَّ اللَّهِ هَذَا قَدْ وَلَدْتُ، قَالَ : " فَاذْهَبِي فَأَرْضِعِيهِ، ثُمَّ افْطُمِيهِ ".
فَلَمَّا فَطَمَتْهُ، جَاءَتْهُ بِالصَّبِيِّ فِي يَدِهِ كِسْرَةُ خُبْزٍ، فَقَالَتْ : يَا نَبِيَّ اللَّهِ، قَدْ فَطَمْتُهُ، فَأَمَرَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِالصَّبِيِّ فَدُفِعَ إِلَى رَجُلٍ مِنَ الْمُسْلِمِينَ، وَأَمَرَ بِهَا فَحُفِرَ لَهَا حُفْرَةٌ، فَجُعِلَتْ فِيهَا إِلَى صَدْرِهَا، ثُمَّ أَمَرَ النَّاسَ أَنْ يَرْجُمُوهَا، فَأَقْبَلَ خَالِدُ بْنُ الْوَلِيدِ بِحَجَرٍ فَرَمَى رَأْسَهَا، فَتَلَطَّخَ الدَّمُ عَلَى وَجْنَةِ خَالِدِ بْنِ الْوَلِيدِ، فَسَبَّهَا، فَسَمِعَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ سَبَّهُ إِيَّاهَا، فَقَالَ : " مَهْ يَا خَالِدُ،لَا تَسُبَّهَا، فَوَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ، لَقَدْ تَابَتْ تَوْبَةً، لَوْ تَابَهَا صَاحِبُ مَكْسٍ، لَغُفِرَ لَهُ ".
فَأَمَرَ بِهَا فَصُلِّيَ عَلَيْهَا، وَدُفِنَتْ
Ebu Nuaym bize anlattı, Beşir ibn el-Muhacir anlattı, Abdullah ibn Bureyde bana anlattı, babasından rivayetle şöyle dedi: Peygamber'in yanında oturuyordum, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin. Allah ondan razı olsun ve ona huzur versin. Sonra Banu Gamid'den bir kadın ona geldi ve şöyle dedi: Ey Allah'ın Peygamberi, ben zina ettim ve senden beni temizlemeni istiyorum. O da ona: "Geri dön" dedi. Ertesi gün tekrar yanına giderek zina ettiğini itiraf etti ve şöyle dedi: Ey Allah'ın Peygamberi, beni arındır ki keçiyi reddettiğin gibi beni de reddedesin. İbn Malik, Vallahi ben hamileyim, bunun üzerine Peygamber (s.a.v.) ona şöyle dedi: "Geri dön, böylece "Doğum yapacaksın." Doğum yaptığında çocuğu bir beze sarılı olarak getirdi ve şöyle dedi: Ey Allah'ın Peygamberi, sen doğurdun. "Öyleyse git onu emzir, sonra sütten kes" dedi. Daha sonra onu sütten kestiğinde, elinde bir parça ekmekle çocuğu ona getirdi ve şöyle dedi: Ey Allah'ın Resulü, onu sütten kestim, Peygamber Efendimiz de Allah'ın salat ve selamı üzerine olsun buyurdu. Allah ondan razı olsun ve ona huzur versin. Bunun üzerine Müslümanlardan bir adama teslim edildi ve onun için bir çukur kazılmasını emretti ve göğsüne kadar oraya yerleştirildi. Sonra halka onu taşlamalarını emretti, bunun üzerine Halid bin Velid bir taşla yaklaştı ve başını fırlattı ve Halid bin Velid'in yanağına kan bulaştı. Bunun üzerine o da ona lanet etti ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ona lanet ettiğini duyunca şöyle dedi: "Hayır, Halid, ona lanet etme, çünkü nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, o tövbe etti." Tövbe, eğer vergi sahibi tövbe etmiş olsaydı, affedilirdi.” Bunun üzerine onun üzerine cenaze namazı kılınmasını emretti ve defnedildi.
29
Sunen ed-Darimi # 13/2251
حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ ، عَنْ يَحْيَى ، عَنْ أَبِي قِلَابَةَ ، عَنْ أَبِي الْمُهَلَّبِ ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ : أَنَّ امْرَأَةً مِنْ جُهَيْنَةَ أَتَت ِالنَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَهِيَ حُبْلَى مِنَ الزِّنَاءِ، فَقَالَتْ : يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنِّي أَصَبْتُ حَدًّا فَأَقِمْهُ عَلَيَّ، فَدَعَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَلِيَّهَا، فَقَالَ : " اذْهَبْ فَأَحْسِنْ إِلَيْهَا، فَإِذَا وَضَعَتْ حَمْلَهَا، فَأْتِنِي بِهَا ".
فَفَعَلَ، فَأَمَرَ بِهَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَشُكَّتْ عَلَيْهَا ثِيَابُهَا ثُمَّ أَمَرَ بِهَا فَرُجِمَتْ ثُمَّ صَلَّى عَلَيْهَا، فَقَالَ عُمَرُ : يَا رَسُولَ اللَّهِ أَتُصَلِّي عَلَيْهَا وَقَدْ زَنَتْ؟، فَقَالَ :" لَقَدْ تَابَتْ تَوْبَةً لَوْ قُسِمَتْ بَيْنَ سَبْعِينَ مِنْ أَهْلِ الْمَدِينَةِ لَوَسِعَتْهُمْ، وَهَلْ وَجَدْتَ أَفْضَلَ مِنْ أَنْ جَادَتْ بِنَفْسِهَا لِلَّهِ G "
Vehb bin Cerir bize anlattı, Hişam bize Yahya'dan, Ebu Kalaba'dan, Ebu'l-Muhalleb'den, İmran bin Hüseyin'den rivayet etti: Cüheyne'den bir kadın Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e geldi ve zina sonucu hamile kaldı ve şöyle dedi: Ey Allah'ın Resulü, ben bir ceza işledim, o halde bunu benim hatam yap. Bunun üzerine Resl-i Ekrem, Allah onu korusun ve huzur versin, velisini çağırdı ve şöyle dedi: "Git, ona iyilik yap ve doğurduğunda onu bana getir." O da öyle yaptı, bunun üzerine Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onun bağlanması ve elbiselerinin bağlanması emrini verdi, sonra taşlanmasını emretti, sonra da onun için namaz kıldı. Ömer şunları söyledi: Ey Allah'ın Resulü, zina yaptığında onun için dua etmeli misin? Dedi ki: "Öyle bir tövbe etti ki, Medine halkından yetmiş kişi arasında paylaştırılsa onlara yeterdi. Kendini Allah yolunda feda etmekten daha iyi bir şey buldu mu?"
30
Sunen ed-Darimi # 13/2252
حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ ، عَنْ ابْنِ شِهَابٍ ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ ، عَنْ زَيْدِ بْنِ خَالِدٍ الْجُهَنِيِّ وَأَبِي هُرَيْرَةَ : أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ سُئِلَ عَنِ الْأَمَةِ تَزْنِي وَلَمْ تُحْصَنْ، فَقَالَ :" إِنْ زَنَتْ، فَاجْلِدُوهَا، ثُمَّ إِنْ زَنَتْ فَاجْلِدُوهَا ".
قَالَ : فَمَا أَدْرِي فِي الثَّالِثَةِ أَوْ فِي الرَّابِعَةِ " فَبِيعُوهَا وَلَوْ بِضَفِيرٍ "
Halid bin Muhlid bize, Malik, İbn Şihab'tan, Ubeydullah bin Abdullah bin Utbe'den, Zeyd bin Halid el-Cuhani ve Ebu Hureyre'den rivayetle şöyle dedi: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e, zina yapan ve iffetli olmayan bir cariye hakkında soru soruldu ve şöyle dedi: "Eğer zina yaparsa, onu dövün. Eğer zina yaparsa onu kırbaçlayın. Dedi ki: Üçüncü veya dördüncü kez bilmiyorum. "Bir örgü için bile olsa onu sat."
31
Sunen ed-Darimi # 13/2253
أَخْبَرَنَا بِشْرُ بْنُ عُمَرَ الزَّهْرَانِيُّ ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ ، عَنْ قَتَادَةَ ، عَنْ الْحَسَنِ ، عَنْ حِطَّانَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ : أَنّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ :" خُذُوا عَنِّي خُذُوا عَنِّي.
قَدْ جَعَلَ اللَّهُ لَهُنَّ سَبِيلًا : الْبِكْرُ بِالْبِكْرِ، وَالثَّيِّبُ بِالثَّيِّبِ : الْبِكْرُ جَلْدُ مِائَةٍ وَنَفْيُ سَنَةٍ، وَالثَّيِّبُ جَلْدُ مِائَةٍ وَالرَّجْمُ "، أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَوْنٍ ، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ ، عَنْ مَنْصُورٍ ، عَنْ الْحَسَنِ ، عَنْ حِطَّانَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِنَحْوِهِ
Bişr bin Ömer el-Zahrani bize anlattı, Hammad bin Seleme, Katade'den, Hasan'dan, Hattan bin Abdullah'tan, Ubada ibn el-Samit'ten rivayetle şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah ona bereket versin ve ona huzur versin, şöyle dedi: "Onu benim adıma alın. Benim adıma alın. Allah onlara bir yol açtı: bakire." "Bakireye, bekarlara ise yüz değnek ve bir yıl süreyle sürgün cezası verildi, bekar olana ise yüz kırbaç ve recm cezası verildi." Amr ibn Aoun bize anlattı, Huşeym bize Mansur'dan, Hasan'dan, Hattan bin Abdullah'tan, Ubâde bin Samit'ten, Peygamber Efendimiz'den (s.a.v.) haber verdi. Merhaba dedi Aynı şekilde
32
Sunen ed-Darimi # 13/2254
أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَمَّادٍ ، حَدَّثَنَا أَبَانُ بْنُ يَزِيدَ ، عَنْ قَتَادَةَ ، قَالَ : كَتَبَ إِلَيَّ خَالِدُ بْنُ عُرْفُطَةَ عَنْ حَبِيبِ بْنِ سَالِمٍ : أَنَّ غُلَامًا كَانَ يُنْبَزُ قُرْقُورًا، فَوَقَعَ عَلَى جَارِيَةِ امْرَأَتِهِ، فَرُفِعَ إِلَى النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ ، فَقَالَ : لَأَقْضِيَنَّ فِيهِ بِقَضَاءٍ شَافٍ :" إِنْ كَانَتْ أَحَلَّتْهَا لَهُ جَلَدْتُهُ مِائَةً، وَإِنْ كَانَتْ لَمْ تُحِلَّهَا لَهُ، رَجَمْتُهُ "، فَقِيلَ لَهَا : زَوْجُكِ !، فَقَالَتْ : إِنِّي قَدْ أَحْلَلْتُهَا لَهُ.
فَضَرَبَهُ مِائَةً.
قَالَ يَحْيَى : هُوَ مَرْفُوعٌ.
حَدَّثَنَا صَدَقَةُ بْنُ الْفَضْلِ ، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ ، عَنْ شُعْبَةَ ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ ، عَنْ خَالِدِ بْنِ عُرْفُطَةَ ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ سَالِمٍ ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَحْوَهُ
Yahya bin Hammad bize anlattı, Aban bin Yezid Katade'den rivayetle şöyle dedi: Halid bin Urfafa, Habib bin Salim'den rivayetle bana yazdı: Bir çocuk karkur'u itiyordu ve karısının hizmetçisinin üzerine düştü, bu yüzden onu Nu'man bin Beşir'e getirdiler ve şöyle dedi: "Bu konuda tatmin edici bir hüküm vereceğim:" Eğer Eğer o bunu kendisine helal kıldıysa, ona yüz değnek vurdum, eğer helal kılmazsa onu taşladım.” Ona: "Kocan!" denildi. O da: "Ona bunu helal kıldım" dedi. Böylece ona yüz vurdu. Yahya şöyle konuştu: İzlenebilir. Bize Sadaka bin Fadl anlattı, Muhammed bin Cafer ise Şu'be'den, Ubeyy'den rivayet etti. Bişr, Halid'in yetkisi üzerine İbn Urfate, Habib İbn Salim'den, Numan İbn Beşir'den, Peygamber'den, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, buna benzer bir şey.
33
Sunen ed-Darimi # 13/2255
أَخْبَرَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُحَمَّدٍ الدِّمَشْقِيُّ ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنَكْدِرِ ، عَنْ ابْنِ خُزَيْمَةَ بْنِ ثَابِتٍ ، عَنْ أَبِيهِ ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" مَنْ أُقِيمَ عَلَيْهِ حَدٌّ، غُفِرَ لَهُ ذَلِكَ الذَّنْبُ "
Mervan bin Muhammed ed-Dimeşki bize anlattı, İbn Vehb bize Usame bin Zeyd'den, Muhammed bin el-Munkedir'den, İbn Huzeyme'den, İbni Sabit'ten, babasından rivayetle şöyle dedi: Allah Resulü, Allah ona bereket versin ve ona huzur versin, şöyle dedi: "Kime bir ceza verilirse, o günahı affedilir."