Bölüm 5
Bölümlere Dön
01
Sunen ed-Darimi # 5/1736
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَمْرٍو الْفُقَيْمِيُّ ، عَنْ مِهْرَانَ أَبِي صَفْوَانَ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" مَنْ أَرَادَ الْحَجَّ فَلْيَتَعَجَّلْ "
Abdullah bin Said bize rivayet etti, Ebu Muaviye bize rivayet etti, El-Hasan bin Amr el-Fukaimi bize Mihran Ebu Safvan'dan rivayet etti, İbni Abbas'tan rivayet etti: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim hac yapmak isterse acele etsin."
02
Sunen ed-Darimi # 5/1737
أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ ، عَنْ شَرِيكٍ ، عَنْ لَيْثٍ ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ سَابِطٍ ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" مَنْ لَمْ يَمْنَعْهُ عَنْ الْحَجِّ حَاجَةٌ ظَاهِرَةٌ، أَوْ سُلْطَانٌ جَائِرٌ، أَوْ مَرَضٌ حَابِسٌ، فَمَاتَ وَلَمْ يَحُجَّ، فَلْيَمُتْ إِنْ شَاءَ يَهُودِيًّا ، وَإِنْ شَاءَ نَصْرَانِيًّا "
Yezid bin Harun, Şerik'ten, Lais'ten, Abdurrahman bin Sabit'ten, Ebu Umame'den rivayetle şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dedi: Allah ona salat ve selam versin, şöyle dedi: "Kim açık bir ihtiyaç veya zorlayıcı bir hükümdar veya zayıflatıcı bir hastalık nedeniyle hac yapmasına engel olmazsa ve ölürse hac yapmazsa, eğer isterse ölür Dilerse Yahudi ya da Hıristiyan olur."
03
Sunen ed-Darimi # 5/1738
أَخْبَرَنَا مُجَاهِدُ بْنُ مُوسَى ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ ، عَنْ أَبِي إِسْحَاق ، قَالَ : سَمِعْتُ زَيْدَ بْنَ أَرْقَمَ ، يَقُولُ :" حَجَّ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بَعْدَ هِجْرَتِهِ حَجَّةً "
Mücahid bin Musa bize anlattı, Yahya bin Adem anlattı, Züheyr bize Ebu İshak'tan rivayetle şöyle dedi: Zeyd bin Erkam'ın şöyle dediğini duydum: "Hac Peygamber, Allah ona bereket versin ve ona huzur versin, Hac hicretinden sonra."
04
Sunen ed-Darimi # 5/1739
قَالَ : وَقَالَ أَبُو إِسْحَاق :" حَجَّ قَبْلَ هِجْرَتِهِ حَجَّةً "
Dedi ki: Ebu İshak dedi ki: "Hac için hicret etmeden önce hac yapmıştı."
05
Sunen ed-Darimi # 5/1740
أَخْبَرَنَا أَبُو الْوَلِيدِ الطَّيَالِسِيُّ ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ ، قَالَ : قُلْتُ لِأَنَسٍ : كَمْ حَجَّ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ؟ قَالَ :" حَجَّةً وَاحِدَةً، وَاعْتَمَرَ أَرْبَعًا : عُمْرَتُهُ الْأُولَى الَّتِي صَدَّهُ الْمُشْرِكُونَ عَنْ الْبَيْتِ ، وَعُمْرَتُهُ الثَّانِيَةُ حِينَ صَالَحُوهُ فَرَجَعَ مِنْ الْعَامِ الْمُقْبِلِ، وَعُمْرَتُهُ مِنْ الْجِعْرَانَةِ حِينَ قَسَّمَ غَنِيمَةَ حُنَيْنٍ فِي ذِي الْقَعْدَةِ، وَعُمْرَتُهُ مَعَ حَجَّتِهِ "
Ebu'l Velid et Tayalisi bize anlattı, Hammam anlattı, Katade anlattı, dedi ki: Enes'e dedim ki: Peygamber (s.a.v.) ne kadar süre hac yaptı? Şöyle dedi: "Bir hac ve dört umre yaptı: İlk umresini müşrikler onu Beyt'ten uzak tuttuğunda, ikinci umresini de müşrikler onu Beyt'ten uzak tuttuğunda yaptı. Onunla barıştılar, o da ertesi yıl geri döndü ve ben onun umresini, Huneyn'in ganimetlerini Zilkade'de bölüştüğü Ci'râne'den yaptım ve onun umresini de onun haccıyla birlikte yaptım."
06
Sunen ed-Darimi # 5/1741
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ كَثِيرٍ ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ سِنَانٍ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" كُتِبَ عَلَيْكُمْ الْحَجُّ ".
فَقِيلَ : يَا رَسُولَ اللَّهِ فِي كُلِّ عَامٍ؟ قَالَ : " لَا، وَلَوْ قُلْتُهَا لَوَجَبَتْ، الْحَجُّ مَرَّةٌ فَمَا زَادَ فَهُوَ تَطَوُّعٌ ".
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى ، عَنْ شَرِيكٍ ، عَنْ سِمَاكٍ ، عَنْ عِكْرِمَةَ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، نَحْوَهُ
فَقِيلَ : يَا رَسُولَ اللَّهِ فِي كُلِّ عَامٍ؟ قَالَ : " لَا، وَلَوْ قُلْتُهَا لَوَجَبَتْ، الْحَجُّ مَرَّةٌ فَمَا زَادَ فَهُوَ تَطَوُّعٌ ".
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى ، عَنْ شَرِيكٍ ، عَنْ سِمَاكٍ ، عَنْ عِكْرِمَةَ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، نَحْوَهُ
Muhammed bin Kesir bize anlattı, Süleyman bin Kesir bize ez-Zuhri'den, Sinan'dan, İbni Abbas'tan rivayet ederek şöyle dedi: Allah'ın Resulü, Allah ona salat ve selam versin, Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun dedi: "Hac sana farz kılındı." Denildi ki: Ey Allah'ın Resulü, her yıl mı? "Hayır, eğer söyleseydim farz olurdu. Hac bir keredir, daha fazla değil" dedi. Bu gönüllüdür.” Ubeydullah ibn Musa bize Şerik'ten, Simmak'tan, İkrime'den, İbn Abbas'tan ve benzerlerinden rivayet etmiştir.
07
Sunen ed-Darimi # 5/1742
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يُونُسَ ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ ، عَنْ نَافِعٍ ، عَنْ ابْنِ عُمَرَ ، قَالَ :" وَقَّتَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِأَهْلِ الْمَدِينَةِ ذَا الْحُلَيْفَةِ ، وَلِأَهْلِ الشَّامِ الْجُحْفَةَ ، وَلِأَهْلِ نَجْدٍ قَرْنًا ".
قَالَ : قَالَ ابْنُ عُمَرَ : أَمَّا هَذِهِ الثَّلَاثُ فَإِنِّي سَمِعْتُهُنَّ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، وَبَلَغَنِي أَنَّهُ وَقَّتَ لِأَهْلِ الْيَمَنِ يَلَمْلَمَ .
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارَ ، عَنْ ابْنِ عُمَرَ ، مِثْلَهُ
قَالَ : قَالَ ابْنُ عُمَرَ : أَمَّا هَذِهِ الثَّلَاثُ فَإِنِّي سَمِعْتُهُنَّ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، وَبَلَغَنِي أَنَّهُ وَقَّتَ لِأَهْلِ الْيَمَنِ يَلَمْلَمَ .
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارَ ، عَنْ ابْنِ عُمَرَ ، مِثْلَهُ
Ahmed bin Abdullah bin Yunus bize, Malik'in Nafi'den, İbn Ömer'den rivayetle şöyle dediğini anlattı: "Resûlullah (s.a.v.) zamanında, Allah ona salat ve selam versin, Medine halkına, Levant halkına el-Cuhfe'ye ve Necd halkına Karn'a Zülhuleyfe'yi teslim etti. O şöyle dedi: İbn Ömer şöyle dedi: Bu üçü hakkında şöyle dedi: Çünkü bunları Resûlullah'tan (s.a.v.) duydum ve bana Yemen halkının Yalamlam'a gitme vaktinin geldiği haber verildi. Ahmed bin Abdullah bize, Malik de Abdullah bin Dinar'dan, İbn Ömer'den rivayetle aynı şeyi anlattı.
08
Sunen ed-Darimi # 5/1743
حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ ، حَدَّثَنَا ابْنُ طَاوُسٍ ، عَنْ أَبِيهِ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" وَقَّتَ لِأَهْلِ الْمَدِينَةِ ذَا الْحُلَيْفَةِ ، وَلِأَهْلِ الشَّامِ الْجُحْفَةَ ، وَلِأَهْلِ نَجْدٍ قَرْنَ الْمَنَازِلِ ، وَلِأَهْلِ الْيَمَنِ يَلَمْلَمَ ، هُنَّ لِأَهْلِهِنَّ، وَلِكُلِّ آتٍ أَتَى عَلَيْهِنَّ مِنْ غَيْرِهِنَّ مِمَّنْ أَرَادَ الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ، وَمَنْ كَانَ دُونَ ذَلِكَ فَمِنْ حَيْثُ أَنْشَأَ، حَتَّى أَهْلُ مَكَّةَ مِنْ مَكَّةَ "
Müslim bin İbrahim bize anlattı, Vehib bize anlattı, İbn Tavus bize babasından, İbni Abbas'tan rivayet etti ki, Peygamber Efendimiz, Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun, Zülhuleyfe şehri halkına, Levant el-Cuhfe halkına, Necd Karn el-Menazil halkına ve Yemen Yalamlam halkına olsun. , Bunlar kendi ailelerine aittirler ve onlar dışında kendilerine gelen, Hac ve Umre yapmak isteyen herkese ve bundan daha azı olanlar, geldikleri yerden, hatta Mekke'deki Mekke ailesindendirler.
09
Sunen ed-Darimi # 5/1744
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حُنَيْنٍ ، عَنْ أَبِيهِ ، قَالَ : امْتَرَى الْمِسْوَرُ بْنُ مَخْرَمَةَ، وَابْنُ عَبَّاسٍ فِي غَسْلِ الْمُحْرِمِ رَأْسَهُ، فَأَرْسَلُونِي إِلَى أَبِي أَيُّوبَ الْأَنْصَارِيّ : كَيْفَ رَأَيْتَ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَغْسِلُ رَأْسَهُ وَهُوَ مُحْرِمٌ؟ فَأَتَيْتُ أَبَا أَيُّوبَ وَهُوَ بَيْنَ قَرْنَيْ الْبِئْرِ وَقَدْ سُتِرَ عَلَيْهِ بِثَوْبٍ، فَسَلَّمْتُ عَلَيْهِ فَضَمَّ الثَّوْبَ إِلَيْهِ، فَقُلْتُ : أَرْسَلَنِي إِلَيْكَ ابْنُ أَخِيكَ ابْنُ عَبَّاسٍ : كَيْفَ رَأَيْتَ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَغْسِلُ رَأْسَهُ؟" فَأَمَرَّ يَدَيْهِ عَلَى رَأْسِهِ مُقْبِلًا وَمُدْبِرًا "
Muhammed bin Yusuf anlattı, İbn Uyeyne anlattı, Zeyd bin Eslem'den, İbrahim bin Abdullah bin Huneyn'den, babasından rivayetle, El-Miswar bin Makhrame ve İbn Abbas'ın Muhrim'in başını yıkamasıyla ilgilendiklerini ve beni Ebu Eyyub El-Ensari'ye gönderdiler: Allah'ın Resulü'nü nasıl gördün? Allah, Allah ona salat ve selam versin, ihramlı iken başını yıkar mı? Bunun üzerine kuyunun boynuzları arasında iken Ebu Eyyub'un yanına vardım ve o bir elbiseyle örtünmüştü, ben de ona selam verdim ve elbiseyi ona sarıldı ve şöyle dedim: İbni Kardeşin İbni Abbas: Allah'ın Resulü'nü nasıl gördün, Allah ona salat ve selam versin? O, selam ve bereket onun üzerine olsun, başını mı yıkadı? Böylece ellerini başının üzerinde, öne ve arkaya bakacak şekilde geçirdi.
10
Sunen ed-Darimi # 5/1745
أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي زِيَادٍ ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَعْقُوبَ الْمَدَنِيُّ ، عَنْ ابْنِ أَبِي الزِّنَادِ ، عَنْ أَبِيهِ ، عَنْ خَارِجَةَ بْنِ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ ، عَنْ أَبِيهِ ، أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" تَجَرَّدَ لِلْإِهْلَالِ وَاغْتَسَلَ "
Abdullah bin Ebu Ziyad bize, Abdullah bin Yakup El Medeni, İbn Ebu'z-Zinad'dan, babasından, Kharijah bin Zeyd bin Sabit'ten, babasından rivayetle, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) "hilal için soyunduğunu ve yıkandığını" anlattı.
11
Sunen ed-Darimi # 5/1746
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى ، عَنْ سُفْيَانَ ، عَنْ سُمَيٍّ ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ، أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ :" حَجَّةٌ مَبْرُورَةٌ لَيْسَ لَهَا ثَوَابٌ إِلَّا الْجَنَّةُ، وَعُمْرَتَانِ تُكَفِّرَانِ مَا بَيْنَهُمَا مِنْ الذُّنُوبِ "
Ubeydullah ibn Musa, Süfyan'dan, Sümeyye'den, Ebu Salih'ten, Ebu Hureyre'den rivayetle, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kabul edilen bir haccın cennetten başka sevabı yoktur ve iki umre, aralarındaki günahları kefaret eder."
12
Sunen ed-Darimi # 5/1747
أَخْبَرَنَا أَبُو الْوَلِيدِ الطَّيَالِسِيُّ ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ ، حَدَّثَنِي مَنْصُورٌ ، قَالَ : سَمِعْتُ أَبَا حَازِمٍ يُحَدِّثُ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، أَنَّهُ قَالَ :" مَنْ حَجَّ الْبَيْتَ فَلَمْ يَرْفُثْ وَلَمْ يَفْسُقْ، رَجَعَ كَمَا وَلَدَتْهُ أُمُّهُ "
Ebu'l-Velid et-Tayalisi bize anlattı, Şu'be bize anlattı, Mansur bana anlattı, şöyle dedi: Ebu Hazim'i, Ebu Hureyre'den, Peygamber Efendimiz'den (s.a.v.) konuşurken duydum, şöyle dedi: "Kim Beyt'i hacceder ve müstehcenlik ve ahlâksızlık yapmazsa, annesinin onu doğurduğu gibi döner."
13
Sunen ed-Darimi # 5/1748
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلَاءِ ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيل بْنِ أَبِي فُدَيْكٍ ، عَنْ الضَّحَّاكِ بْنِ عُثْمَانَ ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَرْبُوعٍ ، عَنْ أَبِي بَكْرٍ ، قَالَ : سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : أَيُّ الْحَجِّ أَفْضَلُ؟ قَالَ :" الْعَجُّ وَالثَّجُّ ".
الْعَجُّ يَعْنِي : التَّلْبِيَةَ، وَالثَّجُّ يَعْنِي : إِهْرَاقَ الدَّمِ
الْعَجُّ يَعْنِي : التَّلْبِيَةَ، وَالثَّجُّ يَعْنِي : إِهْرَاقَ الدَّمِ
Muhammed bin Al-Ala'dan rivayet edildi, Muhammed bin İsmail bin Ebi Fudaik bize Dahhak bin Osman'dan, Muhammed bin El-Munkedir'den, Abdul Rahman bin Yarubu'dan, Ebu Bekir'den rivayetle şöyle dedi: Resûlullah'a (s.a.v.) Allah'ın salat ve selamını versin, diye soruldu: Hangi Hac daha hayırlıdır? "El-Acc" dedi. Ve Al-Thajj. El-Acc: Telbiye, es-Secc: kan dökmek demektir.
14
Sunen ed-Darimi # 5/1749
أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى هُوَ ابْنُ سَعِيدٍ ، عَنْ عُمَرَ بْنِ نَافِعٍ ، عَنْ أَبِيهِ ، عَنْ ابْنِ عُمَرَ ، أَنَّ رَجُلًا سَأَلَ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : مَا نَلْبَسُ مِنْ الثِّيَابِ إِذَا أَحْرَمْنَا؟ قَالَ :" لَا تَلْبَسُوا الْقُمُصَ، وَلَا السَّرَاوِيلَاتِ، وَلَا الْعَمَائِمَ، وَلَا الْبَرَانِسَ، وَلَا الْخِفَافَ، إِلَّا أَنْ يَكُونَ أَحَدٌ لَيْسَتْ لَهُ نَعْلَانِ، فَلْيَلْبَسْ الْخُفَّيْنِ وَلْيَجْعَلْهُمَا أَسْفَلَ مِنْ الْكَعْبَيْنِ، وَلَا تَلْبَسُوا مِنْ الثِّيَابِ شَيْئًا مَسَّهُ وَرْسٌ وَلَا زَعْفَرَانٌ "
Yezid ibn Harun bize bildirdi, Yahya ibn Sa'id, Ömer ibn Nafi'den, babasından, İbn Ömer'den rivayetle, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in bir adamın şöyle sorduğunu bildirdi: "İhrama girerken hangi kıyafetleri giymeliyiz?" Şöyle dedi: "Gömlek, pantolon, türban giymeyin. Bir kişinin sandaleti olmadığı sürece kapüşonlu veya terlik, bu durumda çorap giymeli ve ayak bileklerinden daha aşağıda olmalıdır. "Pirinç veya safranın dokunduğu kıyafetleri giyin."
15
Sunen ed-Darimi # 5/1750
أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ ، عَنْ ابْنِ جُرَيْجٍ ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ ، عَنْ أَبِي الشَّعْثَاءِ ، أَخْبَرَنِي ابْنُ عَبَّاسٍ ، أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ :" مَنْ لَمْ يَجِدْ إِزَارًا، فَلْيَلْبَسْ سَرَاوِيلَ، وَمَنْ لَمْ يَجِدْ نَعْلَيْنِ، فَلْيَلْبَسْ خُفَّيْنِ ".
قَالَ : قُلْتُ أَوْ قِيلَ : أَيَقْطَعُهُمَا؟ قَالَ : " لَا "
قَالَ : قُلْتُ أَوْ قِيلَ : أَيَقْطَعُهُمَا؟ قَالَ : " لَا "
Ebu Asım bize İbn Cüreyc'ten, Amr ibn Dinar'dan, Ebu'ş-Şasa'dan rivayetle, İbn Abbas bana Peygamber Efendimiz (sav)'in şöyle dua ettiğini işittiğini bildirdi: "Elbise bulamayan pantolon giysin, çarık bulamayan çorap giysin." Şöyle dedi: Ben dedim ya da şöyle söylendi: Bunları kesmeli mi? "Hayır" dedi.
16
Sunen ed-Darimi # 5/1751
أَخْبَرَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ ، عَنْ نَافِعٍ ، عَنْ ابْنِ عُمَرَ ، قَالَ : سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَمَّا يَلْبَسُ الْمُحْرِمُ، قَالَ :" لَا يَلْبَسُ الْقُمُصَ، وَلَا الْعَمَائِمَ، وَلَا السَّرَاوِيلَاتِ، وَلَا الْبَرَانِسَ، وَلَا الْخِفَافَ، إِلَّا أَنْ لَا يَجِدَ نَعْلَيْنِ، فَلْيَلْبَسَ خُفَّيْنِ وَيَقْطَعَهُمَا أَسْفَلَ مِنْ الْكَعْبَيْنِ "
Halid bin Muhlid bize, Malik'in Nafi'den, İbn Ömer'den rivayetle şöyle dediğini anlattı: Resûlullah'a (s.a.v.) ne giymesi gerektiği soruldu. Muhrim, şöyle dedi: "İki sandalet bulmadıkça gömlek, sarık, pantolon, elbise veya sandalet giymez. Çorap giysin ve ayak bileklerinin altından kessin.”
17
Sunen ed-Darimi # 5/1752
أَخْبَرَنَا حَجَّاجُ بْنُ مِنْهَالٍ ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ ، عَنْ أَبِيهِ ، عَنْ عَائِشَةَ ، أَنَّهَا قَالَتْ : "كُنْتُ أُطَيِّبُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَبْلَ أَنْ يُحْرِمَ بِأَطْيَبِ الطِّيبِ "، قَالَ : وَكَانَ عُرْوَةُ يَقُولُ لَنَا : " تَطَيَّبُوا قَبْلَ أَنْ تُحْرِمُوا وَقَبْلَ أَنْ تُفِيضُوا يَوْمَ النَّحْرِ "
Haccac bin Minhal bize, Hammad bin Seleme, Hişam bin Urve'den, babasından, Aişe'den rivayete göre şöyle dediğini anlattı: "İhrama girmeden önce Resûlullah'a (s.a.v.) en güzel kokuyu sürerdim." Yasak olmak Kurban gününde kendinizi harcamadan önce.”
18
Sunen ed-Darimi # 5/1753
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ صَالِحٍ ، حَدَّثَنِي اللَّيْثُ ، عَنْ هِشَامٍ ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عُرْوَةَ ، عَنْ عُرْوَةَ ، عَنْ عَائِشَةَ ، قَالَتْ : " لَقَدْ كُنْتُأُطَيِّبُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عِنْدَ إِحْرَامِهِ بِأَطْيَبِ مَا أَجِدُ "
Abdullah bin Salih bize anlattı, El-Leys bana Hişam'dan, Osman bin Urve'den, Urve'den, Aişe'den rivayetle şöyle dedi: "Allah'ın Elçisi'ne, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, ihrama girdiğinde gücümün yettiği kadar güzel koku sürerdim."
19
Sunen ed-Darimi # 5/1754
أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ ، وَجَعْفَرُ بْنُ عَوْنٍ ، قَالَا : حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ ، أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ الْقَاسِمِ أَخْبَرَهُ، عَنْ أَبِيهِ ، قَالَ : سَمِعْتُ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا، تَقُولُ :" طَيَّبْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِحُرْمِهِ، وَطَيَّبْتُهُ بِمِنًى قَبْلَ أَنْ يُفِيضَ "
Yezid bin Harun ve Cafer bin Aoun bize şöyle dediler: Yahya bin Saeed bize Abdurrahman bin el-Kasım'ın kendisine babasından bahsettiğini anlattı ve şöyle dedi: Aişe'yi (Allah ondan razı olsun) şöyle derken işittim: "Ben Rasûlullah (s.a.v.)'e karısının hanımı için iyilik ettim ve ona Mina'da da iyilik ettim. "taşmalar"
20
Sunen ed-Darimi # 5/1755
حَدَّثَنِي عُثْمَانُ بْنُ مُحَمَّدٍ ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ ، عَنْ أَبِيهِ ، عَنْ عَائِشَةَ ، قَالَتْ : " نُفِسَتْ أَسْمَاءُ بِمُحَمَّدِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ بِالشَّجَرَةِ فَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَبَا بَكْرٍ أَنْ" تَغْتَسِلَ وَتُهِلَّ "
Osman bin Muhammed bana anlattı, Abdah bize Ubeydullah bin Ömer'den, Abdul Rahman bin El-Kasım'dan, babasından, Aişe'den rivayetle şöyle dedi: "Muhammed ibn Ebi Bekir'in isimleri ağaca gömüldü, bunun üzerine Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, Ebu Bekir'e "banyo yapmasını" emretti. "Ve merhametli ol"
21
Sunen ed-Darimi # 5/1756
أَخْبَرَنَا عُثْمَانُ بْنُ مُحَمَّدٍ ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ مُحَمَّدٍ ، عَنْ أَبِيهِ ، عَنْ جَابِرٍ ، فِي حَدِيثِ أَسْمَاءَ بِنْتِ عُمَيْسٍ ، حِينَ نُفِسَتْ بِذِي الْحُلَيْفَةِ ، فَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَبَا بَكْرٍ أَنْ يَأْمُرَهَا أَنْ" تَغْتَسِلَ وَتُهِلَّ "
Osman bin Muhammed bize anlattı, Cerir bize, Yahya bin Saeed'den, Cafer bin Muhammed'den, babasından, Cabir'den, Esmaa bint Umeys'den rivayetle, Zül-Huleyfe'de öldüğünde, o zaman Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in Ebu Bekir'e "yıkanmasını emretmesini" emrettiğini anlattı. "Ve merhametli ol"
22
Sunen ed-Darimi # 5/1757
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَوْنٍ ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ السَّلَامِ بْنُ حَرْبٍ ، عَنْ خُصَيْفٍ ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا، أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" أَحْرَمَ دُبُرَ الصَّلَاةِ "
Amr ibn Aoun bize haber verdi, Abd al-Selam ibn Harb bize Husayf'tan, Sa'id ibn Cübeyr'den, İbn Abbas'tan (Allah ondan razı olsun) rivayetle haber verdi. Onların yetkisi üzerine, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- "namazdan sonra ihrama girdi."
23
Sunen ed-Darimi # 5/1758
أَخْبَرَنَا إِسْحَاق ، قَالَ : أَخْبَرَنَا النَّضْرُ هُوَ ابْنُ شُمَيْلٍ ، أَخْبَرَنَا أَشْعَثُ ، عَنْ الْحَسَنِ ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ، أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" أَحْرَمَ وَأَهَلَّ فِي دُبُرِ الصَّلَاةِ "
İshak bize anlattı, şöyle dedi: En-Nadr bize İbn Şumail olduğunu söyledi, Ash'ath bize el-Hasan'dan, Enes bin Malik'ten rivayetle, Peygamber Efendimiz'in şöyle dua ettiğini söyledi: "İhrama girdi ve namazın sonunda ihrama girdi."
24
Sunen ed-Darimi # 5/1759
أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى يَعْنِي ابْنَ سَعِيدٍ ، عَنْ نَافِعٍ ، عَنْ ابْنِ عُمَرَ ، أَنّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ إِذَا لَبَّى، قَالَ :" لَبَّيْكَ اللَّهُمَّ لَبَّيْكَ، لَبَّيْكَ لَا شَرِيكَ لَكَ لَبَّيْكَ، إِنَّ الْحَمْدَ وَالنِّعْمَةَ لَكَ وَالْمُلْكَ، لَا شَرِيكَ لَكَ "
Yezid bin Harun bize, Yahya yani İbn Sa'id, Nafi'den, İbn Ömer'den rivayetle şöyle haber verdi: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle cevap verirse şöyle der: "Senin emrinle, Allah'ım, senin emrinle. Senin emrinde ortağın yoktur. Muhakkak ki hamd ve bereket senindir, mülk senindir, senin ortağın yoktur."
25
Sunen ed-Darimi # 5/1760
قَالَ يَحْيَى : وَذَكَرَ نَافِعٌ أَنَّ ابْنَ عُمَرَ كَانَ يَزِيدُ هَؤُلَاءِ الْكَلِمَاتِ :" لَبَّيْكَ وَالرَّغْبَاءُ إِلَيْكَ وَالْعَمَلُ، لَبَّيْكَ لَبَّيْكَ "
Yahya şöyle dedi: Nafi', İbn Ömer'in şu sözleri eklediğini söyledi: "Senin hizmetinde, senin lütfunu ve amelini isteyenler, senin hizmetinde, senin isteğin üzerine."
26
Sunen ed-Darimi # 5/1761
أَخْبَرَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ ، عَنْ خَلَّادِ بْنِ السَّائِبِ ، عَنْ أَبِيهِ ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" أَتَانِي جِبْرَائِيلُ ، فَقَالَ : مُرْ أَصْحَابَكَ أَوْ مَنْ مَعَكَ أَنْ يَرْفَعُوا أَصْوَاتَهُمْ بِالتَّلْبِيَةِ أَوْ بِالْإِهْلَالِ ".
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ مُحَمَّدٍ ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ ، بِإِسْنَادِهِ نَحْوَهُ
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ مُحَمَّدٍ ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ ، بِإِسْنَادِهِ نَحْوَهُ
Halid bin Muhlid bize, Malik'in anlattığına göre, Abdullah bin Ebi Bekir'den, Hallad bin es-Sa'ib'den, babasından rivayetle şöyle demiştir: O, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle dediğini söylemiştir: "Cebrail bana geldi ve şöyle dedi: Ashabına veya seninle beraber olanlara telbiyede seslerini yükseltmelerini veya seslerini yükseltmelerini emret." Hilal ile.” Osman bin Muhammed bize, İbn Uyeyne de Abdullah bin Ebi Bekir'den rivayet ederek benzer bir senedle rivayet etti.
27
Sunen ed-Darimi # 5/1762
أَخْبَرَنَا أَبُو النُّعْمَانِ ، حَدَّثَنَا ثَابِتُ بْنُ يَزِيدَ ، حَدَّثَنَا هِلَالُ بْنُ خَبَّابٍ ، قَالَ : فَحَدَّثْتُ عِكْرِمَةَ فَحَدَّثَنِي، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ : أَنَّ ضُبَاعَةَ بِنْتَ الزُّبَيْرِ بْنِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ ، أَتَتِ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَتْ : يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنِّي أُرِيدُ أَنْ أَحُجَّ، فَكَيْفَ أَقُولُ؟ قَالَ : " قُولِي :لَبَّيْكَ اللَّهُمَّ لَبَّيْكَ، وَمَحِلِّي حَيْثُ تَحْبِسُنِي، فَإِنَّ لَكِ عَلَى رَبِّكِ مَا اسْتَثْنَيْتِ "
Ebu'n-Numan bize anlattı, Sabit bin Yezid anlattı, Hilal bin Habab bize anlattı, dedi ki: Ben İkrime'ye söyledim, o da bana, İbni Abbas'tan rivayetle şöyle dedi: Daba'ah bint el-Zübeyr bin Abdulmuttalib, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e geldi ve şöyle dedi: Ey Allah'ın Resulü! Hac yapıyorum, peki bunu nasıl söyleyebilirim? Dedi ki: "De ki: 'Senin hizmetindesin, ey Allah, senin hizmetindedir; benim meskenim, beni hapsettiğin yerdir. Şüphesiz, Rabbinden ayırdığın her şey senin hakkındır.'"
28
Sunen ed-Darimi # 5/1763
أَخْبَرَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ ، عَنْ أَبِيهِ ، عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ تَعَالَى عَنْهَا، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" أَفْرَدَ الْحَجَّ "
Halid bin Muhlid bize, Malik'in bize anlattığına göre, Abd al-Rahman bin al-Qasim'den, babasından, Ayşe'den (Allah ondan razı olsun) rivayetle, onun yetkisi üzerine, Allah'ın Elçisi (Allah onu kutsasın ve ona huzur versin), "Hacc'ı seçti."
29
Sunen ed-Darimi # 5/1764
أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ ، أَخْبَرَنَا أَبُو هِلَالٍ ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ ، عَنْ مُطَرِّفٍ ، قَالَ : قَالَ عِمْرَانُ بْنُ حُصَيْنٍ : إِنِّي مُحَدِّثُكَ بِحَدِيثٍ لَعَلَّ اللَّهَ أَنْ يَنْفَعَكَ بِهِ بَعْدُ، إِنَّهُ كَانَ يُسَلَّمُ عَلَيَّ وَإِنَّ ابْنَ زِيَادٍ أَمَرَنِي فَاكْتَوَيْتُ، فَاحْتُبِسَ عَنِّي حَتَّى ذَهَبَ أَثَرُ الْمَكَاوِي، وَاعْلَمْ أَنَّ" الْمُتْعَةَ حَلَالٌ فِي كِتَابِ اللَّهِ، لَمْ يَنْهَ عَنْهَا نَبِيٌّ، وَلَمْ يَنْزِلْ فِيهَا كِتَابٌ "، قَالَ رَجُلٌ بِرَأْيِهِ مَا بَدَا لَهُ
Süleyman bin Harb bize anlattı, Ebu Hilal bize anlattı, Katade bize Mutarrıf'tan rivayetle şöyle dedi: İmran bin Hüseyin dedi ki: Seninle konuşacağım. Belki Allah'ın sana daha sonra fayda sağlayacağı bir hadisle bana selam verirdi ve İbn Ziyad bana emrederdi, ben de şaşkına döndüm ve o, uzaklaşıncaya kadar benden alıkonuldu. Ütülerin etkisi ve şunu bil ki, "Allah'ın kitabında dilemek caizdir. Bunu hiçbir peygamber yasaklamamıştır ve bu konuda hiçbir kitap indirilmemiştir." Bir adam, kendi görüşüne göre, ona ne göründüğünü söyledi
30
Sunen ed-Darimi # 5/1765
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ خَالِدٍ ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاق ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نَوْفَلٍ ، قَالَ : سَمِعْتُ عَامَ حَجَّ مُعَاوِيَةُ يَسْأَلُ سَعْدَ بْنَ مَالِكٍ :" كَيْفَ تَقُولُ بِالتَّمَتُّعِ بِالْعُمْرَةِ إِلَى الْحَجِّ؟ قَالَ : حَسَنَةٌ جَمِيلَةٌ ".
فَقَالَ : قَدْ كَانَ عُمَرُ يَنْهَى عَنْهَا، فَأَنْتَ خَيْرٌ مِنْ عُمَرَ؟ قَالَ : عُمَرُ خَيْرٌ مِنِّي، وَقَدْ فَعَلَ ذَلِكَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَهُوَ خَيْرٌ مِنْ عُمَرَ
فَقَالَ : قَدْ كَانَ عُمَرُ يَنْهَى عَنْهَا، فَأَنْتَ خَيْرٌ مِنْ عُمَرَ؟ قَالَ : عُمَرُ خَيْرٌ مِنِّي، وَقَدْ فَعَلَ ذَلِكَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَهُوَ خَيْرٌ مِنْ عُمَرَ
Ahmed bin Halid bize anlattı, Muhammed bin İshak, Ez-Zuhri'den, Muhammed bin Abdullah bin Nevfel'den rivayetle şöyle dedi: Muaviye'nin Hacında Saad bin Malik'e şunu sorduğunu duydum: "Umre zevkinin hacca yol açtığını nasıl söylersin?" Şöyle dedi: "Bu çok güzel bir ameldir." Dedi ki: Ömer bitirmek üzereydi Onun adına Omar'dan daha mı iyisin? Dedi ki: Ömer benden daha hayırlıdır ve Peygamber (s.a.v.) de bunu yaptı ve Ömer'den daha hayırlıdır.
31
Sunen ed-Darimi # 5/1766
حَدَّثَنَا سَهْلُ بْنُ حَمَّادٍ ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ ، حَدَّثَنَا قَيْسُ بْنُ مُسْلِمٍ ، عَنْ طَارِقٍ ، عَنْ أَبِي مُوسَى ، قَالَ : أَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حِينَ حَجَّ وَهُوَ مُنِيخٌ بِالْبَطْحَاءِ ، فَقَالَ لِي : " أَحَجَجْتَ؟ " قُلْتُ : نَعَمْ.
قَالَ : " كَيْفَ أَهْلَلْتَ؟ ".
قَالَ : قُلْتُ : لَبَّيْكَ بِإِهْلَالٍ كَإِهْلَالِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ.
قَالَ : " أَحْسَنْتَ،اذْهَبْ فَطُفْ بِالْبَيْتِ ، وَبِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ ، ثُمَّ حِلَّ ".
قَالَ : فَطُفْتُ بِالْبَيْتِ ، وَبِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ ، ثُمَّ أَتَيْتُ امْرَأَةً مِنْ نِسَاءِ بَنِي قَيْسٍ فَجَعَلَتْ تَفْلِي رَأْسِي، فَجَعَلْتُ أُفْتِي النَّاسَ بِذَلِكَ، فَقَالَ لِي رَجُلٌ : يَا عَبْدَ اللَّهِ بْنَ قَيْسٍ، رُوَيْدًا بَعْضَ فُتْيَاكَ، فَإِنَّكَ لَا تَدْرِي مَا أَحْدَثَ أَمِيرُ الْمُؤْمِنِينَ فِي النُّسُكِ بَعْدَكَ.
فَقُلْتُ : يَا أَيُّهَا النَّاسُ، مَنْ كُنَّا أَفْتَيْنَاهُ فُتْيَا، فَلْيَتَّئِدْ، فَإِنَّ أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ قَادِمٌ عَلَيْكُمْ فَبِهِ فَأْتَمُّوا.
فَلَمَّا قَدِمَ أَتَيْتُهُ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ، فَقَالَ : إِنْ نَأْخُذْ بِكِتَابِ اللَّهِ، فَإِنَّ كِتَابَ اللَّهِ يَأْمُرُ بِالتَّمَامِ، وَإِنْ نَأْخُذْ بِسُنَّةِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَمْ يَحِلَّ حَتَّى بَلَغَ الْهَدْيُ مَحِلَّهُ
قَالَ : " كَيْفَ أَهْلَلْتَ؟ ".
قَالَ : قُلْتُ : لَبَّيْكَ بِإِهْلَالٍ كَإِهْلَالِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ.
قَالَ : " أَحْسَنْتَ،اذْهَبْ فَطُفْ بِالْبَيْتِ ، وَبِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ ، ثُمَّ حِلَّ ".
قَالَ : فَطُفْتُ بِالْبَيْتِ ، وَبِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ ، ثُمَّ أَتَيْتُ امْرَأَةً مِنْ نِسَاءِ بَنِي قَيْسٍ فَجَعَلَتْ تَفْلِي رَأْسِي، فَجَعَلْتُ أُفْتِي النَّاسَ بِذَلِكَ، فَقَالَ لِي رَجُلٌ : يَا عَبْدَ اللَّهِ بْنَ قَيْسٍ، رُوَيْدًا بَعْضَ فُتْيَاكَ، فَإِنَّكَ لَا تَدْرِي مَا أَحْدَثَ أَمِيرُ الْمُؤْمِنِينَ فِي النُّسُكِ بَعْدَكَ.
فَقُلْتُ : يَا أَيُّهَا النَّاسُ، مَنْ كُنَّا أَفْتَيْنَاهُ فُتْيَا، فَلْيَتَّئِدْ، فَإِنَّ أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ قَادِمٌ عَلَيْكُمْ فَبِهِ فَأْتَمُّوا.
فَلَمَّا قَدِمَ أَتَيْتُهُ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ، فَقَالَ : إِنْ نَأْخُذْ بِكِتَابِ اللَّهِ، فَإِنَّ كِتَابَ اللَّهِ يَأْمُرُ بِالتَّمَامِ، وَإِنْ نَأْخُذْ بِسُنَّةِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَمْ يَحِلَّ حَتَّى بَلَغَ الْهَدْيُ مَحِلَّهُ
Sehl bin Hammad bize anlattı, Şu'be bize anlattı, Kays bin Müslim bize Tarık'tan, Ebu Musa'dan rivayet etti: O şöyle dedi: Resûlullah'ın yanına geldim, Allah ona salat ve selam versin. Küvetle hac yaptığında bana: "Hac yaptın mı?" dedi. Dedim ki: Evet. “Nasıl helal kıldın?” dedi. Dedi ki: Dedim ki: Hizmetinizdeyiz Peygamber Efendimiz'in hilali gibi bir hilal ile Allah ona salat ve selam etsin. Dedi ki: "İyi iş çıkardın. Git, Kabe'yi, Safa'yı ve Merve'yi tavaf et, sonra geri döndü." Şöyle dedi: Bunun üzerine Beyt'i, Safa ve Merve'yi dolaştım, sonra Beni Kays kadınlarından bir kadının yanına geldim, o da başımı eğmeye başladı, ben de halka fetva vermeye başladım. Bunun üzerine bir adam bana şöyle dedi: Ey Abdullah bin Kays, gençliğinden biraz al, çünkü müminlerin emirinin senden sonraki ibadetler hakkında ne yaptığını bilmiyorsun. Ben de dedim ki: Ey insanlar, kime fetva verdikse, o sabretsin, çünkü Müminlerin Emiri size geliyor, ona uyun. Ne zaman Yanına gittim ve bunu kendisine anlattım, o da şöyle dedi: Eğer Allah'ın Kitabı'na uyarsak, çünkü Allah'ın Kitabı tamamlanmayı emreder ve eğer Allah'ın Elçisi'nin sünnetine uyarsak, Allah'ın salat ve selamı ona olsun, çünkü Allah'ın Elçisi, Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun, kurbanlık hayvan yerine varıncaya kadar ona gelmedi.
32
Sunen ed-Darimi # 5/1767
أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى ، عَنْ نَافِعٍ ، عَنْ ابْنِ عُمَرَ ، أَنّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ :" خَمْسٌ لَا جُنَاحَ فِي قَتْلِ مَنْ قُتِلَ مِنْهُنَّ : الْغُرَابُ، وَالْفَأْرَةُ، وَالْحِدَأَةُ، وَالْعَقْرَبُ، وَالْكَلْبُ الْعَقُورُ "
Yezid bin Harun bize, Yahya'nın Nafi'den, İbn Ömer'den rivayet ettiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Öldürdüğünü öldüren kanatsız beş kişi vardır: karga, fare, çaylak, akrep ve sincap köpek."
33
Sunen ed-Darimi # 5/1768
أَخْبَرَنَا إِسْحَاق ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ عُرْوَةَ ، عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا، قَالَتْ : " أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَبِقَتْلِ خَمْسِ فَوَاسِقَ فِي الْحِلِّ وَالْحَرَمِ : الْحِدَأَةِ، وَالْغُرَابِ، وَالْفَأْرَةِ، وَالْعَقْرَبِ، وَالْكَلْبِ الْعَقُورِ ".
قَالَ عَبْد اللَّهِ : الْكَلْبُ الْعَقُورُ، وَقَالَ بَعْضُهُمْ : الْأَسْوَدُ.
أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ ، قَالَ بَعْضُ أَصْحَابِنَا : إِنَّ مَعْمَرًا كَانَ يَذْكُرُهُ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ سَالِمٍ ، عَنْ أَبِيهِ وعُرْوَةَ ، عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
قَالَ عَبْد اللَّهِ : الْكَلْبُ الْعَقُورُ، وَقَالَ بَعْضُهُمْ : الْأَسْوَدُ.
أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ ، قَالَ بَعْضُ أَصْحَابِنَا : إِنَّ مَعْمَرًا كَانَ يَذْكُرُهُ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ سَالِمٍ ، عَنْ أَبِيهِ وعُرْوَةَ ، عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
İshak bize anlattı, Abdülrezzak bize anlattı, Muammer bize ez-Zühri'den, Urve'den, Allah ondan razı olsun Ayşe'den rivayet etti ve şöyle dedi: "Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, meşru ve kutsal yerlerde beş günahkarın öldürülmesini emretti: uçurtma, karga, fare ve akrep. Ve nankör köpek.” Abdullah şöyle dedi: Nankör köpek, onlardan bir kısmı da şöyle dedi: Siyah olan. Abdurrezzak bize anlattı, bazı ashabımız şöyle dedi: Ma'mer, ez-Zuhri'den, Salim'den, babası ve Urve'den, Aişe'den (Allah ondan razı olsun), Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet ederek onu anıyordu. Merhaba dedi
34
Sunen ed-Darimi # 5/1769
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ ، عَنْ سُفْيَانُ ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُثْمَانَ ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، قَالَ :" احْتَجَمَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَهُوَ مُحْرِمٌ "
Muhammed ibn Yusuf, Süfyan'dan, Abdullah ibni Osman'dan, Sa'id ibn Cübeyr'den, İbni Abbas'tan rivayetle bize haber verdi ve şöyle dedi: "Resûlullah'ın (s.a.v.) ihramlı iken hacamat yaptı."
35
Sunen ed-Darimi # 5/1770
حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُحَمَّدٍ ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلَالٍ ، حَدَّثَنَا عَلْقَمَةُ بْنُ أَبِي عَلْقَمَةَ ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْأَعْرَجِ ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ابْنِ بُحَيْنَةَ ، قَالَ :" احْتَجَمَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِلَحْيِ جَمَلٍ ، وَهُوَ مُحْرِمٌ "
Bize Mervan bin Muhammed anlattı, Süleyman bin Bilal bize anlattı, Alkame bin Ebî Alkame bize Abdurrahman el-Araj'dan, Abd ibn Buhayne'den rivayet etti: "Resulullah (sav) ihramlı iken bir devenin sakalını okşadı."
36
Sunen ed-Darimi # 5/1771
حَدَّثَنَا إِسْحَاق ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ ، عَنْ عَمْرٍو ، عَنْ عَطَاءٍ ، وَطَاوُسٍ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" احْتَجَمَ وَهُوَ مُحْرِمٌ ".
قَالَ إِسْحَاق L927 : قَالَ سُفْيَانُ مَرَّةً : عَنْ عَطَاءٍ، وَمَرَّةً، عَنْ طَاوُسٍ، وَجَمَعَهُمَا مَرَّةً
قَالَ إِسْحَاق L927 : قَالَ سُفْيَانُ مَرَّةً : عَنْ عَطَاءٍ، وَمَرَّةً، عَنْ طَاوُسٍ، وَجَمَعَهُمَا مَرَّةً
İshak bize anlattı, Süfyan bize Amr'dan, Ata'dan, Tavus'tan da İbni Abbas'tan rivayet etti ki, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ihramlı iken hacamat yapıldı."
İshak dedi ki, L927: Süfyan bir defasında Ata'nın rivayeti üzerine, bir defasında Tawoos'un rivayeti üzerine ve bir keresinde de ikisini birleştirdiğini söylemiştir.
37
Sunen ed-Darimi # 5/1772
حَدَّثَنَا هَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ ، عَنْ جَابِرِ بْنِ زَيْدٍ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، قَالَ :" تَزَوَّجَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَهُوَ مُحْرِمٌ "
Haşim bin El-Kasım bize anlattı, Şu'be bize Amr bin Dinar'dan, Cabir bin Zeyd'den, İbn Abbas'tan rivayetle şöyle dedi: "Peygamber Efendimiz, Allah'ın salat ve selamı ona ihramda iken evlendi."
38
Sunen ed-Darimi # 5/1773
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ ، عَنْ أَيُّوبَ ، عَنْ نَافِعٍ ، عَنْ نُبَيْهِ بْنِ وَهْبٍ : أَنَّ رَجُلًا مِنْ قُرَيْشٍ خَطَبَ إِلَى أَبَانَ بْنِ عُثْمَانَ وَهُوَ أَمِيرُ الْمَوْسِمِ ، فَقَالَ أَبَانُ : لَا أُرَاهُ إِلا عِرَاقِيًّا جَافِيًا، " إِنَّالْمُحْرِمَ لَا يَنْكِحُ وَلَا يُنْكِحُ ".
أَخْبَرَنَا بِذَلِكَ عُثْمَانُ ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ.
سُئِلَ أَبُو مُحَمَّد : تَقُولُ بِهَذَا؟ قَالَ : نَعَمْ
أَخْبَرَنَا بِذَلِكَ عُثْمَانُ ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ.
سُئِلَ أَبُو مُحَمَّد : تَقُولُ بِهَذَا؟ قَالَ : نَعَمْ
Süleyman bin Harb bize, Hammad bin Zeyd de Eyyub'dan, Nafi'den, Nebih bin Vehb'den rivayet etti ki, Kureyş'ten bir adam mevsimin prensi Eban bin Osman'a hitap etti. Aban şunları söyledi: Ben onu kibirli bir Iraklıdan başkası olarak görmüyorum. “Gerçekten bir muhrim evlenemez ve evlendirilemez.” Bize söyledi Bununla birlikte Osman, Resûlullah'ın izniyle, Allah ona bereket versin ve ona selâmet versin. Ebu Muhammed'e soruldu: Bunu sen mi söylüyorsun? Dedi ki: Evet
39
Sunen ed-Darimi # 5/1774
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَاصِمٍ ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ الشَّهِيدِ ، عَنْ مَيْمُونِ بْنِ مِهْرَانَ ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ الْأَصَمِّ ، أَنَّ مَيْمُونَةَ ، قَالَتْ :" تَزَوَّجَنِي رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَنَحْنُ حَلَالَانِ بَعْدَمَا رَجَعَ مِنْ مَكَّةَ بِسَرِفَ "
Amr bin Asım bize anlattı, Hammad bin Seleme bize Habib bin Eş-Şehid'den, Meymun bin Mihran'dan, Yezid bin El-Asam'dan rivayetle şöyle dedi: Meymune şöyle dedi: "Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- benimle evlendi ve Mekke'den büyük bir memnuniyetle döndükten sonra biz de helalleştik."
40
Sunen ed-Darimi # 5/1775
حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ ، عَنْ مَطَرٍ الْوَرَّاقِ ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ ، عَنْ أَبِي رَافِعٍ ، قَالَ :" تَزَوَّجَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَيْمُونَةَ حَلَالًا، وَبَنَى بِهَا حَلَالًا، وَكُنْتُ الرَّسُولَ بَيْنَهُمَا "
Ebu Nu'aym bize anlattı, Hammad bin Zeyd, Matar Al-Warraq'tan, Rabi'a bin Ebu Abdurrahman'dan, Süleyman bin Yesar'dan, Ebu Rafi'den rivayetle şöyle dedi: "Resulullah, Allah ona bereket versin ve ona huzur versin, Meymune ile meşru bir şekilde evlendi ve onunla meşru bir evlilik yaptı ve ben de aralarında elçiydim."
41
Sunen ed-Darimi # 5/1776
أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ الدَّسْتَوَائِيُّ ، عَنْ يَحْيَى ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي قَتَادَةَ ، قَالَ : انْطَلَقَ أَبِي مَعَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَامَ الْحُدَيْبِيَةِ، فَأَحْرَمَ أَصْحَابُهُ وَلَمْ يُحْرِمْ أَبُو قَتَادَةَ، فَأَصَابَ حِمَارَ وَحْشٍ، فَطَعَنَهُ وَأَكَلَ مِنْ لَحْمِهِ، فَقُلْتُ : يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنِّي أَصَبْتُ حِمَارَ وَحْشٍ، فَطَعَنْتُهُ، فَقَالَ لِلْقَوْمِ :" كُلُوا " وَهُمْ مُحْرِمُونَ
Yezid bin Harun bize anlattı, Hişam el-Destavai, Yahya'dan, Abdullah bin Ebi Katade'den rivayetle şöyle dedi: Babam, Hudeybiye yılında Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem ile yola çıktı. Ashabı ihrama girdi, Ebu Katade ise ihrama girmedi. Yabani bir eşeğe saldırdı, onu bıçakladı ve yedi. Eti hakkında şöyle dedim: Ey Allah'ın Resulü, bir yaban eşeğine çarptım, onu bıçakladım da o, ihramda iken insanlara: "Yiyin" dedi.
42
Sunen ed-Darimi # 5/1777
أَخْبَرَنَا أَبُو الْوَلِيدِ ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَوْهَبٍ ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي قَتَادَةَ ، عَنْ أَبِيهِ ، قَالَ : بَيْنَمَا نَحْنُ نَسِيرُ وَهُمْ مُحْرِمُونَ، وَأَبُو قَتَادَةَ حَلَالٌ، إِذْ رَأَيْتُ حِمَارًا، فَرَكِبْتُ فَرَسًا، فَأَصَبْتُهُ، فَأَكَلُوا مِنْ لَحْمِهِ وَهُمْ مُحْرِمُونَ وَلَمْ آكُلْ، فَأَتَوْا النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَسَأَلُوهُ، فَقَالَ :" أَشَرْتُمْ، قَتَلْتُمْ؟ أَوْ قَالَ : ضَرَبْتُمْ؟ قَالُوا : لَا، قَالَ : فَكُلُوا "
Bize Ebu'l-Velid anlattı, Şu'be, Osman bin Abdullah bin Mevhib'den, Abdullah bin Ebi Katade'den, babasından rivayetle şöyle dedi: Biz yürürken onlar ihramdayken, Ebu Katade caizdi, bir eşek gördüm, ben de ata bindim, onu vurdum ve ondan yediler. Onun eti ve illüzyonu Onlar ihramdaydı, ben yemek yemedim. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e gelip, ona sordular. Dedi ki: "Belirttin mi? Öldürdün mü? Veya dedi ki: Vurdun mu? Onlar: Hayır dediler. Dedi ki: Onlar da yediler."
43
Sunen ed-Darimi # 5/1778
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ ، عَنْ صَالِحِ بْنِ كَيْسَانَ ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، عَنْ الصَّعْبِ بْنِ جَثَّامَةَ ، أَنّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أُتِيَ بِلَحْمِ حِمَارِ وَحْشٍ، فَرَدَّهُ وَقَالَ : " إِنَّاحُرُمٌ لَا نَأْكُلُ الصَّيْدَ "
Muhammed bin İssa anlattı, Hammad bin Zeyd, Salih bin Kaysan'dan, Ubeydullah bin Abdullah'tan, İbn Abbas'tan, El-Saab bin Jaseme'den rivayete göre, Peygamberimiz (s.a.v.)'e yabani bir eşek eti getirildi, o da onu geri verdi ve şöyle dedi: "İhramdayız ve av eti yemeyeceğiz."
44
Sunen ed-Darimi # 5/1779
أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ ، عَنْ ابْنِ جُرَيْجٍ ، عَنْ ابْنِ الْمُنْكَدِرِ ، عَنْ مُعَاذِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عُثْمَانَ التَّيْمِيِّ ، عَنْ أَبِيهِ ، قَالَ : كُنَّا مَعَ طَلْحَةَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ فِي سَفَرٍ، فَأُهْدِيَ لَهُ طَيْرٌ وَهُمْ مُحْرِمُونَ، وَهُوَ رَاقِدٌ، فَمِنَّا مَنْ أَكَلَ، وَمِنَّا مَنْ تَوَرَّعَ، فَاسْتَيْقَظَ طَلْحَةُ فَأَخْبَرُوهُ، فَوَفَّقَ مَنْ أَكَلَهُ، وَقَالَ : " أَكَلْنَاهُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ "
Ebu Asım bize, İbn Cüreyc'den, İbn El-Münkedir'den, Muaz bin Abdurrahman bin Osman Et-Teymi'den, babasından rivayetle şöyle dedi: Biz Talha bin Ubeyd Allah ile bir seyahatteydik, onlar ihramlıyken, kendisi yatarken kendisine bir kuş verilmişti. Bazılarımız yedi, bazılarımız ise tereddüt etti. Sonra Talha uyandı, ona haber verdiler, o da yemeyi kabul etti ve şöyle dedi: "Biz bunu Resûlullah (s.a.v.) ile birlikte yedik."
45
Sunen ed-Darimi # 5/1780
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، قَالَ : حَدَّثَنِي الصَّعْبُ بْنُ جَثَّامَةَ ، قَالَ : مَرَّ بِي رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَأَنَا بِالْأَبْوَاءِ أَوْ بِوَدَّانَ ، فَأَهْدَيْتُ لَهُ لَحْمَ حِمَارِ وَحْشٍ، فَرَدَّهُ عَلَيَّ، فَلَمَّا رَأَى فِي وَجْهِي الْكَرَاهِيَةَ، قَالَ : " إِنَّهُلَيْسَ بِنَا رَدٌّ عَلَيْكَ، وَلَكِنَّا حُرُمٌ "
Muhammed bin Yusuf bize anlattı, İbn Uyeyne, ez-Zühri'den, Ubeydullah bin Abdullah'tan, İbni Abbas'tan rivayetle şöyle dedi: Söyleyin bana es-Saab bin Jaseme şöyle dedi: Ben El-Ebva veya Budan'dayken Resûlullah (s.a.v.) yanımdan geçti, ben de ona eşek eti verdim. Bir canavardı, bu yüzden onu bana geri verdi ve yüzümdeki nefreti görünce şöyle dedi: "Size saldırmamız mümkün değil ama bize yasak."
46
Sunen ed-Darimi # 5/1781
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الرَّقَاشِيُّ ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ ، عَنْ مَعْمَرٍ ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، عَنْ الْفَضْلِ بْنِ عَبَّاسٍ ، أَنَّهُ كَانَ رَدِيفَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ، جَاءَتْ امْرَأَةٌ مِنْ خَثْعَمَ، فَقَالَتْ : إِنَّ فَرِيضَةَ اللَّهِ فِي الْحَجِّ عَلَى عِبَادِهِأَدْرَكَتْ أَبِي شَيْخًا كَبِيرًا لَا يَسْتَمْسِكُ عَلَى رَاحِلَتِهِ، وَلَمْ يَحُجَّ، أَفَأَحُجُّ عَنْهُ، قَالَ : " نَعَمْ ".
سُئِلَ أَبُو مُحَمَّد : تَقُولُ بِهَذَا؟ قَالَ : نَعَمْ
سُئِلَ أَبُو مُحَمَّد : تَقُولُ بِهَذَا؟ قَالَ : نَعَمْ
Muhammed bin Abdullah er-Rakkaşi bize anlattı, Vehib bize Muammer'den, Ez-Zuhri'den, Süleyman bin Yesar'dan, İbn Abbas'tan rivayet etti. Peygamber'in (s.a.v.) sahabesi olan Fadl ibn Abbas'tan rivayetle, Veda Haccı'nda Has'am'dan bir kadın geldi ve şöyle dedi: Kullarına hac yapmak Allah'ın farzıdır. Babam devesinin üzerinde duramayan ve hac yapmayan yaşlı bir adam buldu. Onun adına hac yapmalı mıyım? "Evet" dedi. Ebu Muhammed'e soruldu: Bunu sen mi söylüyorsun? Dedi ki: Evet
47
Sunen ed-Darimi # 5/1782
أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ ، عَنْ ابْنِ جُرَيْجٍ ، عَنْ ابْنِ شِهَابٍ ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، عَنْ الْفَضْلِ هُوَ ابْنُ عَبَّاسٍ ، أَنَّ امْرَأَةً سَأَلَتْ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَتْ : إِنَّأَبِي شَيْخٌ لَا يَسْتَوِي عَلَى الْبَعِيرِ أَدْرَكَتْهُ فَرِيضَةُ اللَّهِ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : " حُجِّي عَنْهُ "
Ebu Asım bize, İbn Cüreyc'ten, İbn Şihab'tan, Süleyman bin Yesar'dan, İbn Abbas'tan, Abbas'ın oğlu el-Fadl'dan rivayetle, bir kadının Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e sorduğunu ve şöyle dediğini anlattı: Ben deveye binemeyen yaşlı bir adamım. Allah'ın vazifesi onu aştı, dedi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Onun adına hac yapın."
48
Sunen ed-Darimi # 5/1783
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ ، حَدَّثَنَا الْأَوْزَاعِيُّ ، حَدَّثَنِي الزُّهْرِيُّ ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، أَنَّ امْرَأَةً مِنْ خَثْعَمَ اسْتَفْتَتْ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ، وَالْفَضْلُ بْنُ عَبَّاسٍ رَدِيفُ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَتْ : يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ فَرِيضَةَ اللَّهِ عَلَى عِبَادِهِ أَدْرَكَتْ أَبِي شَيْخًا كَبِيرًا، لَا يَسْتَطِيعُ أَنْ يَسْتَوِيَ عَلَى الرَّاحِلَةِ،فَهَلْ يَقْضِي أَنْ أَحُجَّ عَنْهُ؟ قَالَ : " نَعَمْ ".
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، نَحْوًا مِنْ حَدِيثِ الْأَوْزَاعِيِّ
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، نَحْوًا مِنْ حَدِيثِ الْأَوْزَاعِيِّ
Muhammed bin Yusuf bize anlattı, Evzai bize anlattı, Ez-Zühri bana Süleyman bin Yesar'dan, İbn Abbas'tan rivayet etti ki, Has'am'dan bir kadın Veda Haccı konusunda Allah Resulü'ne danıştı ve Fadl bin Abbas, Allah'ın Elçisi'nin (Allah onu kutsasın ve ona huzur versin) arkadaşıydı. O da ona selam verdi ve o da şöyle dedi: Ey Allah'ın Resulü, Allah'ın kulları üzerindeki yükümlülüğü, babamı çok yaşlandırdı ve ölen kadınla birlikte dik duramaz hale getirdi. Onun adına hac yapmamı ister mi? "Evet" dedi. Muhammed bin Yusuf bize anlattı, İbn Uyeyne bize ez-Zuhri'den, Süleyman bin'den rivayet etti. Solda, İbn Abbas'ın rivayetine göre, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) rivayetine göre, Evzai'nin hadisine benzer şekilde Allah ona salat ve selam versin.
49
Sunen ed-Darimi # 5/1784
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ ، أَخْبَرَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي إِسْحَاق ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ ، حَدَّثَنِي الْفَضْلُ بْنُ عَبَّاسٍ أَوْ عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ الْعَبَّاسِ ، أَنَّ رَجُلًا قَالَ : يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ أَبِي أَوْ أُمِّي عَجُوزٌ كَبِيرٌ، إِنْ أَنَا حَمَلْتُهَا لَمْ تَسْتَمْسِكْ، وَإِنْ رَبَطْتُهَا، خَشِيتُ أَنْ أَقْتُلَهَا.
قَالَ : " أَرَأَيْتَ إِنْ كَانَ عَلَى أَبِيكَ أَوْ أُمِّكَ دَيْنٌ، أَكُنْتَ تَقْضِيهِ؟ ".
قَالَ : نَعَمْ، قَالَ :" فَحُجَّ عَنْ أَبِيكَ، أَوْ أُمِّكَ "
قَالَ : " أَرَأَيْتَ إِنْ كَانَ عَلَى أَبِيكَ أَوْ أُمِّكَ دَيْنٌ، أَكُنْتَ تَقْضِيهِ؟ ".
قَالَ : نَعَمْ، قَالَ :" فَحُجَّ عَنْ أَبِيكَ، أَوْ أُمِّكَ "
Hammad bin Zeyd, Yahya bin Ebi İshak'tan, Süleyman bin Yesar, El Fadl bin Abbas veya Ubeyd Allah ibn el-Abbas'tan rivayetle, Musaddad bize şöyle dedi: Bir adam şöyle dedi: Ey Allah'ın Resulü, babam veya annem yaşlı ve ihtiyardır. Onu taşırsam tutunamaz bile Onu bağladım, onu öldürmekten korktum. “Sizce babanızın veya annenizin bir borcu olsaydı borcunu öder miydiniz?” O da: Evet, dedi: "Baban veya annen adına hac yap."
50
Sunen ed-Darimi # 5/1785
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حُمَيْدٍ ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ ، عَنْ مَنْصُورٍ ، عَنْ مُجَاهِدٍ ، عَنْ يُوسُفَ بْنِ الزُّبَيْرِ مَوْلًى لِآلِ الْزُّبَيْرِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ ، قَالَ : جَاءَ رَجُلٌ مِنْ خَثْعَمَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ : إِنَّأَبِي أَدْرَكَهُ الْإِسْلَامُ وَهُوَ شَيْخٌ كَبِيرٌ لَا يَسْتَطِيعُ رُكُوبَ الرَّحْلِ، وَالْحَجُّ مَكْتُوبٌ عَلَيْهِ، أَفَأَحُجُّ عَنْهُ؟ قَالَ : " أَنْتَ أَكْبَرُ وَلَدِهِ؟ ".
قَالَ : نَعَمْ.
قَالَ : " أَرَأَيْتَ لَوْ كَانَ عَلَى أَبِيكَ دَيْنٌ فَقَضَيْتَهُ عَنْهُ، أَكَانَ ذَلِكَ يُجْزِئُ عَنْهُ؟ ".
قَالَ : نَعَمْ.
قَالَ : " فَاحْجُجْ عَنْهُ "
قَالَ : نَعَمْ.
قَالَ : " أَرَأَيْتَ لَوْ كَانَ عَلَى أَبِيكَ دَيْنٌ فَقَضَيْتَهُ عَنْهُ، أَكَانَ ذَلِكَ يُجْزِئُ عَنْهُ؟ ".
قَالَ : نَعَمْ.
قَالَ : " فَاحْجُجْ عَنْهُ "
Muhammed bin Humaid bize anlattı, Cerir, Mansur'dan, Mücahid'den, El-Zübeyr ailesinden bir müşteri olan Yusuf bin El-Zübeyr'den, Abdullah İbnü'z-Zübeyr'den rivayetle şöyle dedi: Has'am'dan bir adam, Allah'ın Elçisi'nin yanına geldi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin ve şöyle dedi: Babam yaşlandığında İslam'ı kabul etti. Yaşlı olduğundan ata binemez ve hac ona farz kılınmıştır. Onun adına hac yapmalı mıyım? "Sen onun en büyük oğlu musun?" dedi. Dedi ki: Evet. Şöyle dedi: "Sizce babanızın borcu olsaydı ve siz onu ödeseydiniz bu ona yeter miydi?" Dedi ki: Evet. "O halde onun adına hac yap" buyurdu.