55 Hadis
01
Sunen ed-Darimi # 6/1889
أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ عَامِرٍ ، عَنْ شُعْبَةَ ، عَنْ قَتَادَةَ ، عَنْ أَنَسٍ ، قَالَ :" ضَحَّى رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِكَبْشَيْنِ أَمْلَحَيْنِ أَقْرَنَيْنِ، وَيُسَمِّي وَيُكَبِّرُ، لَقَدْ رَأَيْتُهُ يَذْبَحُهُمَا بِيَدِهِ وَاضِعًا عَلَى صِفَاحِهِمَا قَدَمَهُ "، قُلْتُ : أَنْتَ سَمِعْتَهُ؟ قَالَ : نَعَمْ
Saeed bin Amir, Şu'be'den, Katade'den, Enes'ten rivayetle şöyle dedi: "Resûlullah (s.a.v.) iki koç kurban etti." “Emlihin ve Karneyn”, “Allahu Ekber” adını verir ve derdi. Ayağını derilerinin üzerine koyarak eliyle onları katlettiğini gördüm. Dedim ki: Onu duydun mu? Dedi ki: Evet
02
Sunen ed-Darimi # 6/1890
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ خَالِدٍ ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاق ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ ، عَنْ أَبِي عَيَّاشٍ ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ، قَالَ : ضَحَّى رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِكَبْشَيْنِ فِي يَوْمِ الْعِيدِ، فَقَالَ حِينَ وَجَّهَهُمَا : " إِنِّيوَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذِي فَطَرَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ حَنِيفًا وَمَا أَنَا مِنْ الْمُشْرِكِينَ.
إِنَّ صَلَاتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، لَا شَرِيكَ لَهُ، وَبِذَلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَا أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ.
اللَّهُمَّ إِنَّ هَذَا مِنْكَ وَلَكَ، عَنْ مُحَمَّدٍ وَأُمَّتِهِ "، ثُمَّ سَمَّى اللَّهَ وَكَبَّرَ وَذَبَحَ
Ahmed bin Halid bize anlattı, Muhammed bin İshak, Yezid bin Ebu Habib'den, Ebu Ayyaş'tan, Cabir bin Abdullah'tan rivayetle şöyle dedi: Resûlullah, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, bayram günü iki koç kurban etti. Onlara döndüğünde şöyle dedi: "Yüzümü orucu bozana çevirdim." Gökler ve yer düzdür ve ben müşriklerden değilim. Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah'a aittir ve hiçbir ortağı yoktur ve ben bununla emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim. Allah'ım, bu senden ve senin için, Muhammed ve ümmetinin izniyledir." Daha sonra Allah'ın ismini vererek "Allahu Ekber" dedi ve kesti.
03
Sunen ed-Darimi # 6/1891
أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ صَالِحٍ ، حَدَّثَنِي اللَّيْثُ ، حَدَّثَنِي خَالِدٌ يَعْنِي : ابْنَ يَزِيدَ ، حَدَّثَنِي سَعِيدٌ يَعْنِي : ابْنَ أَبِي هِلَالٍ ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُسْلِمٍ ، أَخْبَرَنِي ابْنُ الْمُسَيَّبِ ، أَنَّ أُمَّ سَلَمَةَ أَخْبَرَتْهُ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنَّهُ، قَالَ :" مَنْ أَرَادَ أَنْ يُضَحِّيَ، فَلَا يُقَلِّمْ أَظْفَارَهُ، وَلَا يَحْلِقْ شَيْئًا مِنْ شَعْرِهِ فِي الْعَشْرِ الْأُوَلِ مِنْ ذِي الْحِجَّةِ "
Abdullah bin Salih bize dedi, Leys bana dedi, Halid bana dedi, yani: İbn Yezid, Sa'id bana söyledi, yani: İbn Ebî Hilal, Amr bin Müslim'den rivayetle, İbnü'l-Müseyyeb bana Ümmü Seleme'nin, Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'den rivayetle şöyle dediğini anlattı: Kurban kesmek isterse Zilhicce'nin ilk on günü tırnaklarını kesmemeli ve saçını tıraş etmemelidir."
04
Sunen ed-Darimi # 6/1892
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَحْمَدَ ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ ، حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ حُمَيْدٍ ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيِّبِ ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ :" إِذَا دَخَلَتْ الْعَشْرُ، وَأَرَادَ أَحَدُكُمْ أَنْ يُضَحِّيَ، فَلَا يَمَسَّ مِنْ شَعْرِهِ وَلَا أَظْفَارِهِ شَيْئًا "
Muhammed bin Ahmed anlattı, Süfyan bize anlattı, Abdurrahman bin Humaid bana Said bin el-Müseyyeb'den, Ümmü Seleme'den, Peygamber Efendimiz'den (s.a.v.) rivayetle şöyle dedi: "İlk on gün geldiğinde ve biriniz kurban kesmek istediğinde saçına veya tırnaklarına dokunmasın." "Bir şey"
05
Sunen ed-Darimi # 6/1893
أَخْبَرَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ فَيْرُوزَ ، عَنْ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ ، قَالَ : سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَا يُتَّقَى مِنْ الضَّحَايَا؟ قَالَ :" الْعَوْرَاءُ الْبَيِّنُ عَوَرُهَا، وَالْعَرْجَاءُ الْبَيِّنُ ظَلْعُهَا، وَالْمَرِيضَةُ الْبَيِّنُ مَرَضُهَا، وَالْعَجْفَاءُ الَّتِي لَا تُنْقِي "
Halid bin Muhlid bize anlattı, Malik bize Amr bin El-Haris'ten, Ubeyd bin Fayrouz'dan, El-Baraa bin Azib'den rivayetle şöyle dedi: O, Resûlullah'a (s.a.v.) soruldu, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, kurbanlardan ne kaçınılmalıdır? Şöyle konuştu: “Tek gözlü kadın açıkça kusurunun farkındadır, topal kadın ise kaburgalarından açıkça anlaşılmaktadır. Ve hastalığı açıkça görülen hastalar ve temizlenemeyen topallar.”
06
Sunen ed-Darimi # 6/1894
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عَامِرٍ ، عَنْ شُعْبَةَ ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ فَيْرُوزَ ، قَالَ : سَأَلْتُ الْبَرَاءَ عَمَّا نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مِنْ الْأَضَاحِيِّ، فَقَالَ :" أَرْبَعٌ لَا يُجْزِئْنَ : الْعَوْرَاءُ الْبَيِّنُ عَوَرُهَا، وَالْعَرْجَاءُ الْبَيِّنُ ظَلْعُهَا، وَالْمَرِيضَةُ الْبَيِّنُ مَرَضُهَا، وَالْكَسِيرُ الَّتِي لَا تُنْقِي ".
قَالَ : قُلْتُ لِلْبَرَاءِ : فَإِنِّي أَكْرَهُ أَنْ يَكُونَ فِي السِّنِّ نَقْصٌ، وَفِي الْأُذُنِ نَقْصٌ، وَفِي الْقَرْنِ نَقْصٌ، قَالَ : فَمَا كَرِهْتَ فَدَعْهُ، وَلَا تُحَرِّمْهُ عَلَى أَحَدٍ
Sa'id bin Amir, Şu'be'den, Süleyman bin Abdurrahman'dan, Ubeyd bin Fayrouz'dan rivayetle şöyle dedi: Bera'ya neyi yasakladığını sordum. Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Dört yetmez: Kusuru belli olan tek gözlü ve kusuru belli olan topal." “Kaburga kemiği, hastalığı belli olan hasta kadın ve temizlenemeyen kırıklar.” Dedi ki: Ben Berâ'ya dedim ki: Dişin noksan olmasından nefret ederim, kulakta kusur vardır, boynuz da kusurdur. Şöyle buyurdu: Hoşunuza gitmeyen şeyleri bırakın ve onu kimseye yasaklamayın.
07
Sunen ed-Darimi # 6/1895
أَخْبَرَنَا أَبُو الْوَلِيدِ ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ كُهَيْلٍ ، قَالَ : سَمِعْتُ حُجَيَّةَ بْنَ عَدِيٍّ ، قَالَ : سَمِعْتُ عَلِيًّا وَسَأَلَهُ رَجُلٌ، فَقَالَ : يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ، الْبَقَرَةُ؟ قَالَ : عَنْ سَبْعَةٍ، قُلْتُ : الْقَرْنُ؟ قَالَ : لَا يَضُرُّكَ.
قَالَ : قُلْتُ : الْعَرَجُ؟ قَالَ : إِذَا بَلَغَتْ الْمَنْسَكَ.
ثُمَّ قَالَ : " أَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنْنَسْتَشْرِفَ الْعَيْنَ وَالْأُذُنَ "
Ebu'l-Velid bize anlattı, Şu'be bize Seleme bin Kuhail'den rivayetle şöyle dedi: Hacıya bin Adiy'i duydum, şöyle dedi: Ali'yi duydum ve bir adam ona şöyle sordu: Dedi ki: Ey Müminlerin Emiri El-Bakara? Şöyle dedi: Yedi civarında. Dedim ki: Yüzyıl mı? Dedi ki: Bu sana zarar vermez. Dedi ki: Ben dedim ki: El-Arc? Dedi ki: Eğer buluğ çağına ulaşırsa Ritüel. Sonra şöyle dedi: "Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, bize gözle ve kulakla bakmamızı emretti."
08
Sunen ed-Darimi # 6/1896
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى ، عَنْ إِسْرَائِيلَ ، عَنْ أَبِي إِسْحَاق ، عَنْ شُرَيْحِ بْنِ النُّعْمَانِ الصَّائِدِيِّ ، عَنْ عَلِيٍّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ : " أَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنْنَسْتَشْرِفَ الْعَيْنَ وَالْأُذُنَ، وَأَنْ لَا نُضَحِّيَ بِمُقَابَلَةٍ وَلَا مُدَابَرَةٍ وَلَا خَرْقَاءَ، وَلَا شَرْقَاءَ، فَالْمُقَابَلَةُ : مَا قُطِعَ طَرَفُ أُذُنِهَا، وَالْمُدَابَرَةُ : مَا قُطِعَ مِنْ جَانِبِ الْأُذُنِ، وَالْخَرْقَاءُ : الْمَثْقُوبَةُ، وَالشَّرْقَاءُ : الْمَشْقُوقَةُ "
Ubeydullah ibn Musa bize, İsrail'den, Ebu İshak'tan, Şurayh ibn el-Nu'man es-Say'idi'den, Ali'den (Allah ondan razı olsun) haber verdi: "Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) bize gözü ve kulağı aramamızı, bir araya gelerek, bir araya gelerek veya bir araya gelerek kurban kesmememizi emretti." O beceriksizdir ve güzel konuşmaz. Mukabele kulağının ucu kesilmiş demektir, Mudabere kulağın yanından kesilmiş demektir, Mukabla ise delinmiş demektir. Ve doğudaki: bölünmüş olan.
09
Sunen ed-Darimi # 6/1897
أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ ، عَنْ يَحْيَى ، عَنْ بَعْجَةَ الْجُهَنِيِّ ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ الْجُهَنِيِّ ، قَالَ : قَسَمَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ضَحَايَا بَيْنَ أَصْحَابِهِ فَأَصَابَنِي جَذَعٌ، فَقُلْتُ : يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّهَاصَارَتْ لِي جَذَعَةً، فَقَالَ : " ضَحِّ بِهِ "
Yezid bin Harun bize anlattı, Hişam bize Yahya'dan, Baja el-Cuhani'den, Ukbe bin Amir el-Cuhani'den rivayetle şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kurbanları ashabı arasında taksim etti, bana bir kütük çarptı, ben de dedim ki: Ey Allah'ın Resulü, o benim için bir kütük oldu ve şöyle dedi: "Onu kurban et." "
10
Sunen ed-Darimi # 6/1898
أَخْبَرَنَا أَبُو الْوَلِيدِ ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ ، حَدَّثَنِي يَزِيدُ بْنُ أَبِي حَبِيبٍ ، عَنْ أَبِي الْخَيْرِ ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ ، قَالَ : أَعْطَانِي رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ غَنَمًا أَقْسِمُهَا عَلَى أَصْحَابِهِ،فَقَسَمْتُهَا وَبَقِيَ مِنْهَا عَتُودٌ، فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِرَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ : " ضَحِّ بِهِ ".
قَالَ أَبُو مُحَمَّد : الْعَتُودُ : الْجَذَعُ مِنْ الْمَعْزِ
Ebu'l-Velid bize anlattı, El-Leys anlattı, Yezid bin Ebi Habib bana Ebu'l-Khair'den, Ukbe bin Amir'den rivayetle şöyle dedi: Bana Reslullah'ı verdi, Allah ona salat ve selam versin, dostları arasında koyun dağıttı. Bunları böldüm ve bir kısmı kaldı. Bunu Allah Resulü'ne anlattım, Allah ona salat ve selam versin. Allah ondan razı olsun ve ona huzur versin. "Onu kurban edin" dedi. Ebu Muhammed şöyle dedi: El-Utud: keçi gövdesi.
11
Sunen ed-Darimi # 6/1899
أَخْبَرَنَا يَعْلَى ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ ، عَنْ جَابِرٍ ، قَالَ : نَحَرْنَا يَوْمَ الْحُدَيْبِيَةِ سَبْعِينَ بَدَنَةً، الْبَدَنَةُ عَنْ سَبْعَةٍ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" اشْتَرِكُوا فِي الْهَدْيِ "
Ya'la bize anlattı, Süfyan bize Ebu'z-Zübeyr'den, Cabir'den rivayetle şöyle dedi: Hudeybiye gününde yetmiş deve, yedi deve için bir deve kurban ettik, sonra Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kurbana ortak olun."
12
Sunen ed-Darimi # 6/1900
أَخْبَرَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ، قَالَ :" نَحَرْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ الْبَقَرَةَ عَنْ سَبْعَةٍ ".
قِيلَ لِأَبِي مُحَمَّدٍ : تَقُولُ بِهِ؟ قَالَ : نَعَمْ
Halid bin Muhlid bize, Malik'in Ebu'z-Zübeyr'den, Cabir bin Abdullah'tan rivayet ettiğine göre şöyle dediğini anlattı: "Biz, Allah'ın Resulü (s.a.v.) ile birlikte kurban kestik. Selam ona ve Bakara'ya yedinin yetkisi üzerine olsun." Ebu Muhammed'e şöyle denildi: Onun hakkında ne diyorsun? Dedi ki: Evet
13
Sunen ed-Darimi # 6/1901
أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ ، عَنْ ابْنِ جُرَيْجٍ ، عَنْ نَافِعٍ ، عَنْ ابْنِ عُمَرَ ، أَنّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَهَى عَنْ لُحُومِ الْأَضَاحِيِّ، أَوْ قَالَ :" لَا تَأْكُلُوا لُحُومَ الْأَضَاحِيِّ بَعْدَ ثَلَاثٍ "
Ebû Asım, İbn Cüreyc'den, Nafi'den, İbn Ömer'den rivayetle, Resûlullah'ın (s.a.v.) et yemeyi yasakladığını anlattı. Kurbanlık hayvanlar veya şöyle dedi: “Üç günden sonra kurbanlıkların etini yemeyin.”
14
Sunen ed-Darimi # 6/1902
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَوْنٍ ، عَنْ خَالِدٍ هُوَ ابْنُ عَبْدِ اللَّهِ الطَّحَّانُ ، عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ ، عَنْ أَبِي قِلَابَةَ ، عَنْ أَبِي الْمَلِيحِ ، عَنْ نُبَيْشَةَ ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، ، قَالَ : " إِنَّاكُنَّا نَهَيْنَاكُمْ عَنْ لُحُومِ الْأَضَاحِيِّ أَنْ تَأْكُلُوهَا فَوْقَ ثَلَاثَةِ أَيَّامٍ كَيْ تَسَعَكُمْ، فَقَدْ جَاءَ اللَّهُ بِالسَّعَةِ، فَكُلُوا، وَادَّخِرُوا، وَائْتَجِرُوا ".
قَالَ أَبُو مُحَمَّدٍ : ائْتَجِرُوا : اطْلُبُوا فِيهِ الْأَجْرَ
Amr bin Aun bize Abdullah et-Tahan'ın oğlu Halid'den, Halid el-Haz'dan, Ebu Kalaba'dan, Ebu'l-Malih'ten, Nubeyşe'den, Peygamber (s.a.v.)'den rivayetle şöyle dedi: "Biz size üç günden fazla kurban eti yemeyi yasakladık." Yetinebilmeniz için, çünkü Tanrı bolluk getirmiştir; o halde yiyin, biriktirin ve kiralayın.” Ebu Muhammed şöyle dedi: Kirala: Bunun için ödül ara.
15
Sunen ed-Darimi # 6/1903
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الرَّقَاشِيُّ ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاق ، حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي بَكْرٍ ، عَنْ عَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ ، عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا، قَالَتْ : كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَدْ نَهَى عَنْ لُحُومِ الْأَضَاحِيِّ بَعْدَ ثَلَاثٍ، فَلَمَّا كَانَ الْعَامُ الْقَابِلُ وَضَحَّى النَّاسُ، قُلْتُ : يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنْ كَانَتْ هَذِهِ الْأَضَاحِيُّ لَتَرْفُقُ بِالنَّاسِ، كَانُوا يَدَّخِرُونَ مِنْ لُحُومِهَا وَوَدَكِهَا.
قَالَ : " فَمَا يَمْنَعُهُمْ مِنْ ذَلِكَ الْيَوْمَ؟ " قُلْتُ : يَا نَبِيَّ اللَّهِ، أَوَ لَمْ تَنْهَهُمْ عَامَ أَوَّلَ عَنْ أَنْ يَأْكُلُوا لُحُومَهَا فَوْقَ ثَلَاثٍ؟ فَقَالَ : " إِنَّمَانَهَيْتُ عَنْ ذَلِكَ لِلْحَاضِرَةِ الَّتِي حَضَرَتْهُمْ مِنْ أَهْلِ الْبَادِيَةِ لِيَبُثُّوا لُحُومَهَا فِيهِمْ، فَأَمَّا الْآنَ، فَلْيَأْكُلُوا وَلْيَدَّخِرُوا "
Muhammed bin Abdullah El-Rakkaşi bize anlattı, Yezid bin Zurayi bize anlattı, Muhammed bin İshak bize anlattı, Abdullah bin Ebu Bekir bana şöyle dedi: Amra bint Abdul Rahman'dan, Aişe'den rivayete göre, Allah ondan razı olsun, şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, yasaklamıştı Kurban eti üç gün sonra, ertesi sene gelip insanlar kurban kesince dedim ki: Ya Resulullah, eğer bu kurbanlar insanlara iyilik olsaydı, etlerinden ve yemlerinden bir kısmını saklarlardı. "Onları o günden ne alıkoyacak?" dedi. Dedim ki: Ey Allah'ın Resulü, bunları bir yıl yasaklamamış mıydın? Etini üç günden fazla yemek yerine mi? Dedi ki: "Ben onlara katılan çöl halkına etleri aralarında dağıtmalarını yasakladım, şimdi yesinler." Ve depolamalarına izin ver
16
Sunen ed-Darimi # 6/1904
أَخْبَرَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُحَمَّدٍ ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمْزَةَ ، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْوَلِيدِ الزَّبِيدِيُّ ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ ، حَدَّثَنِي أَبِي ، أَنَّهُ سَمِعَ ثَوْبَانَ مَوْلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، يَقُولُ : قَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَنَحْنُ بِمِنًى :" أَصْلِحْ لَنَا مِنْ هَذَا اللَّحْمِ " فَأَصْلَحْتُ لَهُ مِنْهُ، فَلَمْ يَزَلْ يَأْكُلُ مِنْهُ حَتَّى بَلَغْنَا الْمَدِينَةَ
Bize Mervan bin Muhammed anlattı, Yahya bin Hamza anlattı, Muhammed bin Velid el-Zübeydi bana Abd al-Rahman bin Cübeyr bin Nafir'den rivayetle, babam bana Resûlullah (s.a.v.)'in kulu Sevban'ı işittiğini anlattı, Allah onu bereketlesin ve ona huzur versin: Allah'ın Resulü, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, bana şöyle dedi: Mina'da iken Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bu etten bize afiyet ver." Ben de onun için ondan bir kısmını hayırlı kıldım, Medine'ye varıncaya kadar da ondan yemekten vazgeçmedi.
17
Sunen ed-Darimi # 6/1905
أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ الرَّبِيعِ ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ ، قَالَ : سَمِعْتُ عَطَاءً ، قَالَ : سَمِعْتُ جَابِرًا ، يَقُولُ : " إِنْكُنَّا لَنَتَزَوَّدُ مِنْ مَكَّةَ إِلَى الْمَدِينَةِ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ".
قَالَ أَبُو مُحَمَّد : يَعْنِي : لُحُومَ الْأَضَاحِيِّ
Saeed bin er-Rabi' bize anlattı, Şu'be bize Amr bin Dinar'dan rivayetle şöyle dedi: Ata'yı duydum, şöyle dedi: Cabir'in şöyle dediğini duydum: "Resulullah'ın zamanında Mekke'den Medine'ye erzak sağlayalım, Allah ona bereket versin ve ona selamet versin." Ebu Muhammed şöyle dedi: Bu şu anlama gelir: kurban eti.
18
Sunen ed-Darimi # 6/1906
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ ، عَنْ مَنْصُورٍ ، وَزُبَيْدٍ ، عَنْ الشَّعْبِيِّ ، عَنْ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ ، أَنَّ أَبَا بُرْدَةَ بْنَ نِيَارٍ ضَحَّى قَبْلَ أَنْ يُصَلِّيَ، فَلَمَّا صَلَّى النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، دَعَاهُ فَذَكَرَ لَهُ مَا فَعَلَ، فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : " إِنَّمَاشَاتُكَ شَاةُ لَحْمٍ ".
فَقَالَ : يَا رَسُولَ اللَّهِ، عِنْدِي عَنَاقٌ جَذَعَةٌ مِنْ الْمَعْزِ هِيَ أَحَبُّ إِلَيَّ مِنْ شَاتَيْنِ.
قَالَ : " فَضَحِّ بِهَا، وَلَا تُجْزِئُ عَنْ أَحَدٍ بَعْدَكَ ".
قَالَ أَبُو مُحَمَّد : قُرِئَ عَلَى مُحَمَّدٍ، عَنْ سُفْيَانَ : وَمَنْ ذَبَحَ بَعْدَ الصَّلَاةِ وَالْإِمَامُ يَخْطُبُ أَجْزَأَهُ
Muhammed bin Yusuf bize, Süfyan, Mansur'dan, Zübeyd'den, El-Şa'bi'den, El-Bara' bin Azib'den, Ebu Burda bin Nayyar'ın namaz kılmadan önce kurban kestiğini anlattı ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, dua ettiğinde onu çağırdı ve ona ne yaptığını anlattı ve Allah'ın Elçisi (Allah onu kutsasın ve ona huzur versin) ona şöyle dedi: Tanrı onu kutsasın ve ona huzur versin: “Çürükleriniz koyun etidir.” Dedi ki: Ey Allah'ın Resulü, benim büyük bir keçi devem var ki, bu bana iki koyundan daha sevimlidir. Dedi ki: "Onu kurban edin, o sizden sonra kimseye yetmez." Ebu Muhammed dedi ki: Muhammed'e Süfyan'dan okundu: Ve kim namazdan ve imamdan sonra kurban keserse. Parçalarına hitap ediyor
19
Sunen ed-Darimi # 6/1907
حَدَّثَنَا أَبُو عَلِيٍّ الْحَنَفِيُّ ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ ، عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ بْنِ نِيَارٍ ، أَنَّ رَجُلًا ذَبَحَ قَبْلَ أَنْ يَنْصَرِفَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" فَأَمَرَهُ أَنْ يُعِيدَ "
Ebu Ali el-Hanefi bize, Malik bize Yahya bin Said'den, Beşir bin Yesar'dan, Ebu Burda bin Nayyar'dan rivayet etti ki, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) huzurunda boğazlanan bir adam oradan ayrıldı ve ona bayramı kutlamasını emretti.
20
Sunen ed-Darimi # 6/1908
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيِّبِ ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" لَا فَرَعَ وَلَا عَتِيرَةَ "
Muhammed bin İssa bize anlattı, İbn Uyeyne, Ez-Zühri'den, Sa'id bin El-Müseyyeb'den, Ebu Hureyre'den rivayetle şöyle dedi: Allah'ın Elçisi şöyle dedi: Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun: "Ne Fara, ne de Ataira."
21
Sunen ed-Darimi # 6/1909
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ ، عَنْ يَعْلَى بْنِ عَطَاءٍ ، عَنْ وَكِيعِ بْنِ حُدُسٍ ، عَنْ أَبِي رَزِينٍ الْعُقَيْلِيِّ : لَقِيطِ بْنِ عَامِرٍ ، قَالَ : قُلْتُ : يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّا كُنَّانَذْبَحُ فِي رَجَبٍ فَمَا تَرَى؟ قَالَ : " لَا بَأْسَ بِذَلِكَ ".
قَالَ وَكِيعٌ : لَا أَدَعُهُ أَبَدًا
Muhammed bin İsa bize, Ali bin Ata'dan, Wakee bin Hadas'tan, Ebu Razin El-Ukaili'den rivayetle, Ebu Awanah bize şunu söyledi: Bir piç. Bin Amer dedi ki: Dedim ki: Ey Allah'ın Resulü, biz Recep ayında kesim yapardık, peki ne görüyorsun? O da: "Bunda bir sakınca yok." Veki dedi ki: Onu asla bırakmayacağım
22
Sunen ed-Darimi # 6/1910
أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ ، عَنْ ابْنِ جُرَيْجٍ ، قَالَ : أَخْبَرَنِي عَطَاءٌ ، عَنْ حَبِيبَةَ بِنْتِ مَيْسَرَةَ بْنِ أَبِي خُثَيْمٍ ، عَنْ أُمِّ كُرْزٍ ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، ، قَالَ فِي الْعَقِيقَةِ :" عَنْ الْغُلَامِ شَاتَانِ مُكَافِئَتَانِ، وَعَنْ الْجَارِيَةِ شَاةٌ "
Ebu Asım bize İbn Cüreyc'ten rivayetle şöyle dedi: Ata' bana, Habibe bint Meysere ibn Ebu Huteym'den, Ümmü Kurz'dan, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivayetle, Allah onu bereketlesin ve ona huzur versin, Akika hakkında şöyle dedi: "Oğlan için iki koyun, kız için bir koyun."
23
Sunen ed-Darimi # 6/1911
أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ عَامِرٍ ، عَنْ هِشَامٍ ، عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ ، عَنْ سَلْمَانَ بْنِ عَامِرٍ الضَّبِّيِّ ، أَنّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ :" مَعَ الْغُلَامِ عَقِيقَةٌ، فَأَهْرِيقُوا عَنْهُ الدَّمَ، وَأَمِيطُوا عَنْهُ الْأَذَى "
Saeed bin Amir, Hişam'dan, Hafsa bint Sirin'den, Selman bin Amer el-Zabi'den rivayetle, Allah'ın Elçisi, Allah ona bereket versin ve ona huzur versin, dedi ve şöyle dedi: "Akika oğlanın yanındadır, onun için kanını akıt ve ondan zararı kaldır."
24
Sunen ed-Darimi # 6/1912
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَوْنٍ ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي يَزِيدَ ، عَنْ سِبَاعِ بْنِ ثَابِتٍ ، عَنْ أُمِّ كُرْزٍ ، قَالَتْ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" عَنْ الْغُلَامِ شَاتَانِ مِثْلَانِ، وَعَنْ الْجَارِيَةِ شَاةٌ "
Amr bin Avn bize Hammad bin Zeyd'in, Ubeydullah bin Ebi Yezid'den, Siba bin Sabit'ten, Ümmü Karaz'dan rivayetle şöyle dediğini anlattı: Allah'ın Elçisi, Allah ona salat ve selam versin, şöyle buyurdu: "Oğlan için iki koyun, dişi için bir koyun."
25
Sunen ed-Darimi # 6/1913
أَخْبَرَنَا عَفَّانُ بْنُ مُسْلِمٍ ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ ، عَنْ قَتَادَةَ ، عَنْ الْحَسَنِ ، عَنْ سَمُرَةَ ، أَنّ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ :" كُلُّ غُلَامٍ رَهِينَةٌ بِعَقِيقَتِهِ يُذْبَحُ عَنْهُ يَوْمَ سَابِعِهِ، وَيُحْلَقُ وَيُدَمَّى ".
وَكَانَ قَتَادَةُ يَصِفُ الدَّمَ، فَيَقُولُ : إِذَا ذُبِحَتْ الْعَقِيقَةُ، تُؤْخَذُ صُوفَةٌ فَيُسْتَقْبَلُ بِهَا أَوْدَاجُ الذَّبِيحَةِ، ثُمَّ يُوضَعُ عَلَى يَافُوخِ الصَّبِيِّ حَتَّى إِذَا سَالَ شَبَهُ الْخَيْطِ، غُسِلَ رَأْسُهُ، ثُمَّ حُلِقَ بَعْدُ.
حَدَّثَنَا عَفَّانُ ، حَدَّثَنَا أَبَانُ ، بِهَذَا الْحَدِيثِ، قَالَ : وَيُسَمَّى.
قَالَ عَبْد اللَّهِ : وَلَا أُرَاهُ وَاجِبًا
Affan bin Müslim bize, Hammam'ın Katade'den, Hasan'dan, Samur'dan, Peygamber'in (s.a.v.) şöyle dediğini anlattı: "Her erkek çocuğu, yedinci gün kendi adına kesilecek olan akikası için rehin alınır ve tıraş edilip kana bulanır." Katade, kanı şöyle anlatırdı: Ben kestiğimde. Akika için bir parça yün alınır ve bununla kurbanın şah damarları kullanılır, sonra oğlanın bıngıldağı üzerine konulur, böylece iplik gibi damladığında başı yıkanır. Sonra tıraş oldu. Affan bize anlattı, Aban bize bu hadisle şöyle dedi: Buna denir. Abdullah şunları söyledi: Bunu farz görmüyorum
26
Sunen ed-Darimi # 6/1914
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ ، عَنْ سُفْيَانَ ، عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ ، عَنْ أَبِي قِلَابَةَ ، عَنْ أَبِي الْأَشْعَثِ الصَّنْعَانِيِّ ، عَنْ شَدَّادِ بْنِ أَوْسٍ ، قَالَ : حَفِظْتُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ اثْنَتَيْنِ : قَالَ : " إِنَّاللَّهَ كَتَبَ عَلَيْكُمُ الْإِحْسَانَ عَلَى كُلِّ شَيْءِ، فَإِذَا قَتَلْتُمْ فَأَحْسِنُوا الْقِتْلَةَ، وَإِذَا ذَبَحْتُمْ، فَأَحْسِنُوا الذَّبْحَ، وَلْيُحِدَّ أَحَدُكُمْ شَفْرَتَهُ، ثُمَّ لِيُرِحْ ذَبِيحَتَهُ "
Muhammed ibn Yusuf bize Süfyan'dan, Halid el-Haz'dan, Ebu Kılabe'den, Ebu'l-Eş'as el-San'ani'den, Şeddad ibn Evs'ten rivayetle şöyle dedi: Ben Resûlullah'tan (Allah ona salat ve selam versin) iki şey öğrendim: O şöyle dedi: "Şüphesiz Allah, sana her şeyin üzerinde iyilik farz kıldı. Öldürürseniz güzel öldürün, keseceğiniz zaman da güzel kesin, biriniz bıçağını bilesin, sonra kurbanı kesilsin.”
27
Sunen ed-Darimi # 6/1915
أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ ، عَنْ نَافِعٍ ، عَنْ ابْنِ عُمَرَ : أَنَّ امْرَأَةً كَانَتْ تَرْعَى لِآلِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ غَنَمًا بِسَلْعٍ، فَخَافَتْ عَلَى شَاةٍ مِنْهَا أَنْ تَمُوتَ، فَأَخَذَتْ حَجَرًا فَذَبَحَتْهَا بِهِ، وَإِنَّ ذَلِكَ ذُكِرَ لِرَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" فَأَمَرَهُمْ بِأَكْلِهَا "
Yezid ibn Harun bize bildirdi, Yahya ibn Sa'id, Nafi'den, İbn Ömer'den rivayet etti: Bir kadın, Ka'b ibn'in ailesine bakıyordu, onun malları olan koyunları vardı ve içlerinden birinin ölmesinden korkuyordu, bu yüzden bir taş aldı ve onunla birlikte kesti ve bu, Allah'ın Elçisi'ne (Allah onu kutsasın ve ona huzur versin) anlatıldı. Onun üzerinde Onlara selam verip yemelerini emretti.
28
Sunen ed-Darimi # 6/1916
أَخْبَرَنَا أَبُو الْوَلِيدِ ، وَعُثْمَانُ بْنُ عُمَرَ ، وَعَفَّانُ ، عَنْ حَمَّادِ بْنِ سَلَمَةَ ، عَنْ أَبِي الْعُشَرَاءِ ، عَنْ أَبِيهِ ، قَالَ : قُلْتُ : يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَمَا تَكُونُ الذَّكَاةُ إِلَّا فِي الْحَلْقِ وَاللَّبَّةِ؟ فَقَالَ :" لَوْ طَعَنْتَ فِي فَخِذِهَا، لَأَجْزَأَ عَنْكَ ".
قَالَ حَمَّادٌ : حَمَلْنَاهُ عَلَى الْمُتَرَدِّي
Ebu'l-Velid, Osman bin Ömer ve Affan, Hammad bin Seleme'den, Ebu'l-Eşra'dan, babasından rivayetle şöyle dedi: Ben dedim ki: Ey Allah'ın Resulü, zekat sadece boğaz ve manto için mi geçerlidir? Dedi ki: "Eğer onu uyluğundan bıçaklamış olsaydın, bu sana yeterdi." Hammad dedi ki: Onu taşıdık Kötüleşen
29
Sunen ed-Darimi # 6/1917
أَخْبَرَنَا أَبُو الْوَلِيدِ ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ ، حَدَّثَنِي الْمِنْهَالُ بْنُ عَمْرٍو ، قَالَ : سَمِعْتُ سَعِيدَ بْنَ جُبَيْرٍ ، يَقُولُ : خَرَجْتُ مَعَ ابْنِ عُمَرَ فِي طَرِيقٍ مِنْ طُرُقِ الْمَدِينَةِ ، فَإِذَا غِلْمَةٌ يَرْمُونَ دَجَاجَةً، فَقَالَ ابْنُ عُمَرَ : مَنْ فَعَلَ هَذَا؟ فَتَفَرَّقُوا.
فَقَالَ : إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" لَعَنَ مَنْ مَثَّلَ بِالْحَيَوَانِ "
Bize Ebu'l-Velid anlattı, Şu'be anlattı, Minhal bin Amr bana anlattı ve şöyle dedi: Saeed bin Cübeyr'i şöyle derken duydum: İbn Ömer'le birlikte şehrin yollarından birinde dışarı çıkmıştım ki, bir çocuğun tavuk fırlattığını gördü. İbn Ömer dedi ki: Bunu kim yaptı? Böylece dağıldılar. Şöyle dedi: Resûlullah dua etti. Allah ondan razı olsun ve ona huzur versin. "Hayvanı sakatlayan lanetlenmiştir."
30
Sunen ed-Darimi # 6/1918
أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ ، عَنْ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ جَعْفَرٍ ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْأَشَجِّ ، عَنْ أَبِيهِ ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ تِعْلَى ، عَنْ أَبِي أَيُّوبَ الْأَنْصَارِيِّ : أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" نَهَى عَنْ صَبْرِ الدَّابَّةِ ".
قَالَ أَبُو أَيُّوبَ : لَوْ كَانَتْ دَجَاجَةً مَا صَبَرْتُهَا
Ebu Asım bize Abdülhamid ibn Cafer'den, Yezid ibn Ebi Habib'den, Bukayr ibn Abdullah ibn el-Eşcac'tan, babasından, Ubeyd ibn Ta'la'dan, Ebu Eyyub el-Ensari'den rivayetle şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.) "hayvanın sabrını yasakladı." Ebu dedi Eyüp: Eğer tavuk olsaydı ona sabretmezdim.
31
Sunen ed-Darimi # 6/1919
حَدَّثَنَا عَفَّانُ ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ ، أَخْبَرَنَا قَتَادَةُ ، عَنْ عِكْرِمَةَ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، أَنّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" نَهَى عَنْ الْمُجَثَّمَةِ ".
فَقَالَ أَبُو مُحَمَّد : الْمُجَثَّمَةُ : الْمَصْبُورَةُ
Affan bize, Hammad bize anlattı, Katade, İkrime'den, İbni Abbas'tan, Allah'ın Elçisi'nin (Allah onu kutsasın ve ona huzur versin) "ceset hakkında"yı yasakladığını anlattı. Ebu Muhammed şöyle dedi: El-Mücazeme: El-Mesbura.
32
Sunen ed-Darimi # 6/1920
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَعِيدٍ ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحِيمِ هُوَ ابْنُ سُلَيْمَانَ ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ ، عَنْ أَبِيهِ ، عَنْ عَائِشَةَ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ، أَنَّ قَوْمًا قَالُوا : يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ قَوْمًا يَأْتُونَا بِاللَّحْمِ لَا نَدْرِي أَذُكِرَ اسْمُ اللَّهِ عَلَيْهِ أَمْ لَا؟ فَقَالَ :" سَمُّوا أَنْتُمْ وَكُلُوا "وَكَانُوا حَدِيثَ عَهْدٍ بِجَاهِلِيَّةٍ
Muhammed bin Saeed bize, Abdurrahim'in bize söylediğine göre Süleyman'ın oğludur, Hişam bin Urve'den, babasından, mü'minlerin annesi Aişe'den rivayetle, bazıları dediler ki: Ey Allah'ın Resulü, bazı insanlar bize et getiriyor da biz onun üzerine Allah'ın adını anıp anmayacağımızı bilmiyoruz. "Kendinizi adlandırın" dedi. Onlar da yediler ve onlar cahiliye devrindeydiler.
33
Sunen ed-Darimi # 6/1921
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ ، عَنْ سُفْيَانَ ، عَنْ أَبِيهِ ، عَنْ عَبَايَةَ بْنِ رِفَاعَةَ ابْنِ رَافِعٍ ، عَنْ جَدِّهِ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ : أَنَّ بَعِيرًا نَدَّ وَلَيْسَ فِي الْقَوْمِ إِلَّا خَيْلٌ يَسِيرَةٌ، فَرَمَاهُ رَجُلٌ بِسَهْمٍ، فَحَبَسَهُ، فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : " إِنَّلِهَذِهِ الْبَهَائِمِ أَوَابِدَ كَأَوَابِدِ الْوَحْشِ، فَمَا غَلَبَكُمْ مِنْهَا، فَاصْنَعُوا بِهِ هَكَذَا "
Muhammed ibn Yusuf, Süfyan'dan, babasından, Abaya ibn Rifa'ah ibn Rafi'den, dedesi Rafi' ibn Hadic'ten rivayetle bize şöyle haber verdi: Bir deve çağrıldı ve halk arasında çok az at vardı. Bir adam onu ​​okla vurup yakaladı. Bunun üzerine Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ona şöyle dedi: "Bu, bunun içindir." Hayvanlar da vahşi hayvanlar kadar vahşidir; o halde, onlardan hangisi seni bunaltıyorsa, onlara da aynısını yap.”
34
Sunen ed-Darimi # 6/1922
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيل أَبُو مَعْمَرٍ بْنُ إِبْرَاهِيمَ ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ ، عَنْ عَمْرٍو هُوَ ابْنُ دِينَارٍ ، عَنْ صُهَيْبٍ مَوْلَى ابْنِ عَامِرٍ، قَالَ : سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرٍو ، يَقُولُ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" مَنْ قَتَلَ عُصْفُورًا بِغَيْرِ حَقِّهِ، سَأَلَهُ اللَّهُ عَنْهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ".
قِيلَ : وَمَا حَقُّهُ؟ قَالَ : " أَنْ تَذْبَحَهُ فَتَأْكُلَهُ "
İsmail Ebu Muammer bin İbrahim bize anlattı, Süfyan bize İbn Dinar olan Amr'dan, İbn Amir'in müşterisi Suheyb'den rivayet etti: Abdullah bin Amr'ı şöyle derken işittim: Rasulullah (s.a.v.) Allah ona salat ve selam versin, şöyle buyurdu: "Kim haksız yere bir kuşu öldürürse, Allah kıyamet günü ona bunun hesabını soracaktır." Diriliş.” Denildi ki: Onun hakkı nedir? "Onu kesip yemelisin" dedi.
35
Sunen ed-Darimi # 6/1923
أَخْبَرَنَا إِسْحَاق بْنُ إِبْرَاهِيمَ ، حَدَّثَنَا عَتَّابُ بْنُ بَشِيرٍ ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي زِيَادٍ ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ ، عَنْ جَابِرٍ ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ :" ذَكَاةُ الْجَنِينِ ذَكَاةُ أُمِّهِ ".
قِيلَ لِأَبِي مُحَمَّدٍ : يُؤْكَلُ؟ قَالَ : نَعَمْ
İshak bin İbrahim bize anlattı, Attab bin Beşir bize Ubeydullah bin Ebu Ziyad'dan, Ebu'z-Zübeyr'den, Cabir'den, Peygamber'den (Allah'ın salat ve selamı üzerine olsun) rivayetiyle şöyle dedi: "Cenin katledilmesi, annesinin katledilmesidir." Ebu Muhammed'e şöyle denildi: Yenir mi? Dedi ki: Evet
36
Sunen ed-Darimi # 6/1924
أَخْبَرَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ ، عَنْ ابْنِ شِهَابٍ ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلَانِيِّ ، عَنْ أَبِي ثَعْلَبَةَ الْخُشَنِيِّ ، قَالَ : " نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْأَكْلِ كُلِّ ذِي نَابٍ مِنْ السِّبَاعِ "
Halid bin Muhlid bize, Malik'in İbn Şihab'tan, Ebu İdris el-Hawlani'den, Ebu Thalebah el-Khushani'den rivayetle şöyle dediğini anlattı: "Allah'ın Resulü, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, dişli herhangi bir vahşi hayvanı yemeyi yasakladı."
37
Sunen ed-Darimi # 6/1925
أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ ، حَدَّثَنَا أَبُو أُوَيْسٍ ابْنُ عَمِّ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلَانِيِّ ، عَنْ أَبِي ثَعْلَبَةَ الْخُشَنِيِّ ، قَالَ : " نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْالْخَطْفَةِ، وَالْمُجَثَّمَةِ، وَالنُّهْبَةِ، وَعَنْ أَكْلِ كُلِّ ذِي نَابٍ مِنْ السِّبَاعِ "
Abdullah bin Maslamah bize anlattı, Ebu Uveys ibn Maalik bin Enes, Ez-Zuhri'den, Ebu İdris El-Hawlani'den, Ebu Tha'lebah el-Khushani'den rivayetle şöyle dedi: "Allah'ın Elçisi, Allah'ın duaları ve selamı onun üzerine olsun, adam kaçırmayı, sakatlamayı, yağmalamayı ve yemeyi yasakladı. "Vahşi hayvanların dişleri olan biri"
38
Sunen ed-Darimi # 6/1926
أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَمَّادٍ ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ ، عَنْ مَيْمُونِ بْنِ مِهْرَانَ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، قَالَ : " نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْأَكْلِ كُلِّ ذِي نَابٍ مِنْ السِّبَاعِ، وَكُلِّ ذِي مِخْلَبٍ مِنْ الطَّيْرِ "
Yahya bin Hammad bize anlattı, Ebu Awanah bize Ebu Bişr'den, Meymun bin Mihran'dan, İbn Abbas'tan rivayetle şöyle dediğini anlattı: "O, Resûlullah'ı -Allah'ın duası ve selamı onun üzerine olsun-, dişli her hayvanı ve pençeli her kuşu yemeyi yasakladı."
39
Sunen ed-Darimi # 6/1927
أَخْبَرَنَا يَعْمَرُ بْنُ بِشْرٍ ، عَنْ ابْنِ الْمُبَارَكِ ، عَنْ سَعِيدٍ ، عَنْ قَتَادَةَ ، عَنْ أَبِي الْمَلِيحِ ، عَنْ أَبِيهِ ، أَنّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ" نَهَى عَنْ جُلُودِ السِّبَاعِ أَنْ تُفْتَرَشَ ".
أَخْبَرَنَا مُسَدَّدٌ ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ ، عَنْ سَعِيدٍ عن قَتَادَةَ ، عَنْ أَبِي الْمَلِيحِ ، عَنْ أَبِيهِ ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، نَحْوَهُ
Ömer ibn Bişr, İbnü'l-Mübarek'ten, Sa'id'den, Katade'den, Ebu'l-Malih'den, babasından rivayetle şöyle haber verdi: Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Allah'ın salat ve selamı üzerine olsun, Allah ona bereket versin ve ona selamet versin, "O, yabani aslanların derilerinin yayılmasını yasakladı." Musaddad bize anlattı, Yahya bin Saeed bize Saeed'den, Katade'den, Ebu'l-Malih'den rivayet etti. Babasının yetkisi üzerine, Peygamber'in yetkisi üzerine, Allah ona bereket versin ve ona huzur versin ve benzeri.
40
Sunen ed-Darimi # 6/1928
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ ، عَنْ سُفْيَانَ ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ وَعْلَةَ ، قَالَ : سَأَلْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ عَنْ الْأَسْقِيَةِ، فَقَالَ : مَا أَدْرِي مَا أَقُولُ لَكَ، غَيْرَ أَنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ :" أَيُّمَا إِهَابٍ دُبِغَ فَقَدْ طَهُرَ "
Muhammed ibn Yusuf, Süfyan'dan, Zeyd ibn Eslem'den, Abd al-Rahman ibn Wa'ala'dan rivayetle bize haber verdi: İbn Abbas'a sordum, şöyle dedi: Size ne diyeceğimi bilmiyorum, ancak Rasulullah'ın (s.a.v.) Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dediğini duydum: "Tabaklanmış her deri temizlenmiştir."
41
Sunen ed-Darimi # 6/1929
حَدَّثَنَا يَعْلَى ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاق ، عَنْ الْقَعْقَاعِ بْنِ حَكِيمٍ ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ وَعْلَةَ ، قَالَ : سَأَلْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ عَنْ جُلُودِ الْمَيْتَةِ، فَقَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" دِبَاغُهَا طَهُورُهَا ".
قِيلَ لِأَبِي مُحَمَّدٍ عَبْدِ اللَّهِ : تَقُولُ بِهَذَا؟ قَالَ : نَعَمْ، إِذَا كَانَ يُؤْكَلُ لَحْمُهُ
Ya'la bize Muhammed bin İshak'tan, Kaka bin Hakim'den, Abdurrahman bin Va'ala'dan rivayetle şöyle dedi: İbn Abbas'a ölü hayvanların derilerini sordum, o da şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Bunları tabaklamak onları arındırır." Ebu Muhammed Abdullah'a şöyle denildi: Bunu sen mi söylüyorsun? Dedi ki: Eti yenirse evet
42
Sunen ed-Darimi # 6/1930
أَخْبَرَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ قُسَيْطٍ ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ ثَوْبَانَ ، عَنْ أُمِّهِ ، عَنْ عَائِشَةَ ، قَالَتْ : " أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنْيُسْتَمْتَعَ بِجُلُودِ الْمَيْتَةِ إِذَا دُبِغَتْ "
Halid bin Muhlid bize, Malik'in anlattığına göre, Yezid bin Kusayt'tan, Muhammed bin Abdul Rahman bin Sevban'dan, annesinin rivayetine göre şöyle demiştir: Aişe'den rivayete göre o şöyle demiştir: "Resûlullah, Allah'ın duası ve selamı onun üzerine olsun, ölü bedenlerin tabaklanırken derilerinin yenilmesini emretmiştir."
43
Sunen ed-Darimi # 6/1931
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَسَّانَ ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، قَالَ : مَاتَتْ شَاةٌ لِمَيْمُونَةَ ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :" لَوْ اسْتَمْتَعْتُمْ بِإِهَابِهَا؟ " قَالُوا : يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّهَا مَيْتَةٌ، قَالَ : " إِنَّمَا حُرِّمَ أَكْلُهَا ".
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُصَفَّى ، حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ ، عَنْ الزُّبَيْدِيِّ ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ ، عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ ، عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، نَحْوَ هَذَا الْحَدِيثِ.
قِيلَ لِأَبِي مُحَمَّدٍ : مَا تَقُولُ فِي الثَّعَالِبِ إِذَا دُبِغَتْ؟ قَالَ : أَكْرَهُهَا
Yahya bin Hassan bize anlattı, Süfyan bin Uyaynah, Ez-Zühri'den, Ubeydullah bin Abdullah'tan, İbn Abbas'tan rivayetle şöyle dedi: Hayırlı bir koyun öldü ve Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dedi: "Onu tımar etmekten hoşlandın mı?" Dediler ki: Ey Allah'ın Resulü, bu Ölü bir hayvan. "Onu yemek haramdır" buyurdu. Muhammed ibn el-Musaffa bize anlattı, Baqiyya bize Zübeydî'den, Zühri'den, Ubeydullah'tan, İbn Abbas'tan, Peygamber Efendimiz'den (s.a.v.) rivayetle anlattı. Bu hadisin benzeri olarak Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun. Ebu Muhammed'e şöyle denildi: Tilkiler hakkında ne dersin? Bronzlaşmış mı? Dedi ki: Bundan nefret ediyorum
44
Sunen ed-Darimi # 6/1932
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ ، عَنْ الزُّهْرِيِّ ، عَنْ الْحَسَنِ ، وَعَبْدِ اللَّهِ ابْنَيْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِيهِمَا ، عَنْ عَلِيٍّ، أَنَّ عَلِيًّا قَالَ لِابْنِ عَبَّاسٍ : " نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْمُتْعَةِ النِّسَاءِ يَوْمَ خَيْبَرَ، وَعَنْ لُحُومِ الْحُمُرِ الْإِنْسِيَّةِ "
Ahmed bin Abdullah bize, Malik, Ez-Zühri'den, el-Hasan'dan, Muhammed'in oğlu Abdullah'tan da babalarından, Ali'den rivayetle, Ali'nin İbn Abbas'a şöyle dediğini anlattı: "Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, Hayber gününde kadınların cinsel ilişkisini ve eşek etini yasakladı." "orta"
45
Sunen ed-Darimi # 6/1933
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ ، عَنْ سُفْيَانَ ، عَنْ هِشَامٍ ، عَنْ ابْنِ سِيرِينَ ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ، قَالَ : قَامَ رَجُلٌ يَوْمَ خَيْبَرَ، فَقَالَ : يَا رَسُولَ اللَّهِ، أُكِلَتْ الْحُمُرُ أَوْ أُفْنِيَتِ الْحُمُرُ، ثُمَّ قَالَ : يَا رَسُولَ اللَّهِ، أُفْنِيَتِ الْحُمُرُ أَوْ أُكِلَتْ الْحُمُرُ، " فَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ رَجُلًا فَنَادَى إِنَّاللَّهَ وَرَسُولَهُ يَنْهَيَانِكُمْ عَنْ لُحُومِ الْحُمُرِ، فَإِنَّهَا رِجْسٌ "
Muhammed ibn Yusuf bize Süfyan'dan, Hişam'dan, İbn Sirin'den, Enes ibn Malik'ten rivayetle şöyle dedi: Hayber günü bir adam kalktı ve şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü, eşekleri mi yedin yoksa eşekleri mi yedin?" Sonra şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü, eşekleri mi yedin yoksa eşekleri mi yedin?" Böylece Allah Resulü emretti. Bir adam (Allah'ın salat ve selamı üzerine olsun) şöyle seslendi: "Gerçekten Allah ve Rasûlü, sizi eşek etinden haram kıldı, çünkü o iğrenç bir şeydir."
46
Sunen ed-Darimi # 6/1934
حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ عَوْنٍ ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ ، عَنْ فَاطِمَةَ بِنْتِ الْمُنْذِرِ ، عَنْ أَسْمَاءَ بِنْتِ أَبِي بَكْرٍ ، قَالَتْ :" أَكَلْنَا لَحْمَ فَرَسٍ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِالْمَدِينَةِ "
Cafer bin Avn, Hişam bin Urve'den, Fatıma bint el-Munzir'den, Esma bint Ebu Bekir'den rivayetle şöyle dediğini anlattı: "Biz, Rasûlullah (s.a.v.)'in hükümdarlığı döneminde Medine'de at eti yemiştik."
47
Sunen ed-Darimi # 6/1935
أَخْبَرَنَا أَبُو النُّعْمَانِ ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيٍّ ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ، قَالَ : " نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَوْمَ خَيْبَرَ عَنْلُحُومِ الْحُمُرِ الْأَهْلِيَّةِ، وَأَذِنَ فِي لُحُومِ الْخَيْلِ "
Ebu'n-Numan bize anlattı, Hammad bin Zeyd, Amr bin Dinar'dan, Muhammed bin Ali'den, Cabir bin Abdullah'tan rivayetle şöyle dedi: "Hayber gününde, Allah'ın Elçisi, Allah ona bereket versin ve ona huzur versin, evcil eşek etini yasakladı ve at etine izin verdi.
48
Sunen ed-Darimi # 6/1936
أَخْبَرَنَا أَبُو الْمُغِيرَةِ ، حَدَّثَنَا الْأَوْزَاعِيُّ ، حَدَّثَنِي الزُّهْرِيُّ ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيِّبِ ، وَأَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ، أَنّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ :" لَا يَنْتَهِبُ نُهْبَةً ذَاتَ شَرَفٍ يَرْفَعُ الْمُؤْمِنُونَ فِيهَا أَبْصَارَهُمْ وَهُوَ حِينَ يَنْتَهِبُهَا مُؤْمِنٌ "
Ebu El-Muğire bize, El-Avza'i'nin anlattığına göre, Ez-Zuhri bana, Sa'id bin El-Müseyyeb'den ve Ebu Seleme bin Abdul Rahman'dan, Ebu Hureyre'den rivayetle, Allah'ın Elçisi, Allah onu kutsasın ve ona huzur versin, şöyle dediğini söyledi: "Müminlerin gözünü dikeceği hiçbir şeref yağması yağma edilmeyecektir." Ve bir mü'min onu ele geçirdiğinde,
49
Sunen ed-Darimi # 6/1937
حَدَّثَنَا إِسْحَاق بْنُ إِبْرَاهِيمَ ، حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرِ بْنِ حَازِمٍ ، عَنْ أَبِيهِ ، عَنْ يَعْلَى بْنِ حَكِيمٍ ، عَنْ أَبِي لَبِيدٍ ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ سَمُرَةَ ، قَالَ : "نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْ النُّهْبَةِ ".
قَالَ أَبُو مُحَمَّد : هَذَا فِي الْغَزْوِ إِذَا غَنِمُوا قَبْلَ أَنْ يُقْسَمَ
İshak bin İbrahim bize rivayet etti, Vehb bin Cerir bin Hazim bize babasından, Ya'la bin Hakim'den, Ebu Lebid'den, Ebu Lebid'den, Abdurrahman bin Semure'den rivayetle şöyle dedi: "Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), Allah ona salat ve selam versin, yağmayı yasakladı." Ebu Muhammed şöyle dedi: Eğer ganimetleri ele geçirmeden önce alırlarsa bu savaştadır. Bölünmüş
50
Sunen ed-Darimi # 6/1938
حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ ، عَنْ الْأَوْزَاعِيِّ ، عَنْ حَسَّانَ بْنِ عَطِيَّةَ ، عَنْ أَبِي وَاقِدٍ ، قَالَ : قُلْنَا : يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّا بِأَرْضٍ تَكُونُ بِهَا الْمَخْمَصَةُ، فَمَا يَحِلُّ لَنَا مِنْ الْمَيْتَةِ؟ قَالَ :" إِذَا لَمْ تَصْطَبِحُوا، وَلَمْ تَغْتَبِقُوا، وَلَمْ تَخْتَفِئُوا بَقْلًا فَشَأْنُكُمْ بِهَا ".
قَالَ : النَّاسُ يَقُولُونَ بِالْحَاءِ، وَهَذَا قَالَ بِالْخَاءِ
Ebu Asım bize Evza'i'den, Hasan bin Atiye'den, Ebu Vakid'den rivayetle şöyle dedi: Biz dedik ki: Ey Allah'ın Resulü, içinde kavrulmuş et bulunan bir yerdeyiz, o halde ölü etten bize ne helal olur? Şöyle dedi: "Eğer sabah uyanmazsanız, kör olmazsanız ve bazı şeyleri gizlemiyorsanız, o zaman bunu yapmak size kalmıştır." Dedi ki: İnsanlar “ha” harfiyle söylüyor, bu da “kha” harfiyle söylüyor.