13 Hadis
01
El-Edebul Mufred # 20/372
حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ قَبِيصَةَ بْنِ جَابِرٍ، عَنْ عُمَرَ قَالَ‏:‏ لاَ يُرْحَمُ مَنْ لاَ يَرْحَمُ، وَلاَ يُغْفَرُ لِمَنْ لاَ يَغْفِرُ، وَلاَ يُتَابُ عَلَى مَنْ لاَ يَتُوبُ، وَلاَ يُوقَّ مَنْ لا يُتَوَقَّ‏.‏
Hafs bin Ömer bize şöyle dedi: Şu'be bize Abdülmelik bin Umeyr'den, Kubaysa bin Cabir'den, Ömer'den de şöyle dedi: O'nun merhameti yoktur. Kim merhamet etmez, kim affetmez, kim tövbe etmez, kim tövbe etmez, kim tövbe etmez, kim korumaz, kim tövbe etmez.
02
El-Edebul Mufred # 20/373
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا زِيَادُ بْنُ مِخْرَاقٍ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ قُرَّةَ، عَنْ أَبِيهِ قَالَ‏:‏ قَالَ رَجُلٌ‏:‏ يَا رَسُولَ اللهِ، إِنِّي لَأَذْبَحُ الشَّاةَ فَأَرْحَمُهَا، أَوْ قَالَ‏:‏ إِنِّي لَأَرْحَمُ الشَّاةَ أَنْ أَذْبَحَهَا، قَالَ‏:‏ وَالشَّاةُ إِنْ رَحِمْتَهَا، رَحِمَكَ اللَّهُ مَرَّتَيْنِ‏.‏
Musaddad bize anlattı, dedi ki: İsmail bin İbrahim bize anlattı, o şöyle dedi: Ziyad bin Mihrak, Muaviye bin Kurra'dan, babasından rivayet etti: Şöyle dedi: Bir adam dedi ki: Ey Allah'ın Resulü, ben bir koyun keseceğim ve ona merhamet edeceğim veya şöyle dedi: Bir koyunu kesersem ona merhamet edeceğim. Dedi ki: Ve koyunlar.
03
El-Edebul Mufred # 20/374
حَدَّثَنَا آدَمُ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مَنْصُورٍ، سَمِعْتُ أَبَا عُثْمَانَ مَوْلَى الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ يَقُولُ‏:‏ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ يَقُولُ‏:‏ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم الصَّادِقَ الْمَصْدُوقَ أَبَا الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ‏:‏ لاَ تُنْزَعُ الرَّحْمَةُ إِلا مِنْ شَقِيٍّ‏.‏
Adem bize anlattı, şöyle dedi: Şu'be bize, Mansur'dan rivayetle, Muğire ibn Şu'be'nin müşterisi Ebu Osman'ı şöyle derken işittim: Ebu Hureyre'yi şöyle derken işittim: Peygamber (s.a.v.), doğru ve güvenilir Ebu'l-Kasım (Allah'ın duası ve selamı ona olsun) şöyle derken işittim: Merhamet ancak zavallıdan geri alınmaz.
04
El-Edebul Mufred # 20/375
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ إِسْمَاعِيلَ قَالَ‏:‏ أَخْبَرَنِي قَيْسٌ قَالَ‏:‏ أَخْبَرَنِي جَرِيرٌ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ‏:‏ مَنْ لا يَرْحَمُ النَّاسَ لا يَرْحَمُهُ اللَّهُ‏.‏
Musaddad bize anlattı, şöyle dedi: Yahya bize İsmail'den rivayet etti, şöyle dedi: Kays bana anlattı, şöyle dedi: Cerir bana Peygamber'den rivayet etti, Allah ona salat ve selam versin, şöyle dedi: Kim merhamet etmezse insanlara merhamet eder ama Allah ona merhamet etmez.
05
El-Edebul Mufred # 20/376
حَدَّثَنَا حَرَمِيُّ بْنُ حَفْصٍ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ‏:‏ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَرْحَمَ النَّاسِ بِالْعِيَالِ، وَكَانَ لَهُ ابْنٌ مُسْتَرْضَعٌ فِي نَاحِيَةِ الْمَدِينَةِ، وَكَانَ ظِئْرُهُ قَيْنًا، وَكُنَّا نَأْتِيهِ، وَقَدْ دَخَنَ الْبَيْتُ بِإِذْخِرٍ، فَيُقَبِّلُهُ وَيَشُمُّهُ‏.‏
Harami bin Hafs bize anlattı, şöyle dedi: Bize Vahib anlattı, şöyle dedi: Eyüp, Amr bin Said'den, Enes bin Malik'ten rivayetle şöyle dedi: O, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) çocukları açısından insanlara en merhametli olandı. Medine civarında emzirilen bir oğlu vardı, sırtı belliydi, biz de onun yanına giderdik. Evi tütsü ile tüttürdü, öptü ve kokladı.
06
El-Edebul Mufred # 20/377
Ebû Hüreyre (r.a.)
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا مَرْوَانُ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ كَيْسَانَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ‏:‏ أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم رَجُلٌ وَمَعَهُ صَبِيٌّ، فَجَعَلَ يَضُمُّهُ إِلَيْهِ، فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم‏:‏ أَتَرْحَمُهُ‏؟‏ قَالَ‏:‏ نَعَمْ، قَالَ‏:‏ فَاللَّهُ أَرْحَمُ بِكَ مِنْكَ بِهِ، وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ‏.‏
Abdullah bin Muhammed anlattı, o şöyle dedi: Bize Mervan anlattı, şöyle dedi: Yezid bin Kaysan bize Ebu Hazim'den, Ebu Hureyre'den rivayetle şöyle dedi: O geldi Peygamber Efendimiz (s.a.v.) erkek çocuklu bir adamdı, bu yüzden ona sarılmaya başladı. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Ona merhamet edecek misin? Dedi ki: Evet. Dedi ki: Allah size, sizin ona merhamet ettiğinizden daha merhametlidir ve O, merhamet edenlerin en merhametlisidir.
07
El-Edebul Mufred # 20/378
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ قَالَ‏:‏ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ سُمَيٍّ مَوْلَى أَبِي بَكْرٍ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ السَّمَّانِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ‏:‏ بَيْنَمَا رَجُلٌ يَمْشِي بِطَرِيقٍ اشْتَدَّ بِهِ الْعَطَشُ، فَوَجَدَ بِئْرًا فَنَزَلَ فِيهَا، فَشَرِبَ ثُمَّ خَرَجَ، فَإِذَا كَلْبٌ يَلْهَثُ، يَأْكُلُ الثَّرَى مِنَ الْعَطَشِ، فَقَالَ الرَّجُلُ‏:‏ لَقَدْ بَلَغَ هَذَا الْكَلْبَ مِنَ الْعَطَشِ مِثْلُ الَّذِي كَانَ بَلَغَنِي، فَنَزَلَ الْبِئْرَ فَمَلَأَ خُفَّاهُ، ثُمَّ أَمْسَكَهَا بِفِيهِ، فَسَقَى الْكَلْبَ، فَشَكَرَ اللَّهُ لَهُ، فَغَفَرَ لَهُ، قَالُوا‏:‏ يَا رَسُولَ اللهِ، وَإِنَّ لَنَا فِي الْبَهَائِمِ أَجْرًا‏؟‏ قَالَ‏:‏ فِي كُلِّ ذَاتِ كَبِدٍ رَطْبَةٍ أَجْرٌ‏.‏
İsmail bize şöyle dedi: Malik bana, Ebu Bekir'in müşterisi Sümey'den, Ebu Salih es-Semman'dan, Ebu Hureyre'den rivayetle dedi ki: Rasulullah (s.a.v.) Allah ona salat ve selam versin dedi ki: Bir adam yolda yürürken çok susadı. Bir kuyu buldu, içine girdi, içti ve çıktı. Soluk soluğa bir köpek gördü. Susuzluktan toprak yiyordu, adam dedi ki: Bu köpek de benim gibi susadı, kuyuya inip çoraplarını doldurdu, sonra onu ağzına alıp köpeğe verdi, Allah da ona teşekkür etti ve onu bağışladı. Dediler ki: Ey Allah'ın Resulü, hayvanlara bir ödülümüz var mı? Şöyle buyurdu: Karaciğeri nemli olan her kadına bir ecir vardır.
08
El-Edebul Mufred # 20/379
Abdullah ibn Umar (RA)
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ قَالَ‏:‏ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ‏:‏ عُذِّبَتِ امْرَأَةٌ فِي هِرَّةٍ حَبَسَتْهَا حَتَّى مَاتَتْ جُوعًا، فَدَخَلَتِ فِيهَا النَّارَ، يُقَالُ، وَاللَّهُ أَعْلَمُ‏:‏ لاَ أَنْتِ أَطْعَمْتِيهَا، وَلاَ سَقِيتِيهَا حِينَ حَبَسْتِيهَا، وَلاَ أَنْتِ أَرْسَلْتِيهَا، فَأَكَلَتْ مِنْ خَشَاشِ الأَرْضِ‏.‏
Sen onu hapsetmedin ve dışarı göndermedin; o da yerdeki haşerelerden yedi.
09
El-Edebul Mufred # 20/380
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُقْبَةَ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُثْمَانَ الْقُرَشِيُّ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا حَرِيزٌ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا حِبَّانُ بْنُ زَيْدٍ الشَّرْعَبِيُّ، عَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ‏:‏ ارْحَمُوا تُرْحَمُوا، وَاغْفِرُوا يَغْفِرُ اللَّهُ لَكُمْ، وَيْلٌ لأَقْمَاعِ الْقَوْلِ، وَيْلٌ لِلْمُصِرِّينَ الَّذِينَ يُصِرُّونَ عَلَى مَا فَعَلُوا وَهُمْ يَعْلَمُونَ‏.‏
Yazıklar olsun sözü bastıranlara, yazıklar olsun bildiği halde yaptığında ısrar edenlere.
10
El-Edebul Mufred # 20/381
حَدَّثَنَا مَحْمُودٌ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا يَزِيدُ، قَالَ‏:‏ أَخْبَرَنَا الْوَلِيدُ بْنُ جَمِيلٍ الْكِنْدِيُّ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ قَالَ‏:‏ قَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم‏:‏ مَنْ رَحِمَ وَلَوْ ذَبِيحَةً، رَحِمَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ‏.‏
Mahmud bize anlattı, şöyle dedi: Yezid bize anlattı, şöyle dedi: Velid bin Cemil el-Kindi, Kasım bin Abdurrahman'dan, Ebu Umame'den rivayetle şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Kim bir kurbana bile merhamet ederse, Allah da ona kıyamet gününde merhamet eder.
11
El-Edebul Mufred # 20/382
حَدَّثَنَا طَلْقُ بْنُ غَنَّامٍ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا الْمَسْعُودِيُّ، عَنِ الْحَسَنِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدِ اللهِ، عَنْ عَبْدِ اللهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَزَلَ مَنْزِلاً فَأَخَذَ رَجُلٌ بَيْضَ حُمَّرَةٍ، فَجَاءَتْ تَرِفُّ عَلَى رَأْسِ رَسُولِ اللهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ‏:‏ أَيُّكُمْ فَجَعَ هَذِهِ بِبَيْضَتِهَا‏؟‏ فَقَالَ رَجُلٌ‏:‏ يَا رَسُولَ اللهِ، أَنَا أَخَذْتُ بَيْضَتَهَا، فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم‏:‏ ارْدُدْ، رَحْمَةً لَهَا‏.‏
Talak bin Ghannam bize şöyle dedi: Mesudi bize, Hasan bin Saad'dan, Abdul Rahman bin Abdullah'tan, Abdullah'tan rivayetle şöyle dedi: Peygamber Efendimiz'in salat ve selamı onun üzerine olsun. Bir yere indi ve bir adam, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in başında beliren kırmızımsı beyaz bir saçı yerden aldı ve şöyle dedi: Hanginiz? Peki bu kadın yumurtasını mı kaybetti? Sonra bir adam dedi ki: Ey Allah'ın Resulü, onun yumurtasını aldım. Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Onu ona rahmet olarak geri gönder."
12
El-Edebul Mufred # 20/383
حَدَّثَنَا عَارِمٌ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ قَالَ‏:‏ كَانَ ابْنُ الزُّبَيْرِ بِمَكَّةَ وَأَصْحَابُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم يَحْمِلُونَ الطَّيْرَ فِي الأَقْفَاصِ‏.‏
Arim bize anlattı, şöyle dedi: Hammad bin Zeyd, Hişam bin Urve'den rivayetle şöyle dedi: İbnü'l-Zübeyr Mekke'deydi ve Peygamber'in (s.a.v.) ashabı da oradaydı. Kuşları kafeslerde taşıyorlar
13
El-Edebul Mufred # 20/384
حَدَّثَنَا مُوسَى، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ الْمُغِيرَةِ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ قَالَ‏:‏ دَخَلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَرَأَى ابْنًا لأَبِي طَلْحَةَ يُقَالُ لَهُ‏:‏ أَبُو عُمَيْرٍ، وَكَانَ لَهُ نُغَيْرٌ يَلْعَبُ بِهِ، فَقَالَ‏:‏ يَا أَبَا عُمَيْرٍ، مَا فَعَلَ أَوْ، أَيْنَ، النُّغَيْرُ‏؟‏‏.‏
Musa bize anlattı, şöyle dedi: Süleyman bin El-Muğire, Sabit'ten, Enes'ten rivayetle şöyle dedi: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- içeri girdi ve Ebu Talha'nın O'nun adı Ebu Umeyr olan bir oğlunu gördü ve Nagir de onunla oynuyordu, o da şöyle dedi: Ey Ebu Umeyr, o ne yaptı? Veya Naghir nerede?