Bölüm 52
Bölümlere Dön
01
El-Edebul Mufred # 52/1238
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ يُوسُفَ، قَالَ: أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنِ السَّائِبِ، عَنْ عُمَرَ قَالَ: رُبَّمَا قَعَدَ عَلَى بَابِ ابْنِ مَسْعُودٍ رِجَالٌ مِنْ قُرَيْشٍ، فَإِذَا فَاءَ الْفَيْءُ قَالَ: قُومُوا فَمَا بَقِيَ فَهُوَ لِلشَّيْطَانِ، ثُمَّ لاَ يَمُرُّ عَلَى أَحَدٍ إِلاَّ أَقَامَهُ، قَالَ: ثُمَّ بَيْنَا هُوَ كَذَلِكَ إِذْ قِيلَ: هَذَا مَوْلَى بَنِي الْحَسْحَاسِ يَقُولُ الشِّعْرَ، فَدَعَاهُ فَقَالَ: كَيْفَ قُلْتَ؟ فَقَالَ: وَدِّعْ سُلَيْمَى إِنْ تَجَهَّزْتَ غَازِيَا كَفَى الشَّيْبُ وَالإِسْلاَمُ لِلْمَرْءِ نَاهِيَا، فَقَالَ: حَسْبُكَ، صَدَقْتَ صَدَقْتَ.
Abdullah bin Muhammed anlattı, o şöyle dedi: Hişam bin Yusuf bize anlattı, şöyle dedi: Muammer bize, Sa'id bin Abdurrahman'dan, es-Sa'ib'den, Ömer'den rivayetle şöyle dedi: Belki Kureyş'ten bazı adamlar İbn Mesud'un kapısında oturuyordu ve fa'i geldiğinde şöyle dedi: Kalk, çünkü geriye kalan şey şeytanındır. Sonra onu kalmaya zorlamadan kimsenin yanından geçmedi. Şöyle dedi: Sonra şöyle denince bunu açıkladı: Bu, Beni Haşas'ın efendisidir, şiir diyor, o da onu çağırdı ve şöyle dedi: Nasıl dedin? Bunun üzerine şöyle dedi: Süleyman'ı bırak, eğer savaşmaya hazırsan, ak saç yeter ve İslam erkeğe haramdır, o da şöyle dedi: Bu sana yeter, haklısın. Haklısın...
02
El-Edebul Mufred # 52/1239
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللهِ، قَالَ: حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالَ: أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْجَحْشِيِّ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حَزْمٍ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ قَالَ: كَانَ عُمَرُ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ يَمُرُّ بِنَا نِصْفَ النَّهَارِ، أَوْ قَرِيبًا مِنْهُ، فَيَقُولُ: قُومُوا فَقِيلُوا، فَمَا بَقِيَ فَلِلشَّيْطَانِ.
Ali bin Abdullah bize anlattı, o şöyle dedi: Abdurrezzak bize anlattı, o şöyle dedi: Muammer bize, Sa'id bin Abdul Rahman el-Cahşi'den, Ebu Bekir bin Muhammed bin Amr bin Hazm'dan, es-Sa'ib bin Yezid'den rivayetle dedi ki: Ömer, Allah ondan razı olsun, günün ortasında yanımızdan geçerdi veya Yakınında şöyle diyor: Kalk ve öğle uykusu çek, çünkü geriye kalan şey şeytanındır.
03
El-Edebul Mufred # 52/1240
حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ: حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسٍ قَالَ: كَانُوا يَجْمَعُونَ، ثُمَّ يَقِيلُونَ.
Haccac bize anlattı, dedi ki: Hammad bize Humaid'den, Enes'ten rivayet etti ki o da şöyle dedi: Toplanırlardı, sonra kestirirlerdi.
04
El-Edebul Mufred # 52/1241
حَدَّثَنَا مُوسَى، قَالَ: حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ الْمُغِيرَةِ، عَنْ ثَابِتٍ، قَالَ أَنَسٌ: مَا كَانَ لأَهْلِ الْمَدِينَةِ شَرَابٌ، حَيْثُ حُرِّمَتِ الْخَمْرُ، أَعْجَبَ إِلَيْهِمْ مِنَ التَّمْرِ وَالْبُسْرِ، فَإِنِّي لَأَسْقِي أَصْحَابَ رَسُولِ اللهِ صلى الله عليه وسلم، وَهُمْ عِنْدَ أَبِي طَلْحَةَ، مَرَّ رَجُلٌ فَقَالَ: إِنَّ الْخَمْرَ قَدْ حُرِّمَتْ، فَمَا قَالُوا: مَتَى؟ أَوْ حَتَّى نَنْظُرَ، قَالُوا: يَا أَنَسُ، أَهْرِقْهَا، ثُمَّ قَالُوا عِنْدَ أُمِّ سُلَيْمٍ حَتَّى أَبْرَدُوا وَاغْتَسَلُوا، ثُمَّ طَيَّبَتْهُمْ أُمُّ سُلَيْمٍ، ثُمَّ رَاحُوا إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم، فَإِذَا الْخَبَرُ كَمَا قَالَ الرَّجُلُ.
قَالَ أَنَسٌ: فَمَا طَعِمُوهَا بَعْدُ.
قَالَ أَنَسٌ: فَمَا طَعِمُوهَا بَعْدُ.
Musa bize anlattı, o şöyle dedi: Süleyman bin El-Muğire, Sabit'ten rivayetle, Enes şöyle dedi: Medine halkı içki içmezdi, çünkü alkol haramdı. Tarihleri ve tarihleri sevdiler. Ben, Resûlullah (s.a.v.)'in ashabına, Ebu Talha'nın yanındayken su veriyordum. Bir adam geçti. Dedi ki: "Şarap haram kılındı; peki onlar ne dediler: Ne zaman?" Yoksa bakana kadar mı? Dediler ki: Ey Enes, at onu. Sonra şöyle dediler: Ümmü Süleym'le birlikte soğuyup yıkanıncaya kadar, sonra Ümmü Süleym onları temizledi, sonra Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in yanına gittiler, Allah ona salat ve selam versin, işte haber adamın dediği gibiydi. Enes şöyle dedi: Henüz yemediler.
05
El-Edebul Mufred # 52/1242
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُقَاتِلٍ، قَالَ: أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللهِ، قَالَ: حَدَّثَنَا مِسْعَرٌ، عَنْ ثَابِتِ بْنِ عُبَيْدٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ خَوَّاتِ بْنِ جُبَيْرٍ قَالَ: نَوْمُ أَوَّلِ النَّهَارِ خُرْقٌ، وَأَوْسَطُهُ خُلْقٌ، وَآخِرُهُ حُمْقٌ.
Muhammed bin Mukâtil bize anlattı, şöyle dedi: Abdullah anlattı, şöyle dedi: Mis'ar bize, Sâbit bin Ubeyd'den, İbn Ebi Leyla'dan, Havât İbn Cübeyr'den rivayetle şöyle dedi: Günün başında uyumak paçavra, ortası güzel ahlak, sonu ise ahmaklıktır.
06
El-Edebul Mufred # 52/1243
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ خَالِدٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا أَبُو الْمَلِيحِ قَالَ: سَمِعْتُ مَيْمُونًا يَعْنِي ابْنَ مِهْرَانَ قَالَ: سَأَلْتُ نَافِعًا: هَلْ كَانَ ابْنُ عُمَرَ يَدْعُو لِلْمَأْدُبَةِ؟ قَالَ: لَكِنَّهُ انْكَسَرَ لَهُ بَعِيرٌ مَرَّةً فَنَحَرْنَاهُ، ثُمَّ قَالَ: احْشُرْ عَلَيَّ الْمَدِينَةَ، قَالَ نَافِعٌ: فَقُلْتُ: يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَلَى أَيِّ شَيْءٍ؟ لَيْسَ عِنْدَنَا خُبْزٌ، فَقَالَ: اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ، هَذَا عُرَاقٌ، وَهَذَا مَرَقٌ، أَوْ قَالَ: مَرَقٌ وَبَضْعٌ، فَمَنْ شَاءَ أَكَلَ، وَمَنْ شَاءَ وَدَعَ.
Amr bin Halid bize anlattı, şöyle dedi: Ebu'l-Malih anlattı, şöyle dedi: Meymun'un yani İbn Mihran'ın şöyle dediğini duydum: Nafi'ye sordum: İbn Ömer mi ziyafete davet etti? Dedi ki: Bir gün devesi bozuldu, biz de onu kestik. Sonra şöyle dedi: Medine üzerinde toplanın. Dedi ki: Nafi': Ben de dedim ki: Ey Ebu Abdurrahman, ne için? Ekmeğimiz yok. Bunun üzerine şöyle dedi: Allah'ım, hamd sana mahsustur. Burası Irak, burası da Broth, ya da dedi ki: et suyu ve biraz, isteyen yiyebilir, isteyen gidebilir.