23 Hadis
01
El-Edebul Mufred # 24/419
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أُمَيَّةَ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ مُوسَى، عَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ‏:‏ اسْتَبَّ رَجُلاَنِ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللهِ صلى الله عليه وسلم، فَسَبَّ أَحَدُهُمَا وَالْآخَرُ سَاكِتٌ، وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم جَالِسٌ، ثُمَّ رَدَّ الْآخَرُ‏.‏ فَنَهَضَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم، فَقِيلَ‏:‏ نَهَضْتَ‏؟‏ قَالَ‏:‏ نَهَضَتِ الْمَلاَئِكَةُ فَنَهَضْتُ مَعَهُمْ، إِنَّ هَذَا مَا كَانَ سَاكِتًا رَدَّتِ الْمَلاَئِكَةُ عَلَى الَّذِي سَبَّهُ، فَلَمَّا رَدَّ نَهَضَتِ الْمَلاَئِكَةُ‏.‏
Muhammed ibn Ümeyye bize anlattı, şöyle dedi: Bize, İsa ibn Musa, Abdullah ibn Kaysan'dan, İkrime'den, İbn Abbas'tan rivayet etti: O şöyle dedi: Rasulullah'ın zamanında iki adam, Allah ona bereket versin ve ona huzur versin. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem otururken biri küfrederken diğeri suskunlaştı, sonra diğeri cevap verdi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.) ayağa kalktı ve kendisine: "Kalktın mı?" denildi. Dedi ki: Melekler kalktı, ben de onlarla birlikte kalktım. Bu adam sessiz değildi. Melekler cevap verdi. Kendisine lanet okuyana karşı, o da karşılık verince melekler ayağa kalktı.
02
El-Edebul Mufred # 24/420
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا رُدَيْحُ بْنُ عَطِيَّةَ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ أَبِي عَبْلَةَ، عَنْ أُمِّ الدَّرْدَاءِ أَنَّ رَجُلاً أَتَاهَا فَقَالَ‏:‏ إِنَّ رَجُلاً نَالَ مِنْكِ عِنْدَ عَبْدِ الْمَلِكِ، فَقَالَتْ‏:‏ إِنْ نُؤْبَنَ بِمَا لَيْسَ فِينَا، فَطَالَمَا زُكِّينَا بِمَا لَيْسَ فِينَا‏.‏
Hişam bin Ammar bize anlattı, o şöyle dedi: Bize Rudayh bin Atiya anlattı, şöyle dedi: İbrahim bin Ebi Abla, Ümmü'd-Derdâ'dan rivayet etti ki, bir adam ona geldi ve şöyle dedi: Abdülmelik'in huzurunda bir adam seninle sorun yaşadı. Dedi ki: Eğer elimizde olmayana tövbe edersek, elimizde olmayanla arındığımız sürece...
03
El-Edebul Mufred # 24/421
حَدَّثَنَا شِهَابُ بْنُ عَبَّادٍ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ حُمَيْدٍ الرُّؤَاسِيُّ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ قَيْسٍ قَالَ‏:‏ قَالَ عَبْدُ اللهِ‏:‏ إِذَا قَالَ الرَّجُلُ لِصَاحِبِهِ‏:‏ أَنْتَ عَدُوِّي، فَقَدْ خَرَجَ أَحَدُهُمَا مِنَ الإِسْلاَمِ، أَوْ بَرِئ مِنْ صَاحِبِهِ‏.‏
Şihab bin Abbad bize rivayet etti, dedi ki: İbrahim bin Humaid er-Revâsi bize İsmail'den, Kays'tan rivayet etti: Abdullah dedi ki: Eğer o adam arkadaşına: Sen benim düşmanımsın derse. Bunlardan biri İslam'ı terk etmiş veya arkadaşını reddetmiştir.
04
El-Edebul Mufred # 24/422
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَظُنُّهُ رَفَعَهُ، شَكَّ لَيْثٌ، قَالَ‏:‏ فِي ابْنِ آدَمَ سِتُّونَ وَثَلاَثُمِئَةِ سُلاَمَى، أَوْ عَظْمٍ، أَوْ مَفْصِلٍ، عَلَى كُلِّ وَاحِدٍ فِي كُلِّ يَوْمٍ صَدَقَةٌ، كُلُّ كَلِمَةٍ طَيْبَةٍ صَدَقَةٌ، وَعَوْنُ الرَّجُلِ أَخَاهُ صَدَقَةٌ، وَالشَّرْبَةُ مِنَ الْمَاءِ يَسْقِيهَا صَدَقَةٌ، وَإِمَاطَةُ الأَذَى عَنِ الطَّرِيقِ صَدَقَةٌ‏.‏
Kişinin kardeşine yaptığı yardım sadakadır, ona içirmek için su içmek sadakadır, yoldan gelen eziyeti kaldırmak da sadakadır.
05
El-Edebul Mufred # 24/423
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا الْعَلاَءُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ‏:‏ الْمُسْتَبَّانِ مَا قَالاَ فَعَلَى الْبَادِئِ، مَا لَمْ يَعْتَدِ الْمَظْلُومُ‏.‏
İbrahim bin Musa bize anlattı, o şöyle dedi: İsmail bin Cafer bize anlattı, o şöyle dedi: Al-Ala bin Abdurrahman bize babasından, babam Hureyre'den, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivayet etti: Allah'ın salat ve selamı ona olsun, o şöyle dedi: Mazlum haddi aşmadığı sürece, kendisine haber verilen, dediğini yapar.
06
El-Edebul Mufred # 24/424
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عِيسَى، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ قَالَ‏:‏ أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ سِنَانِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ‏:‏ الْمُسْتَبَّانِ مَا قَالاَ، فَعَلَى الْبَادِئِ، حَتَّى يَعْتَدِيَ الْمَظْلُومُ‏.‏
Ahmed bin İssa bize anlattı, şöyle dedi: İbn Vehb bize anlattı, şöyle dedi: Amr bin El-Hâris bana, Yezid bin Ebu Habib'den, Sinan İbni Sa'd'dan, Enes'ten, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'den rivayet etti: Allah'ın salat ve selamı ona olsun, dedi ki: Açık olan onların söyledikleridir, sonra mazlumlar haddi aşıncaya kadar ilk sırada yer alır.
07
El-Edebul Mufred # 24/425
وَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم‏:‏ أَتَدْرُونَ مَا الْعَضْهُ‏؟‏ قَالُوا‏:‏ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ، قَالَ‏:‏ نَقْلُ الْحَدِيثِ مِنْ بَعْضِ النَّاسِ إِلَى بَعْضٍ، لِيُفْسِدُوا بَيْنَهُمْ‏.‏
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Isırığın ne olduğunu biliyor musun?" Dediler ki: Allah ve Resulü daha iyi bilir. Dedi ki: Hadislerin bazı insanlardan başkalarına aktarılmasıdır. Kendi aralarında yolsuzluk yapmak...
08
El-Edebul Mufred # 24/427
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ مَرْزُوقٍ، قَالَ‏:‏ أَخْبَرَنَا عِمْرَانُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللهِ بْنِ الشِّخِّيرِ، عَنْ عِيَاضِ بْنِ حِمَارٍ قَالَ‏:‏ قُلْتُ‏:‏ يَا رَسُولَ اللهِ، الرَّجُلُ يَسُبُّنِي‏؟‏ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم‏:‏ الْمُسْتَبَّانِ شَيْطَانَانِ يَتَهَاتَرَانِ وَيَتَكَاذَبَانِ‏.‏
Amr bin Merzuk bize anlattı, o şöyle dedi: İmran bize, Katade'den, Yezid bin Abdullah bin El-Şahir'den, İyad bin Himar'dan rivayetle şöyle dedi: Ben dedim: Ey Allah'ın Resulü, bu adam bana lanet mi ediyor? Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Ayıplanan, iftira atan ve yalan söyleyen iki şeytandır.
09
El-Edebul Mufred # 24/428
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ‏:‏ حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ، عَنْ حَجَّاجِ بْنِ حَجَّاجٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللهِ، عَنْ عِيَاضِ بْنِ حِمَارٍ قَالَ‏:‏ قَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم‏:‏ إِنَّ اللَّهَ أَوْحَى إِلَيَّ أَنْ تَوَاضَعُوا حَتَّى لاَ يَبْغِيَ أَحَدٌ عَلَى أَحَدٍ، وَلاَ يَفْخَرَ أَحَدٌ عَلَى أَحَدٍ، فَقُلْتُ‏:‏ يَا رَسُولَ اللهِ، أَرَأَيْتَ لَوْ أَنَّ رَجُلاً سَبَّنِي فِي مَلَأٍ هُمْ أَنْقُصُ مِنِّي، فَرَدَدْتُ عَلَيْهِ، هَلْ عَلَيَّ فِي ذَلِكَ جُنَاحٌ‏؟‏ قَالَ‏:‏ الْمُسْتَبَّانِ شَيْطَانَانِ يَتَهَاتَرَانِ وَيَتَكَاذَبَانِ‏.‏
قَالَ عِيَاضٌ‏:‏ وَكُنْتُ حَرْبًا لِرَسُولِ اللهِ صلى الله عليه وسلم فَأَهْدَيْتُ إِلَيْهِ نَاقَةً، قَبْلَ أَنْ أُسْلِمَ، فَلَمْ يَقْبَلْهَا وَقَالَ‏:‏ إِنِّي أَكْرَهُ زَبْدَ الْمُشْرِكِينَ‏.‏
Bana selam verdi, ben de Müslüman olmadan önce ona dişi bir deve verdim ama o bunu kabul etmedi ve şöyle dedi: Müşriklerin pisliklerinden nefret ediyorum.
10
El-Edebul Mufred # 24/429
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى قَالَ‏:‏ أَخْبَرَنِي يَحْيَى بْنُ زَكَرِيَّا بْنِ أَبِي زَائِدَةَ، عَنْ زَكَرِيَّا، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سَعْدِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ‏:‏ سِبَابُ الْمُسْلِمِ فُسُوقٌ‏.‏
İbrahim bin Musa bize şöyle dedi: Yahya bin Zekeriya bin Ebu Zeyde, Zekeriya'dan, Ebu İshak'tan, Muhammed bin Saad bin Malik'ten, babasından, Peygamber (s.a.v.)'den rivayetle bana haber verdi ve şöyle dedi: Bir Müslümana sövmek ahlaksızlıktır.
11
El-Edebul Mufred # 24/430
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سِنَانٍ، قَالَ‏:‏ أَخْبَرَنَا فُلَيْحُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا هِلاَلُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ أَنَسٍ قَالَ‏:‏ لَمْ يَكُنْ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم فَاحِشًا، وَلاَ لَعَّانًا، وَلاَ سَبَّابًا، كَانَ يَقُولُ عِنْدَ الْمَعْتَبَةِ‏:‏ مَا لَهُ تَرِبَ جَبِينُهُ‏.‏
Muhammed bin Sinan anlattı, şöyle dedi: Fuleyh bin Süleyman anlattı, şöyle dedi: Hilal bin Ali, Enes'ten rivayet etti: O da şöyle dedi: Allah'ın Elçisi, Allah ona salat ve selam versin, O değil miydi, barış ve bereket onun üzerine olsun, müstehcendi, lanet etmedi, lanet etmedi. Eşikte şöyle derdi: Alnında toz yok.
12
El-Edebul Mufred # 24/431
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ زُبَيْدٍ قَالَ‏:‏ سَمِعْتُ أَبَا وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏:‏ سِبَابُ الْمُسْلِمِ فُسُوقٌ، وَقِتَالُهُ كُفْرٌ‏.‏
Süleyman bin Harb bize anlattı, şöyle dedi: Şu'be bize Zübeyd'den rivayetle şöyle dedi: Ebu Va'il'i Abdullah'tan, Peygamber'den (s.a.v.) rivayet ederek duydum: Müslümana sövmek haddi aşan bir davranıştır ve onunla savaşmak küfürdür.
13
El-Edebul Mufred # 24/432
حَدَّثَنَا أَبُو مَعْمَرٍ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، عَنِ الْحُسَيْنِ، عَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ بُرَيْدَةَ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَعْمَُرَ، أَنَّ أَبَا الأَسْوَدِ الدِّيلِيَّ حَدَّثَهُ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا ذَرٍّ قَالَ‏:‏ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ‏:‏ لاَ يَرْمِي رَجُلٌ رَجُلاً بِالْفُسُوقِ، وَلاَ يَرْمِيهِ بِالْكُفْرِ، إِلاَّ ارْتَدَّتْ عَلَيْهِ، إِنْ لَمْ يَكُنْ صَاحِبُهُ كَذَلِكَ‏.‏
Ebu Muammer bize anlattı, şöyle dedi: Abdul-Varis bize el-Hüseyin'den, Abdullah bin Büreyde'den rivayetle şöyle dedi: Yahya bin Yamar bize anlattı, Ebu'l-Esved Ed-Dili ona Ebu Zer'in şöyle dediğini duyduğunu söyledi: Peygamber Efendimiz'i (s.a.v.) duydum: Allah'ın duası ve selamı ona olsun, şöyle derken: Bir adam başka bir adamı vurmamalıdır. Ahlaksızlıkla suçlanır ve eğer arkadaşı öyle değilse, kendisine dönmedikçe onu küfürle suçlamaz.
14
El-Edebul Mufred # 24/433
وَبِالسَّنَدِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، سَمِعَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ‏:‏ مَنِ ادَّعَى لِغَيْرِ أَبِيهِ وَهُوَ يَعْلَمُ فَقَدْ كَفَرَ، وَمَنِ ادَّعَى قَوْمًا لَيْسَ هُوَ مِنْهُمْ فَلْيَتَبَوَّأْ مَقْعَدَهُ مِنَ النَّارِ، وَمَنْ دَعَا رَجُلاً بِالْكُفْرِ، أَوْ قَالَ‏:‏ عَدُوُّ اللهِ، وَلَيْسَ كَذَلِكَ إِلا حَارَتْ عَلَيْهِ‏.‏
Ebu Zerr'den rivayet edilen bir rivayetle, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in şöyle dediğini işitmiştir: Kim bildiği halde babasından başkasını iddia ederse kâfir olmuştur ve kim de kendisine ait olmayan bir kavme iddiada bulunur. Onlardan kim bir adama kâfir derse veya "Allah'ın düşmanıdır" derse, ateşteki yerine otursun; bu ancak onun kuşatılmasından başka bir şey değildir.
15
El-Edebul Mufred # 24/434
حَدَّثَنَا عُمَرُ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا أَبِي، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا عَدِيُّ بْنُ ثَابِتٍ قَالَ‏:‏ سَمِعْتُ سُلَيْمَانَ بْنَ صُرَدٍ، رَجُلاً مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم، قَالَ‏:‏ اسْتَبَّ رَجُلاَنِ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَغَضِبَ أَحَدُهُمَا، فَاشْتَدَّ غَضَبُهُ حَتَّى انْتَفَخَ وَجْهُهُ وَتَغَيَّرَ، فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم‏:‏ إِنِّي لَأَعْلَمُ كَلِمَةً لَوْ قَالَهَا لَذَهَبَ عَنْهُ الَّذِي يَجِدُ، فَانْطَلَقَ إِلَيْهِ الرَّجُلُ، فَأَخْبَرَهُ بِقَوْلِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ‏:‏ تَعَوَّذْ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ، وَقَالَ‏:‏ أَتَرَى بِي بَأْسًا، أَمَجْنُونٌ أَنَا‏؟‏ اذْهَبْ‏.‏
Ömer anlattı, şöyle dedi: Babam anlattı, şöyle dedi: Bize El-Amaş anlattı, şöyle dedi: Adi bin Sabit anlattı, şöyle dedi: Süleyman bin Surad'dan bir adam duydum... Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in ashabı, Allah ona salat ve selam versin, dediler ki: İki adam Peygamber Efendimiz'e hakaret etti, Allah ona salat ve selam versin, içlerinden biri kızdı ve öfkesi daha da şiddetlendi, ta ki ben deli miyim? Gitmek.
16
El-Edebul Mufred # 24/435
حَدَّثَنَا خَلاَّدُ بْنُ يَحْيَى، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي زِيَادٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللهِ قَالَ‏:‏ مَا مِنْ مُسْلِمَيْنِ إِلاَّ بَيْنَهُمَا مِنَ اللهِ عَزَّ وَجَلَّ سِتْرٌ، فَإِذَا قَالَ أَحَدُهُمَا لِصَاحِبِهِ كَلِمَةَ هَجْرٍ فَقَدْ خَرَقَ سِتْرَ اللهِ، وَإِذَا قَالَ أَحَدُهُمَا لِلْآخَرِ‏:‏ أَنْتَ كَافِرٌ، فَقَدْ كَفَرَ أَحَدُهُمَا‏.‏
Hallad bin Yahya bize anlattı, şöyle dedi: Süfyan bize Yezid bin Ebu Ziyad'dan, Amr bin Seleme'den, Abdullah'tan rivayetle şöyle dedi: Aralarında Cenab-ı Hakk'tan bir perde olması dışında hiçbir Müslüman yoktur, dolayısıyla içlerinden biri arkadaşına sakınma kelimesini söylerse Allah'ın örtüsünü ihlal etmiş olur ve eğer biri diğerine: Sen kâfirsin, onlardan biri kafir oldu. kâfir.
17
El-Edebul Mufred # 24/437
حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ الْمُبَارَكِ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ سَلْمٍ الْعَلَوِيِّ، عَنْ أَنَسٍ قَالَ‏:‏ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم قَلَّ مَا يُوَاجِهُ الرَّجُلَ بِشَيْءٍ يَكْرَهُهُ، فَدَخَلَ عَلَيْهِ يَوْمًا رَجُلٌ، وَعَلَيْهِ أَثَرُ صُفْرَةٍ، فَلَمَّا قَامَ قَالَ لأَصْحَابِهِ‏:‏ لَوْ غَيَّرَ، أَوْ نَزَعَ، هَذِهِ الصُّفْرَةَ‏.‏
Abdurrahman bin El-Mübarek bize şöyle dedi: Hammad bin Zeyd, Salam Al-Alavi'den, Enes'ten rivayetle şöyle dedi: Peygamber, Allah ona salat ve selam versin, bir adamın nefret ettiği bir şeyle nadiren karşılaştığını ve bir gün üzerine sarılık izleri olan bir adamın yanına girdiğini söyledi. Kalktığında arkadaşlarına şöyle dedi: Keşke
18
El-Edebul Mufred # 24/438
حَدَّثَنَا مُوسَى، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا حُصَيْنٌ، عَنْ سَعْدِ بْنِ عُبَيْدَةَ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ السُّلَمِيِّ قَالَ‏:‏ سَمِعْتُ عَلِيًّا رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ يَقُولُ‏:‏ بَعَثَنِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَالزُّبَيْرَ بْنَ الْعَوَّامِ، وَكِلاَنَا فَارِسٌ، فَقَالَ‏:‏ انْطَلِقُوا حَتَّى تَبْلُغُوا رَوْضَةَ كَذَا وَكَذَا، وَبِهَا امْرَأَةٌ مَعَهَا كِتَابٌ مِنْ حَاطِبٍ إِلَى الْمُشْرِكِينَ، فَأْتُونِي بِهَا، فَوَافَيْنَاهَا تَسِيرُ عَلَى بَعِيرٍ لَهَا حَيْثُ وَصَفَ لَنَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم، فَقُلْنَا‏:‏ الْكِتَابُ الَّذِي مَعَكِ‏؟‏ قَالَتْ‏:‏ مَا مَعِي كِتَابٌ، فَبَحَثْنَاهَا وَبَعِيرَهَا، فَقَالَ صَاحِبِي‏:‏ مَا أَرَى، فَقُلْتُ‏:‏ مَا كَذَبَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم، وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَأُجَرِّدَنَّكِ أَوْ لَتُخْرِجِنَّهُ، فَأَهْوَتْ بِيَدِهَا إِلَى حُجْزَتِهَا وَعَلَيْهَا إِزَارٌ صُوفٌ، فَأَخْرَجَتْ، فَأَتَيْنَا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم، فَقَالَ عُمَرُ‏:‏ خَانَ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَالْمُؤْمِنِينَ، دَعْنِي أَضْرِبْ عُنُقَهُ، وَقَالَ‏:‏ مَا حَمَلَكَ‏؟‏ فَقَالَ‏:‏ مَا بِي إِلاَّ أَنْ أَكُونَ مُؤْمِنًا بِاللَّهِ، وَأَرَدْتُ أَنْ يَكُونَ لِي عِنْدَ الْقَوْمِ يَدٌ، قَالَ‏:‏ صَدَقَ يَا عُمَرُ، أَوَ لَيْسَ قَدْ شَهِدَ بَدْرًا، لَعَلَّ اللَّهَ اطَّلَعَ إِلَيْهِمْ فَقَالَ‏:‏ اعْمَلُوا مَا شِئْتُمْ فَقَدْ وَجَبَتْ لَكُمُ الْجَنَّةُ، فَدَمَعَتْ عَيْنَا عُمَرَ وَقَالَ‏:‏ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ‏.‏
Devesi ve arkadaşım dediler ki: Görmüyorum, ben de dedim ki: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem yalan söylemedi ve nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, ya seni azad ederim ya da sen onu kovarsın. Böylece yünlü bir elbise giyerek elini kuşağına indirdi ve dışarı çıktı. Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) huzuruna geldik ve Ömer şöyle dedi: Allah'a ihanet etti. O'nun Resulü ve mü'minler boynunu vurmama izin verdi ve şöyle dedi: Size ne yük oldu? Dedi ki: Sadece Allah'a inanan biri olmam gerekiyor ve bunun insanlarla bir elim olmasını istedim. Dedi ki: O doğruyu söyledi ey Ömer. Yoksa Bedir'e şahit olmadı mı? Belki Tanrı onlara baktı ve şöyle dedi: Ne istersen onu yap.
19
El-Edebul Mufred # 24/439
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ‏:‏ أَيُّمَا رَجُلٌ قَالَ لأَخِيهِ‏:‏ كَافِرٌ، فَقَدْ بَاءَ بِهَا أَحَدُهُمَا‏.‏
İsmail bize şöyle dedi: Malik, Abdullah bin Dinar'dan, Abdullah bin Ömer'den rivayetle, Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle dediğini anlattı: "Kim kardeşine: O kafirdir derse, içlerinden biri bunu yaptı."
20
El-Edebul Mufred # 24/441
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ سُمَيٍّ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَتَعَوَّذُ مِنْ سُوءِ الْقَضَاءِ، وَشَمَاتَةِ الأعداء‏.‏
Abdullah bin Muhammed bize anlattı, şöyle dedi: Süfyan, Sümey'den, Ebu Salih'ten, Ebu Hureyre'den rivayetle, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kötü hükümden ve düşmanların övünmesinden sığındığını söyledi.
01
El-Edebul Mufred # 24/426
وَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم‏:‏ إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ أَوْحَى إِلَيَّ أَنْ تَوَاضَعُوا، وَلاَ يَبْغِ بَعْضُكُمْ عَلَى بَعْضٍ‏.‏
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Cenab-ı Allah bana alçakgönüllü olmanızı ve birbirinize zulmetmemenizi vahyetti.
01
El-Edebul Mufred # 24/436
حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصٍ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا أَبِي، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا مُسْلِمٌ، عَنْ مَسْرُوقٍ قَالَ‏:‏ قَالَتْ عَائِشَةُ‏:‏ صَنَعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم شَيْئًا، فَرَخَّصَ فِيهِ، فَتَنَزَّهَ عَنْهُ قَوْمٌ، فَبَلَغَ ذَلِكَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَخَطَبَ، فَحَمِدَ اللَّهَ، ثُمَّ قَالَ‏:‏ مَا بَالُ أَقْوَامٍ يَتَنَزَّهُونَ عَنِ الشَّيْءِ أَصْنَعُهُ‏؟‏ فَوَاللَّهِ إِنِّي لَأَعْلَمُهُمْ بِاللَّهِ، وَأَشَدُّهُمْ لَهُ خَشْيَةً‏.‏
Ömer bin Hafs bize şöyle dedi: Babam bize anlattı, şöyle dedi: A'meş bize anlattı, şöyle dedi: Müslim, Mesruk'tan rivayetle şöyle dedi: Aişe şöyle dedi: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bir şey yaptı, o da buna izin verdi ve bir grup insan bundan yüz çevirdi. Bu durum Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e haber verildi ve o da hutbe okudu ve Allah'a şükretti. Sonra şöyle dedi: Benim yaptığımdan kaçınanların nesi var? Vallahi ben, onların Allah'ı en iyi bilen ve O'ndan en çok korkanıyım.
01
El-Edebul Mufred # 24/440
Said Bin Davud
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ دَاوُدَ، قَالَ‏:‏ حَدَّثَنَا مَالِكٌ، أَنَّ نَافِعًا حَدَّثَهُ، أَنَّ عَبْدَ اللهِ بْنَ عُمَرَ أَخْبَرَهُ، أَنَّ رَسُولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ‏:‏ إِذَا قَالَ لِلْآخَرِ‏:‏ كَافِرٌ، فَقَدْ كَفَرَ أَحَدُهُمَا، إِنْ كَانَ الَّذِي قَالَ لَهُ كَافِرًا فَقَدْ صَدَقَ، وَإِنْ لَمْ يَكُنْ كَمَا قَالَ لَهُ فَقَدْ بَاءَ الَّذِي قَالَ لَهُ بِالْكُفْرِ‏.‏
Sa'id bin Davud bize şunları söyledi: Malik, Nafi'nin kendisine Abdullah bin Ömer'in kendisine Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle dediğini anlattığını anlattı: "Biri diğerine: 'Sen kâfirsin' derse, o zaman onlardan biri kâfir olmuştur. Eğer söylediği kişi kâfirse doğru söylemiş demektir. Eğer söylediği gibi değilse, söylediği kişi de öyle olsun. kâfir olmuştur.”